Ziyaeddin El- Kudsi'ye Atılan İftiralara Reddiyye
HAKKA DAVET FORUMU
 
*
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 26 Kasım 2020, 13:20:06


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


Sayfa: [1]   Aşağı git


Eğer üye iseniz lütfen üye girişinden giriş yapınız.

Eğer üye değilseniz 10 saniyenizi ayırarak üye olabilirsiniz. 

Dosyaları indirebilmek ve de içerikleri görebilmek için

üye olmanız gerekmektedir.


  Yazdır  
Gönderen Konu: Ziyaeddin El- Kudsi'ye Atılan İftiralara Reddiyye  (Okunma Sayısı 26586 defa)
0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
buhari
Ziyaretçi
« : 20 Nisan 2009, 13:39:28 »

Rahman ve rahim olan Allah’ın adıyla

Hamd alemlerin rabbi olan Allah a mahsustur (Fatiha:1)


Allah u teala’ya hamd olsun ona şükreder ondan yardım ister onun bağışlamasını dileriz. Nefislerimizin şerri’nden ve kötü amellerimizden Allah a sığınırız. Allah kime hidayet ederse onu saptıracak kimi de saptırırsa ona hidayet edecek yoktur. Şahadet ederim ki Allah tan başka ibadete layık ilah yoktur ve yine şahadet ederim ki Hz. Muhammed (s.a.s.) Onun kulu ve resulüdür.

"Kendilerine doğru yol açıkça belli olduktan sonra tekrar eski inkârlarına dönenlerin yaptıklarını şeytan kendilerine hoş göstermiştir. Ve hayallerle aldatmıştır. Çünkü onlar, Allah'ın indirdiklerini beğenmeyenlere: "Biz, ileride bazı hususlarda size itaat edeceğiz" dediler. Hâlbuki Allah onların gizlediklerini biliyor. Ya melekler yüzlerine ve arkalarına vura vura canlarını alırken halleri nice olacak? Çünkü onlar Allah'ı gazaplandıracak şeylere uydular ve onun rızasını hoş karşılamadılar. Bunun üzerine Allah da onların amellerini boşa çıkarıverdi."(Muhammed: 25–27)

 
Bu risaleyi yazmamızın sebebi; günümüzde bazı kişiler sadece İslam’ı, tevhidi insanlara anlatmak ve insanlara hakkı götürmek isteyenleri ve üzerini batıla örtülmüş hakkı açıklamak isteyenlere yani Muvahhid’leri karalama ve iftiralarına cevap vermek içindir.  

Bu karalama hareketini başlatan kişiler ya İslam’ı istemeyen ya da sadece Muvahhid’lere çamur atmaya çalışan kimselerdir. Ya da Ziyaeddin el-Kudsi onların küfürlerini tespit edip tekfir etiği kişilerdir. Bunlar tekfir edildikleri için, küfür ve şirkleri ortaya çıkarıldığı için, Muvahhid’leri karalama hareketine başlamışlardır. Bu kişiler küfürleri ortaya çıktığı için küfrü ve şirki terk edip tövbe etmek yerine Muvahhidlere düşman olmuşlardır. Oysa eğer bunlar gerçekten İslam’a hizmet etmek isteyen kişiler olsaydı bunlar tövbe edip İslam’a bağlanırlardı. Fakat bunlar aksine hareket etmişlerdir.  

Bu kişiler nefsine tabi olmuş ve şöhret peşinde oldukları için üzerinde bulundukları küfürden dönmemiş ve prestijini kaybetmemek için Muvahhidlere karalama hareketini başlamışlardır.

Bu kişiler sadece dikkat çekmek yada sadece rant ve gurup oluşturmak yada bir kaç adam etraflarına toplamak isteyen, meşhur olmaya çalışan kişilerdir.  Bunlar heva ve heveslerine tabi olan kimselerdir. Eğer bunlar hava ve heveslerine tabi olan kimseler olmasaydı; bu kadar haksızlık ve iftiraya başvurmazlardı.

Bunların amacı İslam olsa idi şahıslar ya da kitaplar üzerinde tartışma yaparak insanlara ulaşmaya çalışmayacaklardı. Amacı İslam dini yaymak ve öğretmek olan kişiler insanlara hakkı götürüp hakkı anlatırlardı.  Bu şahıs böyle bu şahıs şöyle diye şahıslar üzerinden tartışarak İslam’ı yaymak olmaz. Rasulullah (s.a.s) davete başladığı gibi insanlara ilk tevhid anlatılır, tevhidi bilen kişi tevhid ölçüsünde kimin ne, nasıl bir hareket ya da Müslüman mı, kafir mi olduğu o ölçü dahilinden çıkarabilirdi ve öğrenebilirdi.

Daha İslam’ı bilmeyen, daha tevhidi bilmeyenlere şahısları anlatmak
insanlara şahısları anlatmak insanları  şahıslara davet etmek demektir.

Günümüzdeki Şeyh taslaklarının uşakları haline gelmiş müritleri insanlara bir şey anlatmak istedikleri zaman ilk önce şeyhinin durumunu ve ona onun yetkisini aşacak ve Allah (c.c) ait olan yetkileri verirler ve anlatırlar ve  başka kişileri karalamaya başlarlar oysa Allah’ın dini dururken yani Allah’ın dininden habersiz olan insanlara şahısları anlatarak ve bu kişileri şahıslara bağlamışlardır. Ve onlar adeta ibadet ediyorlar.

Allah’ın dini dururken ve karşıdaki kişi Allah’ın dinini bilmiyorsa   şahısları anlatmanın ne anlamı var? Acaba elbette hiçbir anlamı yoktur.

Bunun anlamı şudur: Allah’ın dinini bırakıp insanları insanlara bağlanmalarını sağlamaktır.

Günümüzde sadece insana ümit bağlayıp onlardan yardım isteyen onları yardımlarına çağıranlar gibi… Ve bunlar Allah’a ait olan hak, sıfat  ve yetkilerini insanlara veren kişilerdir.

Ve şunu sakın unutmayın İslam’da şahıslara bağlanmak yoktur. İslam’a bağlılık vardır.

Eğer kişi İslam’ı savunuyorsa İslam’ı anlatıyorsa ve İslam için çalışıyor ve hedefi Allah’ın dinini yüceltmek olan ve hayatını da buna göre düzenleyen kişilere İslam’ın emrettiği şekilde tabi olunur ve itaat edilir  .
 İslam için çalışan kişi ancak İslam için savunulur ve bağlanılır. İslam için çalışan ve İslam ölçülerini kendilerine  yol edinen bir kimse hatası anlatıldığı zaman hemen hatasından döner ve  İslam’a bağlanır inat yapmaz kibir yapmaz nefis yapmaz ancak Allah rızası dahilinden hareket eder.

Şimdi bizim asıl konumuz olan Ziyaeddin el Kudsi’nin yazdığı kitapların çalıntı olduğunu iddia edip ona çamur atmak isteyenlere cevap vermektir :Maalesef bu iddiayı ortaya atanlar sadece iddiayla yetinip hiçbir delil getirmemişlerdir.

Oysa İslam’ın kaidesine göre iddia sahibi olan kişi iddiasını delilendirmediği medetçe yalancı hükmünü alırlar.

İslam’da hüküm böyledir bu karalama hareketini başlatan kişilerde hiçbir delile dayanmadan sadece kitapların içindeki benzerlikten dolayı Ziyaeddin el Kudsi hakkında delilsiz mesnetsiz iftiralarda bulunmuşlardır.  

İddialara cevap vermeden önce Ziyaedin el kudsi’nin şu sözünü size nakletmek istiyorum:
 
”Siz Ziyaeddin El-Kudsi’yi gerçekten tanımıyorsunuz. Eğer onu iyice tanısaydınız ve Allah ’tan korksaydınız onun hakkında söylediğiniz sözleri asla söylemezdiniz. Ve şayet onu tanısaydınız Ziyaeddin El-Kudsi’nin 50’ye yakın kitap ve risaleleri olduğunu ve o risalelerini değişik isimlerle yazdığını, o risalelerden çok kimselerin istifade ettiğini ve hatta o risaleleri kendilerine nispet edenlerin olduğunu öğrenmiş olacaktınız. Öyle ki bu durumlardan dolayı Ziyaeddin El-Kudsi asla kimseye iftira atmadı, kızmadı ve asla ithamlarda bulunmadı. Tam aksine böyle yapmış olmalarına çokça sevindi. Çünkü onun gayesi bazı kişilerin yaptığın gibi şöhret peşinde koşmak ve para kazanmak değildir. Onun gayesi sadece ve sadece hakkı yaymaktır.

Çünkü ilim konusunda ne kadar üstün seviyeye çıksak da bizler ancak tabi olanlarız, yeni bir şey getirmiyoruz. Zira asıl fazilet, asıl üstünlük ilk ve son olarak Allah ’a aittir. Daha sonra Rasulullah’a sonra da üç asrın âlimlerine aittir. Hepimiz onlardan öğrendik. Bizim aslında görevimiz âlim olarak onların yazdıklarını şerh etmektir ve insanlar anlasınlar diye kolaylaştırmaktır. Yoksa biz yeni bir şey getirmiyoruz. Çünkü ilim zaten vardı. Ve bizim görevimiz insanlar daha iyi anlasınlar diye basitleştirmektir ve zamanımıza uygulamaktır. Yoksa aslında yeni bir şey getirmiyoruz. Çünkü her şey konuşulmuştur. Bu sebeple alimlerin görevi zamanımızın insanları anlayabilsinler diye o sözleri açıklamaktır”


Hedefi ve gayesi yalnız tevhidi yüceltmek olan ve bu gayeyle kitaplar yazan ve insanların önceki âlimleri daha iyi anlamaları için görüşlerini şerh eden ve bunu da yazdığı risalelerden dile getiren nasıl hırsızlıkla itham edilebilir?

Doğrusu tevhid alimlerine karşı bu yeni bir itham değildir bu ithamlar daha önceki tevhid önderlerine de yapılmıştır. Tevhid önderlerine de çeşitli şekilde atılmış ve hata daha da ileri gidilerek bu tevhid önderleri şehid edildiği gibi yazdıkları risalelerde ortadan kaldırılmaya çalışılmıştır. Ve bu tevhid önderlerine hakaret ve karalama hareketini başlatanlar nasıl daha önce diğer tevhid alimlerini karalamış ve itham etmişler ise de Günümüzde de bu hareketlerinde geri kalmamışlardır ve yine karalama ve iftiralara devam etmektedirler.

Ama bu harekete daha önce başlayanların başarısız ve rezil oldukları gibi Allahın izniyle günümüzde bu hareketleri başlatanlarda rezil ve rufsay olacaklardır. Çünkü Allah c.c. dinini oyuncak haline getirenler ve Allah’ın dini yüceltmek isteyenlere hakaret ve iftira atanların sonu Allah’ın izniyle budur.

İDDİALAR VE ONA VERİLEN CEVAPLAR

Birinci iddia:  İşte tevhid (Asıl yazarı muhammed  b abdulvehhab) ama her nedense Ziyaeddin el Kudsi diye bir yazara ait olduğunu iddia ediyorlar.

Birinci iddiaya cevap: İşte tevhid kitabının harfiyen Muhammed. Bin Abdulvahhab’a  ait olduğunu iddia eden kişi yalancıdır çünkü Muhammed bin abdulvahab’ın kitabı  yüz küsür sayfadır işte tevhid kitabı ise üç yüz sahifeye yakın bir kitapdır.

Bu kitapların  İçeriğinin aynı olmasına gelince:

Şimdi tevhid anlatıldığı zaman elbette kuran ve sünnet e anlatılan tevhid anlatılacaktır tevhidi anlatan kim olursa olsun tevhidi anlatığı zaman tevhidin temelleri üzerinde duracaktır nitekim ibni teymiye  Muhammed bin Abdulavehhab, Abdurrahman bin Hasan v.s gibi tevhid alimleri de tevhidi anlattığı ve yazdığı zaman onun temel esasları üzerine durduğu gibi Ziyaeddin el Kudsi de tevhidi anlattığı ve yazdığı zaman tevhidin temel esasları üzerinde duracaktır. Ve oda anlattığı zaman aynı temeller üzerine durmuştur  hata bütün İslam âlimleri müşrikleri muhatap aldıkları zaman aynı şekilde tevhidin temeli üzerinde durmuşlardır. İslam var olduğu medetçe böyle anlatılmış ve bu şekilde gelmiştir. Ve bu davet kıyamete kadarda bu şekilde devam edecektir

Tevhidi, İslam’ı anlatan kim olursa olsun gerçekten hakkıyla Allah a iman eden bir kişiyse bunları yani tevhidi İslam’ı anlattığı zaman ya da yazdığı zaman temel meseleler üzerinde duracaktır. Ve bu hangi âlim olursa olsun fark etmez Çünkü tevhidi anlatma metodu Allah (c.c) resulüyle bize bildirmiştir ve bu meseleyi naslarla sabitleştirmiştir.

Tevhide davet metodu hiçbir zaman değişmez ve müşrikler muhatap alındığı zaman temel meseleler üzerinde durulur Mekke dönemi gibi.  

Şimdi günümüzde bu alimlerin üzerinde durdukları temel mesele aynı olduğu için birbirinde çaldığını iddia etmenin ne kadar gülünç ve acizlik olduğu ortay çıkıyordur. Ve bu iddiaları ortaya atanların ne kadar yalancı ve ve nefsine hizmet edenlerin ve amaçları sadece iftira olduğu ortaya çıkmaktadır.  

Bu iddiayı ortaya atanlar a göre acaba tevhid kaç çeşittir ki ayrı ayrı yazılsın  ya da anlatılsın İslam anlatıldığı zaman kaç şekilde nasıl anlatılır.

Bunlara göre eğer gelen her âlim kendilerine göre bir tevhid mi çıkarmaları ve tevhid daveti getirmelerimi gerekir eğer kişi böyle bir iddia ortaya ararsa şüphesiz kâfirdir. Böyle bir iddia ortaya atmak Allah a ve dinine iftira etmek demektir. Bu din tamamlanmış ve eksik kalmamıştır.  

 Bu dinin önderi nasıl ve hangi metod’la anlatmış ve yazmışsa aynı o şekilde anlatılır ve yazılır  ve Allah onlardan razı olsun muvahhid’lerde o yolu takip etmişlerdir. Tevhid birdir, İslam birdir, başka şekilerde değildir yere göre zamana ve mekâna göre asla değişmez. Tevhidi yazan kim olursa olsun gerçekten tevhid alimi ise  içeriği aynı olacaktır içeriği aynı olması onların birbirinden çaldığını iddia’sı yalan ve iftiradır.
 
Bu kişilere diyeceğimiz şudur İslam anlatıldığı zaman temel meseleleri anlatan kim olursa olsun elbette aynı olacaktır. Çünkü İslam tek dindir  çeşit çeşit değildir Kim tevhidi yazarsa yazsın eğer kuran ve sünnet e göre yazarsa aynı olacaktır

Onun için İslam ı tevhidi anlatan bütün âlimler aynı şeyleri anlatmışlardır bunun aksini idiaa edenler yani temel meseleler ayrı ayrı yazılacak anlatılacak derse  bunlar küfre girer ve  kâfirlerin ta kendisi olurlar

İkinci iddia: İslam’ın hareket metodu( Asıl kitabın yazarı Münir gadban)  Abdurrahman el-muhacir adına basılmış.

İkinci iddiaya cevap:
Böyle bir iddia ortaya atan kişiler acaba hangi delile dayanarak ortaya atmışlardır. Bu iddiayı ortaya atanlar sadece nefsini tatmin etmek için bu iddiayı ortaya atmışlardır.

Bu iddiayı ortaya atanlar Münir gadban’ı tanımıyorlar ve bunu sadece iftira atmak için böyle diyorlar Münir gadban Müslüman değildir ve yazdığı kitap tada  birçok küfür düşünceleri vardır, ve Münir gadban şu an yaşıyor, sağdır neden böyle bir şey iddia etmiyor ve kitapların kendisine ait olduğunu söylemiyor veya iddia etmiyor da sizler iddia ediyorsunuz?

 Demek ki problem kitaplarda değil sizlerdendir sizin amacınız farklı olduğu için bunu da yem olarak kullanıyorsunuz bu kitap Münir gadbana ait olsaydı ilk itiraz etme hakkı onundu çünkü kitabın hakkında bilgi sahibi olan odur. Ve hak sahibi olmadığınız ve Münir gadbanı Müslüman kabul etmediğiz ve Münir gadbanın kitabında İslam hareket metoduyla içeriği aynı olmadığı halde sadece nefsinizi ve şeytanı sevindirmek için bu iddiaları ortaya atmaktasınız  

 İslam hareket metodu Münir gadbanın yazdığı kitaptan çok önceleri çıkmıştır. Ve bunu bütün Müslümanlar bilir  Ve bunu Münir gadbanda biliyor  ve böyle bir şey iddia etmiyor. Eğer gerçekten hakka tabi olanlardaysanız kitapları okur ve heva ve hevesinize tabi olmadan hüküm verirdiniz ama maalesef sizler nefsinizin ya da başkaların esiri olmuş şuurunuzu yitirmişsiniz.

Ayrıca siz Münir gabdanı tanıyor musunuz kimdir düşünce nedir ilim seviyesi nedir kitabı hangi tarihten çıkmış  biliyor musunuz?

Üçüncü iddia: Asrımızın yesak'ı(Asıl yazarı  Ebu Muhammed Asım makdisi)  Ziyaeddin el-kudsi adına basılmış

Üçüncü iddiaya cevap: Sizin iddia etiğiniz bu kitabın el-makdisi’ye ait olduğu  gerçekten çok gülünçtür.  el- makdisi yaşıyor niye bunu iddia etmiyor. Sizin yalancı, iftiracı olduğunuz burada ispatlanıyor.

Asrımızın yasağı kitabının Arapçası el makdisi’de de vardır ve el- makdisi bu kitabın kime ait olduğunu çok iyi biliyordur

Çünkü el-makdisi kitabın Asrımızın Yesağı’nın kime ait olduğunu ve kim nerde alıntı yaptığını çok iyi bilir. Eğer Makdisi’nin kitabında alıntı yapılırsa dipnot düşüleceğini bilir. Ve eğer el- makdisi kitabında alınmışsa mutlak dipnot bırakılmıştır. Ve Arapça nüshasında dipnot verilmiştir.

İçerisindeki benzerliğine  gelince elbette İslam anlatılıyor benzerlik olacaktır  tağut anlatılıyor benzerlik olacaktır İslam anlatıldığı zaman benzerlik mutlaka olacaktır bu demek olmuyordur ondan çalmıştır çünkü İslam’ın temel prensipleri vardır. Onun anlaşılması için temek prensiplere gire anlatılması gerekir  ve ona göre anlatılmalıdır makdiside bunu bilir
Ama siz karalamak  ve çamur atmak için kör olmuşsunuz.

Bunu göremezsiniz makdisi bunu iddia etmezken sizlere ne oluyor acaba siz iddia ediyorsunuz burada hangi kaliteye sahip olduğunuzu hemen ortaya çıkarıyorsunuz ve kime neye hizmet etmiş olduğunuz kendinizi açık açık beyan etmektesiniz.

Boş laflarla insanları uyutmaya çalışmayın bu böyledir bu şöyledir demekle olmaz bu işler. Eğer bir iddia olursa mutlaka ona cevap verenlerinde olacağını da bilmelisiniz. Ben dedim demekle olmaz insanlara iftira atmak onları rencide etmek kötülemek büyük vebaldir, ve şunu unutmayın hesap günü yakındır.  

İddia ispat ister. Zaten bunu ispat edemeyecekseniz, ve yalandan başka hiçbir sermayeniz olmadığı için sadece kuru iftiralarla büyük vebal yüklenmiş oluyorsunuz.
Şunuda unutmayın eğer biri kitap çalarsa kaynakta dipnot vermez ama Ziyaeddin el kudsi arapça aslında mekdisiden alıntı yaptığını dipnot vermiştir ve arapça bilen asrımızın yesağını arapça aslına bakara bulabilir

Dördüncü iddia: Tağutu red etmek tevhidin gereğidir( Asıl yazarı Ebu basir) Ziyaeddin el-kudsi adına basılmış.

Dördüncü iddia:
 Bu iddiaya en iyi şekilde Ziyaeddin el Kudsi tarafından cevap verilmiştir. İsteyenler Ziyaeddin el Kudsi’nin reddiyesini okuyabilirler;

Ziyaeddin El- Kudsi'nin Reddiyesini Okumak İçin Tıklayın

Beşinci iddia: Müslüman’ı koruyan dualar ( Asıl yazarı M. said kahtani) Abdurrahman el-muhacir adına basılmış.

Beşinci iddiaya cevap:  Böyle bir şey ortaya atmak gerçekten gariptir ve cahilliktir.

Rasulullah (s.a.s) dualarını toplamak ve yazmak nasıl çalmak olur:

 Bu dualar Rasulullah (s.a.s)  yaptığı dualarıdır. Ve Kimse bu kitap da bir şey yazmamıştır. Zaten muhaddisler  bunları toplamış ve belirlemişlerdir.  Bunu kim toplarsa o adını koyar, bu el muhaciri de olabilir, başkası da olabilir. Buna çalmak derseniz bütün muhaddislerin hadis toplayanlar risaleyi yazanların hırsızlıkla suçlamış olursunuz Allah’tan korkun bu kadarda aşırılık yalan ve iftira olmaz.

Yani elinizde geldiği kadar çamur atmaya çalışıyorsunuz bu da sizin amacınızın hak olmadığını  kalitenizi gösteriyor ve iftiracı olduğunuzu açık açık ispatlıyor.

Size şöyle örnek vereyim siz bir kitap yazmaya başlasanız örneğin kitabınızın konusu oruç olsa ve siz muhaddislerden oruçla ilgili hadisleri toplayıp bir kitap yapsanız veya derleyen olarak ta isminizi yazarsanız, ve sizden öncede biri aynı şekilde toplamış ya da sizden sonra biri aynı şekilde toplamıştır  ve derleyen kişi ismini yazmıştır. Şimdi bu durumda siz o kişiye ya da kendinize hırsız mı diyeceksiniz?

Ya bu şekilde insanlara karalama hareketini başlamak gerçekten acizliktir ve iftiradır

Allah tan korkun bu ortay atığınız iftira ve iddialara aklı selim olan bir kişi asla inanmaz iftira ve karalama olduğunu şahitlik eder ve sizin amacınızın ne olduğunu anlar



Altıncı iddia: Cahiliyyenin hükmünü mü istiyorlar( Asıl yazarı Ebu yusuf Midhat b. el-hasan ali ferrac Ziyaeddin el-kudsi adına basılmış

Altıncı iddiaya cevap: Cahili yenin hükmünü mü istiyorlar kitabının  Mithat el ferac’a  ait olduğunu söylemeniz gerçekten sizin  ne Mithat el Ferac’ı nede onun kitabını biliyorsunuz. Siz gerçekten bu adamı tanıyor musunuz? Ve kitabını okumuş musunuz?  Ziyaeddin el Kudsi  bu kitabı yıllar önce yazmıştır. Bu adamın kitabı daha yeni yazılmıştır nasıl olurda ondan çaldığını iddia ediyorsunuz?  Siz bu adamın ilmi seviyesini biliyor musunuz gerçekten… Ya bu kişiler yaşıyor oldukları halde bu iddiaları ortaya atmıyorlar ama siz atıyorsunuz  bunlar kimin kimden aldığını çok iyi bilirler, ve iddia edemezler fakat sizin gibi atıp tutanlar sadece hevesine uyarak ziyaeddin el Kudsi’ye çamur atmak için öyle şeyler ortaya atıyorsunuz kendiniz bile inanmıyorsunuz.

Sizin böyle bu kadar cahilce iddiada bulunmanız sizin amacınızın ne olduğunu göstermektedir siz hiç şunu da düşünüyor musunuz bunlar mı ziyaeddin el- Kudsi’den mi aldı yoksa Ziyaeddin el Kudsi bunlarda aldı? Tâbi ki siz bunları tanımadığınız bilmediğiniz için sadece çamur atmak için Ziyaeddin’nin onlarda atığını iddia edersiniz işinize geliyor ya Allah tan korkmadan Atıp tutuyorsunuz bu kadarda cahilane bir iddia olamaz

Ziyaeddin el- Kudsi’nin yazdığı Cahiliyenin Hükmünü mü İstiyorlar kitabı Mithat’ın kitabından çok  önce çıkmıştır
Eğer bunun yalan olduğunu düşünüyorsanız  hangi kitabın önce çıktığını tarihiyle ispat edin
Ve Mithad el ferac’a sorun size cevap verecektir  

Yedinci iddia:  Müslümanlara karşı kafirleri desdeklemenin hükmü. Asıl orjinal ismi ise "et tibyan fi kufr min a'an il amrika" Amarikaya yardım etmenin küfür olduğunun beyanı. Aslında kitap çok daha uzundu ama işte bazı çıkarmalar yaparak uygun hale getirmişler.( Asıl yazarı Nasir b hamad el-fahd)dr.Seyfuddin El-Muvahhid adına basılmış.

Yedinci iddia cevap:  Bu iddianızda aynı yukarıdaki gibi aslı olmayan bir iftiradır  

Çünkü Seyfuddin el- Muvahhidin yazdığı kitap el fahd’ın yazdığı kitaptan çok önce yazılmıştır el fahdlın kitabı amerikanın Afganistan saldırdığı zaman yazmıştır,  ve el fahd yaşadığı halde böyle bir şey iddia etmemiş el fahd  bilir kimin kimden aldığını Seyfuddin el-muvvahid bu kitabı yazdığı zaman el fahd daha ismi bile bilen yoktu nasıl olurda Seyfuddin bu kitabı bunlardan aldığını iddia ediyorsunuz ya birde bunların yazdığı kitaplar küfürlerle doludur Müslüman bile olmamışlar.

Sizin bu iddialarınız hepsi hava ve hevese dayalıdır hiçbir kanıtı yoktur: Çünkü siz bu adamları tanımazsınız akidelerini bilmezsiniz belki bu adamların yazdığı kitapların ne zaman yazdığını bile bilmiyorsunuz : ve ayrıca bu adamların yazdığı kitapları küfür düşüncelerle doludur adamlar daha Müslüman olmadığı halde nasıl olurda böyle İslami anlatan ve küfür şirki ayırt edebilen kitaplar yazabilirler diye iddia ediyorsunuz.

Diyeceksin ki ilim sahibi olan çok tağut adamları vardır  ve tevhidi güzel bir şekilde anlatmışlardır.  Bu tağutun adamları ve alimleri tevhidi bilmedikleri ve ona iman etmedikleri medetçe tevhidi en güzel şekilde yazamazlar mutlaka sakatlıklarını sokarlar içine ve sadece genel manalarını alırlar özel manalarına inmezler çünkü bilmiyorlar ya da istemezler

Şunu da unutmayın İslam anlatıldığı ve yazıldığı zaman temel meseleler aynıdır. Yani onu yazan kim olursa olsun fark etmez. Hatta bir kafir bile İslam’ın temel meseleleri yazarsa eğer bilse aynı şeyleri yazacaktır. Ve İslam’ı anlatan kitapların içeriği benzerlik olabilir çünkü sonuçta İslam anlatılıyor ve benzerlik olacaktır. Benzerlik olmasa demek ki İslam anlatılmıyordur  

İslam dini eksik değildir bir şey eklenilsin. Ya içinden bir şey fazla değildir içinden bir şey çıkarılsın. İslam dini tamamlanmıştır ve her şey konuşulmuş, tartışılmış ve tamamlanmıştır onun için tevhid kitabını yazan kim olursa olsun aynı olacaktır. Temel meseleler aksini ispat edemezsiniz.
 
Fakat belamlık yapan tağutun adamları maalesef işlerine gelmediği için eksik yazar ve farklı manalar verebilirler. Ve heva heveslerine göre hareket edenlerde aynı belamlar gibi eksik yazar ve manalarını saptırırlar nasıl günümüzdeki insanlara La İlahe İllAllah’ın  manasını sorduğunda çoğu bilmediği gibi bazıları yanlış manalar vermektedir.

Size son olarak şunu söyleyeyim Ziyaeddin el Kudsi  kitapları para kazanmak  meşhur olmak için yazmıyordur onun amacı insanların hakkı götürmek ve tevhid davasını yüceltmektir.

Amacı Allah rızası için ve Allah’ın istediği şekilde dinini anlatmaktır  ve bugüne kadar   yazdığı risaleler karşılığında bir kuruş para yada dünya malı  almamıştır

Allah (c.c.) şöyle buyuruyor

"Ey iman edenler! Eğer bir fasık size bir haber getirirse, onun doğruluğunu araştırın. Yoksa bilmeden bir topluluğa kötülük edersiniz de sonra yaptığınıza pişman olursunuz." (Hucurat, 6)


Size bu haberleri getiren ve bu iftiraları yayanlar ve yaygara çıkanlara sakın araştırma yapmadan hakkında bilgi sahibi olmadan hemen hüküm vermeyin.

Ve eğer bir kişi hakkında bilgi sahibi olmak isterseniz o kişi hakkında o kişiden bilgi alın yoksa onun muhaliflerinden bilgi almayın. Zira tarihten de görüldüğü gibi muhalifler adaletli olmasalar sadece muhalifliğinden dolayı iftira yalan ve karalaya bilir. Onun için dikkatli olun yarın kıyamet gününde hesabını veremeyeceğiniz bir vebal yüklemeyin  

YAZIMI Allah (c.c)'nun ŞU AYETİYLE BİTİRİYORUM

"Mahvolan apaçık bir delilden ötürü mahvolsun yaşayan da apaçık bir delilden ötürü yaşasın" (Enfal:42)

Kayıtlı
Ebu Muhammed Es-selefi
Yönetici
******
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 54


« Yanıtla #1 : 09 Kasım 2020, 10:38:05 »

.
Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git


Eğer üye iseniz lütfen üye girişinden giriş yapınız.

Eğer üye değilseniz 10 saniyenizi ayırarak üye olabilirsiniz. 

Dosyaları indirebilmek ve de içerikleri görebilmek için

üye olmanız gerekmektedir.


  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  



.....DAVETULHAK.....HAKKA DAVET FORUMU.....

| Sitemap | Arşiv | Wap | Wap2 | İmode | Rss Haber |