HAKKA DAVET FORUMU
 
*
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.
E-posta adresinize aktivasyon iletisi gelmediyse lütfen buraya tıklayın.
01 Ekim 2014, 10:18:00


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


Sayfa: [1]   Aşağı git


Eğer üye iseniz lütfen üye girişinden giriş yapınız.

Eğer üye değilseniz 10 saniyenizi ayırarak üye olabilirsiniz. 

Dosyaları indirebilmek ve de içerikleri görebilmek için

üye olmanız gerekmektedir.


  Yazdır  
Gönderen Konu: HARAM  (Okunma Sayısı 938 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
yunus islam
Aktif Üye
**
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 55


« : 20 Şubat 2009, 22:22:08 »

S.A. Islamda haramlarin dereceleri varmi yani nasilki iste buyuk gunah veya kucuk gunah diyoruz haramlarinda boyle buyuk veya kucuk diye ayrilabilirmi mesalaicki icmek veya domuz eti yemek arasindaki fark nedir yada zina ile faiz arasindaki fark nedir sonucta bunlarin hepsi haramdir ama bu buyuk veya kucuk olarak ayrilabilirmi.SELAMETLE  A.E.O.
Kayıtlı
buhari
Ziyaretçi
« Yanıtla #1 : 20 Şubat 2009, 23:00:18 »

Cevap: Günahlar büyük ve küçük olmak üzere ikiye ayrılırlar
 Kebair'in -Büyük Günahların- Manası
 
 
Kebair’in manası Lisan-ül Arab adındaki meşhur arapça sözlüğünde şu şekilde geçmektedir; el-Kibr (kebair’in tekili): Büyük günah ve Allah’ın ateş vaadettiği şeydir. "Kibretü"; bu da el-kibr gibidir. Ama birincisinde mubalağa vardır.

Allah-u Teâla şöyle buyuruyor:

"Onlar büyük günahlardan ve kötülüklerden sakınırlar."
(Necm: 22)

Hadislerde büyük günahlar birçok yerde zikredilmiştir. Büyük günah, haksız yere adam öldürmek, zina, savaş meydanından kaçmak ve başkaları gibi Allah tarafından yapılması yasaklanmış günahtır.

Kebair’in istilahi manası; Alimler bu kelimenin bir çok tariflerini yapmışlardır. Bunların bazılarını Hafız İbn-i Hacer el-Askalani "Feth-ül Bari" kitabında zikretmiştir.

Rafii "Şerh-il Kebir" kitabında şöyle demiştir:

"Büyük günah; haddi (cezayı) gerektiren şeydir. Ya da kitabdan ve sünnetten bir delille onu işleyene vaid (korkutma ve tehdid) erişen şeydir.

Maverdi "el-Havi" de şöyle dedi:

Günah olan şeylerden haddi gerektiren her şey büyük günahtır. Ya da onu işleyenin kitab ve sünneten bir delille tehdide uğradığı şeydir.

İbn-i Abd-is Selam şöyle dedi:

Büyük günahın ittifakla kabul edilen kesin bir tanımı yoktur. Ancak en evla olan (tanımı) haklarında kesin nass bulunan günahları işlerken, bunları küçümseyip hiçe sayarak işlemektir.

Bazı alimler ise şöyle dediler: Beraberinde tehdid ve lanet bulunan her günahtır.

İbn-i es-Salah şöyle dedi:

Onun belirtileri: Haddi gerektirmesi, kitab ve sünnette azap, ateş veya başka bir şeyin onu işleyenin fıskla lanete muhatap olması.

Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: "Sahibini ateşe sokan her günah büyük günahtır."

Hasan Basri şöyle demiştir: Allah’ın ateşe nisbet ettiği her günah büyük günahtır.
 
 
Bu büyük günah tariflerinden en güzel olanı Kurtubi’nin "mifnem" adlı kitabında kaydettiğidir.
 
Kurtubi şöyle demiştir:

"Kitab, sünnet ve icmayla büyük günah olarak adlandırılan veya onu yapana şiddetli ceza bildirilen veya had uygulanılan  veya şiddetli bir şekilde sakındırılan her günahdır. Buna göre bir günahın büyük günah olabilmesi için Kur’an’da, sahih veya hasen hadislerde (hakkında) fısk veya lanet veya tehdid varid olması gerekir."
 
 
Büyük ve küçük günahlar:
 
Kurtubi tefsirinde şöyle diyor:

Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:

"Size yasak edilen büyük günahlardan kaçınırsanız, kusurlarınızı örter ve sizi şerefli bir yere yerleştiririz." (Nisa: 31)


Allah-u Teâlâ bu ayette birtakım günahlardan nehyetmiştir. İşte bu nehyettiği büyük günahtır. Allah-u Teâlâ bu büyük olarak nitelendirdiği günahlardan kaçınanların küçük günahlarının affedilebileceğini vaad ediyor. İşte bu, günahlarda büyük ve küçük diye iki kısmın olduğunu ortaya koyan bir ayettir. Bundan dolayı bazı müfessir ve fakihler, mahreme dokunma veya ona bakma gibi günahların, büyük günahlardan kaçınıldığı vakit Allah’tan gelen bir söz olarak bağışlanabileceğini kaydetmektedirler. Fakat bu küçük günahlarını büyük günahlardan kaçınmakla tamamen affedileceği manasına gelmez. Bu konuyla ilgili olarak başka bir ayet:

"Allah tevbe edenlerin tevbesini kabul etmeyi kendi üzerine almıştır." (Nisa: 17)

Allah-u Teâlâ büyük günahları affedebileceğini açıklamaktadır.

Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem şöyle buyuruyor:

"Beş vakit namaz, cumadan cumaya, Ramazandan Ramazana geçen vakit büyük ğünah dışında kalan diğer günahlar için keffarettir."

Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem bir keresinde minberde oturmaktayken şöyle dedi:

"Nefsim elinde bulunan Allah-u Teâlâ'ya yemin olsun ki;" bu sözü üç kez tekrarladı ancak devamını getirmedi ve sustu. Orada bulunan her kişi Rasulullah’ın bu yemininden hüzünlenerek ağlamaya başladılar. Sonra Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

"Beş vakit namazını eda eden, Ramazan orucunu tutan, yedi büyük günahtan kaçınan hiçbir kul yoktur ki kıyamet gününde kendisine cennetin sekiz kapısı açılmasın."

Sonra şu ayeti okudu.

"Size yasak edilen büyük günahlardan kaçınırsanız. Kusurlarınızı örteriz." (Nisa: 31)

Mahrem olan kadına bakma ya da onun benzeri küçük günahların büyük günahlardan sakınılmasıyla affedilebileceği noktasında Kur’an ve sünnet birbirleriyle uyum içersindedir.

Usul alimleri bu konuda şunları söylemektedirler: Büyük günahlardan kaçınmak, küçük günahların affedilmesini kesin gerektirmez.

Ancak galib olan zanna, büyük bir umuda ve Allah’ın sabit olan dilemesine göre bunların affedilebileceği ancak muhtemel olan bir şeydir.

Şayet büyük günahlardan kaçınmak da küçük günahları kesin olarak affettirir dersek, o zaman küçük günahları işlemenin mübah olduğunu iddia etmiş oluruz. Oysaki bu İslam şeriatına ters düşmektedir.

Kuşayri Abdurrahim şöyle demiştir:

Sahih olan görüş küçük günahların da büyük günahlara dahil olduğu ancak bu büyük günahların bir kısmının diğer kısmından daha büyük günahların bir kısmının diğer kısmından daha büyük veya daha küçük olabileceğidir. İşte bunun hikmeti ise kulun bütün günahlardan küçük, büyük ayırt etmeksizin sakınmasını temin etmek içindir.

Bazı alimlerin dediği günah işlemek Allah-u Teâlâ'ya muhalefetin bizzat kendisidir.

Bazıları şöyle demiştir: İşlediğin günahın küçük olup olmasına bakma, kime isyan ettiğine bak. Günahların hepsi bu yönüyle büyük günahtır.

Kadı Ebu Bekir b. Tayyib, Ebu İshak el-Isferayni, Ebu Muali, Ebu Nasr Abdurrahhim el-Kuşayri ve başkaları şöyle demiştir:

Bazı günahlar ondan daha büyük olana nispetle küçük günah denmiştir. Mesela, zina küfre nispetle daha küçük günahtır. Mahrem olmayan birisini öpmekte zinaya nispetle biraz daha küçük bir günahtır. Bizim katımızda hiçbir günah başka bir günahtan kaçınılması suretiyle bağışlanmaz. Çünkü her günah büyüktür. Onu işleyenin küfür ve şirk dışında affedilmesi Allah-u Teâlâ'ya kalmıştır.

Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:

"Allah kendisine şirk koşulmasını asla bağışlamaz. Bunun dışındakileri dilediğine bağışlar." (Nisa: 48)


Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:

"Yasaklandığınız büyük günahtan sakınırsanız..." (Nisa: 31)


Bu ayetteki büyük günahtan kastolunan şirk veya küfürdür. Bu iki ayette Allah’ın affetmeyeceği ve kaçınılmasını emrettiği günah şirk, küfür ve onun çeşitleridir.

Usulu fıkıhta şöyle bir kaide vardır:

"Hükmü genel olan nas, hükmü mukayyed (sınırlandırılmış) olan nassa göre tefsir edilir."

Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:

"Bundan başkasını dilediğine bağışlar" (Nisa: 116
)

Bu ayeti destekleyen Ebu Umame radiyAllahu anh’nün Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem’den olan hadisinde Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem şöyle buyuruyor:

"Bir müslümanın malını yeminle haksız yere alana Allah ateşi vacip kıldı ve cenneti haram kıldı."

Orada bulunanlar:

"Ey Allah’ın Rasulü! Bu aldığı şey çok az olsa bile mi?"

Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem:

"Arak ağacından misvak için alınan dal bile olsa" buyurdu. (Müslim)

Bu hadiste alınan şey az bile olsa şiddetli bir tehdit söz konusudur.

İbn-i Abbas şöyle demiştir:

"Allah’ın ateş, gazap, lanet ve azabla sonuçlandırndığı her günah büyük günahtır."

İbn-i Mesud şöyle dedi:

"Büyük günahlar, Allah’ın bu surede Nisa Suresi: 33. ayete kadar nehyetmiş olduğu şeylerdir."

Tavus şöyle dedi:

İbn-i Abbas’a büyük günahların yedi tane olduğu söylendi o da: Onlar yetmiş kadardır, dedi.

Said b. Cubeyr şöyle dedi:

Bir adam İbn-i Abbas’a büyük günahlar yedi tanedir, dedi.

İbn-i Abbas da:
Yedi değil yediyüze yakındır. İstiğfar etmekle büyük günah kalmayacağı gibi ısrarla da küçük günah büyük günah olur, dedi.

İbn-i Mes’ud şöyle dedi:

Büyük günahlar dört tanedir:

- Allah’tan ümidi kesmek,

- Allah’ın rahmetinden ümitsiz olmak,

- Allah’ın azabından emin olmak,

- Allah-u Teâlâ'ya ortak koşmak.

İbn-i Ömer radiyAllahu anh’den şöyle rivayet edildi:

Büyük günahlar dokuz tanedir. Haksız yere birini öldürmek, faiz yemek, yetim malı yemek, iffetli kadınlara iftira atmak, yalan yere şehadet, ana-babaya eziyet etmek, savaş meydanından kaçmak, sihir, Mescid-i Haram’da günah işlemek.

Alimlerin katında büyük günahlar şunlardır:

Hırsızlık, kumar, içki içmek, sahabeye sövmek, hakimlerin haktan vazgeçmeleri, hevaya uymak, yalan yere yemin etmek, Allah’ın rahmetinden ümidi kesmek, kişinin başkasının anası ve babasına sövmesi suretiyle kendi anne ve babasına sövmüş olması, yeryüzünü fesada vermeğe uğraşmak.

Alimler rivayetlerindeki farklılıklardan ötürü büyük günahları tam olarak sınırlandırmamışlardır.

Zaten ayet ve sahih hadislerde belirtilen büyük günahları sınırlandırmak asıl istenilen bir şey değildir. Fakat bu günahların bazıları diğerine göre daha fazla zarar verdiği için daha büyüktür. Mesela Allah’ın affetmeyeceğini bildirmiş olduğundan ötürü şirk, bu tür büyük günahlardan daha büyüktür. Bundan sonra büyük günah olarak Allah’ın rahmetinden ümidi kesmek gelir. Çünkü burada Allah’ın:

"Benim Rahmetim her şeyi kuşatmıştır" ayetini inkar söz konusudur. Kişi kendisinin bağışlanmayacağı düşüncesiyle Allah’ın bu geniş olan rahmetini sınırlandırmış oluyor bu da bu ayetin, dolayısıyla Kur’an’ın yalanlanmasından başka bir şey değildir. Bunu destekleyen başka ayetler şunlardır:

"Allah’ın rahmetinden sapık olanlardan başka kim ümidi kesebilir."

Sonra büyük günah olarak Alah’ın azabından emin olmak gelir. Kişi günahları işler işler sonra da Allah için amel yapmadan Allah’ın rahmetine güvenir.

Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:

"Onlar Allah’ın ansızın yakalamasından emin mi oluyorlar? Allah’ın ansızın yakalamasından hüsrana uğrayanlardan başkası emin olmaz."


Sonra büyük günah olarak adam öldürmek gelir. Çünkü burada nefislerin ve varlığın yok olması söz konusudur. Sonra nesli kesen livata, sonra soyların birbirleriyle karışmasına neden olan zina mükellefiyyetin sebebi sayılan aklın gitmesine neden olan içki, İslami şiarların terkine neden olan namaz ve ezanın terki, kanları malları ve haram olan şeyleri helal kılan yalan yere şehadet ve zararı açık olarak belli olan diğer günahlar gelir.

Allah-u Teâlâ’nın cezalandırmakla tehdid ettiği varlığa zararı dokunan her günah büyük günahtır. Bunun dışındakiler ise küçük günahtır. (Kurtubi Tefsiri s: 158-161 C.5)
Kayıtlı
yunus islam
Aktif Üye
**
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 55


« Yanıtla #2 : 21 Şubat 2009, 13:43:32 »

Buradan anladigim kadariyla her buyuk ve kucuk gunah ayni zamanda haramdir.ama islamda haram degilde buyuk ve kucuk guna olarak gecmektedir.dogrumu anladim Allah A EMANET OLUN.
Kayıtlı
buhari
Ziyaretçi
« Yanıtla #3 : 22 Şubat 2009, 16:25:08 »

Cevap: İslam literetüründe Allah u teala'nın  yasakladığını işleyenlere haram işlemiştir denildiği gibi gunah ta  denilmiştir. Haram ve gunah tabiri aynı manaları içine alırlar ve ikisi arasında fark yoktur. Ve her iki tabirde aynı manada kulanılmıştır
Kayıtlı
yunus islam
Aktif Üye
**
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 55


« Yanıtla #4 : 23 Şubat 2009, 00:36:36 »

Allah razi olsun.
Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git


Eğer üye iseniz lütfen üye girişinden giriş yapınız.

Eğer üye değilseniz 10 saniyenizi ayırarak üye olabilirsiniz. 

Dosyaları indirebilmek ve de içerikleri görebilmek için

üye olmanız gerekmektedir.


  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.19 | SMF © 2013, Simple Machines

.....DAVETULHAK.....HAKKA DAVET FORUMU.....

| Sitemap | Arşiv | Wap | Wap2 | İmode | Rss Haber |