HAKKA DAVET FORUMU
 
*
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 17 Aralık 2017, 18:55:46


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


Sayfa: [1]   Aşağı git


Eğer üye iseniz lütfen üye girişinden giriş yapınız.

Eğer üye değilseniz 10 saniyenizi ayırarak üye olabilirsiniz. 

Dosyaları indirebilmek ve de içerikleri görebilmek için

üye olmanız gerekmektedir.


  Yazdır  
Gönderen Konu: İddet Bekleyen Kadınlarla Evlenmek İstemek. Bakara-235  (Okunma Sayısı 508 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Vasat Ümmet
Yönetici
******
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 532



« : 09 Ekim 2017, 00:15:28 »

بســـم الله الرحمن الرحيم

وَلاَ جُنَاحَ عَلَيْكُمْ فِيمَا عَرَّضْتُم بِهِ مِنْ خِطْبَةِ النِّسَاء أَوْ أَكْنَنتُمْ فِي أَنفُسِكُمْ عَلِمَ اللّهُ أَنَّكُمْ سَتَذْكُرُونَهُنَّ وَلَكِن لاَّ تُوَاعِدُوهُنَّ سِرًّا إِلاَّ أَن تَقُولُواْ قَوْلاً مَّعْرُوفًا وَلاَ تَعْزِمُواْ عُقْدَةَ النِّكَاحِ حَتَّىَ يَبْلُغَ الْكِتَابُ أَجَلَهُ وَاعْلَمُواْ أَنَّ اللّهَ يَعْلَمُ مَا فِي أَنفُسِكُمْ فَاحْذَرُوهُ وَاعْلَمُواْ أَنَّ اللّهَ غَفُورٌ حَلِيمٌ


235 - (İddet bekleyen) kadınları nikahlamak istediğinizi, ima yoluyla bildirmenizde veya böyle bir arzuyu gönüllerinizde saklamanızda üzerinize bir günah yoktur. Allah, sizin onları muhakkak ileride anacağınızı bilmiştir. Onlarla gizlice sözleşmeyin! Ancak (ima yoluyla) uygun bir söz söylemeniz müstesna... (Farz olan) iddet(ler)i bitinceye kadar da nikah bağın(ı bağlamay)a azmetmeyin! Ve bilin ki; şüphesiz Allah nefislerinizde olan(lar)ı bilir. Artık O'ndan sakının ve yine bilin ki; Allah Gafur'dur, Halim' dir.
 
   
      Allah (c.c) bu ayetinde erkeklere hitab ediyor. Kocası vefat ettiği veya kendisini üç talakla boşadığı için iddet bekleyen kadınlara açık olmamak şartıyla, evlenmeyi ima etmenin ve bunu kalpten geçirmenin haram olmadığını bildiriyor. Bu konuda haram olan ise evlenme isteğini açıktan söylemektir.

Evlenme İsteğini İma Etmenin Şekli:

 İddet bekleyen kadının velisine giderek: “Bana haber vermeden onu başkasıyla evlendirme” veya kadının kendisine giderek: “Ben evlenmek istiyorum”, “Saliha bir kadın arıyorum”, “Sen güzel bir kadınsın, benim de evlenmeye ihtiyacım var”, “Üzülme! Allah muhakkak sana bir hayır getirecektir” veya “Üzülme! Sen rahatça yeni bir koca bulabilirsin” gibi sözler söylemek, evlenmeyi ima etmek için kullanılan lafızlardandır. Böyle lafızları kullanmak caizdir.

Fakat iddet bekleyen kadınlara giderek onlara açıkça: “Seninle evlenmek istiyorum” demek haramdır. Çünkü Allah (c.c)'nun ima yoluyla bir şeyin söylenmesine izin vermesi, açık bir şekilde söylemenin caiz olmadığını gösterir.

İbni Mübarek, Süleyme binti Hanzele'nin şöyle dediğini rivayet etmiştir:

“Kocamın vefat iddetini beklerken, yanıma Ebu Cafer Muhammed b. Ali gelerek:

“Rasulullah (s.a.s)'e yakınlığımı, Ali (r.a)'nun torunu olduğumu ve İslam'daki yerimi biliyorsunuz” dedi. Ona:

“İddet müddetim içinde bana evlenme teklifi mi yapıyorsun? Halbuki insanlar seni örnek alıyorlar.” dedim. O:

“Ben öyle birşey yapmadım.” Yalnız İslam'a ve Rasulullah (s.a.s)'e ve Ali (r.a)'ya yakınlığımı ifade ettim. Bilmiyor musunuz ki, Rasulullah (s.a.s), Ebu Seleme'nin vefatından sonra iddet bekleyen, Ümmü Seleme (r.a)'nın yanına giderek, kendisinin Allah katındaki yerini anlatmıştı. Onun böyle yapması evlenme talebinde bulunmak olsaydı, bunu yapmazdı” dedi.   
(Dare Kutni)                 

       Evli olan veya rec'i talak iddeti bekleyen kadınlara, açıktan olsun ima yoluyla olsun, evlenme teklifinde bulunmak caiz değildir.

Fakat hiçkimseyle nikahlı veya nişanlı olmayan kadınlara, hem açık şekilde hem de ima yoluyla nişanlanma veya evlenme teklifinde bulunmak caizdir.

Gizlice Sözleşmenin Yasaklanması:

 “Allah, sizin onları muhakkak ileride anacağınızı bilmiştir. Onlarla gizlice sözleşmeyin! Ancak (ima yoluyla) uygun bir söz söylemeniz müstesna...”

Allah (c.c) mü'min erkeklerin, üç talakla boşanmış veya kocası vefat etmiş kadınlarla evlenmeyi içlerinden geçireceklerini ve bunu açığa vuracaklarını bilir.

Mü'min erkeklerin, bu kadınlarla evlenmeyi kalplerinden geçirmelerinde ve onlara, evlenme niyetlerini ima yoluyla söylemelerinde bir sakınca yoktur. Zaten ayette geçen “kavlen ma'rufa” (uygun söz) lafzı da evlenmeyi ima yoluyla ifade etmek anlamına gelmektedir. Fakat Allah (cc), evlenme isteğini açıktan söylemelerini veya kadınla gizlice sözleşmelerini haram kılmıştır.

Alimler ayette geçen “gizlice sözleşmeyin” lafzının manası hakkında değişik görüşler bildirmişlerdir:

Bazı alimlere göre bundan kasıt; “zinadır.”

Bazı alimlere göre; “cima yapmaktır.”

Bazılarına göre de; “açık bir şekilde evlenme teklifinde bulunmaktır.”

Bu manaların hepsi de doğrudur ve Allah (c.c) bu ayetiyle iddet bekleyen kadınlara açıkça evlenme teklifinde bulunmayı, onlarla gizlice evlenmeyi ve zina yapmayı yasaklamıştır.

İddet Bekleyen Kadınla Yapılan Nikahın Hükmü:

 “(Farz olan) iddet(ler)i bitinceye kadar da nikah bağın(ı bağlamay)a azmetmeyin!”


Bu ayete göre; üç talakla boşandığı veya kocası öldüğü için iddet bekleyen kadınlarla nikah akdi yapmak caiz değildir ve bütün alimlere göre bu akid fasittir.

İddet bekleyen kadınlarla, haram olduğunu bilerek nikah akdi yapan, Allah'ın haram kılıp yasakladığı bir şeyi bu ameliyle meşrulaştırdığı için kafir olur. Fakat iddet bekleyen kadınlarla, haram olduğunu bilmeyerek nikah akdi yapan kafir olmaz, sadece günah işlemiş olur ve nikah akdi bozulur.

İmam Malik ve İmam Ahmed'e göre;
iddet bekleyen kadınlarla cehaletinden dolayı nikah akdi yapan kişinin akdi hemen bozulur ve ceza olarak bu kadın ve erkek bir daha birbirleriyle ebediyyen evlendirilmezler.

Bunlar murisini öldüren varis gibidirler. Murisin malı kendisini öldüren varisine nasıl haram ise, Allah'ın haram kıldığı nikah akdini yapanlar da birbirlerine haramdırlar.

İmam Ebu Hanife ve İmam Şafii'ye göre;
nikah akdi hemen bozulur. Kadın birinci kocasından geriye kalan iddetini tamamladıktan sonra, ikinci kocasından da ayrılmış olduğu için tekrar iddet bekler. Bu iddeti de bittikten sonra, kendisiyle iddet esnasında evlenen ikinci kocası, normal yollardan başkalarıyla birlikte tekrar kendisini istemeye gelebilir.

İddette evlenen kadın ile erkek birbirlerine ebedi olarak haram kılınamazlar. Çünkü bir kadının bir erkeğe haram olabilmesi için Kur'an, sünnet veya icmadan açık bir delil olması gerekir. Bu konuda Kur'an, sünnet ve icmadan herhangi bir delil yoktur. Kaldı ki, bir kadınla zina yapmak, iddet sırasında haram olduğunu bilmeden onunla nikah yapmaktan daha kötüdür. Kadın, kendisiyle zina yapan erkeğe haram olmadığı halde, nasıl kendisiyle fasit nikah yapan erkeğe ebedi haram olur?..

Ömer (r.a), da böyle yapanlar hakkında vermiş olduğu: “Ebedi olarak evlenemezler” şeklindeki fetvasından dönmüştür.

İbni Mübarek, Mesruk'tan şöyle rivayet etmiştir:

“Kureyşli bir kadın, iddet müddeti dolmadan Sakif kabilesinden bir erkekle evlendi. Bu haber Ömer (r.a)'ya ulaşınca, her ikisini getirterek nikahlarını feshetti. Her ikisine de ceza verdi ve ebediyyen evlenmemelerine hükmetti ve kadının nikah mehrini de Beytü'l Mal verdi. Ömer (r.a)'nun bu uygulaması halk arasında yayılınca, Ali (r.a):

“Allah (c.c) mü'minlerin emirini bağışlasın! Beyt'ül Mal hiç mehir verir mi? O kadınla erkek cehaletlerinden bir iş yapmışlardır. Uygun olan hareket; onların yaptığını Rasulullah'ın sünnetiyle reddetmektir.” deyince, kendisine:

“Siz olsaydınız nasıl hükmederdiniz?” diye soruldu. O da:

“Kadın, mehrini kendisiyle cima yapan erkekten alır ve aralarındaki nikah akdi, ceza vermeden feshedilir. Sonra kadın birinci kocasından geriye kalan iddeti bekler. Bu bittikten sonra ikinci kocasından da ayrılmış olduğu için tekrar iddet bekler. İkinci kocasından da iddeti bittikten sonra, erkek isterse sahih bir nikahla kadınla tekrar evlenebilir.” dedi. Ali (r.a)'nun bu konudaki fetva ve hükmü Ömer (r.a)'ya ulaşınca:

“Siz, bilmeyerek yaptığımız şeyleri Rasulullah (s.a.s)in sünneti ile düzelttiniz” dedi.
         (Cassas, Kurtubi)

Ayetteki; “azmetmeyin” kelimesi; iddet bekleyen kadınlarla açık bir şekilde nikah yapma girişiminde bulunmanın haram olduğunu gösteriyor. Böyle bir girişimde bulunmak haram olduğuna göre akit yapmak da elbette ki haramdır.

Kalplerden Kötü Düşünceler Geçirilmemeli: 

 “Ve bilin ki; şüphesiz Allah kalplerinizde olan(lar)ı bilir. Artık O'ndan sakının!”


Allah (c.c) bu ayette, erkekleri gönüllerinden geçen şeylerden dolayı uyarıyor ve kötü değil, hayırlı düşüncelere sevkederek onlara şöyle buyuruyor:

“Biliniz ki Allah nefislerinizden geçenleri bilmektedir. Bu sebeple O'ndan korkun ve yasaklarını yapmaktan kaçının! Allah'ın nefislerden geçirmeyi yasakladığı şeyleri kalplerinizden geçirmeyin! Eğer bunları kalplerinizden geçirmişseniz hemen Allah'a tevbe edin ve O'ndan bağışlanma dileyin! Nefislerden geçirmeye izin verilen fakat pratiğe dökülmesi caiz olmayan şeyleri yapmaya kalkışmayın! Çünkü nefislerden geçeni bilen Zat, kötü şeyler yapmaya kalktığınızda, insanlar o kötü şeyden haberdar olmasa bile sizleri görür, yaptığınızı bilir ve işlediklerinizin cezasını verir. İşte sizler bütün bunları düşünüp hatırlayarak yalnız O'ndan korkun!”

“Ve yine bilin ki; şüphesiz Allah Gafur'dur, Halim' dir.”

Gafur: Günah işleyip de, işlediği günahtan gerçek manada tevbe eden kullarını bağışlayan, onların günahlarını örten, demektir

Halim: Kulunun, işlediği günahtan tevbe etmesi için, ceza vermede acele etmeyip geciktiren, demektir.

Allah (c.c) erkeklere tehdit şeklindeki hitabından sonra, rahmetinden ümit kesmemeleri gerektiğini bildiriyor:
 
Kayıtlı

"Böylece sizi vasat bir ümmet kıldık ki, insanlara karşı Şahitler olasınız. Peygamber de sizin üzerinize şahit olsun...
// Bakara:143//
Sayfa: [1]   Yukarı git


Eğer üye iseniz lütfen üye girişinden giriş yapınız.

Eğer üye değilseniz 10 saniyenizi ayırarak üye olabilirsiniz. 

Dosyaları indirebilmek ve de içerikleri görebilmek için

üye olmanız gerekmektedir.


  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  



.....DAVETULHAK.....HAKKA DAVET FORUMU.....

| Sitemap | Arşiv | Wap | Wap2 | İmode | Rss Haber |