HAKKA DAVET FORUMU
 
*
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 27 Şubat 2024, 17:50:34


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


Sayfa: [1]   Aşağı git


Eğer üye iseniz lütfen üye girişinden giriş yapınız.

Eğer üye değilseniz 10 saniyenizi ayırarak üye olabilirsiniz. 

Dosyaları indirebilmek ve de içerikleri görebilmek için

üye olmanız gerekmektedir.


  Yazdır  
Gönderen Konu: 134. Soru ve Cevap  (Okunma Sayısı 669 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Alkame
Yönetici
******
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1172


« : 17 Kasım 2022, 21:25:51 »

Soru 134: Allahu Teâlâ’ya ait hak, sıfat ve yetkilerden herhangi birinin kendisinde bulunduğunu iddia eden veya bunlardan herhangi biri kendisine verildiğinde rıza gösteren kişinin sahte ilah ve tağut olduğunu söyledik. Buna örnek olarak ne verilebilir?

Cevap: Birinci örnek: Allahu Teâlâ bütün ğaybleri bilendir ve bu sıfat sadece O’na aittir. Bir kimse mutlak olarak ğaybleri bildiğini iddia ederse, velev ki “Ben ilahım.” demese bile ilahlık taslamış ve tağut olmuş olur. Aynı şekilde insanlar, onun mutlak ğaybı bildiğini iddia eder ve o da buna itiraz etmeyip rıza gösterirse yine tağut olmuş olur. Kim böyle birini tekfir etmez veya onu tekfir etmeyenleri tekfir etmez ya da söylediklerine inanırsa Allahu Teâlâ’ya ait bir sıfatı başkasına verdiği için müşrik ve kâfir olur.

İkinci örnek: Teşri koyma hakkı yalnız Allahu Teâlâ’ya aittir. Herhangi bir şeyin iyi mi, kötü mü; güzel mi, çirkin mi; doğru mu, yanlış mı olduğunu yalnız Allahu Teâlâ tayin eder. Bir kimse çıkıp da “Allah’la beraber ben de teşri koyabilirim.” veya “Allah gibi benim de bir şeyin iyi mi, kötü mü olduğunu tayin etme yetkim var.” derse, velev ki “Ben ilahım.” demese bile tağut olmuş yani ilahlık iddiasında bulunan bir mahluk olmuş olur. Kim de iddiasında onu destekler veya ona itaat ederse onu ilah edinmiş olur.

Bunu pratik olarak şöyle örneklendirebiliriz: Allahu Teâlâ kanlarda, mallarda ve ırzlarda uygulanması için kıyamete kadar her zaman ve mekânda geçerli olacak şekilde bir şeriat indirmiştir ve bu şeriat bize mütevatir yolla gelmiştir. Kim olursa olsun, çıkıp da şeriatin bildirdiği hükümleri değiştirir veya bunları bir kenara atarak başka hükümler koyarsa kendisini tağut yani sahte ilah ilan etmiş olur, velev ki “Ben ilahım.” demese bile. Bu bir fert olabileceği gibi bir parlamento da olabilir. Kim bunların yaptığına rıza gösterir veya böyle yapmaları için onları seçerse bu sahte ilahlara yani tağutlara ibadet etmiş, dolayısıyla müşrik olmuş olur. Kim de bu sahte ilahları ve onlara tapanları tekfir etmezse o da onlar gibi kâfir olur.

Üçüncü örnek: Bir şeyin doğru ya da yanlış, iyi ya da kötü, hak ya da bâtıl, adalet ya da zulüm olduğunu tayin etmek, yalnız Allahu Teâlâ’ya ait olan bir yetkidir. Allah’ın iyi dediğini bildiği bir şey hakkında kötü diyen veya kötü dediğini bildiği bir şey hakkında iyi diyen; Allah’ın hak dediğini bildiği bir şey hakkında bâtıl diyen veya bâtıl dediğini bildiği bir şey hakkında hak diyen; Allah’ın adalet dediğini bildiği bir şey hakkında zulüm diyen veya zulüm dediğini bildiği bir şey hakkında adalet diyen kişi, sadece Allahu Teâlâ’ya ait olan bu yetkiyi kendinde görmüş ve ilahlık iddia etmiş olur. Kim ona bu konuda itaat ederse onu ilah edinmiş olur.

Bunun pratiğini çevremizde çokça görmekteyiz: Allahu Teâlâ’nın şeriatine zıt hükümlerle hükmeden bir mahkemeye “Yüce Adalet Mahkemesi” vasfının verilmesi veya Allahu Teâlâ’nın şeriatine zıt hükümlerle hükmeden bir hâkime “adil” vasfı verilmesi ya da İslam’dan olan herhangi bir şey hakkında “Bu kötüdür, iyi değildir.” denilmesi gibi… Aynı şekilde çoğul evliliğin caiz kılınmasının veya mirasta kadına bir, erkeğe iki pay verilmesinin adalet olmadığını ya da kadınların miras almaması gerektiğini söylemek, dışarıda açık saçık giyinmiş bir kadın hakkında “Ne kadar güzel giyinmiş!” demek veya açık olan bir kadın kuaförde saçını yaptırıp makyaj yaptıktan sonra “Ne güzel olmuşsun!” demek yahut yüzünü örtmüş tesettürlü bir kadın hakkında “Ne çirkin!” demek gibi...

Genel olarak İslam’a aykırı bir şey hakkında iyi demek küfürdür. Kişinin bu yetkiyi kendisinde görmesi ise tağutluktur. Kim böyle birine itaat ederse ona ilahlık yetkisi vermiş, dolayısıyla müşrik olmuş olur.

Dördüncü örnek: İslam şeriatiyle hükmetmeyen yöneticiler, insanlar arasındaki ihtilaflarda Allahu Teâlâ’nın şeriatiyle hüküm vermeyen hâkimler, teşri meclisi olan parlamento üyeleri, Allahu Teâlâ’nın haramını helal, helalini haram kılan şeyhler, insanları İslam dışında başka dinlere, inançlara, ideolojilere çağıran ve bunların propagandasını yapanlar, demokrasiye göre kurulan partilerin başkanları, İslam şeriatine dayanmayan anayasalar ve bunları yazanlar tağuttur.

Beşinci örnek:
Haram helal demeden nefsinin her isteğini kabul edip ona tâbi olan, nefsi ne hüküm verirse versin kendisini haklı gören ve İslam şeriatine ters düşse bile nefsi için sevdiğini dost, nefsi için sevmediğini düşman edinenler de nefislerini ilah edinmişlerdir. Böyle kimselerin nefisleri, kendilerinin tağutudur.

Altıncı örnek: Mal, mülk ve para da kişinin tağutu olabilir. Maddiyatı için insanlara vela gösteren veya düşman olan ya da maddiyat için haram helal demeden her şeyi yapanların ilahı ve tağutu paradır, mal mülktür.

Yedinci örnek: Allahu Teâlâ’dan başka zatı için sevilen; ne olursa olsun onun için sevilen ve onun için düşmanlık gösterilen, ne olursa olsun onun için savaşa girilen ve onun için feda olunan varlık da tağuttur. Örneğin; İslam şeriatinin uygulanmadığı bir vatan, İslam şeriatini uygulamayan bir devletin bayrağı veya İslam şeriatini uygulamayan bir devlet reisi, kâfir olan bir millet, kavim, kabile, ırk, aile, bir kadın, bir fikir ya da maddi birtakım değerler gibi…

Özetleyecek olursak;
sadece Allahu Teâlâ’ya ait herhangi bir sıfat veya bir hakkın kendisinde bulunduğunu söz ya da ameliyle iddia eden ya da bu sıfat veya hak kendisine verildiğinde rıza gösterenlerin hepsi tağuttur. Zamanımızda tağutların tür ve şekilleri çoktur. Bunların hepsini anlatıp örnekler vermek bu kitabın hacmini aşar. Bu sebeple kimler ve neler tağuttur, bunları tanıyabilmek için tağutun genel tarifini çok iyi öğrenmek ve bunu devamlı hatırda tutmak gerekir. Böyle yapıldığında kim olursa olsun; şekli, rengi, ismi, türü, sıfatı ne olursa olsun o şeyin tağut olup olmadığı hemen anlaşılır.
Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git


Eğer üye iseniz lütfen üye girişinden giriş yapınız.

Eğer üye değilseniz 10 saniyenizi ayırarak üye olabilirsiniz. 

Dosyaları indirebilmek ve de içerikleri görebilmek için

üye olmanız gerekmektedir.


  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Sitemiz üzerinden erişilebilen şeylerde Allah'ın razı olmadığı şeyler varsa, bunları reddediyoruz.