HAKKA DAVET FORUMU
 
*
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 25 Nisan 2024, 10:52:11


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


Sayfa: [1]   Aşağı git


Eğer üye iseniz lütfen üye girişinden giriş yapınız.

Eğer üye değilseniz 10 saniyenizi ayırarak üye olabilirsiniz. 

Dosyaları indirebilmek ve de içerikleri görebilmek için

üye olmanız gerekmektedir.


  Yazdır  
Gönderen Konu: Sünen-i erba'a da ve müsnedlerde uydurma hadis mevcutmu?  (Okunma Sayısı 13916 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Ebu Zerr el-Muvahhid
Girişimci Üye
***
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 137



« : 01 Aralık 2013, 18:26:13 »

Soru: Gerek Müslim ve buhari sahihlerinde, gerekse meşhur müsnedlerde ve gerekse sünen-i ebi davud, tirmizi ve nesei’de olsun sahih olmayan veya batıl olan hadis var mıdır? Ve bazılarında olup, bazılarında olmaması mevcut mudur?


Kayıtlı
Teymullah el-Muvahhid
Yönetici
******
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 459



« Yanıtla #1 : 11 Mayıs 2014, 09:56:07 »

Soru: Gerek Müslim ve buhari sahihlerinde, gerekse meşhur müsnedlerde ve gerekse sünen-i ebi davud, tirmizi ve nesei’de olsun sahih olmayan veya batıl olan hadis var mıdır? Ve bazılarında olup, bazılarında olmaması mevcut mudur

Cevap: Buhari ve Müslim'in sahihlerinde geçen hadislerin tümünün sahih olduğu konusunda alimler arasında ittifak vardır. Sünen-i Ebu Davud, Sünen-i Tirmizi, Sünen-i Nesai, Sünen-i İbni Mace'de geçen hadislerin hepsi sahih değildir. İçlerinde sahih, hasen, zayıf ve münker hadisler vardır. Hatta bazen içlerinde mevzu hadislere bile rastlanır. Sıhhat bakımından Sunen kitapları, Müsnedlerden daha kuvvetlidir. Ve Müsnedler de geçen bütün hadisler sahih değildir.
Kayıtlı


وَآخِرُ دَعْوَانَا أَنِ الْحَمْدُ لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ
Davamızın sonu;
Alemlerin rabbi olan Allah’a hamd olsun
Swack
Aktif Üye
**
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 84


« Yanıtla #2 : 18 Mayıs 2014, 23:45:46 »


 TEYMULLAH EL MUVAHHİD

Buhari ve Müslim'in sahihlerinde geçen hadislerin tümünün sahih olduğu konusunda alimler arasında ittifak vardır. DİYORSUNUZ. BU KONUDA İTTİFAK YOKTUR  BUHARİDEKİ  HADİSLERİN İSNADI İLE  İLGİLİ YAZILMIŞ ÇOKÇA

ELEŞTİRİLER VARDIR İBNU HACER BUNLARA SAVUNMA YAZMAK ZORUNDA KALMIŞ BAZISINI KENDİSİDE ELEŞTİRMİŞTİR.  BU İDDİANIZ NURCULARIN RİSALELERDE HİÇ HATA YOKTUR LAFINA ÇOK BENZİYOR Allah İÇİN DİKKAT

EDELİM

Kayıtlı
Teymullah el-Muvahhid
Yönetici
******
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 459



« Yanıtla #3 : 28 Mayıs 2014, 17:42:42 »

Soru:Buhari ve Müslim'in sahihlerinde geçen hadislerin tümünün sahih olduğu konusunda alimler arasında ittifak vardır. DİYORSUNUZ. BU KONUDA İTTİFAK YOKTUR  BUHARİDEKİ  HADİSLERİN İSNADI İLE  İLGİLİ YAZILMIŞ ÇOKÇA ELEŞTİRİLER VARDIR İBNU HACER BUNLARA SAVUNMA YAZMAK ZORUNDA KALMIŞ BAZISINI KENDİSİDE ELEŞTİRMİŞTİR.  BU İDDİANIZ NURCULARIN RİSALELERDE HİÇ HATA YOKTUR LAFINA ÇOK BENZİYOR Allah İÇİN DİKKATEDELİM

Cevap: İmam Buhari (rah.) Sahihine aldığı hadislerin sahih oldukları konusunda elbette ittifak vardır. Ve bu ittifak akli olarak ve ilmi olarak bu işin ehli  alimler tarafından ispat edilmişitr. Bununla birlikte bazı alimler bilmedikleri bazı meselerden dolayı Buhari'nin kitabında ki bazı hadislerin senedine itiraz etmiştir. Fakat hadis alimleri bu itirazlara gerekli cevabı vermiş, bu itirazlar havada kalmış ve Buhari'nin sıhhatine etki etmemiştir. Özellikle İbni Hacer'in bu konuda oldukça güzel ilmi çalışmaları vardır. Buharinin kitabına aldığı hadisler senedi muttasıl olan ve sahih hadis şartlarına haiz olan hadislerdir. Bu konuda bir takım eleştiriler yapılmış olsa bile hadis alimleri buna cevap verdiler, Buhari'nin haklılığını ilmi olarak ve akli olarak ispat ettiler. Ve eğer siz de kendinize güveniyorsanız, hadis alimlerinin gözlerinden kaçan şey olduğunu düşünüyorsanız veya Buhari'de geçen hadislerin sahih olmadığı yönünde bir eleştiriniz varsa buyrun ispat edin.

Son olarak şöyle bir söz kullanıyorsunuz;

"BU İDDİANIZ NURCULARIN RİSALELERDE HİÇ HATA YOKTUR LAFINA ÇOK BENZİYOR Allah İÇİN DİKKAT EDELİM"

Bizim Buhari'nin sahihi konusunda söylediklerizi nurcuların sözleriyle mukayese etmeniz hem fasit, hem de çok ilimsizce bir yaklaşımdır. Zira biz nurcuların yaptığı gibi risaleleri ve şahısları hiçbir zaman Kur'an üzerinde tutmuyoruz. Bir kimseyi ve onun eserlerini ancak Kur'an ve sahih olan sünnete uyduğu takdirde kabul ederiz. Aksi takdirde bunu kabul etmeyiz. Fakat sizin yazdıklarınıza bakınca yazdıklarınız klasik şia sempatizanları, rafizi sapıkların söylemlerini çağrıştırıyor, ehli sünnet alimlerinin değil. Bizler Buhari'yi şahsından dolayı savunmuyor ve hatasız olduğunu söylemiyoruz. Kitabına aldığı hadislerin sahih hadis şartlarını taşıdığı için böyle söylüyoruz. Ve bu konuda hadis alimleri arasında ittifak vardır. Bir takım eleştirilerin yapılmış olması bu eleştirilerin haklı olduğunu göstermez. Ve zaten hadis alimleri bu eleştirilere gerekli cevabı vermiş ve bu eleştiriler Buhari'nin sıhhatine etki etmemiş, havada kalmıştır.

Düşünün kü: Bizler, Ebu Hanife'nin büyük bir alim olduğu konusunda Ehli sünnetin ittifak ettiklerini biliyoruz. Fakat Ebu Hanife'den sonra gelen alimlerden onu tekfir edenler dahi vardır. Bu Ebu Hanife'nin büyük bir alim olduğu gerçeğini değiştirir mi? Elbette hayır! Zira Ebu Hanife hakkında söylenenlerin çoğu Ebu Hanife'nin büyük bir alim olduğu gerçeğini çürütecek şeyler değildir.Bu yüzden nasıl Ebu Hanife ve diğer büyük alimlere itirazlar yapılmışsa Buhari'ye de itirazlar yapılmıştır. Fakat bu itirazlar hadis alimleri tarafından cevaplanmıştır.  Şimdi biz Ebu Hanife'nin büyük bir alim olduğu konusunda ittifakın olduğunu söylediğimiz de bunu nurcuların iddialarına benzetmek büyük bir edepsizlik ve cahillik olmaz mı?
Kayıtlı


وَآخِرُ دَعْوَانَا أَنِ الْحَمْدُ لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ
Davamızın sonu;
Alemlerin rabbi olan Allah’a hamd olsun
Swack
Aktif Üye
**
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 84


« Yanıtla #4 : 04 Haziran 2014, 13:01:09 »

TEYMULLAH EL MUVAHHİD

burada dikkat etmemiz gereken şudur. ben buharinin tüm hadisleri batıldır demedim ancak tümünün sıhhati konusunda icma yoktur dedim.

biliyorsun imam buhari bazı rivayetlere göre ezbere bildiği  500000 hadisten sahihini derlemiştir. ve tekrarlarıyla beraber yaklaşık 8000 hadisten oluşmaktadır.

bunların içinden 100-150 adedi değişik yönlerden eleştirilmiştir. İsterseniz inşaAllah bunları konuşabiliriz. Ancak ben başka bir şeye dikkat çekmek istemiştim

bunlar hepsi çok kıymetli beşeri çabalardır. dolayısı ile  bazı hataları taşımaları normaldir ve bu onların değerini düşürmez. yanlış olan ve nurcularla karşılaştırdığım

kısmı bunları hatasız görmeniz ve tüm ümmetin icması var yargınızdır. yanlış anladıysam lütfen tashih ediniz.

Allaha emanet olun
Kayıtlı
Teymullah el-Muvahhid
Yönetici
******
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 459



« Yanıtla #5 : 10 Haziran 2014, 17:33:20 »

"Swack" adlı üye!

Sahih olduğu ile ilgili icmanın hasıl olduğu hadisler Buhari (rah.)'nin sahihine aldığı hadislerdir. Yoksa ezberlediği tüm hadisler değildir. Buharinin, sahihine aldığı hadislere bir takım hadis alimleri tarafından laf atılmış, eleştiriler yapılmıştır. Fakat bu eleştriler veya laf atmalar Buhari (rah.)'ın sıhhatine zarar vermemiştir. Çünkü Buhari'den sonra gelen alimler Buhari'nin hükmünde isabet ettiğini, hadislerinin sened ve metinlerini inceleyerek ilmi ve nakli olarak ispat etmişlerdir. Böylelikle Buhari'nin sahihine aldığı hadislerin sihhati ispat edilmiştir.

Buhari'nin şahıs olarak hata yapmayacağı veya bunu ima edecek tek sözcük kullanmış değiliz. Bizler burada hadis alimlerinin icmasının olduğunu söyledik. Bununla birlikte bir takım itirazların yapıldığını ve bunlara da ilmi cevap verildiğini bildirdik. Burada kimseye ne bir kutsiyyet ne de bir masumiyyet atfetmiş değiliz. Buhari'nin sahihinde geçen hadislerin üzerinde icmanın hasıl olduğunu söylememiz onun hatadan masum olduğunu göstermez. Buhari'nin topladığı hadislerin sahih olduğu delillerle ispat edilmiş ve bu konuda ki itirazlar ilmi olarak çürütülmüşken bu hakikati dile getirmemiz nasıl nurcuların iddialerına benzemektedir!. Madem ki siz bu konuda icma olmadığını iddia ediyorsunuz bu konuda ehil hadis alimlerinin sözleriyle bunu ispat edin.
Kayıtlı


وَآخِرُ دَعْوَانَا أَنِ الْحَمْدُ لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ
Davamızın sonu;
Alemlerin rabbi olan Allah’a hamd olsun
Swack
Aktif Üye
**
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 84


« Yanıtla #6 : 11 Haziran 2014, 11:55:37 »

TEYMULLAH EL MUVAHHİD

Buharinin hadisleri üzerinde icma olmadığını zaten siz birtakım hadis alimlerinin eleştiri yaptığını söyleyerek itiraf ediyorsunuz.

buharinin yaklaşık 150 hadisi gerek senet açısından gerekse metin açısından alimlerce tartışılmıştır. hatta ibni kayyım el cevzi

buharide geçen bir hadiside mevduat adlı uydurma rivayetleri topladığı kitabında mevzu hadis olarak zikretmektedir. aslında amacım

bu tür teknik ayrıntılara girmek değil ancak istenirse inşaAllah bunların üzerinede konuşabiliriz. asıl amacım madem buhari de beşeri bir çabanın ürünüdür ki

o günkü şartlarda gerçekten çok büyük bir emek harcanarak oluşturulmuştur ancak hatadan beri değildir. Buhari etrafında oluşturulan bu icma

kudsiyetide (çünkü peygamber(a.s) ümmetim yanlışta icma etmez buyuruyor) daha sonradan oluşturulmuştur. eğer siz buharide icma var derseniz ve ümmetin yanlışta icma etmeyeceğini

bildiren nebinin sözüyle beraber değerlendirildiğinde zaten kudsiyet oluşur . Nitekim vakıada odur.

Nurcularla benzeşen nokta onlarda risalelere ilhamdır diye kudsiyet atfetmeye çalışıyorlar. oysaki bizim tek kutsal kaynağımız le raybe fih(hiç bir eğriliğin olmadığı)olan kuranı kerimdir.

bir eserin kutsal olmaması haşa değersiz olduğu anlamına gelmez bu açıdan buhari benim için değerli bir kaynaktır.

Allaha emanet olunuz
Kayıtlı
ιвηι тєумιуує
Girişimci Üye
***
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 151


« Yanıtla #7 : 11 Haziran 2014, 16:08:44 »

Teymullah kardeşin verdiği cevap yeterli olduğu ve bu konuya yeterince açıklık getirdiği kanaatinde olmakla beraber şu ekleri yapmanın faydalı olduğunu düşünüyorum.

Swack yazdıklarınızdan Teymullah kardeşin söylediklerini anlamadığınız kanısına vardım. Ya iyi okumadınız ya da okuduğunuz halde tam olarak anlayamadınız. Zira bu kardeş yazısında Buhari'de geçen hadislerin sahih hadis şartlarına haiz olduğunu ve bu konuda icma olduğunu söyledi. Bununla birlikte bazı alimler bu hadislere bir takım eleştirilerde bulunmuştur. Fakat bu eleştrilere başka hadis alimleri tarafından gerekli cevap verilmiştir. Buhari'ye yapılan eleştrilerin haklı olmadığı ispat edilince bu eleştriler icmayı ortadan kaldırır mı?! Elbette hayır.

Size şunu hatırlatmam gerekir ki; İbni Kayyım El-Cevziye'nin Buhari'de bir tane mevzu hadis olduğunu söylemesine diğer hadis alimleri cevap vermişler bu iddiayı çürütmüşlerdir.

İbnu Hacer Hedyü's-Sârî'de şunları söyler: "Buhârî'ye yöneltilen illet iddialarının hepsi de hadîsi cerh edici mâhiyette değildir. Aksine çoğunluğuna verilecek cevap pek açıktır ve bu kısım cerh'ten berîdir. Bir miktarına da cevap verilecek durumdadır. Az bir miktarına cevap vermekte zorluk var. Kim, tenkîde uğrayan bu hadîslere müracaat eder ve bunlara yöneltilen tenkîdlere muttali olursa, şu gerçeği görür: Bu tenkidler Sahîh'in özüne temas etmemekte, şeklî bir tenkid olmaktadır. Ulemâyı bu tenkîdlere sevkeden husus da, onların titizlikteki aşırılıkları ve dinî meseleler karşısındaki uyanıklıklarıdır. Sözgelimi, mürsel görünmesine rağmen, gerçekte mevsul olan ve mevsul muâmelesi gören bir hadîsin mürsel olduğunu söylemeleri gibi"

Dediğiniz gibi bir takım itirazlar yapılmış olabilir. Fakat bu konuda ehil alimler bunları cevaplamışlardır ve bu itirazlar Buhari'nin sıhhatine zarar vermemiştir. Madem ki yapılan itirazlar geçersiz ise o zaman icma olmadığına nasıl delil oluyor? Mesela ehli sünnet Ebu Hanife'nin büyük bir alim olduğu konusunda icma etmişse fakat bazı alimler Ebu Hanife'yi eleştirmişse bu Ebu Hanife'nin büyük bir alim olduğu gerçeğini değiştirir mi? Elbette hayır...

Teymullah kardeş size Buhari'de geçen hadislerin üzerinde icma olmadığını ilmi olarak ispatlamanızı istedi. Fakat şimdiye kadar sizden herhangi bir ispat mahiyetinde bir şey görmedik. Madem ki bu konuda konuşmak istiyorsanız öncelikle iddialarınızın ilmi ispatını ortaya koymanız daha faydalı olacaktır. Böylelikle kelami olan tartışmalardan uzak durulmuş olur.

Swack: Buhari etrafında oluşturulan bu icma kudsiyetide (çünkü peygamber(a.s) ümmetim yanlışta icma etmez buyuruyor) daha sonradan oluşturulmuştur. eğer siz buharide icma var derseniz ve ümmetin yanlışta icma etmeyeceğini bildiren nebinin sözüyle beraber değerlendirildiğinde zaten kudsiyet oluşur . Nitekim vakıada odur. Nurcularla benzeşen nokta onlarda risalelere ilhamdır diye kudsiyet atfetmeye çalışıyorlar. oysaki bizim tek kutsal kaynağımız le raybe fih(hiç bir eğriliğin olmadığı)olan kuranı kerimdir. bir eserin kutsal olmaması haşa değersiz olduğu anlamına gelmez bu açıdan buhari benim için değerli bir kaynaktır.

Alimlerin cumhuru; Buhari'nin kitabının Kur'an'dan sonra en sahih kitap olduğunu söylemişlerdir. Ve bu doğru olan, tercih edilen görüştür. Şimdi bu alimler Bu kitabın Kur'an'dan sonra en sahih kitap olduğunu söylemekle Buhari'nin sahihini nurcuların kitaplarına yaptıkları gibi kudsiyet mi atfetmiş oluyorlar? Buhari hata yapabilir, buna kimsenin diyeceği yoktur. Fakat Buhari'nin kitabının sahihliği ilmi ve akli olarak ispat edilmiştir. Şimdi bunu nasıl nurcuların kudsiyet atfetmelerine benzetiyorsunuz ki? Bu büyük bir insafsızlıktır. Bir yanda nakli ve akli olarak ispat edilmiş ilmi bir gerçek diğer yanda bazı kişilerin uydurma ve safsataları... Şimdi bu iki durum nasıl bir olabilir?  Hangi müslüman (bırakın alimleri avam bir müslüman bile) Buhari'ye kitabını derleme konusunda ilham geldiğini söyledi. Çalışmasının mükemmelliği ile doğruya isabet etmiş bir eser ortaya koymuş olabilir. Ve 600000 hadis içinde 8000 sahih hadisi seçmiştir. Şimdi bunun ilham ile ve kudsiyetle ne alakası var? Anladığım kadarıyla siz aklınıza uymadığı için bir takım hadisleri (sahih olsalar) bile reddediyorsunuz. Belki Buhari'nin sahihi konusunda icmayı kabul etmemeniz bundan kaynaklanıyor olabilir. Fakat bu konuda büyük bir yanılgı içerisindesiniz. Zira hadisleri kabul etmek veya reddetmek herkesin kendi aklına göre yapabileceği bir şey değildir. Bu konuda ehil olmak lazımdır. Zaten hadis alimleri bu konuda gerekli titizlikle ellerinden geleni yapmışlardır. Size tavsiyem bu konuda bakış açınızı işin ehli alimlerin usulüne göre belirleyin. Yoksa batıya meyilli, sünneti inkar etmek büyük çabalara girişen, oryantalist kafirlerin ölçüsüne göre belirlemeyin.
Kayıtlı
Swack
Aktif Üye
**
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 84


« Yanıtla #8 : 12 Haziran 2014, 23:20:31 »

İbni teymiyye

1-          Konuyu daha şiyi anlamak için icmanın tarifini doğru yapmak gerekiyor.

İCMA:kuran ve sünnetten sonra islam fıkhının üçüncü delilidir. Ve islam alimlerinin bir meselede fikir birliği etmelerini ifade etmektedir. İcmanın gerçekleşmesi için  icmaa katılma ehliyetini haiz tüm müctehidlerin ittifakı

şarttır. Azınlığın, hatta tek bir müçtehidin muhalefeti icmaın oluşmasına engel teşkil eder.

Munazaramızı bu tanım çerçevesinde değerlendirirsek eğer bazı alimler buharideki bazı hadislere eleştiri getirmişlerse ki bunu sizde kabul ediyorsunuz o zaman bunun üzerinde icma var demek yanlıştır. Çünkü üzerinde icma

olunan bir konuda ona karşı çıkmanın küfür olduğunu söyleyen alimler var. O zaman buhariyi eleştiren tüm alimleri tekfir etmek gerekir. Ki bundan Allaha sığınırım. Bildiğiniz gibi buhari hicri (256-303) yılları arasında

yaşamıştır. Buhari eserini hocası Ahmet b. Hanbele arzetmiş Ahmet b. Hanbel sahihteki dört hadisi tenkit etmiştir.

Daha sonra arkadaşı ve çağdaşı olan muslimde bazı eleştirilerde bulunmuştur. İbni kuteybe buharide geçen Şuf’a hakkıyla ilgili bir hadisi “Cabirin bu hadisi resulullahtan işittiğine dair bir delil yoktur” diyerek reddetmiştir.

Ukayli buharinin ravilerinden olan ali b. El-medeniyi zayıf kabul etmiştir.  Buhariden 80 sene sonra vefat eden Darekutni sahihi eleştiren bir eser kaleme almış ve sahihteki illetli gördüğü hadisleri tesbit etmiştir. Buhariye kısa

bir şerh yazmış olan Hattabi  ebu davutun sünenini buharinin sahihine tercih ettiğini dile getirmektedir.

Kronolojik olarak isimlerini verdiğimiz bu alimler buhariyi az veya çok eleştirilerde bulunmuşlardır. Dolayısıyle buharide ümmet icma etmiştir lafzı doğru bir lafız değildir.

Buharinin sahihi gerek sağlığında gerekse sonraki  2-3 asırlık dönem içerisinde icma’a konu olmamıştır. Çağdaşları tarafından olduğu kadar, sonraki alimler tarafından da tartışılmıştır. Buharinin vefatından sonraki yıllarda

sahih, henüz islam dünyasında tanınmadığı için fazla ilgi çeken bir eser niteliğine haiz olmamış, hatta  bir müracaat kaynağı şeklinde bile kullanılmamıştır. Belki bir asır geçtikten sonra yavaş yavaş dikkatleri çekmeye

başlayan sahih zaman zaman tenkid edilmiştir. Önceleri tenkidlerin ağır basmasına karşılık, tenkidler ile övgülerin bir arada yapıldığı bir dönem gelmiş ve nihayet 6. Asrın başlarından itibaren tenkidler yerini övgüye

bırakmıştır. Bu asırda yaşamış olan

Kadı iyaz ilk defa icmadan söz etmiş ve ibnu salah buharideki hadislerin sahihliğinde  ümmetin icmaı vardır lafzını ilk defa dile getirmiştir. Ancak bunu buharinin vefatından 350 yıl sonra söylemiştir. Daha sonra yazanlarda

ondan etkilenmiştir.

2-İBNİ TEYMİYYE DİYORSUNKİ : Alimlerin cumhuru; Buhari'nin kitabının Kur'an'dan sonra en sahih kitap olduğunu söylemişlerdir. Ve bu doğru olan, tercih edilen görüştür. Şimdi bu alimler Bu kitabın Kur'an'dan sonra en sahih

kitap olduğunu söylemekle Buhari'nin sahihini nurcuların kitaplarına yaptıkları gibi kudsiyet mi atfetmiş oluyorlar? Buhari hata yapabilir, buna kimsenin diyeceği yoktur. Fakat Buhari'nin kitabının sahihliği ilmi ve akli olarak

ispat edilmiştir. Şimdi bunu nasıl nurcuların kudsiyet atfetmelerine benzetiyorsunuz ki? Bu büyük bir insafsızlıktır. Bir yanda nakli ve akli olarak ispat edilmiş ilmi bir gerçek diğer yanda bazı kişilerin uydurma ve safsataları...

Şimdi bu iki durum nasıl bir olabilir?  Hangi müslüman (bırakın alimleri avam bir müslüman bile) Buhari'ye kitabını derleme konusunda ilham geldiğini söyledi.

İNŞAAllah  AÇIKLAMAYA ÇALIŞAYIM:

Öncelikle şunu bilmek gerekiyor Allahın kitabı ile beşeri bir ürün olan herhangi bir kitabı kıyaslamak veya karşılaştırmak fasit bir kıyastır. Buharide ümmetin icmaı vardır dediğinizde Yukarıda yaptığımız icma tanımına göre 

buhari kutsal bir kitap haline geliyor. Nurcularda risaleleri ilham diyerek kutsamaya çalışıyorlar. Yolları farklı olsada neticede her iki çabada söz konusu eserleri kutsal hale getirme çabasıdır. Bu açıdan aynilik göstermektedir.

Şöyle dersek herhalde daha doğru bir şey söylemiş oluruz Buharinin sahihinin içindeki hadislerin bir çoğunun sahihliği konusunda alimlerin cumhuru ittifak halindedir.

      Gördüğünüz gibi hamdolsun bir şeyleri açıklamaya çalışırken alimlerimizden faydalanıyoruz. Ancak aynı zamanda aklımızı ilahlaştırmadan kullanıyoruzda. Hem zaten kullanmayacaksak bize akıl verilmesi abes değilmi? Allah

abes bir şey yaratmaktan münezzehtir.

      Şunuda söylemeden geçemiyeceğim dikkatli bir okuyucu şunu net bir şekilde görebilirki oryantalistler Kuranla ilgili şüpheler oluşturmaya çalışırken maalesef elimizdeki rivayetlerden malzeme elde etmekteler. Bildiğiniz

gibi bazı rivayetlerde bazı ayetleri keçilerin yediğini, fatımanın farklı bir mushafa sahip olduğunu, tevbe suresinin elimizdekinin iki katı olduğunu  v.s iddia edenler vardır. İnsaflı bir akıl kimin oryantalistlere hizmet ettiğini 

adilce değerlendirmelidir.

selam sözü dinleyip doğrusuna tabi olanlara olsun
Kayıtlı
Teymullah el-Muvahhid
Yönetici
******
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 459



« Yanıtla #9 : 27 Temmuz 2014, 20:53:53 »


İddia: Buharinin hadisleri üzerinde icma olmadığını zaten siz birtakım hadis alimlerinin eleştiri yaptığını söyleyerek itiraf ediyorsunuz.

Cevap: "Sahihi Buhari'de geçen rivayetlerin sahih oldukları konusunda icma vardır" sözümüzden kasıt: Bu kitapta geçen hadislerin tümü araştırılmış, itirazlara cevap verilmiş ve böylece sonuç olarak sahih oldukları ortaya konulmuş ve icma hasıl olmuştur. Sahihi Buhari'de geçen hadislere bir takım alimler itiraz etmişlerdir. Fakat bu itiraz bu kitabın sıhhatini zedeleyecek safhaya ulaşmamıştır. Zira Buhari'den sonra gelen alimler bu konuda gerekli araştırma ve tahkiki yapmış Buhari'nin haklılığını ve bu eleştirilerin haksızlığını ortaya koymuştur. Böyle olunca bu hadislerin sahih oldukları konusunda icma hasıl olmuştur. Buhari de geçen hadislerin sahih oldukları konusunda icma olduğunu sadece bizler değil, bu konuda ehil ve icazetli olan hadis alimleri ve başka alimler söylemektedir. Bu alimlerden bazılarını ismini zikredebiliriz;

İbnu's-Salâh, Ulûmu'l-Hadis, s. 24; en-Nevevî, İrşâd, s. 62; es-Suyûtî, Tedrib, 1/144, Ebû İshâk el-İsferâînî (418/1027), Ebû Nasr el-Vâilî es-Siczî (444/1052), el-Cuveynî (478/1085), Ebû Abdillah el-Humeydî (488/1095) gibi alimler de icmadan bahsetmişlerdir.

Ebû Nasr el-Vâilî es-Siczî şöyle demektedir:

"Fukaha ve diğer ilim ehli şuna icmâ etmişlerdir: Bir kimse "Buhâri'de geçen ve Rasûlullah'tan riva­yet edilmiş olan hadislerin tamamı sahih olarak gelmiştir ve Rasûlullah onu mutlaka söylemiştir. Böyle değilse karım boş olsun" dese, yemini bozulmaz, eşi hanımı olmaya devam eder."(İbnu's-Salâh, Ulûmul-Hadis, s. 26. el-Cuveynî el-Buhâri yanına Muslim'i de katar ve yeminin içine "sıhhatine hükmettikleri" kaydını koyar. Bkz. İbnu's-Salâh, Siyâne, s. 86; en-Nevevî, Şerh, t/19; ez-Zâhidî, Ehâdisu's-Sahîhayn, s. 10.)

Ebu İshak el-İsfiraini şöyle dedi:

"Hadis alimleri icma etmişlerdir: Buhari ve Müslim'in verdiği haberler asli ve metni kesinlikle sahihtir.Hakkında ihtilaf olmaz. Eğer ihtilaf olursa, sadece hadisin gelme yolları konusunda ihtilaf etmişlerdir.Eğer bu iki kitabın içindekilere muhalefet ederse ve Buhari ve Müslimde mevcut olan hadislerin uygunlaştırma imkanı yoksa, o zaman o kişinin verdiği haberleri reddederiz. Çünkü ümmet, ittifak etmişlerdir.''

İmam Nevevi şöyle dedi;

''İslam ümmeti, bu iki kitabın sahih olduğu konusunda icma etmişlerdir ve onların içinde geçen hadislerle amel etmekte icma etmişlerdir.'' (Tehzib'ul Esmêi vel'luğat 1/73)

Hafız Ebu Ömer İbn Salah, İmam Haremeyn hakkında şöyle naklediyor:

''Bir insan şöyle yaparsa: Eğer Buhari ve Muslim'de sahih dedikleri hadislerden herhangi bir hadis sahih değilse, hanımı boşadım veya boşayacağım. Böyle bir yemin yaparsa, hanımını boşamasına hüküm vermem ve yemininden dönmüş saymam. Çünkü Müslüman alimler, bu iki kitabın içindeki hadislerin hepsinin sahih olduğunda icma etmişlerdir.''(Siyanet sahih Muslim s.86')

Ebu Cafer el-Akıli diyor ki;

"İmam Buhari, sahih olan kitabını yazdıktan sonra, Ahmed b. Hanbel'e, Yahya b. Main'e ve Ali ibn'ul Medeni'ye gösterdi ve hepsi onda mevcut olan hadislerin doğru olduğuna icma ettiler. Sadece 4 hadise itiraz ettiler ve doğru olan bu konuda Buharinin görüşüdür. Buharinin bu konudaki görüşü sahihtir ve İbni Hacer bunu kitabında çok güzel açıkladı."

İmam İbn Teymiyye şöyle diyor:

''Kur'an'dan sonra, gök altında Buhari ve Müslim'den daha sahih kitap yoktur'' (Mecmeu'l Fetava c.18 s.74)

Nevevî bu konuda kendisine sorulan "El-Buhari ve Müslim'de, meşhur musnedlerde, Ebû Davud'un, et-Tirmizî'nin, en-Nesâî'nin su-nenlerinde veya bunların bir kısmında sahih olmayan veya batıl hadis­ler var mıdır?" sorusuna şöyle cevap vermiştir:

"Buhârî ile Müs­lim'deki hadisler sahihtir. Diğer mezkur sunenlere ve musnedlerin ço­ğunluğuna gelince; bunlarda sahih, hasen, zayıf, munker ve batıl hadis­ler vardır." (İbnu'l-Attâr, Fetâvâ, s. 246-7)

Halîl b. Keykeldî el-Alâî (761/1360), el-Buhârî ve Müslim'in kitaplarında muttasıl olarak rivayet ettikleri hadisler üzerinde imamların icmâ ettiklerini, bu sebeple onlardaki hadislere tenkit için bakılmacağını kesin bir dille söylemiştir. (el-Alâî, en-Nakdu's-Sahih, s. 27.)

İbn Haldun da (808/1406) Mehdi ile ilgili hadisleri değerlendirirken söylemektedir:

"Tirmizî, Ebû Dâvûd, Bezzâr, İbn Mâce, el-Hâkim, Taberânî, Ebû Ya'lâ el-Mavsılî gibi bazı imamlar mehdi hadislerini rivayet etmişlerdir. Bunlar bu ha­disleri Hz. Ali, İbn Abbas, İbn Ömer, Talha, İbn Mes'ud, Ebu Hureyre, Enes, Ebu Saîd el-Hudrî, Ummu Habibe, Ummu Seleme, Sevbân, Kurre b. İyâs, Ali el-Hilâlî, Abdullah b. el-Hâris b. Cez' gibi sahabeden bazılarına isnad etmişlerdir. Zikredeceğimiz üzere bu isnadların bir kısmın­da rivayetleri munker kimseler bulunmaktadır. Ayrıca ehl-i hadis nezdinde malum olduğu üzere cerh, ta'dile takdim edilir. Bu durumda, bizler bu isnadlardaki bazı zevat hakkında gaflet, sûu'l-hıfz, da'f, itikadının yanlışlığı gibi bir cerhe rastlarsak bu, hadisin sıhhatini etkiler ve onu za­yıflatır. Fakat şöyle birşey söyleme: 'Böyle bir durum es-Sahihayn'ın ri­cali için de söz konusu olabilir.' Çünkü ümmet arasında Öteden beri on­ları kabul edip, içlerindeki hadislerle amel etme yönünde icmâ variddir. İcmâ ise en büyük hâmî ve muhafazadır. es-Sahîhayn dışındakiler ise böyle değillerdir." (İbn Haldun, Mukaddime, 11/788-9.)

Şâh Velîyullah ed-Dihlevî (1176/1762) aynı kanaati dile getirerek, muhaddislerin es-Sahîhayn'da bulunan muttasıl merfu tüm rivayetlerin kesinlikle sahih olduk­larında icmâ ettiklerini, bunu kabul etmeyenleri ise müminlerin yolunu tutmayan bidatçiier olarak gördüklerini belirtir. (Ed-Dihlevî, Huccetu'ltâhi'l-Bâliğa, 1/356-7; el-Kâsimî, Kavâktu't-Tahdîs, s. 249)

Evet, görüldüğü gibi icmanın varlığından bahsedenler hadis ilminde otorite sahibi ve diğer alimlerdir. Bu örnekleri daha da çoğaltmak mümkündür.

Elbette bu alimler Buhari'nin eserine karşı yapılmış eleştrileri biliyorlardı. Yukarıda ki alimlerin sözlerinden bunu anlamak mümkündür. Ve nihayetinde bu alimler eleştririlere cevap vererek icmanın olduğunu belirtmişlerdi. Yapılan itirazlar cevapsız kalmamıştır. Yani bir takım alimler Buhari'ye görmedikleri, bilmedikleri bir şeyden dolayı bir takım itirazlar yapmış olabilirler. Fakat bu itirazların haksızlığı başka ehil alimlerce tesbit edilmiştir. Dolayısıyla yapılan eleştiriler icmayı kaldıracak derecede haklılık kazanmamışlardır.

İddia: Buharinin yaklaşık 150 hadisi gerek senet açısından gerekse metin açısından alimlerce tartışılmıştır.

Cevap: Buhari'nin kitabına aldığı bazı rivayetlerin eleştrildiğini bizler daha cevabımızın ilk paragraflarında belirttik. Fakat bu eleştrilere gerekli cevaplar verilmiştir. Siz sadece bu konuda yapılan eleştrileri dile getiriyorsunuz bu ise adaletli bir yaklaşım değildir. Madem ki eleştiri yapılmış o zaman bunlara verilen cevapları da nakledip böylece takdiri okuyucuya bırakmanız daha adil bir yaklaşım olacaktır.

İddia: hatta ibni kayyım el cevzibuharide geçen bir hadiside mevduat adlı uydurma rivayetleri topladığı kitabında mevzu hadis olarak zikretmektedir.

Cevap: İbni Kayyım El-Cevziyye'nin nerede Buhari'de mevzu hadis olduğunu söylemiştir? Eğer söylemişse buna cevap verilmemiş midir? Verilmişse sadece eleştiriyi nakledip verilen cevabı nakletmemek aklı selim, art niyetli olmayan kimselerin yapacağı bir şey midir? Buhari ve Müslim'de mevzu ve zayıf hadis olduğunu iddia edenlere meydan okuyoruz;

"Meydan sizin, Buhari ve Müslim'de mevzu ve zayıf hadis varsa delillerle ispat edin."

İddia: asıl amacım madem buhari de beşeri bir çabanın ürünüdür ki o günkü şartlarda gerçekten çok büyük bir emek harcanarak oluşturulmuştur ancak hatadan beri değildir. Buhari etrafında oluşturulan bu icma kudsiyetide (çünkü peygamber(a.s) ümmetim yanlışta icma etmez buyuruyor) daha sonradan oluşturulmuştur. eğer siz buharide icma var derseniz ve ümmetin yanlışta icma etmeyeceğini bildiren nebinin sözüyle beraber değerlendirildiğinde zaten kudsiyet oluşur. Nitekim vakıada odur.

Cevap: İki de bir bozuk plak gibi aynı kelimeyi tekrarlayıp duruyorsunuz. Kimse burada Buhari'nin hatadan masum olduğunu söylemedi ki siz hemen karşı cephe aldınız. Elbette Buhari hatadan masum değildir. Fakat Buhari'nin eserinde geçen hadislerin sahih oldukları konusunda icma olduğunu belirtmek ne bir masumiyet atfetmektir ne de kişiye haddinden fazla değer vermektir. Bu, Buhari'nin hakkını eda etmekten başka bir şey değildir. İcmanın varlığından bahsedenler bu konuda ehil olan alimlerdir. Alimler bu hadisleri tek tek incelemişler ve öylece bu hükmü vermişlerdir.

Buhari'de geçen hadislerin sahih olduğu konusunda ilmi bir araştırma, tahkik, akli ve nakli olarak ispat vardır. Alimler akli ve nakli ispatlara dayanarak "Bu eserde geçen bütün hadisler sahih hadis şartlarına haizdir" demişlerse bu eseri derlemek için gayret sarfeden kimsenin masumiyetine mi delalet eder? Hayır, elbette bu aklı selim, art niyetli olmayan kimsenin sözü değildir. Buhari bu konuda elinden geleni yapmıştır. Ve bunun sonucunda altıyüz bin hadis arasında 8000 bine yakın sahih hadisi almıştır. Sonuç olarak tamamı sahih hadisleri ihtiva eden bir çalışma ortaya koymuştur.

Madem ki siz Buhari'nin kitabına mevzu zayıf hadis aldığını iddia ediyorsunuz, bozuk plak gibi aynı şeyleri tekrar edeceğinize buyrun delilleri ile ispat edin. Tabi bu konuda ispatınız sadece eleştiri var demek şeklinde olmasın. Sabit ve somut delillerle ispatınızı ortaya koyun. Eğer ispat ederseniz bu görüşümüzden döneriz.

İddia: Nurcularla benzeşen nokta onlarda risalelere ilhamdır diye kudsiyet atfetmeye çalışıyorlar. oysaki bizim tek kutsal kaynağımız le raybe fih(hiç bir eğriliğin olmadığı)olan kuranı kerimdir.bir eserin kutsal olmaması haşa değersiz olduğu anlamına gelmez bu açıdan buhari benim için değerli bir kaynaktır.

Cevap: Siz artniyetinizin tezahüründen kaynaklanan bir takım ifadelere takılıp kalmışsınız. Kim, size Buhari'de geçen hadislerin ilham olduğunu söyledi ki?! Buhari'nin akli ve nakli olarak ispatlanmış hakkını vermek ona masumiyet atfetmek midir?! Buhari'de geçen hadisler elbette onun beşeri çabasıyla birlikte oluşturulmuştur. Fakat bu beşerin yapacağı her fiilin bizzat hatalı olduğunu göstermez. Beşerin hata yapmamasını gerektirecek tüm çabasını harcaması sonucu hata yapmaması tabiidir. Zaten Buhari bu eseri derlediğinde sadece sahih hadis şartlarına haiz olan hadisleri toplamıştır. Ve sahih hadis şartlarını belirleyen alimler de hadis alimleridir.

Buhari (rah.) bütün gayretini sarfetmiş ve bu mükemmel eser ortaya koymuştur. Hadis alimleri bu eseri tahkik etmiş, içinde geçen hadisleri araştırmışlardır. Bunun sonucunda bu kitapta geçen tüm hadislerin sahih olduklarını ispat ispat etmiş ve bu konuda ki itirazlara cevap vermişlerdir. Buhari'de ki hadislerin sahih olmadığını iddia eden varsa buyursun ispat etsin. Yoksa heva ve hevese göre atıp tutmak akıl sahibi kimsenin yapacağı ve derdi ilim olan kimsenin sermayesi değildir.

İddia: İCMA:kuran ve sünnetten sonra islam fıkhının üçüncü delilidir. Ve islam alimlerinin bir meselede fikir birliği etmelerini ifade etmektedir. İcmanın gerçekleşmesi için icmaa katılma ehliyetini haiz tüm müctehidlerin ittifakı şarttır. Azınlığın, hatta tek bir müçtehidin muhalefeti icmaın oluşmasına engel teşkil eder. Munazaramızı bu tanım çerçevesinde değerlendirirsek eğer bazı alimler buharideki bazı hadislere eleştiri getirmişlerse ki bunu sizde kabul ediyorsunuz o zaman bunun üzerinde icma var demek yanlıştır. Çünkü üzerinde icma olunan bir konuda ona karşı çıkmanın küfür olduğunu söyleyen alimler var.

Cevap: Siz hadislerin sahih olduğu konusunda ki icma ile fıkıhta deliller konusunda ki icmayı karıştırıyorsunuz. Bu iki durum başkadır. Buhari'yi eleştiren alimlere gerekli cevap verilmiştir. Onların eleştirilerine gerekli cevap verildikten sonra artık yapılan eleştirilerin kiymeti kalmaz. Tartışmanın daha sağlıklı olarak devam edebilmesi için siz Buhari'den zayıf veya mevzu hadis olduğunu iddia ediyorsanız bu hadislerin uydurma olduğunu ilmi bir şekilde ispat edin. Bu şekilde tartışma olursa daha sağlıklı olur. Ve yine ne bizler ne de icmanın olduğunu ifade eden alimler bu konuda delille Buhari'de sahih olmayan hadis olduğunu söyleyen kimseleri tekfir etmiş değiliz. Bunu nereden çıkardınız ki?!

İddia: Bildiğiniz gibi buhari hicri (256-303) yılları arasında yaşamıştır. Buhari eserini hocası Ahmet b. Hanbele arzetmiş Ahmet b. Hanbel sahihteki dört hadisi tenkit etmiştir.Daha sonra arkadaşı ve çağdaşı olan muslimde bazı eleştirilerde bulunmuştur. İbni kuteybe buharide geçen Şuf’a hakkıyla ilgili bir hadisi “Cabirin bu hadisi resulullahtan işittiğine dair bir delil yoktur” diyerek reddetmiştir. Ukayli buharinin ravilerinden olan ali b. El-medeniyi zayıf kabul etmiştir. Buhariden 80 sene sonra vefat eden Darekutni sahihi eleştiren bir eser kaleme almış ve sahihteki illetli gördüğü hadisleri tesbit etmiştir. Buhariye kısa bir şerh yazmış olan Hattabi ebu davutun sünenini buharinin sahihine tercih ettiğini dile getirmektedir. Kronolojik olarak isimlerini verdiğimiz bu alimler buhariyi az veya çok eleştirilerde bulunmuşlardır.

Cevap: Siz daha önce yaptığınız gibi sadece bir takım alimlerin eleştirilerini naklediyorsunuz. Tamam da bizler eleştirenlerin olmadığını söylemiyoruz ki siz ikide bir aynı şeyi dile getiriyorsunuz. Madem ki eleştirenler var alimlerin bunlara karşılık verdikleri cevapları da nakletmeniz gerekmez mi? Bu yaptığınız doğru bir yaklaşım değildir. Sizin bahsettiğiniz eleştriler yapılmış olabilir. Fakat Buhari'de ki hadislerin sahih olduğu konusunda icma olduğunu söyleyen alimler bu iddialara cevap vermişlerdir. Siz haklılığı ispatlanmadan yapılan her eleştiriyi kabul ediyor musunuz? Eğer böyle yapıyorsanız o zaman eleştirilmeyen hiçbir değer kalır mı? O zaman çevrenizde değer verdiğiniz ve eleştiriden masum kalan hiç bir şey var mıdır? Kişinin bilmemesi ve şahit olmadığından dolayı yaptığı eleştiri cerh niteliği taşır mı? İki de bir eleştiri yapıldığını tekrarlamanız ve aynı uslupla eleştirilere verilen cevapları göz ardı etmeniz artniyetli olduğunuzun sinyallerini vermektedir. Madem ki bir takım kimseleri ikna etmek istiyorsunuz Buhari'de geçen mevzu ve zayıf hadisleri delilleriyle birlikte ortaya koyun. Biz ise ya sana gerekli cevabı verip, iddialarınızı çürütürüz ya da söylediğinizi kabul ederiz. Aksi taktirde aynı şeyleri tekrarlamanın faydası yoktur.

İddia: Dolayısıyle buharide ümmet icma etmiştir lafzı doğru bir lafız değildir.

Cevap: Buharinin sahihinde geçen bütün hadislerin sahih olduğu ve bu konuda icma olduğu lafzı sizin evhamlarınıza ve takıntılarınıza göre verilmiş bir hüküm değildir. Bu akli ve nakli delillere dayalı bir hükümdür. Acaba siz bunun aksini söylerken neye dayanıyorsunuz?! Aklınıza mı?! Yoksa heva ve hevesinize mi?!

İddia: Buharinin sahihi gerek sağlığında gerekse sonraki 2-3 asırlık dönem içerisinde icma’a konu olmamıştır.

Cevap: Bu söz doğru değildir. Zira yukarıda naklettiğimiz üzere Ebu Cafer el-Akıli; "Buhari kitabını hocalarına (Ahmed b. Hanbel, Yahya b. Main ve Ali b. el-Medini) arzettiğinde onun aldığı bütün hadislerin sahih olduğuna icma ettiler. Sadece 4 hadise itiraz ettiler. Fakat bu konuda doğru olan görüş Buhari'nin görüşüdür." demektedir. Ve yine hicri 418 yılında Ebû İshâk el-İsferâini, Ebû Nasr el-Vâili es-Siczi h.444, el-Cuveyni h.478 Ebû Abdillah el-Humeydi h. 488 alimler icmadan bahsetmişlerdir.

İddia: Çağdaşları tarafından olduğu kadar, sonraki alimler tarafından da tartışılmıştır. Buharinin vefatından sonraki yıllarda sahih, henüz islam dünyasında tanınmadığı için fazla ilgi çeken bir eser niteliğine haiz olmamış, hatta bir müracaat kaynağı şeklinde bile kullanılmamıştır. Belki bir asır geçtikten sonra yavaş yavaş dikkatleri çekmeye başlayan sahih zaman zaman tenkid edilmiştir. Önceleri tenkidlerin ağır basmasına karşılık, tenkidler ile övgülerin bir arada yapıldığı bir dönem gelmiş ve nihayet 6. Asrın başlarından itibaren tenkidler yerini övgüye bırakmıştır. Bu asırda yaşamış olan Kadı iyaz ilk defa icmadan söz etmiş ve ibnu salah buharideki hadislerin sahihliğinde ümmetin icmaı vardır lafzını ilk defa dile getirmiştir. Ancak bunu buharinin vefatından 350 yıl sonra söylemiştir. Daha sonra yazanlarda ondan etkilenmiştir.

Cevap: Bu sözler de doğru değildir. Bu sözlerin doğru olmadığı yukarıda naklettiğimiz nakillerde açıkla görülmektedir. Zira yukarıda naklettiğimiz üzere Sahih'i Buhari her zaman büyük bir takdir ve övgüyle yad edilmiş ve baş ucu kaynaklarından olmuştur. Zaman zaman bir takım eleştiriler olsa bile genelde kabul gören bir kitap olup, alimlerin cumhurun Kur'an'dan sonra en sahih kitabın Sahih'i Buhari olduğunu söylemişlerdir. Zaten Buhari bu kitabı sahih hadis şartlarına uygun olarak derlemiştir. Ve sahih hadis şartlarını tesbit eden elbette o zamanın hadis alimleri idi. Hadis alimlerinin sahih hadiste bulunmasında icma ettikleri şartlar Buhari'nin sahihine aldığı hadislerde mevcuttu. Ve yine Buhari'nin eserini hocalarına arzettiğinde onların takındıkları tavır da bu eserin ne kadar büyük bir öneme sahi olduğunu göstermektedir.

İddia: Öncelikle şunu bilmek gerekiyor Allahın kitabı ile beşeri bir ürün olan herhangi bir kitabı kıyaslamak veya karşılaştırmak fasit bir kıyastır. Buharide ümmetin icmaı vardır dediğinizde Yukarıda yaptığımız icma tanımına göre buhari kutsal bir kitap haline geliyor. Nurcularda risaleleri ilham diyerek kutsamaya çalışıyorlar. Yolları farklı olsada neticede her iki çabada söz konusu eserleri kutsal hale getirme çabasıdır. Bu açıdan aynilik göstermektedir.

Cevap: Sizin söylediğiniz söz ile "Kuran'dan sonra en sahih kitab Buhari'nin sahihidir." demek arasında ne gibi bir bağlantı var? Biz sahihi Buhari'yi Kur'an'dan sonra en sahih kitab görüyor, içinde geçen tüm hadislerin sahih olduğunu ve bu konuda icma olduğunu söylüyoruz. Biz Buhari'nin söylediği tüm sözlerin sahih olduğunu söylemiyoruz. Buhari'de zaten kendi sözlerini nakletmemiştir. Buhari'nin naklettiği hadisler Rasulullah (s.a.s)'in hadisleridir ve bunların sahih olduğu açıkça delillerle ispatlıdır. Rasulullah (s.a.s)'in hadislerini toplarlayan bir eser ile bir şahsa ait sözlerin toparlandığı bir eseri mükayese etmek ancaka artniyetli kimselerin işidir. Rasulullah'a ait olan sözlere değer vermek, bunları hak ettiği konuma oturtmak kutsallaştırma değildir. Bu hak sahibine hakkını vermektir.

İddia: Şöyle dersek herhalde daha doğru bir şey söylemiş oluruz Buharinin sahihinin içindeki hadislerin bir çoğunun sahihliği konusunda alimlerin cumhuru ittifak halindedir.

Cevap: Bu sözü neye dayanarak söylüyorsunuz? Bu sözünüzle Buhari'de sahih olmayan bir takım hadislerin de olduğunu iddia etmiş oluyorsunuz. O zaman bu iddianızı ispatlama fırsatı sunuyoruz. Buhari'de geçen sahih olmayan mevzu ve zayıf hadisleri ilmi olarak ispat edin. Bunun akabinde biz sizin ya söylediklerinizi ilmi olarka reddederiz ya da görüşümüzden vazgeçeriz.

İddia: Gördüğünüz gibi hamdolsun bir şeyleri açıklamaya çalışırken alimlerimizden faydalanıyoruz. Ancak aynı zamanda aklımızı ilahlaştırmadan kullanıyoruzda. Hem zaten kullanmayacaksak bize akıl verilmesi abes değilmi? Allah abes bir şey yaratmaktan münezzehtir.

Cevap: Sarih olan akıl ile sarih nakil birbirine uygundur. Fakat fasit olan akıl, sarih olan nakli her zaman kabul etmeyebilir. Nasıl ki hadisleri inkar etme çabalarına girişen kimselerin yaptıkları gibi. Bu yüzden her akıl mutlak olarak ölçü edinilmez. Şimdi düşün kötü bir akıl Kur'an'ın ayetlerini kabul etmiyorsa ve bunu inkara yelteniyorsa bu akılda ki fasitlik midir? Yoksa nakilde ki yanlışlık mı var? Elbette nakilde bir yanlışlık yoktur. Fakat ya akıl nakli anlamamıştır ya da anladığı halde fasit akıl kabullenmiyordur. Bu aynı Kur'an gibi sabit olan nakillerde de geçerlidir. Ya akıl bunu idrak edememiştir ya da fasit olduğu kabullenmiyordur. Sırf akla uymadığı için sarih nakli inkar etmek cahilliğin ta kendisidir. Buhari'nin kitabı üzerinde icma akli ve nakli olarak ispatlanmıştır. Bu bir kutsallaştırma faaliyeti değildir. Bu, hak sahibine hakkını iade etmek ve ona hak ettiği değeri vermektir.

İddia: Şunuda söylemeden geçemiyeceğim dikkatli bir okuyucu şunu net bir şekilde görebilirki oryantalistler Kuranla ilgili şüpheler oluşturmaya çalışırken maalesef elimizdeki rivayetlerden malzeme elde etmekteler. Bildiğiniz gibi bazı rivayetlerde bazı ayetleri keçilerin yediğini, fatımanın farklı bir mushafa sahip olduğunu, tevbe suresinin elimizdekinin iki katı olduğunu v.s iddia edenler vardır. İnsaflı bir akıl kimin oryantalistlere hizmet ettiğini adilce değerlendirmelidir.

Cevap: Oryantalistlerin ve hadis inkarcılarının Kur'an ve sahih sünneti inkar için neleri kullandıkları gayet açıktır. Ve bunların çoğunun akılcı oldukları akıllarına uymayan ayet ve sahih hadisleri nasıl inkar ettikleri, medya kanallarında, küfür dolu eserlerinde nasıl kinlerini kustukları da malumdur. İslam alimleri döneminde de sadece Kur'an'ı kabul edip sünneti inkar eden kafirler vardı. Onlar, bu kimselere en güzel cevabı verdiler. Ve alimler sahih olan ve olmayan hadisleri güzelce ayırdılar. Öyle ki doğru olmayan ve sarih olan nakille çelişen rivayetleri tesbit edip, ayırdılar. Fakat alimlerin azalması cehaletin yaygınlaşması sonucu bu fikirler cahiller tarafından dile getirildi. Fakat son zamanlarda sünneti toptan inkar etmek yerine aklına uyanı alan, uymayanı ise inkar eder kafir yazarlar çoğaldı. Ve bunların Kur'an ve sahih sünneti toptan kaldırmak isteyenlerin emellerine kasıtlı veya kasıtsız olarak nasıl hizmet ettiklerini aklı selim, sahih fıtrata sahip olan herkimse bilir. Rabbim müslümanları bu gibi kafirlerin ve saptırıcıların şerrinden korusun. Amin...

Son olarak şunu söylüyoruz:

Daha önce muhaddis oldukları söylenenlerden bazıları (Albani gibi) Buhari'de sahih olmayan hadislerin olduğunu iddia ettiler. Fakat bu iddialarını ispat edecek sahih bir delil ortaya koyamadılar, sonra iddialarından vazgeçtiler. Şimdi ise swack vb. şahıslar bunu dile getiriyorlar. Evet, siz bir iddiada bulundunuz ve Buhari'de sahih hadis olmadığını iddia ettiniz. Madem ki bir iddia ortaya attınız ya bunu heva ve hevesinize dayandırdınız ya da bir takım delillere binaen bunu söylüyorsunuz. Size ispat fırsatı sunuyoruz. Buhari'de sahih olmayan mevzu ve uydurma hadisleri delilleri ile ilmi bir şekilde ispat edin. Fakat ispat edemezseniz ve hala aynı şeyleri tekrarlamaya devam ederseniz bu konu da artniyetli olduğunu açıkça ortaya koymuş ve başka şeyleri amaçladığınızı göstermiş olacaksınız.

Allah (s.v.t) şöyle buyuruyor:

"Eğer doğrulardan iseniz delilinizi getirin” (Bakara: 111)
Kayıtlı


وَآخِرُ دَعْوَانَا أَنِ الْحَمْدُ لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ
Davamızın sonu;
Alemlerin rabbi olan Allah’a hamd olsun
Abdullah әl-Azәri
Üyeler
*
Çevrimiçi Çevrimiçi

Mesaj Sayısı: 33


« Yanıtla #10 : 22 Ekim 2022, 11:52:36 »

Teymullah adlı yönәtici demiş ki, "әl-Buxari vә Müslim'in sәhihlәrindә keçәn hәdislәrin tümünün sәhih olduğu mövzusunda alimlәr arasında ittifakq vardır"

Sual: Әgәr dediyiniz kimi әl-Buxari vә Müslim'in sәhihlәrindә keçәn hәdislәrin hamısının sәhihliyindә ittifaq varsa, o zaman o iki kitabda keçәn hәr hansısa bir әsәri inkar edәnin hökmü nәdir?
Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git


Eğer üye iseniz lütfen üye girişinden giriş yapınız.

Eğer üye değilseniz 10 saniyenizi ayırarak üye olabilirsiniz. 

Dosyaları indirebilmek ve de içerikleri görebilmek için

üye olmanız gerekmektedir.


  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Sitemiz üzerinden erişilebilen şeylerde Allah'ın razı olmadığı şeyler varsa, bunları reddediyoruz.