Oruç İle İlgili Hükümler
HAKKA DAVET FORUMU
 
*
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 26 Kasım 2020, 12:19:53


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


Sayfa: [1]   Aşağı git


Eğer üye iseniz lütfen üye girişinden giriş yapınız.

Eğer üye değilseniz 10 saniyenizi ayırarak üye olabilirsiniz. 

Dosyaları indirebilmek ve de içerikleri görebilmek için

üye olmanız gerekmektedir.


  Yazdır  
Gönderen Konu: Oruç İle İlgili Hükümler  (Okunma Sayısı 97 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Alkame
Yönetici
******
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 901


« : 01 Kasım 2020, 00:14:12 »

Oruç İle İlgili Hükümler:

"فَإِنْ أَكَلَ الصَّائِمُ أَوْ شَرِبَ أَوْ جَامَعَ نَاسِيَاً : لَمْ يُفْطِرْ ، وَلَا قَضَاءَ عَلَيْهِ ، وَلَا كَفَّارَة . "   
1- Oruçlu olan kimse unutarak yer, içer veya cima yaparsa orucu bozulmaz; kaza da kefaret de gerekmez.

"وإِنْ نَامَ فَاحْتَلَمَ ، أَوْ نَظَرَ إلَى امْرَأَةٍ فَأَنْزَلَ ، أَوْ أَدْهَنَ ، أَوْ احْتَجَمَ أَوْ اكْتَحَلَ ، أَوْ قَبَّلَ : لَمْ يُفْطِرْ . " 
2- Oruçlu olan kimse uykuda iken ihtilam olur veya uyanık iken kadına baktığından dolayı inzal olursa orucu bozulmaz. Aynı şekilde yağ sürünür, hacamat olur, sürme çeker veya eşini öperse yine orucu bozulmaz.

"إِنْ أَنْزَلَ بِقُبْلَةٍ ، أَوْ لَمْسٍ : فَعَلَيْهِ الْقَضَاءُ دُونَ الْكَفَّارَةِ . "
3- Eşini öptüğünden veya ona dokunduğundan dolayı inzal olan kimsenin orucu bozulur ve o günü kaza etmesi gerekir. Fakat kefaret gerekmez.

"وَلَا بَأْسَ بِالْقُبْلَةِ إذَا أَمِنَ عَلَى نَفْسِهِ ، وَيُكْرَهُ إنْ لَمْ يَأْمَنْ . "
4- İnzal olmayacağından ve (cima yapma konusunda) nefsine hâkim olacağından emin olan kimsenin eşini öpmesinde bir sakınca yoktur. Şayet kendinden emin değilse eşini öpmesi mekruh olur.   

"وَإِنْ ذَرَعَهُ الْقَيْءُ : لَمْ يُفْطِرْ . وَإِنْ اسْتَقَاءَ عَامِدَاً مِلْءَ فِيهِ : فَعَلَيْهِ القَضَاءُ . " 
5- Kişi istemeyerek kusarsa (kusmuğunu geri yutmaması şartıyla) orucu bozulmaz. Kasıtlı olarak ağız dolusu kusarsa orucu bozulur, o günü kaza etmesi gerekir.

"وَمَنْ ابْتَلَعَ الْحَصَا أَوْ الْحَدِيدَ ، أو النُوَاةَ : أَفْطَرَ  ، وقَضَى ، وَلَا كَفَّارَةَ عَلَيْهِ. "
6- Çakıl taşı veya demir ya da hurma çekirdeği yutan kimsenin orucu bozulur, o günü kaza etmesi gerekir. Fakat kefaret gerekmez.

"وَمَنْ جَامَعَ عَامِدَاً فِي أَحَدِ السَّبِيلَيْنِ ، أَوْ أَكَلَ أَوْ شَرِبَ مَا يُتَغَذَّى بِهِ أَوْ يُتَدَاوَى بِهِ : فَعَلَيْهِ الْقَضَاءُ وَالْكَفَّارَةُ ، مِثْلُ كَفَّارَةِ الظِّهَارِ . " 
7- Kişi, eşiyle önden veya arkadan kasıtlı olarak cima yapar, gıda maddesi olan bir şeyi yer, içer veya bununla tedavi olursa orucu bozulur, hem o günü kaza etmesi gerekir hem de kefaret gerekir. Orucun kefareti, zıhar kefareti gibidir.(38)
"وَمَنْ جَامَعَ فِيمَا دُونَ الْفَرْجِ فَأَنْزَلَ : فَعَلَيْهِ الْقَضَاءُ ، وَلَا كَفَّارَةَ عَلَيْهِ . " 
8- Kişi hanımıyla önden veya arkadan cima yapmaksızın temasta bulunur ve inzal olursa orucu bozulur, o günü kaza etmesi gerekir. Fakat kefaret gerekmez.

"وَلَيْسَ فِي إفْسَادِ صَوْمِ غَيْرِ شَهْرِ رَمَضَانَ كَفَّارَةٌ . " 
9- Ramazan orucu dışındaki oruçların bozulmasından dolayı kefaret gerekmez.

"وَمَنْ أَوْجَرَ أَوْ احْتَقَنَ أَوْ اسْتَعَطَ أَوْ أَقَطْرَ فِي أُذُنَيْهِ أَوْ دَاوَى جَائِفَةً أَوْ آمَّةً بِدَوَاءٍ رَطْبٍ فَوَصَلَ الدَّوَاءُ إلَى جَوْفِهِ أَوْ دِمَاغِهِ : أَفْطَرَ . وَلَزِمَهُ الْقَضَاءُ دُونَ الْكَفَّارَةِ . " 
10- Bir kimse ağızdan veya makattan ilaç alır, burnuna (enfiye yoluyla) bir şey çeker veya kulağına ilaç damlatırsa orucu bozulur. Aynı şekilde karnında bulunan açık yaraya ıslak veya nemli bir ilaç koyar ve bu ilaç midesine ulaşırsa, yine kafasındaki açık yaraya ıslak veya nemli bir ilaç koyar ve bu ilaç beynine ulaşırsa orucu bozulur, kaza etmesi gerekir. Fakat kefaret gerekmez.

"وَإِنْ أَقْطَرَ فِي إحْلِيلِهِ : لَمْ يُفْطِرْ عِنْدَ أَبِي حَنِيفَةَ  ومُحَمَّد ،  وَقَالَ أَبُو يُوسُفَ : يُفْطِرُ."
11- Şayet kişi erkeklik uzvunun deliğine ilaç damlatırsa İmam Ebu Hanife ve İmam Muhammed’e göre orucu bozulmaz, İmam Ebu Yusuf’a göre ise orucu bozulur.

"وَمَنْ ذَاقَ شَيْئَاً بِفِيهِ  : لَمْ يُفْطِرْ ، وَيُكْرَهُ لَهُ ذَلِكَ . "
12- Yutmaksızın bir şeyin tadına bakan kişinin orucu bozulmaz, fakat böyle yapması mekruhtur.

"وَيُكْرَهُ لِلْمَرْأَةِ أَنْ تَمْضُغَ لِصَبِيِّهَا الطَّعَامَ إذَا كَانَ لَهَا مِنْهُ بُدٌّ . "
13- Kadının seçeneği olduğunda çocuğuna yedireceği yemeği ağzıyla çiğnemesi mekruhtur. Fakat başka bir seçeneği yoksa (yutmaksızın) ağzıyla çiğnemesinde bir mahzur yoktur.

"وَمَضْغُ الْعِلْكِ لَا يُفْطِرُ الصَّائِمَ ، إلَّا أَنَّهُ يُكْرَهُ . " 
14- (Tatsız ve ağızda dağılmayan) Sakız çiğnemek orucu bozmaz, fakat mekruhtur.

"وَمَنْ كَانَ مَرِيضَاً فِي شَهْرِ رَمَضَانَ ، فَخَافَ إنْ صَامَ ازْدَادَ مَرَضُهُ : أَفْطَرَ وَقَضَى"
15- Ramazan ayında hasta olan kimse, oruç tuttuğunda hastalığının artacağından korkarsa oruç tutmaz (oruçluysa orucunu bozar) ve tutmadığı oruçları (Ramazan dışında sağlığına kavuştuğunda) kaza eder.

"وَإِنْ كَانَ مُسَافِرَاً لَا يَسْتَضِرُّ بِالصَّوْمِ : فَصَوْمُهُ أَفْضَلُ ، وإِنْ أَفْطَرَ وَقَضَى : جَازَ . " 
16- Ramazan ayında yolculukta olan kimsenin, kendisine zarar vermeyecekse oruç tutması daha faziletlidir. Bununla birlikte yolculukta oruç tutmaz, sonra kaza ederse bu da caiz olur.


(38) Zıharın kefareti ayette belirtildiği üzere şu şekildedir: Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor: “Hanımlarına zihar yapan (hanımlarıyla cima yapmamak için “Senin sırtın, annemin sırtı gibidir.” diyen) ve sonra söyledikleri bu sözden vazgeçip (hanımlarıyla cima yapmaya) dönmek isteyenlerin, (hanımlarıyla cimanın kendilerine helal olabilmesi için) hanımlarına dokunmadan önce (söyledikleri zihar sözüne kefaret olarak) bir köle azat etmeleri gerekir. İşte bu, zihar suçunu işlediğinizde yerine getirmeniz emredilen hükümdür. Muhakkak ki Allah, işlediğiniz her şeyden haberdardır (her şeyi gizlisiyle açığıyla en ince teferruatına kadar bilendir ve buna göre hesap soracaktır). Kim de bir köle azat etme imkânı bulamazsa hanımıyla cima yapmadan önce peş peşe iki ay oruç tutsun. Kimin de peş peşe iki ay oruç tutmaya gücü yetmezse altmış miskine yemek yedirsin. İşte bu hükümlerin verilmesinin sebebi, Allah’a ve rasulüne gerçek manada iman edip boyun eğmeniz içindir. Ve işte bu hükümler, Allah’ın (kulları için koyduğu) sınırlarıdır (sakın Allah’ın sınırlarını aşmayın). Bilin ki Allah’ın hükümlerini ve sınırlarını inkâr edenler için çok can yakıcı bir azap vardır.” (el-Mücadele: 3-4)
Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git


Eğer üye iseniz lütfen üye girişinden giriş yapınız.

Eğer üye değilseniz 10 saniyenizi ayırarak üye olabilirsiniz. 

Dosyaları indirebilmek ve de içerikleri görebilmek için

üye olmanız gerekmektedir.


  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  



.....DAVETULHAK.....HAKKA DAVET FORUMU.....

| Sitemap | Arşiv | Wap | Wap2 | İmode | Rss Haber |