HAKKA DAVET FORUMU
 
*
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 18 Kasım 2017, 05:41:56


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


Sayfa: [1]   Aşağı git


Eğer üye iseniz lütfen üye girişinden giriş yapınız.

Eğer üye değilseniz 10 saniyenizi ayırarak üye olabilirsiniz. 

Dosyaları indirebilmek ve de içerikleri görebilmek için

üye olmanız gerekmektedir.


  Yazdır  
Gönderen Konu: Cima Yapılmadan Boşanan Kadınlara Verilen Mehir. Bakara-237  (Okunma Sayısı 296 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Vasat Ümmet
Yönetici
******
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 532



« : 06 Kasım 2017, 21:31:24 »

بســـم الله الرحمن الرحيم

وَإِن طَلَّقْتُمُوهُنَّ مِن قَبْلِ أَن تَمَسُّوهُنَّ وَقَدْ فَرَضْتُمْ لَهُنَّ فَرِيضَةً فَنِصْفُ مَا فَرَضْتُمْ إَلاَّ أَن يَعْفُونَ أَوْ يَعْفُوَ الَّذِي بِيَدِهِ عُقْدَةُ النِّكَاحِ وَأَن تَعْفُواْ أَقْرَبُ لِلتَّقْوَى وَلاَ تَنسَوُاْ الْفَضْلَ بَيْنَكُمْ إِنَّ اللّهَ بِمَا تَعْمَلُونَ بَصِيرٌ


237 - Kendilerine mehir tayin etmiş olduğunuz hanımlarınızı eğer temas etmeden (cima yapmadan) boşarsanız, onlara (tayin ettiğiniz) mehrin yarısını veriniz! Ancak kendilerinin affetmesi (bağışlaması) veya nikah akdi elinde olan (kişin)ın affetmesi (bağışlaması) müstesna... Şüphesiz ki sizin affetmeniz (bağışlamanız) takvaya daha yakındır. Aranızdaki iyiliği unutmayın! Muhakkak ki Allah yaptıklarınızı görendir.

      Bu ayete göre; evlilik akdi sırasında kendisine mehir tayin edilmiş olan kadın cima yapılmadan boşanırsa, ona, mehrinin yarısı düşer.

Boşanan Kadınlar:

Boşanan kadınlar dörd'e ayrılır:

1 - Nikah akdi sırasında mehir tayin edilmiş ve boşanmadan önce kendisiyle cima yapılmış kadınlar. Bu kadınlar mehirlerinin tamamını alırlar ve üç kuru' müddeti iddet beklerler.

Allah (c.c) şöyle buyuruyor:

“Boşanan kadınlar üç kuru beklerler.”   
(Bakara: 228)

“Onlara verdiğinizden herhangi birşey almanız helal değildir.” 
   (Bakara: 229)

2 - Nikah akdi sırasında mehir tayin edilmemiş ve boşanmadan önce kendisiyle cima yapılmamış kadınlar. Bu kadınların ne mehir hakları vardır ne de iddet beklerler. Onlara ancak mut'a verilir.

Allah (c.c) şöyle buyuruyor:

“Kendileriyle temas etmediğiniz (cima yapmadığınız) veya kendilerine bir mehir tayin etme(den evlen)diğiniz kadınları boşamanızda size bir günah yoktur. (Şu var ki); zengin olan(ınız) durumuna göre, darda olan(ınınız) da durumuna göre örfe uygun bir şekilde onlara (boşanan kadınlara) mut'a verir.” (Bakara: 236)

“Ey iman edenler! Mü'min kadınları nikahlayıp da sonra kendilerine dokunmadan (cima yapmadan) onları boşarsanız sizin için üzerlerine sayacağınız bir iddet yoktur.”   (Ahzab: 49)

Bu ayete göre kadınların iddet beklemeleri gerekmez.

3 -  Nikah akdi sırasında mehir tayin edilmiş ve boşanmadan önce kendisiyle cima yapılmamış olan kadınlar. Bu kadınlar boşandıkları zaman mehirlerinin yarısını alırlar ve iddet beklemezler.

Allah (cc) şöyle buyuruyor:
“Eğer temas etmeden (cima yapmadan) onları boşarsanız ve bir mehir de tayin etmişseniz, onlara (tayin ettiğiniz) mehrin yarısını veriniz!.” (Bakara: 237)

“Ey iman edenler! Mü'min kadınları nikahlayıp da sonra kendilerine dokunmadan (cima yapmadan) boşarsanız, sizin için üzerlerine sayacağınız bir iddet yoktur.”   (Ahzab: 49)

4 - Nikah akdi sırasında mehir tayin edilmemiş ve boşanmadan önce kendisiyle cima yapılmış kadınlar. Böyle kadınlara “mehri misil” verilir ve iddet beklerler.

Mehri Misil : Kadının kızkardeşinin, amca kızının veya halasının mehrine göre tayin edilen mehirdir.

Allah (c.c) şöyle buyuruyor:

“O halde onlardan hangisiyle faydalandıysanız (cima yaptıysanız) ücretlerini (mehirlerini) takdir edildiği şekilde verin!” (Nisa: 24)

Kendisiyle Cima Yapmadan Ve  Mehir Tayin Etmeden Kocası Vefat Eden Kadının Durumu:

 Bu durumdaki kadın, kendisine denk olan kadınlarınki kadar mehirle birlikte mirastan da pay alır ve kocası öldüğü için vefat iddeti bekler.

İbni Mes'ud (r.a)'ya şöyle soruldu:

“Bir adam, bir kadınla evlendikten sonra, ona mehir tayin etmeden ve onunla cima yapmadan vefat etmiştir. Bu durumda kadına ne düşer?” İbni Mes'ud (r.a) şöyle cevab verdi:

“Ona denk olan kadınların mehri kadar mehir alır. Bu mehir ne eksiltilir ne de arttırılır. Bununla birlikte vefat iddeti bekler ve mirastan da payını alır.” Bunun üzerine Ma'kil b. Sinen El-Eşcai ayağa kalkıp şöyle dedi:

“Rasulullah (s.a.s) bizim kabilemizden olan Berva binti Vaşik hakkında senin verdiğin hükmü vermiştir.” İbni Mes'ud bunu duyunca fetvasındaki isabetten dolayı çok sevindi.”
(Tirmizi rivayet etti ve hasensahih dedi)   

 Mehri Kimler Bağışlayabilir?


 “Ancak kendilerinin affetmesi (bağışlaması) veya nikah akdi elinde olan (kişin)ın affetmesi (bağışlaması) müstesna...”


Bu; mehri tayin edilen fakat kendisiyle cima yapılmadan boşanan kadın, mehrinin yarısını almaktan vazgeçerse veya “nikah akdi elinde olan kişi, mehrin diğer yarısını kadına bağışlarsa” demektir.

“Nikah akdi elinde olan kişiden” kastın kim olduğu konusunda alimler ihtilaf etmişlerdir.

İmam Ebu Hanife ve İmam Şafii'ye göre; “nikah akdi elinde olan”dan kasıt; kadını boşayan kocadır.

Cübeyr b. Mut'im (r.a) şöyle demiştir:

“Beni Nadir'den bir kadınla evlendim ve onu cima yapmadan boşadım. Boşadıktan sonra nikah akdinde tayin edilen mehrin tamamını ona verdim.”  Cübeyr b. Mut'im sözüne şöyle devam etti: “Ben onu (mehrin diğer yarısını) affetmeye ondan daha evlayım.” dedi. Daha sonra: “nikah akdi elinde olanın affetmesi müstesna...” ayetini okudu ve: “Rasulullah: “Nikah akdi elinde olan kişi, kocadır” buyurdu.” dedi.  (Dare Kutni)

Bu görüşe göre; kendisine mehir tayin edilmiş fakat cima yapılmamış kadın, boşandığında, hakettiği mehrin yarısını kocasına bağışlayabildiği gibi, kocası da mehrin diğer yarısıyla birlikte tamamını ona verebilir. Kadının velisi ise mehirden herhangi birşey affetme yetkisine sahip değildir.

İmam Malik'e göre; “nikah akdi elinde olan”dan kasıt; kadının velisidir. Buna göre, ister buluğa ermiş olsun, ister olmasın, bakire olan kadının babası, mehrin yarısını damadına bağışlayabilir.

Allah (c.c) şöyle buyuruyor:

“Kendilerine mehir tayin etmiş olduğunuz hanımlarınızı eğer temas etmeden (cima yapmadan) boşarsanız, onlara (tayin ettiğiniz) mehrin yarısını veriniz!”

Ayetin bu kısmında kendilerine hitab edilenler, kocalardır. Bundan sonra: “Ancak kendilerinin affetmesi (bağışlaması) müstesna” sözü geliyor. Burada hitab olunanlar ise kadınlardır. Bundan sonra da: “Veya nikah akdi elinde olan (kişin)ın affetmesi (bağışlaması) müstesna” sözü geliyor. Burada hitab olunan ise üçüncü bir şahıstır. Çünkü daha önce kocalar sonra da kadınlar zikredilmişlerdi. Şayet üçüncü şahsın varlığı söz konusu olmasaydı o zaman bundan kasıt; kocalar olurdu. Fakat üçüncü bir şahıs daha vardır ve bu, kadının velisidir.

Hem kadın herzaman için affetme yetkisine sahip değildir. Deli veya çocuk olan bir kadının affetme yetkisi yoktur. Bu durumdaki kadınların ancak velileri affetme yetkisine sahiptir.

“sizin affetmeniz (bağışlamanız) muhakkak ki takvaya daha yakındır.”

Kadın ve erkekten her kim iyilikte bulunup affederse o daha takvalıdır. Kadının; “nasıl olsa o benimle cima yapmadı” diyerek, hakkı olan mehrin yarısını kocasına bağışlaması daha iyidir. Erkeğin de, kadını teselli etmek, ona iyilikte bulunmak ve insanların kadın hakkında kötü düşünmelerini engellemek için, mehrin diğer yarısıyla birlikte tamamını vermesi daha iyidir.

 “Aranızdaki iyiliği unutmayın!”


Allah (c.c), boşanan kadın ve erkeğe; boşanmanın, müslüman aileler arasında düşmanlığa sebep olmaması ve boşandıktan sonra bile birbirlerine iyi davranmaları için, daha önce birbirlerine yapmış oldukları iyilikleri unutmamalarını tavsiye ediyor.

Aile,  kadın ve erkeğin birbirleriyle anlaşmalarıyla kurulur ve devam ettirilir.

Eğer karı ile koca evlilik hayatını devam ettirmek istemiyor ve evlilik hayatını devam ettirdiklerinde daha kötü sonuçların ortaya çıkmasından endişe ediyorlarsa, o zaman boşanmaları daha iyidir. Fakat bu boşanma, kadının ve erkeğin ailelerini birbirine düşman etmemelidir. İşte bunun için Allah (c.c) “aranızdaki iyiliği unutmayın!” buyurmuştur.

“Muhakkak ki Allah yaptıklarınızı görendir.”

Bu, aşırı gidenler için bir tehdittir. Allah (c.c) aşırı gidenlere şöyle hitab ediyor: “Sizler eğer aşırı gider ve birbirinize haksızlık yaparsanız, iyi biliniz ki, Allah bu yaptıklarınızı görür ve karşılığını eksikliğe uğratmaksızın verir.

Eğer birbirinize iyilik yaparsanız, Allah (cc) bunu da görür ve size ecrini verir. Allah'ın bütün yaptıklarınızı gördüğünü aklınızdan çıkarmayın ve hayatınızı buna göre düzenleyin!”
 
Kayıtlı

"Böylece sizi vasat bir ümmet kıldık ki, insanlara karşı Şahitler olasınız. Peygamber de sizin üzerinize şahit olsun...
// Bakara:143//
Sayfa: [1]   Yukarı git


Eğer üye iseniz lütfen üye girişinden giriş yapınız.

Eğer üye değilseniz 10 saniyenizi ayırarak üye olabilirsiniz. 

Dosyaları indirebilmek ve de içerikleri görebilmek için

üye olmanız gerekmektedir.


  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  



.....DAVETULHAK.....HAKKA DAVET FORUMU.....

| Sitemap | Arşiv | Wap | Wap2 | İmode | Rss Haber |