Hadis
HAKKA DAVET FORUMU
 
*
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 11 Aralık 2018, 03:49:15


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


Sayfa: [1] 2 3 ... 5   Aşağı git


Eğer üye iseniz lütfen üye girişinden giriş yapınız.

Eğer üye değilseniz 10 saniyenizi ayırarak üye olabilirsiniz. 

Dosyaları indirebilmek ve de içerikleri görebilmek için

üye olmanız gerekmektedir.


  Yazdır  
Gönderen Konu: Hadis  (Okunma Sayısı 54840 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Said Kartal
Tecrübeli Üye
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 373


« : 16 Kasım 2013, 21:17:03 »

Cabir bin Abdullah radiyAllahu anhuma şöyle dedi:
 
Nebi sallAllahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
 
“Ümmetimden bir taife kıyamet gününe kadar hak üzere savaşarak (Allah’ın yolunda cihad ederek) muzaffer olmakta devam edecektir. Nihayet Meryem’in oğlu İsa aleyhisselam (yeryüzüne) iner ve Müslümanların emiri (Mehdi aleyhisselam) ona:
 
−Gel bize namaz kıldır, der.
 
Bunun üzerine İsa aleyhisselam:
 
−Hayır, Allah’ın bu ümmete bir ikramı olarak sizin bir kısmınız diğerleriniz üzerine emirlersiniz, buyurur.”
Kayıtlı
Said Kartal
Tecrübeli Üye
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 373


« Yanıtla #1 : 16 Kasım 2013, 21:17:42 »

“La İlahe İlla Ente, Subhaneke İnnî Kuntu Mine’z-Zalimîn.”
 
Duanın Manası: “Allah’ım! Senden başka hakkı ile ibadet olunan hiçbir ilah yoktur. Seni tüm noksan sıfatlardan tenzih ederim. Kuşkusuz ki ben zâlimlerden oldum.”
 
Tirmizi 3734
Kayıtlı
Said Kartal
Tecrübeli Üye
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 373


« Yanıtla #2 : 16 Kasım 2013, 21:18:22 »

İbni Kayyım el-Cevziyye rahmetullahi aleyh şöyle bir küllî kaide söylemektedir:
 
“Acziyetle beraber vacip yoktur! Zaruretle beraber haram yoktur!”
 
İbni Kayyım İğlamu’l-Muvakkiîn 2/41
Kayıtlı
Said Kartal
Tecrübeli Üye
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 373


« Yanıtla #3 : 16 Kasım 2013, 21:19:01 »

Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
 
“Kuşkusuz ki Allah, mü’minlerden canlarını ve mallarını, karşılığı cennet olmak üzere satın almıştır. Onlar, Allah’ın yolunda savaşırlar; öldürürler ve öldürülürler. Tevrat’da, İncil’de ve Kur’an’da Allah’ın kendi üzerine hak bir vaaddir. Kim Allah’tan daha çok ahdini yerine getirebilir? Öyleyse Allah ile yaptığınız alış-verişe sevinin. En büyük kurtuluş işte budur.”
 
Tevbe 111
Kayıtlı
Said Kartal
Tecrübeli Üye
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 373


« Yanıtla #4 : 16 Kasım 2013, 21:19:54 »

Allah Rasûlü; “Din nasihattır, samimiyettir” buyurdu.
 
“Kime Yâ RasûlAllah?” diye sorduk.
 
O da; “Allah’a, Kitabına, Peygamberine, Müslümanların yöneticilerine ve bütün müslümanlara” diye cevap verdi.
 
Müslim, İmân, 95
 

Kayıtlı
Said Kartal
Tecrübeli Üye
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 373


« Yanıtla #5 : 16 Kasım 2013, 21:21:07 »

Suheyb'den (r.a) Rasulullah'in (s.a) söyle buyurdugu rivayet edilmistir: Sizden önceki milletlerden birinde bir hükümdar ve onun bir sihirbazi vardi. Sihirbaz ihtiyarlayinca hükümdara: "Ben yaslandim, bana bir genç gönder de ona sihir ögreteyim" dedi. Hükümdar ona sihir ögretecegi delikanliyi gönderdi. Gencin yolu üzerinde bir rahib vardi. Yola çiktiginda onun yaninda oturup sözlerini dinlerdi. Rahibin sözleri hosuna giderdi.

Sihirbaza giderken rahibe ugrar, onunla bir süre otururdu. Sonra sihirbaza varinca da, adam delikanliyi döverdi. Bu durumdan rahibe sikayet edince rahip "Sihirbazdan korktugunda, beni ailem alikoydu; ailenden korktugun zaman da beni sihirbaz birakmadi dersin" dedi. O hal üzere gidip gelirken bir gün geçenlerin yolunu kesen büyük bir vahsi hayvanla karsilasti. Kendi kendine "Büyücü mü yoksa rahib mi daha faziletli bugün ögrenecegim " dedi. Bir tas aldi ve "Allahim! Eger rahibin isi sana sihirbazin isinden daha sevimli ise su hayvani öldürüver ki halk yoluna devam etsin" diyerek elindeki kaya parçasini atti ve canavari öldürdü. Halk da geçip gitti.

Bunun üzerine delikanli rahibe gelerek olup bitenleri haber verdi. Rahib de ona, "Oglum bugün sen benden daha üstünsün. Senin durumun kemale ulasti. Fakat yakinda imtihandan geçeceksin. Bir belaya ugrarsan benim adimi verme" dedi.

Bu çocuk anadan dogma körleri, Alaca (Bars) denilen cilt hastaliklarini iyilestiriyor ve daha birçok hastaliklara yakalananlari tedavi ediyordu. Bu durumu kralin yakin dostlarindan olan kör biri duydu. Çesitli hediyelerle delikanlinin yanina gelerek, "Eger beni iyilestirirsen bunlarin hepsi senin" dedi. Delikanli adama; "Ben hiçbir kimseyi iyilestiremem. Sifayi ancak Allah verir. Eger sen Allah'a iman edersen O'na dua ederim. O da sana sifa verir" dedi. Adam hemen Allah'a iman etti. Allah da ona sifa verdi.

Sonra bu adam hükümdarin yanina gitti. Önceden oldugu gibi onun yanibasina oturdu. Hükümdar ona, "Sana gözlerini kim iade etti?" dedi. Adam "Rabbim" dedi. Kral "Senin benden baska bir rabbin mi var?" dedi. Adam "Benim Rabbim de, senin Rabbin de Allah'dir" dedi. Bunun üzerine hükümdar o adami tutuklatti. Çocugun yerini söyleyinceye kadar kendisine iskence yaptirdi. Bunun üzerine delikanli hükümdarin huzuruna getirildi. Kral delikanliya, "Oglum! Senin sihrin, anadan dogma körleri, abraslari (bars hastaligina tutulanlari) iyi edecek dereceye ulasmis, söyle söyle yapiyormussun öyle mi?" dedi. Delikanli: "Ben hiçbir kimseye sifa vermiyorum. Sifayi ancak Allah veriyor" dedi. Bunun üzerine kral onu da tutuklatti ve devamli iskence ettirdi. Sonunda rahibin adini söyledi. Hemen rahib getirildi. Kendisine "Dininden dön" denildi. O reddetti. Bunun üzerine hükümdar testere istedi. Testereyi basinin ortasina gelecek sekilde rahibin tepesine koydular. Testere basini ikiye ayirdi. Arkasindan hükümdarin yakin dostunu getirdiler. Ona da "Dininden dön" dediler. Reddedince onun da tepesine testereyi yerlestirip, basini ortasindan ikiye ayirdilar. Sonra da delikanliyi getirdiler. Kendisine "Dininden dön" dediler. Reddedince, kral onu adamlarindan bir gruba teslim etti. Onlara "Bunu falan dagin tepesine çikarin, dagin tepesine varinca dininden dönmezse onu assagiya atin" diye emir verdi. Onlar da onu götürdüler,daga çikardilar. Çocuk, "Allah'im, diledigin sekilde beni onlara karsi koru" dedi. Bunun üzerine dag sarsildi. Onlar da dagdan assagi yuvarlandilar. Çocuk yürüyerek hükümdara geldi. Hükümdar ona "Yanindakilere ne oldu?" diye sordu. Delikanli hükümdara "Allah beni onlara karsi korudu" diye cevap verdi.

Hükümdar yine onu kendi adamlarindan bir gruba teslim etti. "Bunu büyük bir gemiye bindirin, denizin ortasina götürün. Dininden dönmezse onu denize atin" dedi. Onu götürdüler. Delikanli dua ederek "Allah'im nasil dilersen beni onlara karsi koru" dedi. Bunun üzerine gemi onlarla beraber alabora oldu, hepsi boguldular. O yürüyerek hükümdara geldi. Hükümdar "Yanindakilere ne oldu" diye sordu. Delikanli hükümdara "Allah onlara karsi beni korudu" dedi ve krala, "Sana emredecegimi yerine getirmedikçe beni öldüremeyeceksin" dedi. Kral, "Nedir o?" dedi. Delikanli su cevabi verdi, "Halki bir alana topla, beni de bir hurma dalina as, sonra ok torbamdan bir ok alarak, yayin tam ortasina yerlestir. Daha sonra, 'Delikanli'nin Rabbi olan Allah'in adiyla' de. Sonra da at. Böyle yaparsan beni öldürürsün."

Bunun üzerine hükümdar halki bir meydanda topladi. Onu hurma dalindan asti. Sonra ok torbasindan bir ok aldi. Oku yayin ortasina koydu. Sonra "çocugun Rabbi olan Allah'in adiyla" diyerek oku üzerine atti. Ok delikanlinin sakagina saplandi. Çocuk elini sakagina koyup öldü. (Bu durumu gören) halk "Delikanlinin Rabbi'ne iman ettik" dedi.

Kralin adamlari yanina vararak ona, "Gördün mü korktugun seyi? VAllahi korktugun sey basina geldi, halk iman etti" dediler. Bunun üzerine kral derhal sokak baslarinda hendekler kazilmasini emretti. Hendekler açildi. Içlerinde atesler yakildi. Hükümdar, "Her kim dininden dönmezse onu zorla hendege atin. Ya da kendilerine haydi hendeklere atlayin denilsin" diye emir verdi. Adamlari da dedigi gibi yaptilar. Nihayet kucaginda bebegi ile bir kadin atesin önüne geldi. Kadin duraklayip atese düsmekten çekindi. Kucagindaki "Ey annecigim sabret. Çünkü hak din üzeresin" dedi. [(30) Müslim; Kitab'uz-Zühd ve'r-Rekaik, 3005, Tirmizi.]

Kayıtlı
Said Kartal
Tecrübeli Üye
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 373


« Yanıtla #6 : 16 Kasım 2013, 21:22:59 »

Ravi : Ebu Hüreyre
Hadis : Hz. Peygamber (sav) "Ey Allah`ın Resulü, kıyamet günü senin şefaatinle en ziyade saadete erecek olan kimdir?" diye sormuştum. Bana: "Hadis`e karşı sende olan aşkı görünce, bu hususta senden önce bana bir başkasının sualde bulunmayacağını tahmin etmiştim" açıklamasını yaptıktan sonra şu cevabı verdi: "Kıyamet günü benim şefaatimle en ziyade saadete erecek olan kimse, samimi olarak ve içinden gelerek "La ilahe illAllah" diyen kimsedir"
Kayıtlı
Said Kartal
Tecrübeli Üye
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 373


« Yanıtla #7 : 16 Kasım 2013, 21:23:32 »

Ravi : Ebu Hüreyre
Hadis : Hz. Peygamber (sav)`in şöyle dediğini rivayet etmiştir: "Müslüman, diğer Müslümanların elinden ve dilinden zarar görmediği kimsedir. Mü`min de, halkın, can ve mallarını kendisine karşı emniyette bildikleri kimsedir."
Kayıtlı
Said Kartal
Tecrübeli Üye
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 373


« Yanıtla #8 : 16 Kasım 2013, 21:23:53 »

Ravi : Ebu Hüreyre
Hadis : Hz. Peygamber (sav)`in şöyle dediğini rivayet etmiştir: "Müslüman, diğer Müslümanların elinden ve dilinden zarar görmediği kimsedir. Mü`min de, halkın, can ve mallarını kendisine karşı emniyette bildikleri kimsedir."
Kayıtlı
Said Kartal
Tecrübeli Üye
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 373


« Yanıtla #9 : 16 Kasım 2013, 21:25:15 »

Hadis : Hz. Peygamber (sav): "Her çocuk fıtrat üzerine doğar" buyurdu ve sonra da "Şu ayeti okuyun" dedi: "Allah`ın yaratılışta verdiği fıtrat..." (Rum; 30). Sonra Resulullah (sav) sözünü şöyle tamamladı: "Çocuğu anne ve babası Yahudileştirir veya Hıristiyanlaştırır veya Mecusileştirir. Tıpkı hayvanın doğurunca, azaları tam olarak yavru doğurması gibi. Siz kesmezden önce, kulağı kesik olarak doğmuş hayvana rastlar mısınız?" Dinleyenler: "Ey Allah`ın Resulü, küçükken ölenler hakkında ne dersiniz (cennetlik mi, cehennemlik mi?) diye sordular. Hz. Peygamber (sav) şu cevabı verdi: "(Yaşasalardı) nasıl bir amel işleyeceklerdi Allah daha iyi bilir." Bir başka rivayette: "Doğan hiçbir çocuk yoktur ki, konuşmaya başlayıncaya kadar şu din üzere olmasın" buyurulmuştur
Kayıtlı
Said Kartal
Tecrübeli Üye
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 373


« Yanıtla #10 : 16 Kasım 2013, 21:25:45 »

Ravi : Ebu Hüreyre
Hadis : Hz. Peygamber (sav) buyurdular ki: "Benim misalimle sizin misaliniz, şu temsile benzer: Bir adam var ateş yakmış. Ateş etrafı aydınlatınca, pervaneler (gece kelebekleri) ve aydınlığı seven bir kısım hayvanlar bu ateşe kendilerini atmaya başlarlar. Adamcağız onları kurtarmaya (mani olmaya) çalışır. Ancak hayvanlar galebe çalarak çoklukla ateşe atılırlar. Ben (tıpkı o adam gibi) ateşe düşmememiz için belinizden yakalıyorum, ancak siz ateşe ateşe koşuyorsunuz."
Kayıtlı
Said Kartal
Tecrübeli Üye
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 373


« Yanıtla #11 : 16 Kasım 2013, 21:26:12 »

Ravi : Ebu Hüreyre
Hadis : Rivayet edildiğine göre bir gün kendisi çarşıya uğrar ve: "Mescidde Resulullah (sav)`ın mirası taksim edilirken ben sizleri burada görüyorum (Bu ne biçim iş, siz de koşun)" buyurur. Herkes mescide koşuşur, bir şey göremeyince: "Taksim edilen bir şey göremedik, sadece bazdan Kur`an okuyordu" derler. O cevabı yapıştırır, "iyi ya, Resulullah (sav)`ın mirası zaten bu değil mi?" Heysemi, Mecma`u`z-Zevaid`de, Taberani`nin el-Mu`ce`mu`l-Evsat`ından nakleder (1, 123, 124)
Kayıtlı
Said Kartal
Tecrübeli Üye
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 373


« Yanıtla #12 : 16 Kasım 2013, 21:26:37 »

Ravi : Ebu Hüreyre
Hadis : Hz. Peygamber (sav)`in şu sözünü rivayet etmiştir: "Sana emanet bırakanın emanetini geri ver. Sana ihanet edene ihanet etme."
Kayıtlı
Said Kartal
Tecrübeli Üye
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 373


« Yanıtla #13 : 16 Kasım 2013, 21:27:02 »

Ravi : Ebu Hüreyre
Hadis : Zeyneb Bintu Ebi Seleme`nin ismi Berre idi. "Nefsini tezkiye ediyor" denildi. Bunun üzerine Hz. Peygamber (sav) onu Zeyneb diye isimleridirdi."
Kayıtlı
Said Kartal
Tecrübeli Üye
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 373


« Yanıtla #14 : 16 Kasım 2013, 21:27:31 »

Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Ecelini altmış yaşına kadar uzattığı kimselerden Cenab-ı Hakk, her çeşit özür ve bahaneyi kaldırmıştır." (Metin Buhari`den alınmıştır. Tirmizi`nin metni şu şekildedir: "Ümmetimin vasati ömrü 60-70 yıldır. Bunu aşabilenler azınlıkta kalacaklardır." Rezin der ki: "Çoklukla ölümün cereyan ettiği dönem 60-70 yaş arasıdır. Allah, kime ömründe 40`ına kadar mühlet verdi ise, ondan özrü kaldırmıştır.")
Kayıtlı
Sayfa: [1] 2 3 ... 5   Yukarı git


Eğer üye iseniz lütfen üye girişinden giriş yapınız.

Eğer üye değilseniz 10 saniyenizi ayırarak üye olabilirsiniz. 

Dosyaları indirebilmek ve de içerikleri görebilmek için

üye olmanız gerekmektedir.


  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  



.....DAVETULHAK.....HAKKA DAVET FORUMU.....

| Sitemap | Arşiv | Wap | Wap2 | İmode | Rss Haber |