|
Kitabını sağlam ve
dosdoğru bir rehber olarak kulu
Muhammed'e (s.a.v.) indiren Allah'a
(c.c.) ham dolsun. Allah (c.c) dinine
yapışıp tutunanlar için kitabını bir
koruyucu ve hüccet kılmıştır.
Salat ve selam,
Allah'ın (c,c) insanlara yol gösterici
olarak gönderdiği Muhammed'e (s.a.v.),
ehl-i beytine ve ashabına olsun. Onlar
ki küfür ehliyle cihat ettiler, hiç
çekinmeksizin onlara gerçekleri
açıklayarak hakkı üstün kılmaya
çalıştılar.
Eserlerimde
"müşriklerle dostluk kurma" konusuna
sıkça yer verip, çevremdeki insanların
Allah'ın (c.c) emirlerine uyarak
kafirlere düşmanlık göstermelerini
istedim. Bu amaçla, konuyla ilgili
ayetleri yazıya dökerken, az da olsa
ilim ve din ehli bazı muhakkiklerin
ifadelerinden yararlandım.
Kur'an'ın Allah
(c.c.) kelamı olduğuna iman eden bir
kimsenin, Allah'ın (c.c.) farz kıldığı
şeyleri yerine getireceğini,
öğrendiğinde bunlara hemen boyun eğip
itaate koşacağım, öğrendiklerini yerine
getirmeye gayret ederek Allah'ın (c.c)
şu emirlerine derhal uyacağını
zannediyorum:
"Rabbinizden size
indirilene (Kur'an'a) uyun;
O'ndan başka dostlar edinerek onlara
uymayın. Ne kadar da az öğüt
alıyorsunuz."
(A'raf: 7/3)
"Hayır! Rabbine
andolsun ki, aralarında çekiştikleri
mesele-lerde seni hakem tayin edip,
sonra da haklarında verdiğin hükümden
dolayı içlerinde hiçbir sıkıntı duymadan
tam bir teslimiyet göstermedikçe iman
etmiş olmazlar."
(Nisa: 4/65)
"... Benden size bir
hidayet elbette gelecektir. Kim benim
hidayetime uyarsa, ne sapıtır ne de
bedbaht olur.
Kim de benîm
zikrimden yüz çevirirse, onun için dar
bir geçim vardır. Kıyamet Gününde onu
kör olarak hasrederiz. O, 'Rabbim! Niçin
beni kör olarak hasrettin? Oysa ki ben
gören bir kimse idim.' der. Allah da
şöyle buyurur: "Sana ayetlerimiz
gelmişti de, sen onları unutmuştun; işte
bugün sen de öyle unutulursun."
(Taha: 20/123-126)
Eskiden olduğu
gibi günümüzde de
bazı cahil ve inatçı kişiler,
Allah'ın (c.c) müslümanlara farz
kıldığı "müslümanlara dostluk,
kafirlere düşmanlık gösterme" eylemini
inkar ederek, buna aykırı
davranışlarda bulunmaktadırlar. Dîn
ehlinden olduklarını iddia eden bu
kimseler vela konusunda birkaç gruba
ayrılmışlardır:
Bunlardan bir
kısmı, açıkça söylemeseler de, cahiliye
ehlinin bu sapıklığını güzel
görürler ve bu durumdan hoşnutturlar.
Bir kısmı ise, bunu güzel görmemekle
beraber, böyle davrananları cahil
kabul ederek, mazeretli görürler. Allah
(c.c), müslümanlara dostluk
gösterip kafirlere düşman olmayı
vacip kıldığı halde, buna aykırı
harekette bulunanları tekfir
etmeyip, onlara karşı gösterilmesi
gereken tavrı göstermezler.
Allah
(c.c.) şöyle buyuruyor:
"İndirdiğimiz apaçık
delilleri Kitapta insanlara açıkladıktan
sonra gizleyenlere hem Allah lanet eder
hem de lanet edebilecek olanlar lanet
ederler."
(Bakara: 2/159)
"Bir zamanlar Allah,
kendilerine kitap verilenlerden 'Onu
insanlara muhakkak açıklayacaksınız,
asla gizlemeyeceksiniz' diye söz almıştı
da, onlar onu arkalarına atıp
umursamamışlar, az bir pahaya
satmışlardı. Ne kötü bir alışveriş !"
(Al-i İmran: 3/187)
Ayette, kafir
ve
müşriklere düşmanlık gösterilerek,
onlarla her türlü bağın
koparılmasının gereği üzerinde
durulmuştur.
Bu kitapta;
müslümanı dinden çıkaran şeylerin neler
olduğu, müşriklere itaat edenlerle
onlara karşı dinini açıkça ortaya
koyanların durumları, insanın hangi
durumlarda mustazaf sayılacağı, hicretin
hangi durumlarda farz olduğu ve hicretin
kıyamete kadar süreceği gibi hususlar
ele alınmıştır-
Allah'tan (c.c) "Mürted
ve Müşriklerle Dostluktan Kurtulmanın
Yolu" adını verdiğim bu çalışmayı kabul
etmesini ve hidayeti arayanları bu
eserden yararlandırmasını dilerim.
Hammad b. Ali b.
Atik |