Cehalet Mazeret midir ile ilgili bir Şüphe
HAKKA DAVET FORUMU
 
*
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 20 Temmuz 2018, 13:44:34


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


Sayfa: [1]   Aşağı git


Eğer üye iseniz lütfen üye girişinden giriş yapınız.

Eğer üye değilseniz 10 saniyenizi ayırarak üye olabilirsiniz. 

Dosyaları indirebilmek ve de içerikleri görebilmek için

üye olmanız gerekmektedir.


  Yazdır  
Gönderen Konu: Cehalet Mazeret midir ile ilgili bir Şüphe  (Okunma Sayısı 3143 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Abdurrahman Sadık
Ziyaretçi
« : 06 Temmuz 2009, 10:50:08 »

İbrahim Aleyhisselamın yıldızlara rabbim demesiyle ilgili şüpheye cevab verebilir misiniz?
Kayıtlı
Çağrı
Yönetici
******
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 342


« Yanıtla #1 : 01 Şubat 2018, 11:14:00 »


Soru: İbrahim Aleyhisselamın yıldızlara rabbim demesiyle ilgili şüpheye cevab verebilir misiniz?

Cevap: İbrahim (a.s) Asla Şirk Koşmamıştır
İbrahim (a.s)’in kavmiyle konuşmalarını anlatan bu ayetlerde görüleceği üzere, İbrahim (a.s), müşrik kavmine tevhidi anlatmış, onları imana davet etmek ve ibadete layık gerçek ilahı tanıtmak için onların anlayabileceği delillere başvurmuştur.
Bazı insanların sandığı gibi İbrahim (a.s), Allah (c.c)’ı bilmeyenlerden değildi. Zira bazı kimseler bu konuda yanlışa düşerek ayetleri yanlış anlamış ve İbrahim (a.s)’in Allah (c.c)’ı tanımadığını, daha sonra yıldıza, aya ve güneşe bakarak Allah (c.c)’ı tanıdığını söylemişlerdir.
Bu konuda İbni Cerir dahil bazı müfessirler yanlışa düşmüş ve ayetleri tefsir ederken zayıf rivayetlere dayanarak İbrahim (a.s)’in kavmine delil gösteren bir kimse durumunda değil, Allah (c.c)’ı arayan ve bu şekilde Allah (c.c)’a varan bir kimse durumunda olduğunu söylemişlerdir.
Bu görüşü ileri sürenler ayetleri yanlış anlamışlar ve ayetlere yanlış manalar vermişlerdir. Bu görüş, yanlış bir görüştür. İbrahim (a.s), bir an olsa bile asla Allah (c.c)’a ortak koşmamış ve Allah hakkında asla şüpheye düşmemiştir. Çünkü o, doğduğundan beri muvahhid, Allah’ı bilen ve şirkten uzak duran bir kişi idi.
İbrahim (a.s), Allah (c.c) hakkında asla şüpheye düşmemiş ve asla müşriklerden olmamıştır.
Allah (c.c) bu konu hakkında bir başka ayette şöyle buyuruyor:
“Sonra sana, İbrahim’in hanif milletine uymayı vahyettik. O, müşriklerden değildi.” (Nahl: 123)
İbrahim (a.s), Allah (c.c)’a şirk koşan kavmiyle tartışıyor ve onların şirklerini ortaya koyuyordu. Bununla birlikte, kendisinin kesinlikle şirk koşanlardan olmadığını onlara haykırıyordu.
Allah (c.c) bu konuda şöyle buyuruyor:
“Kavmi onunla tartışmaya girişti. (Onlara) dedi ki: “Beni doğru yola iletmişken Allah hakkında benimle tartışmaya mı girişiyorsunuz? Sizin kendisine ortak koştuklarınızdan korkmuyorum. Ancak rabbimin birşey dilemesi başka... Rabbim, ilim bakımından herşeyi kuşatmıştır. Hala düşünmüyor musunuz?” (En’am: 80)
Allah (c.c), İbrahim (a.s)’ı  desteklemiş ve derecelerle yükseltmiştir. Buna rağmen onun, Allah (c.c) hakkında şüphe edenlerden ve müşriklerden olduğu hiç düşünülebilir mi?
Allah (c.c), İbrahim (a.s) hakkında şöyle buyuruyor:
“İşte bu, kavmine karşı (sunması için) İbrahim’e verdiğimiz delilimizdir. (Böylece) biz, dilediğimizi derecelerle yükseltiriz. Muhakkak ki Rabbin Hakim’dir, Alim’dir.”   (En’am: 83)
Bütün bu açıklamalardan anlaşılacağı üzere, İbrahim (a.s) Allah (c.c) hakkında bir an olsa bile şüphe etmemiş ve asla müşriklerden olmamıştır. Bilakis o, Allah (c.c)’ı hakkıyla birleyen muvahhid bir kimse idi. Onun kavmi ise şirk üzereydi. Bu sebeble kavminin üzerinde bulunduğu şirkin batıl olduğunu ve akıllarını daha çok kullanmaları gerektiğini isbat etmek için iman arayışında olan bir kişi gibi davrandı. Böylece kavminin onu daha dikkatli dinlemesi ve daha iyi anlamaları için meselelere adım adım girdi, onlara akli hüccetler gösterdi.
İşte bu sebeble ayetlere dikkatle bakıldığında, İbrahim (a.s)’in hakkı ve delilleri sunmak için kavmiyle tartıştığı anlaşılır. O, kavmine şirklerini, bizzat şahit oldukları deliller göstermek ve onları konuya daha iyi adapte etmek için sanki iman arayışında olan bir kişi imiş gibi davranmış ve onlara hakkı, imanı arayan sonra selim aklını ve fıtratını kullanarak doğruyu bulan kişinin sözleriyle anlatmıştır.
İbrahim (a.s) ile ilgili bu meselede cumhurun görüşü budur ve bu, en doğru görüştür.
(Davetçinin Tefsiri C:7)


Kayıtlı

حسبي الله
Sayfa: [1]   Yukarı git


Eğer üye iseniz lütfen üye girişinden giriş yapınız.

Eğer üye değilseniz 10 saniyenizi ayırarak üye olabilirsiniz. 

Dosyaları indirebilmek ve de içerikleri görebilmek için

üye olmanız gerekmektedir.


  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  



.....DAVETULHAK.....HAKKA DAVET FORUMU.....

| Sitemap | Arşiv | Wap | Wap2 | İmode | Rss Haber |