HAKKA DAVET FORUMU
 
*
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 20 Temmuz 2017, 15:44:28


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


Sayfa: [1]   Aşağı git


Eğer üye iseniz lütfen üye girişinden giriş yapınız.

Eğer üye değilseniz 10 saniyenizi ayırarak üye olabilirsiniz. 

Dosyaları indirebilmek ve de içerikleri görebilmek için

üye olmanız gerekmektedir.


  Yazdır  
Gönderen Konu: KREDİ KARTI VE ÇEK  (Okunma Sayısı 1605 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
öğrenci
Üyeler
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1


« : 17 Ağustos 2010, 17:14:39 »

Kredi  kartı ve çek kullanamanın hükmü nedir Kullananın kestiğini yiyebilirmiyiz  faizine düşmeden kullandıklarını söyleyenler var Bunların müslümanlığında zedelenme olurmu bizde onlara karşı tavır almazsak bizim durumumuz ne olur lütfen bunların cevabını bekliyorum Ney


Kayıtlı
Alkame
Yönetici
******
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 523



« Yanıtla #1 : 19 Mayıs 2017, 00:29:59 »

Kredi  kartı ve çek kullanamanın hükmü nedir Kullananın kestiğini yiyebilirmiyiz  faizine düşmeden kullandıklarını söyleyenler var Bunların müslümanlığında zedelenme olurmu bizde onlara karşı tavır almazsak bizim durumumuz ne olur lütfen bunların cevabını bekliyorum Ney




Cevap: Kredi kartı kullanmak:
İslam’da hükümler, elde edilen bilgiye, şartlara ve vakıaya göre verilir. Elde edilen bilgi, şartlar ve vakıada değişiklik olması sebebiyle bazen, verilen hükümde de değişiklik söz konusu olabilir. Bu değişiklik, ne önceki hükmün, ne de sonra ki hükmün hatalı olduğunu gösterir. Zira her bir hüküm, elde edilen bilgiye ve şartlara göre verilmiştir.

Fıkıh’ta şöyle bir kaide vardır: “ لا يُنكر تغيُّر الأحكام بتغير الأزمان ” “Zamanlar değişince hükümlerin değişmesine karşı gelinmez.” Bu kaideye göre: Zamanın, vakıanın, şartların ve elde edilen bilginin değişmesiyle daha önce verilen hükmün değişmesine karşı gelinmez. Bu gibi değişiklikler sebebiyle hükmü değişen birçok mesele vardır ve bunun Fıkıh’ta örnekleri çoktur. Daha önce kredi kartı meselesi ile alakalı olarak bize ulaşan bilgiler neticesinde, kredi kartı kullanmanın caiz olmadığını söylemiştik. Çünkü bize ulaşan bilgi şu yönde idi:

1-Banka bu krediyi verdiğinde üçlü bir akit yapmakta ve bu akitten birçok yönden menfaat elde etmektedir.

2-Banka kredi kartı verdiğinde, bunun karşılığında kart parası vs. gibi ek ücretler almaktadır.

3-
Banka tüccara verdiği pos cihazı karşılığında belli bir ücret almaktadır.

4-Banka tüccara ödeme yaparken ondan belirli bir miktar kesinti yapmaktadır. Bu gibi nedenlerden dolayı harbi kuruma menfaat sağlandığı için kredi kartı kullanmanın caiz olmadığını söyledik. Fakat yeni ulaşan bilgiye göre kredi
kartı kullanım şartlarında ve vakıada bir takım değişiklikler söz konusu olmuştur. Bu yeni değişiklikle birlikte kredi kartının hükmünü ele alacağız.

Bize ulaşan yeni bilgilere göre:

1-
Kredi kartı alacak olan müşteri ince ve dakik hesap yapıp, tarihleri takip ederse bankaya menfaat sağlamayıp, bilakis ona zarar verebilmektedir.

2-Banka daha önce aldığı kart parası vs. gibi ek ücretleri artık almamakta ve daha önce aldığı ücretleri iade etmektedir. Pos cihazı, vergi levhası olan her işletmede mecburi olan yazar kasa ile tek cihaz olarak verilmektedir. Buna göre pos cihazı için ayrı bir ödeme yapılmamaktadır. Ve yine bankaların verdikleri pos cihazları karşılığında herhangi bir ücret almadıkları, alsalar bile bunu sonra kişiye iade etmektedir.

3- Banka, müşteri için belirtilen limite ulaşıldığında, parayı erken alma gibi bir durum söz konusu olmadığında herhangi kesinti olmamak da, komisyon alınmamaktadır. Şimdi yeni bilgiye göre bu durumları açıklayalım: Kredi kartında vakıa şöyle gerçekleşmektedir. Banka, kredi kartı almak isteyen müşteriye: “Sana belli bir miktar kredi vereceğim, bu krediyi anlaşmalı olduğumuz işyerlerinde sana belirttiğimiz süre zarfında kullanabilir, yine seninle anlaştığımız tarihte bunu bize ödeyebilirsin. Eğer bu sure zarfında ödersen, herhangi bir fazlalık alınmayacaktır” der. Eğer müşteri kabul ederse ona kredi kartı verilir. Yine banka, kredi kartının kullanılacağı işyeri sahipleri ile de anlaşma yapar. Şöyle ki:

Banka işyeri sahibine: ”Eğer kredi kartımızla işyerinde alışveriş yapılmasını kabul edersen, sattığın malın bedelini anlaştığımız tarihte hiçbir kesinti olmadan alabilirsin.” der. Eğer işyeri sahibi kabul ederse banka ona belirli bir limit, sattığı malın bedelini alma tarihini belirler. Şayet tüccar, bankanın belirttiği tarihte parasını almak isterse herhangi bir kesinti ve komisyon alınmadan parasını alabilir. Şimdi bu olayı pratik örnekler ve tablolarla açıklayalım: Örnek: Banka kredi almak isteyen müşteriye: Sana Nisan ayının 1.gününden itibaren 1000 Tl değerinde kredi açıyoruz. Bu krediyi 1 ay sure zarfında kullanabilirsin. Bir ay suresince yaptığın alışverişlerin bedelini ise, başladığın günden itibaren 45 günde (Mayıs ayının 15’inde) bana geri ödersin. Eğer senin için belirlediğimiz bu son ödeme tarihine kadar ödeme yaparsan, senden herhangi bir fazlalık alınmayacaktır. “der. Banka tüccara ise: “Sana 1000 tl’lik limit belirledik. Kredi kartı ile senin işyerinden alınan malların bedelini bankamızdan 40. gün veya ondan sonra alırsan parayı olduğu gibi, kesinti yapmadan veririz, daha önce alırsan kesinti yapılır.” der. Not: Sattığı malın bedelini kesintisiz alma tarihi, işyeri sahibi ile banka arasında ki anlaşmaya göre değişebilir. Bazı tüccarlar 15, 20 veya 30 gün içinde alabilmektedir ve işyeri satış potansiyellerine göre daha kısa zamanda alabilmektedirler.

Müşterinin, Nisan ayının 1 ile 14’ü arasında yaptığı alışverişlerde müşteri daha kazançlıdır ve banka zarardadır. Zira banka, müşterinin aldığı malın bedelini tüccara 01 ile 14 Mayıs tarihleri arasında ödemektedir. Hâlbuki bu sure zarfında müşteri henüz bankaya bir ödemede bulunmamıştır. Çünkü müşteri aldığı malın bedelini bankaya 15-Mayıs-2015 tarihinde ödemektedir. Buna göre banka müşteri para ödemeden önce kendi parasını tüccara ödemiş ve zarar etmiştir. -Müşterinin, Nisan ayının 15 ile 30’u arasında yaptığı alışverişlerde banka daha kazançlıdır. Zira bu tarihler arasında müşteri parayı bankaya yatırmıştır. Yani, para bankanın hesabındadır. Banka parayı elinde tuttuğundan muhakkak ondan kar eder, dükkân sahibine ise belirttiği tarihte öder. Şayet, bu şekilde ince hesab yapılır, tarihler takip edilip, geciktirmeler yapılmazsa tabloda belirttiğimiz zaman aralıklarında müşteri kazançlı olup, banka zarardadır. Şöyle ki : Banka müşteriye aylık kredi verip, 45 gün ödeme süresi vermişse; *-Tüccar 15 gün sonra kesinti olmadan parasını alıyorsa, müşteri ilk 29 gün içerisinde krediyi harcar. Böylelikle banka zarar etmiş olur. *-Ve yine tüccar 20 gün sonra kesinti olmadan alıyorsa, müşteri ilk 29 gün içinde krediyi harcar. Böylelikle banka zarar etmiş olur. *-Eğer tüccar 30 gün sonra kesinti olmadan alıyorsa, müşteri ilk 14 gün içerisinde krediyi harcar. *- Eğer tüccar 40 gün sonra kesinti olmadan alıyorsa, müşteri ilk 4. Gün içinde krediyi harcar.
Bu şekilde ince hesaplar yapılırsa banka zarar eder. Fakat, günümüzde banka ile muamele yapan insanların çoğu bunun farkında değillerdir. Genel olarak insanlar, alışverişi bankanın kazanç sağlayacağı tarihlere kadar geciktirir veya o süre zarfında yapar ki, banka bundan dolayı büyük miktarda kazanç elde etmektedir. Banka, insanların psikolojik ve sosyal açıdan durumlarını çok iyi bildiği, bunlara vakıf olduğu için bu sistemden birçok gelir elde etmektedir. Burada şöyle bir soru akla gelir: Acaba, kazanç ve müşteriyi kandırma temeli üzerine kurulan bir sistem nasıl zarar eder? Zahiren, bizim yaptığımız hesaba göre banka kendi parasını müşteriye ödediği günlerde zarar etmiştir. Fakat bu zarar bankaya hiç de etki etmemektedir. Çünkü banka müşterilerinden çoğunun nasıl bir psikolojiye sahip olduğunu, bu tür ince ayrıntıları hesaplamadığını çok iyi bilir. Günümüzde insanların pek çoğu bankanın zarar edeceği tarih aralıklarında değil, kar edeceği tarihlerde alışveriş yapmaktadır. Banka ise burada büyük kazancı hedeflemekte olup, ufak zararların peşine düşmemektedir. Zira birkaç kişi bu hesabı bilip, bu şekilde alış veriş yapsa bile insanların çoğu bankanın istediği zaman aralıklarında alışveriş yapmaktadırlar, bu da bankaya büyük bir kazanç olarak geri dönmektedir. Bankanın uyanıklığını toplumda yaygın olan şu söz güzel açıklamaktadır: “Kaz gelen yerden, tavuk esirgenmez” Yani; banka büyük karları elde etmek için yaptığı ufak-tefek zararları fazla önemsemez. Daha önce kredi kartı hakkında bankaya menfaat sağladığı için caiz olmadığını söylemiştik. Fakat yeni bilgilere ve yaptığımız hesaba göre belirtilen tarih aralıklarında alış veriş yapılırsa banka kar etmeyip, bilakis zarar etmektedir.

Bu yaptığımız açıklamaya göre şer’i hükme gelirsek: Şer’i hüküm; yapılan amele ve bu amelle alakalı durumlara bakılır, bunlar değerlendirilerek verilir. İnsanların psikolojik durumları, ihmalleri, cehalet ve düşüncesizlikleri Müslümanları bağlamaz. Müslümanlar dar’ul harp’te akıllı olarak helal yoldan kazanmak için çabalar. Bankanın kurduğu kredi sistemi, üçlü bir akittir. Eğer Müslüman kredi kartı alırsa, bu üçlü aktin bir ferdi olmuş olur. Aynı şekilde tüccar ve banka da bu akdin diğer fertleridir. Müşteri, bankaya zarar vereceğinden yüzde yüz emin ise yani; banka müşteriye krediyi ödemesi için 45 gün verir, tüccara 40 gün sonra ödeme yapar ve müşteri de krediyi ilk 4 gün içinde harcarsa bu caiz olur. Çünkü bu durumda banka menfaat sağlamak bir yana, ona yüzde yüz zarar verilmiş olur, bu sebeble böyle bir ticaret yapılırsa bu caizdir. Fakat, bankanın menfaat sağlayacağı zaman aralıklarında (5.günden sonra gibi.) alış veriş yapılırsa böylece harbi olan bir kuruma fayda sağlanmış olur ki bu haramdan başlar, kişiyi küfre kadar götürür. Bu sebeble müslüman yaptığı hesabta çok dakik olmalıdır.

Çek kullanmak:


Yapılan iş karşılığında çek almakta  başkasına ait olan çeki kullanmakta bir sakınca yoktur. Çünkü alınan çek, kendisiyle iş yapılan kimsenin, iş yapan kimseye belli bir tarihte borcunu ödeyeceğini belirten bir belgedir. Ve borcunun günü geldiğinde o belge ibraz edilerek, borçludan borç tahsil edilir.

Soru: Kullananın kestiğini yiyebilirmiyiz

Cevap: Kişi kullandığı kredi kartı meselesinde küfre düşmediği sürece o kişiye biz müslüman hükmü veriyoruz. Bundan dolayı kestiği yenir. Ama bu konuda küfür işle ve kafir olursa kesitiği yenmez.

Soru: faizine düşmeden kullandıklarını söyleyenler var Bunların müslümanlığında zedelenme olurmu bizde onlara karşı tavır almazsak bizim durumumuz ne olur lütfen bunların cevabını bekliyorum.

Cevap: Bu sorunuzun cevabı yukarıdaki metinde açıklanmıştır.

Kayıtlı
EbuBekir Sıddık
Üyeler
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 5


« Yanıtla #2 : 19 Mayıs 2017, 11:43:07 »

Şöyle ki : Banka müşteriye aylık kredi verip, 45 gün ödeme süresi vermişse; *-Tüccar 15 gün sonra kesinti olmadan parasını alıyorsa, müşteri ilk 29 gün içerisinde krediyi harcar. Böylelikle banka zarar etmiş olur. *-Ve yine tüccar 20 gün sonra kesinti olmadan alıyorsa, müşteri ilk 29 gün içinde krediyi harcar. Böylelikle banka zarar etmiş olur. *-Eğer tüccar 30 gün sonra kesinti olmadan alıyorsa, müşteri ilk 14 gün içerisinde krediyi harcar. *- Eğer tüccar 40 gün sonra kesinti olmadan alıyorsa, müşteri ilk 4. Gün içinde krediyi harcar.
Bu şekilde ince hesaplar yapılırsa banka zarar eder.






şimdi burda bankadan kredi alan müşteri tüccarin bankayla hangi gün kesintili veya kesintisiz parayı alacagını nasıl sorup o tüccardan alışveriş yapabilir sizce?..aydınlatırsanız sevinirim inşh...
Kayıtlı
ebu_aliammar
Üyeler
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 5


« Yanıtla #3 : 06 Haziran 2017, 16:11:15 »

Selamun  Aleykum
         yani tüketici veya tüccar zamanında ödeme yapacağından  kesinlikle emin olursa bu iş caiz olur diye özetle anladım eğer doğru anladıysam    peki şöyle bir durum ortaya çıkmıyor mu ?
     kim yarınından emin ki yani bile bile günaha faize harama fıska (kesinlik olmadığından dolayı) bir nebze de olsa girmeye yakınlık gösterilmez mi?  şüpheye girmiş olmaz mı ? şüpheli şeylerden kaçınılması gerekilmez mi ?
                 
                                                                                                         (umarım anlatabilmişimdir )..
.
Kayıtlı
Talibulhaq
Üyeler
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 32


« Yanıtla #4 : 14 Haziran 2017, 02:28:09 »

s.a
Eğer tüccar 40 gün sonra banka'dan parasını eksiksiz alıyorsa, tüketicinin krediyi neden 4 gün içerisinde kullanması gerekiyor?
Varsayım şu şekilde; Tüketici 1 nisan ve 15 mayıs arasında kartı kullanım hakkına sahip. Tüccar ise bankadan her 40 günde 1 tahsilat yapıyor. Bu şekilde olduğu zman tüketicinin kartı kullanım süresi daha uzun olması gerekmez mi?
Bir de bu ameli işleyecek olan kişilerin(tüccar ve tüketici) birbirlerinden haberi olması gerekir, yoksa birbirlerinin tarihlerinden haberleri olmaz. Bunların birbirlerinden haberleri olması şart mıdır? Yanlış anlamadıysam..     Selametlee
Kayıtlı
Talibulhaq
Üyeler
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 32


« Yanıtla #5 : 14 Haziran 2017, 03:55:49 »

Ek soru: Bankanın zarar ettiği yer neresi?Banka Müşterinin yerine işyeri sahibine parayı ödüyor. Müşterinin kârı: işyeri sahibine ödemeyi yapmadan bankanın onun yerine işyerine ödemeyi yapması, fakat Müşterinin ödeme zamanı geldiğinde yine o parayı bankayı yatıracak. Bu durumda banka zarar etmemiş olur?? Zarardan kasıt bankanın ödemeyi, müşterinin ödeme tarihi gelmeden yapması mı??
Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git


Eğer üye iseniz lütfen üye girişinden giriş yapınız.

Eğer üye değilseniz 10 saniyenizi ayırarak üye olabilirsiniz. 

Dosyaları indirebilmek ve de içerikleri görebilmek için

üye olmanız gerekmektedir.


  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  



.....DAVETULHAK.....HAKKA DAVET FORUMU.....

| Sitemap | Arşiv | Wap | Wap2 | İmode | Rss Haber |