HAKKA DAVET FORUMU
 
*
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 25 Nisan 2024, 09:45:44


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


Sayfa: [1] 2 3 ... 5   Aşağı git


Eğer üye iseniz lütfen üye girişinden giriş yapınız.

Eğer üye değilseniz 10 saniyenizi ayırarak üye olabilirsiniz. 

Dosyaları indirebilmek ve de içerikleri görebilmek için

üye olmanız gerekmektedir.


  Yazdır  
Gönderen Konu: DOMUZ, JELATİN VE GIDA KATKILARI  (Okunma Sayısı 61740 defa)
0 Üye ve 4 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
karateci
Üyeler
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 38


« : 12 Aralık 2013, 16:21:00 »

BismillahirRahmanirRahim.

Domuzdan elde edilen gıda katkılarının yenebileceğine dair açıklamalar şu linkte yapılmış:


http://www.davetulhaq.com/tr/forum/index.php?topic=12680.msg33879#msg33879

Biz domuzdan elde edilen hiç bir katkının yenemeyeceği kanaatindeyiz. Bununla ilgili şer-i, akli ve bilimsel delillerimizi açtığımız bu konu başlığı altında yukarıdaki linkte yapılan açıklamalara cevap mahiyetinde yeri geldiğinde inşaAllah ortaya koyacağız.

İstihale konusunun domuza uygulanması domuzun cüzleri de yenebilir demenin başka versiyonudur. İnşaAllah bunu zaman içerisinde verdiğimiz cevaplarda kanıtlayacağız.

Domuzun kendisi yenmez haramdır; ancak domuzun cüzleri yenebilir ve helaldir demek çok vahim bir durum.

Domuzun cüzlerinin yenebileceğinin hellaliğini bazı şer-i deliller ile dayanaklandırmaya çalışmak ise fecaatin zirvesidir. Dinin katledilmesidir.

Bu konu kendilerine av yasağı getirilen cumartesi ehlinin izledikleri yola benzemekte. Onlar maksatlarına ulaşmak için kendilerince şer-i bir hileye başvurdular. Ancak başvurdukları şer-i hile fasiddi. Neticede Allah'ın gazabından kurtulamadılar.

Bu konu başlığı altında öncelikle bazı sorular soracak ve kısa bilgi notları vereceğiz. Sorular sormamızdaki ve kısa bilgi notları vermemizdeki maksat okuyucların konu üzerinde fıkh etmelerini sağlamak ve, doğru ve yanlışları ayırt edebilme yeteneklerini arttırmaktır. Bütün bunları zamana yayarak yapacağız inşaAllah.

Ardından yukarıdaki linkte açıklanan fasid istihale usulü ile hareket edilse bile jelatinin yenemiyeceğini ortaya inşaAllah koyacağız.

En son yukarıdaki linkte Teymullah'ın cevaplarına vereceğimiz cevap ile açılamalarındaki yanlışları ve istihalenin domuza uygulanmasındaki fecaatini inşaAllah Rabbimizin yardımı ve keremiyle ortaya koyacağız.

Teymullahın dayanaklarını şu noktalardan çürüteceğiz inşaAllah:

1. Domuzun her cüzü haramdır. Yenemez.

2. Getirdiği istihale örnekleri kendine has ve müstakil örneklerdir. Her biri kendi içerisinde ele alınmalıdır. Zaten bir kısmı kendi içerisinde bile alimler arasında tartışmalıdır. Tartışmalı konulardan kıyasla bizatihi haram olan domuzun cüzlerinin yenebileceği sonucuna varılamaz.

3. Teymullah şöyle demiş:  "Sonuç olarak; Necis olan bir madde istihale yoluyla temiz bir maddeye dönüşebilir. Bu cumhurun görüşüdür ve kuvvetli olan görüştür."  Böyle bir cumhur görüşü yoktur. İnşaAllah yeri ve zamanı geldiğinde bunu da ispatlayacağız. Böyle bir görüş olsaydı bile böyle bir görüş domuzun cüzlerini yemeye veya ondan faydalanmaya delil olamazdı. Yeri geldiğinde bunları da inşaAllah açıklayacağız.

4. Domuz derisinin tabaklanması meselesi tartışmalı bir konu iken domuzun cüzlerinin yenebileceği yada kendisinden faydalanabileceği konusuna delil olmaz. Ve aslında yenemeyeceği için delildir.

Domuz derisinin tabaklanma ile temiz olacağını kabul eden malikilerin görüşlerinde Rasulullah (s.a.s.)'a dayanabilecekleri bir yön var. Çünkü Rasulullah (s.a.s.) derinin temizlenmesinde tabaklamanın bir metod olacağını söylemiştir. Bize göre Rasulullah'ın (s.a.s.) sözü domuz derisi için geçerli olmasa da yine de malikilerin dayandıkları bir hadis var.

Malikilerin domuz derisinin tabaklanabileceğine ait görüşü bizatihi haram olan domuzun cüzlerinin yenebileceği manasına gelmez.

Bilakis tabaklama domuza ait cüzler ile su yemek gibi helal maddeleri birbirinden ayrı tutmanın gerekliliğine ait aksi bir delil olarak domuz cüzlerinin yenmemesine delil olur.

Bu konuya da yeri ve zamanı geldiğinde genişçe inşaAllah değineceğiz.

5. Domuz derisindeki necasetin illeti hem maddi hem manevidir. Kapsayıcı şer-i delilden yoksun ucu açık maddi illet bağlamında, bir şekilde, birtakım illet bulunsa ve kaldırılabilse bile, manevi illeti kaldırmak mümkün olmayacaktır. Teymullah'ın belirttiği “Bir şey belirli bir illet için haram kılınmışsa, illetin kalkmasıyla haram hükmü de kalkar." fıkıh usulü kaidesi burada uygulanamaz.

6. Domuzun tuzlağa düşme ve tuza dönüşme tartışması faraza bir örnek olup böyle bir dönüşüm bilimsel olarak mümkün değildir. Bu konu istihale değil ancak istikhal (büyük miktardaki helale cüzi bir haramın karışması) konusunda ele alınabilecek bir konu. Yine de bizatihi haram olan domuzun cüzlerini yemeye kıyas olamaz.

7. İstihaleyi hadislerde ve alimlerin tartıştıkları örneklerin dışına çıkarır ve bunu gıdanın her alanına uygulamaya kalkarsak kuran sünnet icma ve kıyasın yanına bilimi de kaynak olarak eklemiş oluruz.

Fıkıh usulü kaidelerinin hadislerin ayetlerin müctehid alim görüşlerinin yanına bir de fiziksel kimyasal matematiksel denklemler katarız. Bu ise gıda ve kimya mühendisliği okumayanların fakih olmak gibi bir mertebenin yanından bile geçemeyecekleri bir durum demek.

Bütün bu eylemler kemale ermiş bir dinin saflığını bozmak ve dinde reform yapmakla eşdeğer şeylerdir. Dinin kemale erdiği bilgisine aykırı davranmaktır.

Din işlerine bilimi katıştırmak suretiyle dini dünyevileştirmek, laikleştirmek isteyenlerin ekmeğine yağ sürmektir.

8. Domuz ile açılan bu kapı; ölü leş putlara kurban edilen hayvanların, müşriklerin kestiklerinin ve hatta insan etinin bile bazı uydur kaydır açıklamalar ve metodlarla yenir içilir ve faydalanılır hale gelmesine sebep olabilecektir.  

(Yahudilerden bu uydur kaydır açıklamaya bir örnek vermek istiyorum. Biliyorsunuz domuz yahudilerde de yasaktır. İşin başında İsrail jelatin ithal etmiyordu. Sonra bazı hahamlar bazı bilim adamlarını da yanlarına alarak jelatin proteinin bitki proteinine benzediği sonucuna vardılar ve domuz menşeli jelatinin israile ithaline imkan tanıyan kosher sertifikasını ithalatçı firmalara dağıtmaya başladılar. )

9. Jelatin hayvanların deri kemik bağ dokularında bulunan kollajen proteininin endüstrideki adıdır. Bu protein her hayvana has ve özeldir. Yani bu protein kimlik gibidir. Bilimsel analizlerle jelatinin hangi hayvana ait olduğu çıkarılabilir.

Teymullah'ın baktığı açıdan bile domuz proteini vasfını kaybetmemiştir. Yani kendi zaviyesinden bile jelatinin yenebileceğine fetva verememesi gerekir. Ehliyet bunu gerektirir.

(Domuzun kemiğini kaynatın su üzerindeki jelimsi yapışkan lastik kısmı alın işte bu jelatindir. Domuza ait kemik suyunu kaynatıp elde edince haram dediğiniz ve yemediğiniz ve hatta helal göreni tekfir ettiğiniz jelatini; çarşıdan alınca helal mi oluyor ? ? ?  )

10. Kemale ermiş bir din olan islam dini ölü, domuz ve putlara kurban edilen hayvanlar gibi bizatihi haram olan şeylerden faydalanmayı yasaklamıştır.

Bizatihi haram olan maddeden istihale ile yeni ve helal ürün elde etmeye çalışmak yada elde edilmiş yan ürünü kullanmak ise faydalanmaktır. Bu ise fısktır. Bu açıdan şu hadis bu konuyu çözmektedir.

Mekke'nin fethedildiği sene Peygamber (sav)'i Mekke'de işittim, şöyle buyuruyordu: "Cenab-ı Allah içki, ölmüş hayvan, domuz ve putun alım-satımını yasakladı." Bunun üzerine: "Ey Allah'ın Resulü "ölmüş hayvanların iç yağı hakkında ne buyurursunuz, zira onunla gemiler yağlanır, derilere sürülür, kandiller aydınlatılır" dendi. Cevaben: "O (nun satışı) haramdır" buyurdu ve ilave etti: "Allah Yahudilerin canını alsın. Allah onlara ölmüş hayvanların iç yağını haram kıldığı vakit bu yağı erittiler, sonra satıp parasını yediler."

Cabir r.a. rivayeti ile ; Buhari, Büyu 112, Meğazi 50; Müslim, Müsakat 71, (1581) Ebu Davud, Büyu 66, (3486) Tirmizi, Büyu 61, (1297) Nesai, Büyu' 93, (7, 309-310) İbnu Mace, Ticarat 11, (2167)



DEVAM EDECEK
Kayıtlı
karateci
Üyeler
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 38


« Yanıtla #1 : 13 Aralık 2013, 12:26:00 »

Bilgi Notu 1:

Ziyaeddin el-Kudsi tarafından yazılmış Davetçinin Tefsiri kitabından her müslümanın bilmesi ve hayatına tatbik etmesi gereken şu güzel hakikati bilgi notu olarak sunmak istiyorum.

Müctehidler İctihadında Hata Yapabilir:

"Şu bilinen bir gerçektir ki; bir müctehid ictihadında hata yapabilir ve verdiği fetva yanlış olsa da sevab alır.

Müctehidin hata yapması değişik sebeblere dayanır. Bunların en önemlisi; fetva vereceği konuda kendisine sahih hadislerin ulaşmamış olmasıdır. Bu durumda ya zayıf hadisle hüküm verir ya da kendi içtihadıyla... Dolayısıyla bu şekilde vermiş olduğu fetvada hata yapabilir.

Müctehidin fetvasında hatalı olduğu, yapılan araştırma ve o konu hakkında bulunan daha sahih hadislerle anlaşıldıktan sonra, Allah(cc)'a; Allah'ın istediği ve Rasullah(s.a.s)'ın gösterdiği şekilde ibadet etmek isteyen bir müslümanın, artık o müctehidi, kafirlerin yaptığı gibi körü körüne taklid etmesi ve ona itaat etmesi düşünülemez.

Müslüman, kim olursa olsun, yanlış fetva veren müctehidin fetvasını hemen terkeder ve o konudaki sahih görüşe bağlanır. Zaten, İmam Ebu Hanife de, hatalı fetva verdiği hamr konusunda sahih hadisleri bilseydi, hemen fetvasından geri dönerdi. Aynı İmam Muhammed ve Hanefi mezhebinin son alimlerinin yaptığı gibi...

Hadisleri daha iyi anlamak için bir müctehidin görüşüne bağlanmak caizdir ve daha efdaldir. Fakat müctehidlerin delilsiz veya sahih hadislere muhalif zayıf hadislere dayanan görüşlerini almak, hangi konuda olursa olsun, caiz değildir.

Bu konuda en kötü şey; sahih deliller varken, bu sahih delillere zıt fetva vermiş olan müctehidin görüşüne, sırf daha önce o müctehide bağlanılmış olduğundan dolayı tabi olmaktır."
                                                   (Bakara 219 tefsiri, konu: İçki ve Kumar, Cüz 2)

Körükörüne taklit edenleri kınayıp sonra farkında olmadan körü körüne taklit eden bir konuma düşmemek için bu sözleri ezberleyip zihnimize kazımalıyız. Sonra hayatımızda tatbik etmek için çok dikkat etmeliyiz.

Din işi çok ciddi bir iştir. Kişi kendi dinini akidesini inancını tamamen bir insanın insiyatifine terketmemelidir. Çünkü herkes gibi terkettiği kişi de kusurları olan bir insandır; melek yada rasul değildir.

Cemaatlerde işler genelde bir kişinin çalışması üzerinde yürür. Genelde bu kişi de cemaat lideridir. Cemaatin lideri koşarsa bütün cemaat koşar; lider durursa bütün cemaat durur; iider hata yaparsa bütün cemaat hata yapar.

Ferde düşen, lider dini bir konuda hata yaparsa onun düştüğü hataya düşmemektir. İşte körü körüne taklit etmemek budur.

Ferdin körü körüne taklit etmeme sorumluluğu en zor sorumluluktur.

Hem Allah'ın hakkını vereceksin liderin düştüğü hataya düşmeyeceksin. Hem de bir yandan dinin hakkını korumak için muhalif olduğun konuda uyarı ve düzeltmeler yaparken topluluğu fitneye sürüklemeyeceksin.

(Tabi bu kırmızı çizgiler aşılmadığı sürece böyle. Kırmızı çizgileri aşan bir lider yada cemaate bağlılık zaten olmaz.)

Bir ip üzerinde yürümekten daha daha zor ve yetenek isteyen bir iş

Ciddi bir çalışma fikir yürütme ve gayret etmeyi gerektiren bir iş.

Domuzu yiyicisi olmaktan Allah'a sığınan herkesin bu gerçeklere çok dikkat etmesi gerekmektedir.
Kayıtlı
Teymullah el-Muvahhid
Yönetici
******
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 459



« Yanıtla #2 : 13 Aralık 2013, 16:41:40 »

Ey kendisine "kareteci" ismini veren üye;

Sizden istediğim kendi heva ve hevesinize göre bir takım ithamlar ortaya atıp, sonra alakasız bir takım yazılar yazmanız değil, mezheblerin ve itibar ettiğiniz alimlerin görüşlerini buraya aktarmanızdır. Bunu yaparsanız ki; -biz önceki cevabımızda delillerimizi zikrettik- kimin cahil, kimin hevasından konuştuğu, ehil olmadığı meselede atıp, tuttuğu ortaya çıkacaktır inşeAllah...

Sorduğum sorulara kısa ve net alimlerin görüşleriyle cevap verin;

1-İstihale nedir ve dört mezhebin bununla ilgili görüşü nedir?
2-İstihale nasıl olur?
3-Hangi maddeler veya canlılar istihale yoluyla temiz olur?
4-Bizatihi necis olan bir madde istihale yoluyla temiz bir maddeye dönüşürse temiz olur mu?
5-Daha önce size naklettiğim kaynakları okudunuz mu?
6-Ve âlimlerin orada ki görüşlerini söylediklerinizle nasıl cem edeceksiniz?


Size sorduğum soruları boş kelam ve kendi hevanıza göre yorumladığınız mevzuyla alakası olmayan ayet ve hadislerle değil, bizzat âlimlerin görüşleri ve eserlerinden ve yaptıkları içtihadlardan cevap verin.

Kayıtlı


وَآخِرُ دَعْوَانَا أَنِ الْحَمْدُ لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ
Davamızın sonu;
Alemlerin rabbi olan Allah’a hamd olsun
karateci
Üyeler
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 38


« Yanıtla #3 : 13 Aralık 2013, 19:13:30 »

Gördüğüm kadarıyla sorununuz bu... Kafdağına burnunuzdan asılısınız. Gönderdiğin hakaret ve kibir dolu mesajını burada asıp karakterini ortaya dökmek ve okuyucuyu çöp ile meşgul ederek vakit kaybettirmek istemiyorum.

Acele etme konu hakkında alim görüşleri de gelecek. Sabretmen gerekiyor.  

Ama madem konuya katkıda bulunmakta bu kadar heveslisin bizatihi haram olan domuzun cüzlerinin yenebileceği yada bundan faydalanabileceği ile alakalı, kelam yapmadan hangi alim ne demiş o yüksek ilmi kapasitenle bizleri aydınlatırsan çok seviniriz bay alim!

Daha önceki konulara da yeri ve zamanı gelince gireceğiz tabi ki. Delil istediğinden haberim yoktu. Hangi konularda delil istiyorsun söyler misin? Mesaj da atabilirsin.
Kayıtlı
karateci
Üyeler
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 38


« Yanıtla #4 : 13 Aralık 2013, 19:18:49 »

Soru 1 :

Ölünün (leşin) veya domuzun yağından şu şekilde faydalanabilir miyiz?: Mum yapıp bu mumdan elde edilen ışığı karanlıkta aydınlanmak için kullanabilir miyiz?

Bakın! mumu yakıyorsunuz. Yukarıdaki linkte verilen necasetin yakılarak kül haline gelmesi ile alakalı istihale örneklerini hatırlayarak cevap vermeye çalışalım.

Burada da domuz yağından yapılmış mum yakılıyor. Bir kısmı uçuyor bir kısmı kül oluyor ve ışık veriyor; biz bu ışığı kullanabilir miyiz?

Bu domuz ve leşe ait cüzden faydalanmak manasına gelir mi?

Kayıtlı
Teymullah el-Muvahhid
Yönetici
******
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 459



« Yanıtla #5 : 13 Aralık 2013, 19:58:40 »

Diyorsun ki: Gördüğüm kadarıyla sorununuz bu... Kafdağına burnunuzdan asılısınız.

Cevap: Bizim burnumuzdan asıldığımızı iddia ettiğin yere sen boynundan asılmışsın. Benim gördüğüm kadarıyla senin sorunların hayli çok... Bir kaçını dile getirdim ve zaten yazdıkça ne tür sorunlarının olduğu açıkça ortaya çıkacaktır. Mevzuyu evirip, çevirmeden, dallandırıp, budaklamadan sorulanlara edebinle cevap ver. Takdiri ise okuyucuya bırak, kim neyi kabul ederse onu alır. Sen bu merama takılıp kalma...

Diyorsun ki: Gönderdiğin hakaret ve kibir dolu mesajını burada asıp karakterini ortaya dökmek ve okuyucuyu çöp ile meşgul ederek vakit kaybettirmek istemiyorum.

Cevap: Okuyucuyu kendinle beraber getirdiğin çöplükle yeterince meşgul ettin. Hadi görelim seni, meydan senin sorulanlara efendice cevap ver...

Diyorsun ki: Acele etme konu hakkında alim görüşleri de gelecek. Sabretmen gerekiyor. 

Cevap: Mademki iddia ortaya attın delillerini de onun birlikte yazacaktın. Yok delilin yoksa ve sonradan araştırma yapacaksan ani hararetinle ortalığı karıştırma. Şimdi delillerini açıkça yaz, boş kelam yapma, bu tür gereksiz mesajları yazmaya ayırdığın vaktini delil bulmaya harca…

Diyorsun ki: Ama madem konuya katkıda bulunmakta bu kadar heveslisin bizatihi haram olan domuzun cüzlerinin yenebileceği ile ilgili kelam yapmadan hangi alim ne demiş o yüksek ilmi kapasitenle bizleri aydınlatırsan çok seviniriz bay alim!

Cevap: Bu tür laubali ve boş kelamlarla uğraşmıyorum. İddia makamı sensin, itham eden sensin, sataşan sensin, buyur delillerini ve alimlerin görüşlerini naklet, boş boş yazıp da üyeleri çöplüğünle meşgul etme. Sana önce verilen cevaplarda bizim delillerimiz mevcuttu. Ama sen ise bu kadar laf yapmana rağmen bir tane delil veya alimin görüşünü getirmiş değilsin. Haydi görelim seni, delillerini getir bay muarrız!!!

Diyorsun ki: Daha önceki konulara da yeri ve zamanı gelince gireceğiz tabi ki. Delil istediğinden haberim yoktu. Hangi konularda delil istiyorsun söyler misin? Mesaj da atabilirsin.

Cevap: Ne zaman ve nereye giriyorsan sen bilirsin, ama uzatmadan, kelamcılık yapmadan sadece sorulara cevap ver. Şuan ki mevzumuz bellidir. Burada senden alimlerin görüşünü istiyorum. Ve bize yaptığın ithamları tek tek delillendir. Nasıl delillendireceğini ise sana daha önce istihale konusunda verdiğim cevaba bakarak öğrenebilirsin...

Kayıtlı


وَآخِرُ دَعْوَانَا أَنِ الْحَمْدُ لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ
Davamızın sonu;
Alemlerin rabbi olan Allah’a hamd olsun
karateci
Üyeler
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 38


« Yanıtla #6 : 13 Aralık 2013, 20:31:26 »


Said !

Davetçilere öğütler konusunda ihbarını bulunduğum ikinci küfür nedir sorusunu bekledim. Henüz kimseden bir soru gelmedi. Beklemekteyim.

Domuz ile alakalı sunacağım materyal hazır. Ancak dediğim gibi soracağım soruları hep birlikte sindire sindire düşünelim. Arada vereceğim bilgileri de hep birlikte gözden geçirelim istiyorum. Sindire, sindire ...

Teymullah'ın hoşlanmadığı "beni" belki de Allah (c.c.) bazı hakikatleri anlamanızda vesile kılacak. Ama biraz sabırlı olsun lütfen!

Kendisi bize bizatihi haram olan domuzun yenebileceği veya kendisinden faydalanabileceği alim görüşlerini getirerek yardımcı olsun. BU GERÇEKTEN BÜYÜK BİR YARDIM OLUR. Çünkü ben bulamadım.

Çok sinirleri bozuluyorsa konuya girmeyip hiç bakmayabilir de. Ben arkasından yazmam.

Yada cevabını veremeyeceğim mesaj kanalından hakaret dolu mesaj göndermeye devam eder. Ona da razıyım.

Sizi Allah'a karşı samimi insanlar olarak görüyorum; zaten böyle görmesem burada uğraşmam.

Neyse uzatmayacağım. Sorularımı sormaya ve bilgi notlarımı vermeye devam edeceğim.


*******************

Soru 2:

Ölünün (leşin) veya domuzun yağından şöyle faydalanabilir miyiz? Mesela domuzun veya leşin yağını ayakkabı cilalamakta kullanabilir miyiz?

Yada domuzun ve leşin yağı ile araba lastiklerini yağlayabilr miyiz?

(Bu günlük bu kadar.)

Selametle

Kayıtlı
Teymullah el-Muvahhid
Yönetici
******
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 459



« Yanıtla #7 : 13 Aralık 2013, 22:03:51 »

Diyorsun ki: Davetçilere öğütler konusunda ihbarını bulunduğum ikinci küfür nedir sorusunu bekledim. Henüz kimseden bir soru gelmedi. Beklemekteyim.

Cevap: Kimse sormadığına göre ben sana sorayım: “İslam Davetçilere Öğütler” kitabında geçen senin ikinci küfür olduğunu iddia ettiğin şey nedir?

Diyorsun ki: Domuz ile alakalı sunacağım materyal hazır. Ancak dediğim gibi soracağım soruları hep birlikte sindire sindire düşünelim. Arada vereceğim bilgileri de hep birlikte gözden geçirelim istiyorum. Sindire, sindire ...

Cevap: Materyal hazırsa ortaya koyarsın. Ve bizde buna gerekli cevabı verir veya soruları sorarız. Fakat sana sorduğum sorulara cevap vermedin. O zaman cevap vermen ümidiyle ben sana soruları tekrar soruyorum:

1-İstihale nedir ve dört mezhebin bununla ilgili görüşü nedir?
2-İstihale nasıl olur?
3-Hangi maddeler veya canlılar istihale yoluyla temiz olur?
4-Bizatihi necis olan bir madde istihale yoluyla temiz bir maddeye dönüşürse temiz olur mu?
5-Daha önce size naklettiğim kaynakları okudunuz mu?
6-Ve âlimlerin orada ki görüşlerini söylediklerinizle nasıl cem edeceksiniz?

Diyorsun ki: Teymullah'ın hoşlanmadığı "beni" belki de Allah (c.c.) bazı hakikatleri anlamanızda vesile kılacak. Ama biraz sabırlı olsun lütfen. Çok sinirleri bozuluyorsa konuya girmeyip hiç bakmayabilir de. Ben arkasından yazmam.

Cevap: Karateci! Bu tür şeyleri yazmak yerine ilmi bir şekilde görüşlerinizi yazmış olsaydınız daha faydalı olacaktı. Ve ben sabırlıyım, endişeniz olmasın. Şayet bazı hakikatleri görmemize vesile olacaksanız biz bundan dolayı mutlu oluruz. Benim sinirlerim falan bozulmamıştır. Ama bakıyorum da siz baya gerilmiş ve kasılmışsınız, derin nefes alıp ferahlayınız. Malumunuzdur ki; bu site herkesin kafasına göre yazacağı, atıp, tutacağı, delilsiz, mesnetsiz bir takım iddialarını başkalarına dayatacağı bir site değildir. Varsa bir iddianız delilleriyle ortaya koyarsanız. Bizim varsa bir hatamız bundan döner ve size teşekkür ederiz. Yok, eğer yazdıklarınızda yanlışlık varsa buna ilmi cevabımızı veririz. Ve kendinizi bu kadar kasmanıza ve germenize gerek yok, buyrun meydan sizin, bize yaptığınız ithamlarınızın delillerini nakledin ve yanlış gördüğünüz yazılarımızı ilmi olarak çürütün.

Diyorsun ki: Yada cevabını veremeyeceğim mesaj kanalından hakaret dolu mesaj göndermeye devam eder. Ona da razıyım.

Cevap: Ben size bir tek mesaj göndermiştim. Ve mesajımda hakaret içermemektedir, gerekirse buraya asıp, sizin yazdıklarınızla mukayese ederiz. Ama siz bu kadar hakaret etmenize, insafızca ithamlarda bulunmanıza rağmen benim hakaret ettiğimi iddia ediyorsanız size diyeceğim şey; El insaf…

Diyorsun ki: Kendisi bize bizatihi haram olan domuzun yenebileceği veya kendisinden faydalanabileceği alim görüşlerini getirerek yardımcı olsun. BU GERÇEKTEN BÜYÜK BİR YARDIM OLUR. Çünkü ben bulamadım

Cevap: Siz daha tartışılan mevzunun ne olduğunu bile bilmiyorsunuz. Zira bizim mevzumuz domuz etinin yenilmesi veya ondan istifade edilmesi mevzusu değildir. Asıl mevzumuz; haram olan bir madde kimyasal reaksiyonlarla (istihale ile) haramlılık ve necislik vasfını kaybedip temiz bir maddeye dönüşürse bundan istifade etmenin hükmü ile alakalıdır. Bu konuda ise cevabımızı daha önce verdik. Şimdi ise sizin delillerinizi ve sorularımıza vereceğiniz cevabı bekliyoruz.

Kayıtlı


وَآخِرُ دَعْوَانَا أَنِ الْحَمْدُ لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ
Davamızın sonu;
Alemlerin rabbi olan Allah’a hamd olsun
karateci
Üyeler
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 38


« Yanıtla #8 : 14 Aralık 2013, 13:35:07 »

Teymullah

Müşriklerin kestikleri, domuz ve putlara adananlar bunlarda tartışmasız manevi pislik var.

Bana hangi istihale metodu ile manevi necasetin temizlenebileceğini açıklar mısın? Bunu şer-i delillerle açıklayabilirsen o zaman tartışma büyük oranda bitecek ve sana hak vermeye başlayacağım.

Sen araştırmaya devam et. Ben de sorularımı sormaya ve bilgi notlarımı vermeye devam edeyim.

Kayıtlı
Teymullah el-Muvahhid
Yönetici
******
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 459



« Yanıtla #9 : 14 Aralık 2013, 20:23:17 »

Ey karateci!

Senin şimdiye kadar ne yapmak isteğin anlaşılmış değil. Öncelikle hararetli bir takım ithamlarda bulundun. Sonra ise bir takım alıntılar yapıp kendine göre yorumluyor, sorular soruyorsun. Sen bizimle tartışmak istiyorsan bizim sözlerimizi ilmi bir şekilde çürütürsün. Yok eğer "sizi kale almıyorum, kafama göre yazıp, çizeceğim" dersen o zaman biz senin bunu yapmana müsaade etmeyiz. Bizden ilim mi öğrenmek istiyorsun, söyle biz sana öğretiriz. Bize bir şey mi öğretmek istiyorsun, buyur dört mezhepten görüşler ve alimlerin delilleri ile ispat et. Biz hak olan ilme ve delile tabiyiz. İlmi bir şekilde iddialarını ortaya koymazsan, bu şekilde bir kaç alıntı yapıp kendine göre yorumlayarak bir yere varamazsın. Şimdi sana açık ve net bir kaç soru soruyorum;

1- Sen necis olan, haram kılınan bir maddenin veya canlının dönüşüm (istihale) yoluyla temiz bir maddeye dönüştüğünde temiz ve helal olabileceğine inanıyor musun? İnanmıyorsan bunu hangi mezhebe dayandırdığını bize açıkça delilleri ile bildir?

2- Maddi ve manevi necaset ne demek, bunu bize açıklar mısın? Hem maddi hem de manevi olarak necis kılınan bir madde eğer temiz olan yeni bir maddeye dönüşürse temiz olur mu? Temiz olmaz diyorsan neden, temiz olur diyorsan neden? Mesela domuz, içki, fare, eşşek vs. gibi...


Bu sorulara açıkça cevap ver. Aksi taktirde cevap vermeden konuyla alakalı olmayan nakiller yapıp kendine göre yorumlar, konuyu uzatırsan, buna müsaade etmeyeceğimizi şimdiden bilmeni isterim.

Not: Bu sorduğum sorulara vereceğin cevap dışında kalan yazdıkların silinecektir.
Kayıtlı


وَآخِرُ دَعْوَانَا أَنِ الْحَمْدُ لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ
Davamızın sonu;
Alemlerin rabbi olan Allah’a hamd olsun
karateci
Üyeler
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 38


« Yanıtla #10 : 14 Aralık 2013, 20:28:15 »

Teymullah

Önce ben sordum. Sorularım hemen bir üstte. Sorduklarına cevaplar gelecek inşaAllah. Ama şu elimdeki hazır soru ve bilgileri bir paylaşayım...

Birkaç gün sürer sonra topluca cevaplayacağım.

Allah (c.c.) Hepimizi Doğru Yoluna iletsin ve O Yol Üzere Kılsın.
Kayıtlı
karateci
Üyeler
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 38


« Yanıtla #11 : 14 Aralık 2013, 20:31:18 »

Şimdi gördüm yazdıklarımı sileceğini söylemişsin.

Tamam sorularına cevap verirken kendi soru ve bilgilerimi paylaşacağım inşaAllah.

Bu şekilde uygun mu?

Kayıtlı
Teymullah el-Muvahhid
Yönetici
******
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 459



« Yanıtla #12 : 14 Aralık 2013, 20:37:25 »

Karateci!

Sorduğun sorular cevapsız kalmayacaktır inşeAllah. Fakat tam olarak size cevap verebilmemiz için sizin görüşlerinizi ve tabi olduğunuz mezhebi öğrenmemiz gerekir. Bu yüzden sorularımıza açıkça cevap verin ve bahsettiğimiz meselede ki görüşünüzü açık ve net olarak yazın.
Kayıtlı


وَآخِرُ دَعْوَانَا أَنِ الْحَمْدُ لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ
Davamızın sonu;
Alemlerin rabbi olan Allah’a hamd olsun
Teymullah el-Muvahhid
Yönetici
******
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 459



« Yanıtla #13 : 14 Aralık 2013, 20:39:48 »

Cevaplarınızı silmemin sebebi: Dağınıklık ve karışıklığı önlemektir. Böyle yapmak yerine sorularımıza cevap verirsiniz. Ve sorularınız varsa (arada kayıp gitmesin diye)  bizim cevabımızdan sonra eğer halen kalmışsa sorarsınız. Böylece daha dakik ve düzenli bir şekilde tartışmış oluruz.
Kayıtlı


وَآخِرُ دَعْوَانَا أَنِ الْحَمْدُ لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ
Davamızın sonu;
Alemlerin rabbi olan Allah’a hamd olsun
karateci
Üyeler
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 38


« Yanıtla #14 : 14 Aralık 2013, 22:10:03 »

1- Sen necis olan, haram kılınan bir maddenin veya canlının dönüşüm (istihale) yoluyla temiz bir maddeye dönüştüğünde temiz ve helal olabileceğine inanıyor musun? İnanmıyorsan bunu hangi mezhebe dayandırdığını bize açıkça delilleri ile bildir?

Bazı meselelerde ancak Rasulullah'ın öğrettiği metodlar ile istihalenin olacağını kabul ediyorum. Mesela derinin tabaklanması.

Meseleleri karıştırmamak için tek tek ele alalım. Çünkü istihale konusunda şu metod temizleyicidir. Hadi bu metodu bütün herşeye uygulayalım. Böyle bir şey yok.

Fıkıh usulünde istihale incelenirken şöyle bir ayet delil olarak getirilir.

"Sizin için hayvanlarda da elbette ibretler vardır, size onların karınlarındaki fers (yarı sindirilmiş gıdalar) ile kan arasından, içenlerin boğazından kolaylıkla kayan dupduru bir süt içirmekteyiz." (Nahl 66)

Bu ayet göre süt temizdir. Çünkü fers ve kan arasından çıkan sütü içebileceğimiz söyleniyor.

Haram ve pis olan fers (kusmuk) ve haram olan ve pis olan kan arasından tabi istihale ile çıkan süt temizdir.

Şimdi bu istihale çeşidini her duruma uygulayabilir miyiz?

Elbetteki uygulayamayız. Çünkü biz biliyoruz ki süt koyundan olursa helaldir. Domuzdan olursa 4 mezhebe göre haramdır.

Bu açıdan önce domuz jelatini konusunu konuşalım. Burada temizleyici bir metod varsa yada yoksa onu ortaya çıkaralım.

Domuz jelatini konusunda temizleyici bir metoddan bahsedilemez. Çünkü Jelatin domuza ait kollajen proteinidir.  Yani domuzun cüzüdür. Domuzdan elde edilirken vasfını kaybetmez.

Çünkü protein ve yağlar hücrelerin temel yapıtaşlarıdır. Hücreler de canlıların temel yapıtaşlarıdır. Protein ve yağ olmazsa hücre olmaz; hücre olmazsa domuz olmaz.

Domuzdan elde edilen jelatinin analizlerle hangi canlıya ait olduğu ortaya çıkarılabilir. Bu domuzun jelatinde vasfını kaybetmediğini gösterir.

Mesela insandaki kollajen proteini. Domuza uyguladığınız aynı yöntemlerle ölü insandan elde edin bu proteini. Sizin mantığınıza (mezhep demiyorum) yenmesi gerekir. Şimdi soralım insan ölüsünden elde edilen kollajen proteini yenir mi?

Çünkü aynı yöntemlerin insan [Yasak Kelime], domuz, müşriklerin kestikleri hayvanlar, putlara adanan hayvanlar bütün bunlarda iş görmesi gerekir sizin düşüncenize göre.

Ama 4 mezhep domuzun cüzlerinin yenemeyeceği konusunda ittifak halinde. Hiç bir müctehid domuzun cüzlerinin yenebileceğini söylemedi.

Size göre domuzun asılları yada cüzleri nelerdir. Bunu şer-i delillerle ortaya koyar mısınız?

Jelatinin haramlığı konusunda şu hadis de bize çok net bilgi verir.
 
Mekke'nin fethedildiği sene Peygamber (sav)'i Mekke'de işittim, şöyle buyuruyordu: "Cenab-ı Allah içki, ölmüş hayvan, domuz ve putun alım-satımını yasakladı." Bunun üzerine: "Ey Allah'ın Resulü "ölmüş hayvanların iç yağı hakkında ne buyurursunuz, zira onunla gemiler yağlanır, derilere sürülür, kandiller aydınlatılır" dendi. Cevaben: "O (nun satışı) haramdır" buyurdu ve ilave etti: "Allah Yahudilerin canını alsın. Allah onlara ölmüş hayvanların iç yağını haram kıldığı vakit bu yağı erittiler, sonra satıp parasını yediler."

Cabir r.a. rivayeti ile ; Buhari, Büyu 112, Meğazi 50; Müslim, Müsakat 71, (1581) Ebu Davud, Büyu 66, (3486) Tirmizi, Büyu 61, (1297) Nesai, Büyu' 93, (7, 309-310) İbnu Mace, Ticarat 11, (2167)


Yani jelatin elde etmek için domuzun kemik et ve bağ dokularından faydalanabilme hakkına sahip olmanız gerekir. Ancak şeriat böyle bir faydalanma hakkını size vermiyor. Faydalanmayı yasaklıyor.

Eğer yasaklamıyor diyorsanız delilinizi getirin.

Şimdi size başka bir soru sormak istiyorum.

Domuzun kemiklerini kaynatın. Kemik suyu üzerinde biriken madde kollajen proteini yani jelatindir. Siz bu maddeyi helal kabul edip yiyen kişiye ne hüküm verirsiniz?


2- Maddi ve manevi necaset ne demek, bunu bize açıklar mısın? Hem maddi hem de manevi olarak necis kılınan bir madde eğer temiz olan yeni bir maddeye dönüşürse temiz olur mu? Temiz olmaz diyorsan neden, temiz olur diyorsan neden? Mesela domuz, içki, fare, eşşek vs. gibi...

Maddi necaset, şeriatin bir maddeye necis ismini vermesi ile bilinir. Mesela kan, içki, vs..

Manevi necaset ise domuz, müşriklerin kestikleri, putlara adanıp kesilen hayvanlar. Ayetlerde bu necaset türü için kullanılan kelimelerden biri ricsdir.

Tefsi 7'de rics kelimesinin manası açıklanmış:
rics
“...ancak şeytanın işlerinden (olan) pisliklerdir.”

Ayette geçen “rics”; hem maddi hem manevi, hem aklen hem de şer’an pis olan her şeydir.
(maide 90 tefsiri, cüz 7)


Hem maddi hem manevi olan bir necasete örnek insan ölüsünden elde edilen jelatin. Dört mezhebe göre yemek haramdır.

Siz yukarıdaki linkte bir fıkıh usulü kaidesinden bahsettiniz. Şöyle dediniz:

“Bir şey belirli bir illet için haram kılınmışsa, illetin kalkmasıyla haram hükmü de kalkar." bu fıkıh usulü kaidesi burada uygulanamaz.

Çünkü domuzdaki maddi yada manevi illet bilinemez. Bu konu aşağıda verdiğim alıntıda Ziyaeddin el-Kudsi tarafından açıklanmış.

Şimdi siz ölü domuz yada ölü insan etinin kendisindeki veya cüzlerindeki manevi necaset illetinin nasıl kaldırılabileceğini şeri delillerle bize açıklayın.


Alıntı:

Örneğin; Allah (c.c) domuzu haram kılmış fakat haram kılmasının sebeb ve hikmetini bildirmemiştir. Allah'a ve Allah'ın ayetlerine inanmış bir mü'min, domuz etinin haram kılınmasında, insanlar için bir fayda olduğuna  kesin olarak inanmak zorundadır. Hatta bu faydayı bariz olarak görmese bile... Söz konusu fayda maddi, manevi, dünyevi ya da uhrevi olabilir.

Allah belirtmediği halde, domuz etinin haram kılınmasının sebebini; “içinde zararlı maddaler var” ya da “kurt var” gibi sözlerle açıklamak hatadır. Çünkü, eğer bu sebeplerden dolayı domuz eti haram kılınmışsa, sebebler ortadan kalktığında domuz eti helal olur demektir. İlmin belirttiği kadarıyla, domuzda tenya gibi zararlı kurtlar vardır. Günümüzdeki teknik aletlerle pişirilerek domuz etindeki zararlı kurtlar zararsız hale getirilebilir. Eğer haram kılınma sebebi bu ise, bu şekilde pişirildiğinde domuz eti helal olur demektir. Bu zihniyete göre, Allah'ın haram kıldığı şey böylece helal kılınmış olur.

Halbuki Allah bunu haram kılmış fakat, haram kılma sebebini bildirmemiştir. Allah bize domuz etini haram kılmışsa onda bizim için mutlaka bir menfaat vardır. Müslümanın üzerine düşen; Allah'ın haram kıldığı şeyde muhakkak bir fayda olduğuna inanmaktır yoksa bunun hikmetini araştırmak değildir. Bu her şeyde böyledir.

Ehli kitap (yahudi ve hristiyan) dışındaki müşrik veya mürtedin kestiği hayvanın etinden yemenin haram kılınması da böyledir. Onlar İslam'a uygun olarak kesim yapsalar bile kestikleri yenmez. Çünkü onların kestikleri hayvanın necis olmasının sebebi, din farklılığıdır.
Ölü, Kan, Domuz eti Ve Allah'tan Başkası Adına Kesilenlerin Haram Kılınması Başkası Adına Kesilenlerin Haram  Kılınması Cüz 2 Bakara 173 tefsiri
Kayıtlı
Sayfa: [1] 2 3 ... 5   Yukarı git


Eğer üye iseniz lütfen üye girişinden giriş yapınız.

Eğer üye değilseniz 10 saniyenizi ayırarak üye olabilirsiniz. 

Dosyaları indirebilmek ve de içerikleri görebilmek için

üye olmanız gerekmektedir.


  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Sitemiz üzerinden erişilebilen şeylerde Allah'ın razı olmadığı şeyler varsa, bunları reddediyoruz.