Kaçınılması Gereken Beşinci Husus: ‎Ayrı Ayrı Zikredilen Müteşabih Lafızları ‎..
HAKKA DAVET FORUMU
 
*
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 22 Kasım 2019, 13:01:27


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


Sayfa: [1]   Aşağı git


Eğer üye iseniz lütfen üye girişinden giriş yapınız.

Eğer üye değilseniz 10 saniyenizi ayırarak üye olabilirsiniz. 

Dosyaları indirebilmek ve de içerikleri görebilmek için

üye olmanız gerekmektedir.


  Yazdır  
Gönderen Konu: Kaçınılması Gereken Beşinci Husus: ‎Ayrı Ayrı Zikredilen Müteşabih Lafızları ‎..  (Okunma Sayısı 1569 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Alkame
Yönetici
******
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 820


« : 20 Aralık 2018, 09:20:23 »


Metin:‎
Kaçınılması gereken beşinci husus: ‎Ayrı ayrı zikredilen müteşabih lafızları ‎bir arada zikretmek


Allah-u Teâlâ hakkında Kur’an’da ve sünnette geçen özel haberleri toplayan ve her uzuv ‎hakkında bir bab açıp sonra her biri hakkında gelen rivayetleri zikrederek kitap yazan kimse ‎iyi bir şey yapmamış ve dine hizmet etmeye muvaffak olmamıştır. O, kitabında şöyle ‎yapmıştır: “Ra’s (Baş)’ın İspatı Babı”, “Yed (El)’in İspatı Babı” şeklinde bir insanın ‎uzuvlarıyla ilgili bablar açarak bunlar hakkında geçen ayet ve hadisleri zikretmiş, sonra da bu ‎kitaba “Allah’ın Sıfatları” ismini vermiştir. İşte böyle yapmakla bu kimse iyi bir şey ‎yapmamıştır. Çünkü ‎رَأْس‎ (ra’s: baş), ‎يَد‎ (yed: el), ‎إِصْبَعْ ‏‎(ısba’: parmak) vb. mahlukata teşbihi ‎andıran bu lafızları Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem farklı zamanlarda, birbirinden ‎bağımsız mevzularda ve değişik karinelerle birlikte zikretmiştir. Lafzın o zamanda ve o ‎mekânda karineyle birlikte zikredildiğini duyan kişi istenilen ve mahlukata teşbihten uzak olan ‎doğru manayı anlar. İşte bu sözlerin hepsini bir arada insanın uzuvları gibi dizerek zikretmek, ‎farklı zaman ve mekânlarda karinelerle birlikte zikredildiğinde teşbihten uzak olan doğru ‎mananın anlaşıldığı bu sözleri tek bir yerde zikretmek; istenmeyen ve teşbihi andıran zahiri ‎mananın akla gelmesi ihtimalini daha fazla kuvvetlendirmiş olur. ‎
Bu şekilde karinesiz olarak bu müteşabih lafızların zahirine bakıldığında teşbihi uyandıran, ‎hakka muhalif olan manayı anlama hususunda nefis daha fazla etkilenerek haktan ‎uzaklaşmış ve nefiste rasulün sözlerinde teşbih olduğu düşüncesi uyandırılmış olur. Hatta bu ‎sözlerden bir tanesinin bile zikredilmesi bazı kimselerin aklına teşbih ihtimalini getirir. ‎
Bu kelimeyle beraber aynı cinsten ve teşbihi andıran ikinci, üçüncü, dördüncü kelimenin ‎arka arkaya zikredilmesi siyakı unutturup teşbihi andıran manayı reddetme ihtimalini ‎azaltarak teşbih ihtimalini kuvvetlendirir. Bundan dolayı bir kimse bir başkası hakkında haber ‎verdiğinde, bu haberin doğruluğu konusundaki zan daha fazladır fakat haberi iki kişi ‎verdiğinde bu zan zayıflar; üç kişi haber verdiğinde bu zan daha çok zayıflar ve o habere ‎inanmaya daha çok meyledilir. Bu nedenle haberi ahad yoluyla elde edilen ilmin kat’iliği, ‎mütevatir haber yoluyla elde edilen ilmin kat’iliğinden daha azdır. Mütevatir haberlerin ‎toplanması ile elde edilen ilmin kat’iliği ise elbette ahad haberlerin toplanmasıyla elde edilen ‎ilmin kat’iliğinden daha fazladır. ‎
Bu sonuçları meydana getiren sebep, bu haberlerin aynı yerde toplanmasıdır. Adaletli ‎kişinin tek olarak söylediği haberin doğru olmama ihtimali vardır, fakat adaletli birkaç kişinin ‎aynı haberi söylemesiyle bu ihtimal zayıflar. ‎
Karineler de böyledir. Tek karineyle ortaya çıkan ihtimal, karineler arttıkça kuvvet kazanır. ‎İhtimalin yok olması ya da zayıflaması ise zannı (teşbih düşüncesini) daha çok kuvvetlendirir.‎
Bundan dolayı ayrı ayrı zikredilen ve zahiri teşbihi uyandıran sözlerin bir arada zikredilmesi ‎caiz değildir. ‎

Açıklama: ‎
Kur’an-ı Kerim’in bildirdiği üzere, Kur’an ve sünnette müteşabih naslar bulunmaktadır. ‎Allah müteşabih naslara karşı nasıl düşünüleceği ve nasıl hareket edileceğini bize bildirmiştir. ‎
Bazı müteşabih sözler tek başına söylendiğinde ondan anlaşılan mana mahzurlu olabilir ‎fakat belli bir siyaka söylendiğinde o mahzurlu olan mana kalkar. Bu müteşabih sözler, ‎şeriatın naslarında dağınık bir şekilde ve farklı yerlerde zikredilmiştir; zikredildiği siyakla ‎beraber okunduğunda mahzurlu mananın akla gelmesi çok az bir ihtimaldir. Ve bu az olan ‎ihtimalden kaynaklı şüphe, açıklandığı takdirde rahatlıkla giderilir. Ancak bu basit olan ‎şüpheyi diğer basit olan şüphelerle arka arkaya aynı yerde toplamak, şüphenin ‎kuvvetlenmesine sebep olur ve mahzurlu manayı akla daha çok getirir. Bu sebeple şüpheli ‎olan sözleri siyakından soyutlayarak bir araya toplamak, tek tek söylemekten daha tehlikeli bir ‎durum meydana getirir. ‎
Örneğin Allah hakkında bazı naslarda ‎يَد‎ (yed: el), bazı naslarda ‎إِصْبَع‎ (ısba’: parmak), bazı ‎naslarda ise ‎قَدَم‎ (kadem: ayak) geçmektedir. Bunlar birbirinden farklı yerlerde ve karineyle ‎beraber zikredilmiştir. Bu lafızlar siyakıyla okunduğunda asla uzuv olarak anlaşılmaz ve uzuv ‎olma şüphesi yok denecek kadar azdır. Fakat hepsi bir araya toplanınca bir cismi andırır ve ‎şüpheler daha kuvvetlenir. Dolayısıyla böyle yapmak çok büyük bir hatadır, velev ki zikredilen ‎bu rivayetlerin hepsi sahih olsun. ‎
Bu lafızları bir kitapta toplayıp bu kitaba “Allah’ın sıfatları” ismini vermek ise daha büyük ‎bir hatadır. Şayet böyle bir çalışma yapılacaksa İmam Beyhaki’nin yaptığı gibi, rivayetler ‎muhkem ayetlere göre ve ehlisünnetin akidesine uygun bir şekilde açıklanmalı, hadislerin ‎sahihi ile zayıfı ayıklanarak anlatım yapılmalıdır. Bölümler açıp hiçbir açıklama yapmadan ‎sırf rivayetlerin nakledildiği bir kitap hazırlamak, mahzuru çok olan ve İslam akidesine hizmet ‎etmeyen bir ameldir. ‎
Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git


Eğer üye iseniz lütfen üye girişinden giriş yapınız.

Eğer üye değilseniz 10 saniyenizi ayırarak üye olabilirsiniz. 

Dosyaları indirebilmek ve de içerikleri görebilmek için

üye olmanız gerekmektedir.


  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  



.....DAVETULHAK.....HAKKA DAVET FORUMU.....

| Sitemap | Arşiv | Wap | Wap2 | İmode | Rss Haber |