HAKKA DAVET FORUMU
 
*
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 23 Mayıs 2024, 00:04:03


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


Sayfa: [1]   Aşağı git


Eğer üye iseniz lütfen üye girişinden giriş yapınız.

Eğer üye değilseniz 10 saniyenizi ayırarak üye olabilirsiniz. 

Dosyaları indirebilmek ve de içerikleri görebilmek için

üye olmanız gerekmektedir.


  Yazdır  
Gönderen Konu: Kafirin kestiği eti kafire satmak  (Okunma Sayısı 960 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Saleh21
Üyeler
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 12


« : 15 Mart 2024, 22:56:49 »

Kafirin kestiği eti kafire satmak harammıdır ?
Kayıtlı
Alkame
Yönetici
******
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1181


« Yanıtla #1 : 16 Mart 2024, 00:44:38 »

Kafirin kestiği eti kafire satmak harammıdır ?

Sorunuzun cevabını aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.

https://www.davetulhaq.com/tr/forum/index.php?topic=17138.msg42784#msg42784
Kayıtlı
Saleh21
Üyeler
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 12


« Yanıtla #2 : 16 Mart 2024, 01:30:03 »

Ebu Hanife’ye göre necis olan bu etin değeri olduğu için satılması caizdir. Diğer 3 mezhebe göre ise bu necis olan etin satılması caiz değildir.

Necis olan etin değeri ne demek oluyor? Azerbeycanlı olduğumdan dolayı bu ifadeyi anlayamadım bu sözden kast ne daha kolay anlaya bilmem için biraz daha izah vere bilirmisiniz?

Bu mesele ile alakalı 2 ci sorum ise sahih hadisde geçen 
Yine Buhârî ve Muslim'in Sahihlerinde Ebu Hurayra (r.anh) hadisinde bu rivayetin bir benzeri zikredilmiş, ancak orada: "Allah bir kavme bir şeyin yenmesini haram kılınca onun parasını da haram kılar." ifadesi yer almamıştır.

Cabir bin Abdullah (r.anh) Peygamberimizin şöyle buyurduğunu rivayet eder:
"Rasulullah (s.a.v.) Fetih yılı Mekke'de iken şöyle buyurdu:
"Şubhesiz Allah ve Rasulu, içkinin, murdar hayvanın, domuzun ve putların satılmasını haram kıldı."
(Buhari, Bûyu: 102; Muslim, Musakat: 71; Tirmizî, Bûyu: 60; İbn Mâce, Ticaret: 11)



Bu hadislerde geçen biliyoruz ki 4 mezhebde kafirin kesdiyinin leş necis olduğunu ittifak etmişler şimdi kafire et satmak bu hadislerin kapsamına girermi girmezmi??

Girmezse hamgi sebebden dolayı?

Açık izah bere bilirmisiniz konuyu anlamaya bilmem için şüphe içinde kaldım gerçekden ve ilim ehline soruyorum.
Kayıtlı
Saleh21
Üyeler
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 12


« Yanıtla #3 : 17 Mart 2024, 15:12:27 »

Sorumun cevabını vere bilirmisiniz inşəAllah ?

Birde yukarda bir düzeltme yapayım inşəAllah sahih buxari ve muslimnen sonrakı yazılar ebu davutda geçmekdedir bildiyim kadarıyla
Kayıtlı
Alkame
Yönetici
******
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1181


« Yanıtla #4 : 24 Nisan 2024, 01:30:08 »

Ebu Hanife’ye göre necis olan bu etin değeri olduğu için satılması caizdir. Diğer 3 mezhebe göre ise bu necis olan etin satılması caiz değildir.

Necis olan etin değeri ne demek oluyor? Azerbeycanlı olduğumdan dolayı bu ifadeyi anlayamadım bu sözden kast ne daha kolay anlaya bilmem için biraz daha izah vere bilirmisiniz?

Bu mesele ile alakalı 2 ci sorum ise sahih hadisde geçen 
Yine Buhârî ve Muslim'in Sahihlerinde Ebu Hurayra (r.anh) hadisinde bu rivayetin bir benzeri zikredilmiş, ancak orada: "Allah bir kavme bir şeyin yenmesini haram kılınca onun parasını da haram kılar." ifadesi yer almamıştır.

Cabir bin Abdullah (r.anh) Peygamberimizin şöyle buyurduğunu rivayet eder:
"Rasulullah (s.a.v.) Fetih yılı Mekke'de iken şöyle buyurdu:
"Şubhesiz Allah ve Rasulu, içkinin, murdar hayvanın, domuzun ve putların satılmasını haram kıldı."
(Buhari, Bûyu: 102; Muslim, Musakat: 71; Tirmizî, Bûyu: 60; İbn Mâce, Ticaret: 11)



Bu hadislerde geçen biliyoruz ki 4 mezhebde kafirin kesdiyinin leş necis olduğunu ittifak etmişler şimdi kafire et satmak bu hadislerin kapsamına girermi girmezmi??

Girmezse hamgi sebebden dolayı?

Açık izah bere bilirmisiniz konuyu anlamaya bilmem için şüphe içinde kaldım gerçekden ve ilim ehline soruyorum.

‎بِسْــــــــــــــــــــــمِ ﷲِ الرَّحْمَـٰنِ الرَّحِيم‎


Etin değerinin olması demek; bu eti satın alan kişinin nezdinde kıymetinin olması, ondan istifade edebiliyor olmasıdır. Yani bu et onu satın alan kişi nezdinde hiç değeri olmayan bir şey değildir.

Diğer sorduğunuz sorunun cevabına gelecek olursak; bu konuyla ilgili Buhari ve Müslim’de şöyle bir hadis geçmektedir -lafız Buhari’ye aittir-:
عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ رضي الله عنهما:
أَنَّهُ سَمِعَ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ عَامَ الْفَتْحِ، وَهُوَ بِمَكَّةَ: (إِنَّ اللَّهَ وَرَسُولَهُ حَرَّمَ بَيْعَ الْخَمْرِ وَالْمَيْتَةِ وَالْخِنْزِيرِ، وَالْأَصْنَامِ). فَقِيلَ: يَا رَسُولَ اللَّهِ، أَرَأَيْتَ شُحُومَ الْمَيْتَةِ، فَإِنَّهَا يُطْلَى بِهَا السُّفُنُ، وَيُدْهَنُ بِهَا الْجُلُودُ، وَيَسْتَصْبِحُ بِهَا النَّاسُ؟ فَقَالَ: (لَا، هُوَ حَرَامٌ). ثُمَّ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عِنْدَ ذَلِكَ: (قَاتَلَ اللَّهُ الْيَهُودَ إِنَّ اللَّهَ لَمَّا حَرَّمَ شُحُومَهَا جَمَلُوهُ، ثُمَّ بَاعُوهُ، فَأَكَلُوا ثَمَنَهُ) {البخاري}


Cabir bin Abdullah (r.anhuma)’tan, onun fetih yılında Rasulullah (s.a.s) Mekke’de iken ondan şöyle işittiği rivayet edilmiştir:
“Allah ve rasulü içkinin, ölünün, domuzun ve putların satılmasını haram kıldı.” Bunun üzerine Rasulullah (s.a.s)’e şöyle denildi: “Ey Allah’ın rasulü! Ölünün iç yağı ile gemiler boyanmakta, deriler yağlanmakta, kandiller yakılmaktadır.” Rasulullah (s.a.s), “Hayır! O, haramdır.” dedi. Sonra şöyle buyurdu: “Allah Yahudilere lanet etsin! Allah onlara hayvanların iç yağını haram kıldı. Onlar ise onu eritti, sonra da satıp ücretini yediler.” (Buhari)

Ebu Davut’ta, Yahudilerle alakalı rivayetin devamında şöyle geçmektedir:
وَإِنَّ اللهَ تَعَالَى إِذَا حَرَّمَ عَلَى قَوْمٍ أَكْلَ شَيْءٍ حَرَّمَ عَلَيْهِمْ ثَمَنَهُ {أبو داوود}
“Allahu Teâlâ bir kavme bir şeyin yenilmesini haram kılmışsa onun ücretini de onlara haram kılmıştır.”

Buhari ve Müslim’de geçen “Hayır! O, haramdır.” sözünün delaleti kati değildir. Âlimler bu söz ile kastedilenin ne olduğu konusunda ihtilaf etmişlerdir. Bazı âlimlere göre kastedilen; gemileri boyamak, kandil yakmak gibi ondan istifade etmektir. Dolayısıyla bu âlimlere göre; hakkında ondan istifade edilebileceğine dair özel olarak delil bulunan -derinin tabaklanması gibi- bir yöntem dışında kullanılması, ondan istifade edilmesi haramdır.
İmam Şafii gibi bazı âlimlere göre ise bu hadiste geçen “Hayır! O, haramdır.” sözü ile kastedilen; kullanılması değil, satılmasıdır. Dolayısıyla bu âlimlere göre; ölünün iç yağı kandil yakmak gibi şeylerde kullanılabilir fakat satılması haramdır.

Aynı şekilde bu hadisten çıkan hükümlerle ilgili tafsilatlarda da âlimler arasında ihtilaf vardır. Örneğin; bir kaptaki sıvı olan bir yağa fare düşüp ölürse, şâz olan görüş hariç, onun necis olduğunda ittifak edilmiştir. Fakat necis olduğunda ittifak eden âlimler, ondan istifade edilip edilmeyeceği, satılmasının caiz olup olmadığı konusunda ihtilaf etmişlerdir.
İmam Ahmed gibi bazı âlimler, “Ondan istifade edilmez, onunla kandil dahi yakılmaz.” demişlerdir. İmam Şafii ve İmam Malik gibi bazı âlimler, yenilmesi ve satılması dışında ondan istifade edilebileceğini söylemişlerdir. İmam Ebu Hanife gibi bazı âlimler ise onun kullanılabileceğini ve durumunun belirtilerek satılabileceğini söylemişlerdir.
Dolayısıyla yenilmesi haram olan her şeyin kullanılması mutlak manada haram değildir. Örneğin; bir kimsenin bineği öldüğünde onu avcı ya da çoban köpeklerine yedirmesi haram değildir. İmam Ebu Süleyman el-Hattabi, “Bu konuda bir ihtilaf bilmiyorum.” demiştir.
Yine necis hayvan dışkısının yenilmesinin caiz olmadığı konusunda ihtilaf yoktur. Ancak İmam Malik ve İmam Şafii’ye göre necis hayvan dışkısının satılması caiz değil iken İmam Ebu Hanife’ye göre caizdir. (Bkz: el-Muğnî)
Aynı şekilde yenilmesi haram olan her şeyin satılması da mutlak manada haram değildir. Örneğin; evcil eşeklerin yenilmesi haramdır fakat satılması haram değildir.
Dolayısıyla bu hadisler genelleştirilerek “Yenilmesi haram olan her şeyin satılması da her halükârda haramdır.” diye bir hüküm çıkarmak doğru olmaz. Her meseleyi özel olarak değerlendirmek gerekir. Örneğin; ölünün iç yağının satılmasını âlimlerin çoğu caiz görmezken İmam Ebu Hanife caiz görmüştür. (Bkz: et-Tevdîh li-Şerhi Câmi’s-Sahîh, el-Kevseru’l-Cârî)

Ölü bir hayvanın satılmasına gelecek olursak; kendiliğinden ölmüş olan bir hayvanın satılması icmayla haramdır. (Bkz: İbni Munzir, el-İşrâf)
Fakat Hanefi âlimleri, kendiliğinden ölen hayvan ile şeri bir kesimle kesilmeyip kâfirlerin kesimi ile kesilen bir hayvanın onlara satılması arasında fark görmüşlerdir.

İbni Nuceym, “el-Bahru’r-Râik” kitabında şöyle demiştir:
جاء في البحر الرائق: (قَوْلُهُ لَمْ يَجُزْ بَيْعُ الْمَيْتَةِ وَالدَّمِ) لِانْعِدَامِ الْمَالِيَّةِ الَّتِي هِيَ رُكْنُ الْبَيْعِ فَإِنَّهُمَا لَا يُعَدَّانِ مَالًا عِنْدَ أَحَدٍ، ... فَإِنْ أُرِيدَ بِعَدَمِ الْجَوَازِ عَدَمُهُ فِي حَقِّ الْمُسْلِمِينَ بَقِيَتْ الْمَيْتَةُ عَلَى إطْلَاقِهَا، وَإِنْ أُرِيدَ الْأَعَمُّ لِلْمُسْلِمِ وَالْكَافِرِ فَيُرَادُ بِهَا مَا مَاتَ حَتْفَ أَنْفِهِ أَمَّا الْمُنْخَنِقَةُ وَالْمَوْقُوذَةُ فَغَيْرُ دَاخِلَةٍ لِمَا فِي التَّجْنِيسِ أَهْلُ الْكُفْرِ إذَا بَاعُوا الْمَيْتَةَ فِيمَا بَيْنَهُمْ لَا يَجُوزُ لِأَنَّهَا لَيْسَتْ بِمَالٍ عِنْدَهُمْ، وَلَوْ بَاعُوا ذَبِيحَتَهُمْ، وَذَبْحُهُمْ أَنْ يَخْنُقُوا الشَّاةَ، وَيَضْرِبُوهَا حَتَّى تَمُوتَ جَازَ لِأَنَّهَا عِنْدَهُمْ بِمَنْزِلَةِ الذَّبِيحَةِ عِنْدَنَا، ... وَفِي الذَّخِيرَةِ أَرَادَ بِالْمَيْتَةِ مَا مَاتَ حَتْفَ أَنْفِهِ أَمَّا الَّتِي مَاتَتْ بِالسَّبَبِ كَالْخَنْقِ، وَالْجُرْحِ فِي غَيْرِ مَوْضِعِ الذَّبْحِ فَالْمَبِيعُ فَاسِدٌ لَا بَاطِلٌ، وَكَذَلِكَ ذَبَائِحُ الْمَجُوسِ مَالٌ مُتَقَوِّمٌ عِنْدَهُمْ بِمَنْزِلَةِ الْخَمْرِ كَذَا فِي الْمِعْرَاجِ.
وَحَاصِلُهُ أَنَّ فِيمَا لَمْ يَمُتْ حَتْفَ أَنْفِهِ بَلْ بِسَبَبٍ غَيْرِ الذَّكَاةِ رِوَايَتَيْنِ بِالنِّسْبَةِ إلَى الْكَافِرِ، وَفِي رِوَايَةٍ الْجَوَازُ، وَفِي رِوَايَةٍ الْفَسَادُ، وَأَمَّا الْبُطْلَانُ فَلَا، وَأَمَّا فِي حَقِّنَا فَالْكُلُّ سَوَاءٌ"


“Onun (Ebu’l-Berakât en-Nesefî’nin) ‘Ölünün ve kanın satılması caiz değildir.’ sözüne gelince; bunun sebebi, bu ikisi mal olmamasıdır. Oysa satılan şeyin mal olması satışın rükünlerindendir. Bu ikisi ise hiç kimse nezdinde mal değildir. (…)
Eğer bu sözde caiz olmamakla kastedilen, Müslümanlar hakkında caiz olmaması ise bu durumda “ölü” tabiri mutlak manada anlaşılır. Eğer bundan daha genel olarak hem Müslüman hem de kâfir için satılması kastedilmişse bu durumda ölü ile kastedilen, kendiliğinden ölen hayvandır. Ancak boğularak ya da bir şeyle dövülerek ölen hayvanı satmak “Tecnis” kitabında geçtiği üzere buna dâhil olmaz. Fakat küfür ehlinin kendiliğinden ölmüş olan bir hayvanı kendi aralarında satmaları caiz değildir. Çünkü ölü, onlar nezdinde mal değildir. Eğer kendi kestiklerini satarlarsa -ki onların kesimi; bir keçiyi boğmak veya ölünceye kadar vurmak suretiyledir- caizdir. Çünkü bu, onlar nezdinde bizim şeri kesimle kestiğimiz hayvan gibidir. (…)
“ez-Zehîra” kitabında, ölüden kastedilenin kendiliğinden ölen hayvan olduğu geçmektedir. Ancak boğmak veya kesim yapılan yer dışında başka bir yerden yaralanarak ölen hayvanın satılmasına gelince; bu durumda satış fasittir, bâtıl değildir. Aynı şekilde Mecusilerin kestikleri de onlar nezdinde içki gibi değeri olan bir maldır. Mi’rac kitabında da böyle geçmektedir.
Özet olarak; kendiliğinden ölmemiş fakat şeri bir kesim olmadan ölen hayvanın kâfire satılması konusunda iki rivayet vardır. Bir rivayette bunun için “caiz” geçmekte, diğer rivayette ise “fasit” geçmektedir ancak “bâtıl” geçmemektedir. Biz Müslümanlar içinse ister kendiliğinden ölen hayvan olsun ister şeri kesim olmadan ölen hayvan olsun aynıdır.”

“Reddu’l-Muhtâr” kitabında şöyle geçmektedir:
(قَوْلُهُ وَلَا فَرْقَ فِي حَقِّ الْمُسْلِمِ إلَخْ) أَمَّا فِي حَقِّ الذِّمِّيِّ فَيُرَادُ بِهَا الْأَوَّلُ، وَأَمَّا الثَّانِي فَاخْتَلَفَتْ عِبَارَاتُهُمْ فِيهِ؛ فَفِي التَّجْنِيسِ جَعَلَهُ قِسْمًا مِنْ الصَّحِيحِ؛ لِأَنَّهُمْ يَدِينُونَهُ وَلَمْ يَحْكِ خِلَافًا وَجَعَلَهُ فِي الْإِيضَاحِ قَوْلَ أَبِي يُوسُفَ
“Onun (Haskefî’nin) ‘Müslüman için bir fark yoktur.’ sözüne gelince; eğer bu, zimmi için ise birinci mana (kendiliğinden ölmüş olan hayvan) kastedilir. İkinci mana (kâfirlerin kesimiyle ölmüş hayvan) hakkında ise âlimlerin ibarelerinde farklılık vardır. Tecnis kitabında bu satış, sahih satışın kısımlarından kabul edilmiştir çünkü onlar buna göre amel etmektedirler. Tecnis kitabında bir ihtilaf da nakledilmemiştir. Îdâh kitabında bu görüşün Ebu Yusuf’a ait olduğu nakledilmiştir.”

Sonuç olarak; Hanefi âlimleri, kâfirlere satılacak olan şeyler konusunda, onların kendi aralarında değeri olup mal saydıkları şeyler ile değeri olmayıp mal saymadıkları şeyler arasında ayrım gözetmişlerdir. Bu sebeple kendiliğinden ölen hayvanın kâfirlere dahi satılmasının caiz olmadığını söylemişlerdir; çünkü kendiliğinden ölen hayvanın kâfirler nezdinde de değeri yoktur. Ancak onların kestiği hayvanın onlar nezdinde değeri vardır. Dolayısıyla Hanefi âlimleri, onların kestiği hayvanın onlara satılmasını bâtıl bir satış olarak kabul etmemişlerdir. Buhari, Müslim ve Ebu Davut’ta geçen hadisler ise yukarıda açıklandığı üzere; yenilmesi haram olan her şeyin mutlak manada satılmasının da haram olduğu manasında değildir. Bu meselenin tafsilatında âlimler arasında ihtilaf olup bunlardan bazılarına yukarıda değinmiştik.

Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git


Eğer üye iseniz lütfen üye girişinden giriş yapınız.

Eğer üye değilseniz 10 saniyenizi ayırarak üye olabilirsiniz. 

Dosyaları indirebilmek ve de içerikleri görebilmek için

üye olmanız gerekmektedir.


  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Sitemiz üzerinden erişilebilen şeylerde Allah'ın razı olmadığı şeyler varsa, bunları reddediyoruz.