HAKKA DAVET FORUMU
 
*
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 27 Şubat 2024, 15:50:19


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


Sayfa: [1]   Aşağı git


Eğer üye iseniz lütfen üye girişinden giriş yapınız.

Eğer üye değilseniz 10 saniyenizi ayırarak üye olabilirsiniz. 

Dosyaları indirebilmek ve de içerikleri görebilmek için

üye olmanız gerekmektedir.


  Yazdır  
Gönderen Konu: 143. Soru ve Cevap  (Okunma Sayısı 695 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Alkame
Yönetici
******
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1172


« : 13 Aralık 2022, 23:12:33 »

Soru 143: Kadın erkek eşitliğini savunan kadın grupları (feministler) tağut mudur?

Cevap: Evet, tağuttur.
Açıklama: Feminizm, kadın ve erkeğin her konuda eşitliğini savunan düşüncedir. Böyle bir düşünce hem İslam’a aykırıdır hem de kadın ve erkeğin tabiatına zıttır. İslam’a aykırıdır çünkü Allahu Teâlâ kadın ve erkeği birbirini tamamlayıcı iki varlık olarak yaratmış ve birbirini en güzel şekilde tamamlamaları için onlara görevler vermiş ve sorumluluklar yüklemiştir. Feminizm düşüncesi kadın ve erkeğin tabiatına da zıttır çünkü ilimle kati olarak sabit olmuştur ki kadın ve erkeğin tabiatı ve vücudu aynı değildir. Dolayısıyla onları eşit tutmak hem İslam’a aykırıdır hem de kadın ve erkeğin tabiatıyla ilgili gerçeğe ve kati delillere aykırıdır.
Evet, kadın ile erkek katiyetle ayrı varlıklardır. Eşitliküstünlük meselesine gelince; İslam dini kadın ve erkek arasındaki farklılığa riayet ederek maslahata göre bazı konularda erkeği kadından üstün tutmuş, bazı konularda kadını erkekten üstün tutmuş, bazı konularda ise erkek ve kadını eşit tutmuştur.
Evet, İslam dini bazı konularda erkeği kadından üstün tutmuştur. Şöyle ki idare ve itaat konusunda yetkiyi erkeğe vererek onu kadından üstün tutmuştur.
İslam dini bazı konularda ise kadını erkekten üstün tutmuştur. Örneğin; kadının maişetini temin etmek, ister kocası ister velisi olsun, erkeğe aittir ve bu, kadının hakkıdır.
İslam dininde çoğu meselede kadın ve erkek eşit tutulmuştur, farzları işleme ve salih amel yapmada eşit sevap almaları gibi.
Erkeklere, tabiatları bakımından kadınlara verilmeyen bazı haklar verilmiştir ve bu haklar da aslında kadınları korumaktadır. Örneğin; evin reisi ve velisi erkektir. Haramı emretmediği müddetçe veliye itaat farzdır. İşte bu hüküm aslında kadını korumaktadır. Çünkü kadın, tabiatı gereği duygusal bir varlıktır ve çoğu zaman aklıyla değil, duygularıyla hareket eder. Dolayısıyla eğer kadın veli olursa duygusal kararlar alır ve bu hem kendisine hem kocasına hem çocuklarına hem de çevresine zarar verebilir. Örneğin; boşama hakkı kadında olsa her kızdığında kocasını boşar.
Kadının mirasta erkekle eşit pay almasını, sonra da erkeğin hanımına bakmak mecburiyetinde olmadığını, yani kadının da erkek gibi çalışması gerektiğini söylemek, aslında kadına zarardır. Bir tarafta eşitlik yapılırken diğer tarafta kadına yük taşıttırılmaktadır. Hâlbuki akıllı olan bir kadına, “Mirasta erkeğin aldığı payın yarısı kadar pay alıp bütün maişetinin erkeğe ait olmasını mı istersin yoksa sen de onun gibi çalışıp mirasta eşit pay almayı ve harcamaların eşit olmasını mı istersin?” diye sorulsa elbette birincisini seçer, çünkü birinci seçenek onun için daha kârlıdır. Dolayısıyla feminizm zihniyeti kadına fayda değil, ancak zarar verir. Zira bu zihniyet, kadının tabiatını erkekleştirmek, yani bozmak ister. Böylece kadının maslahatına göre değil, bilakis zararına göre hareket eder.
Şu sabittir ki kadın ile erkeğin vücudu bile birbirinden farklıdır; beyin büyüklüğü, kalp büyüklüğü ve hatta kan sayımında bile farklılık vardır. Aklı başında olan biri bunu düşündüğünde anlar ki bu farklılık bir sebebe binaendir; o da taşıyacakları görevdir. Dolayısıyla İslam dini kadına, yapısına uygun görev ve sorumluluklar yüklemiştir. Feminizm zihniyeti ise bu tabiatı değiştirmektedir. Dolayısıyla kadına en büyük zararı veren bu düşüncedir.
Bir toplumda herkes tabiatına uygun olan görevi yaparsa o toplum sağlam ve mutlu olur. Fakat tabiatının kaldıramayacağı görevler fertlere yüklenirse kargaşa, ihtilaf ve zulüm, yani mutsuzluk baş gösterir. Gerçekten mutlu olan kadın, tabiatına uygun görevi yapan kadındır. Erkeğin görevini almak isteyen kadın ise tabiatına uygun hareket etmemektedir. Dolayısıyla feminizm zihniyetine sahip kadınlar, zahiren ne kadar mutlu olduklarını söyleseler de aslında içleri rahat değildir.
Buna göre, feminizm zihniyeti her bakımdan İslam’a aykırı bir zihniyettir. Bu zihniyete çağıranlar, şeytanın emrettiği şeylere çağıranlardır. Bundan dolayı tağut olmuşlardır.
Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git


Eğer üye iseniz lütfen üye girişinden giriş yapınız.

Eğer üye değilseniz 10 saniyenizi ayırarak üye olabilirsiniz. 

Dosyaları indirebilmek ve de içerikleri görebilmek için

üye olmanız gerekmektedir.


  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Sitemiz üzerinden erişilebilen şeylerde Allah'ın razı olmadığı şeyler varsa, bunları reddediyoruz.