HAKKA DAVET FORUMU
 
*
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 19 Ekim 2017, 00:52:50


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


Sayfa: [1]   Aşağı git


Eğer üye iseniz lütfen üye girişinden giriş yapınız.

Eğer üye değilseniz 10 saniyenizi ayırarak üye olabilirsiniz. 

Dosyaları indirebilmek ve de içerikleri görebilmek için

üye olmanız gerekmektedir.


  Yazdır  
Gönderen Konu: Boşanan Kadınlara İyi Davranmak. Bakara-231  (Okunma Sayısı 400 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Vasat Ümmet
Yönetici
******
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 530



« : 24 Temmuz 2017, 00:17:02 »

بســـم الله الرحمن الرحيم

وَإِذَا طَلَّقْتُمُ النَّسَاء فَبَلَغْنَ أَجَلَهُنَّ فَأَمْسِكُوهُنَّ بِمَعْرُوفٍ أَوْ سَرِّحُوهُنَّ بِمَعْرُوفٍ وَلاَ تُمْسِكُوهُنَّ ضِرَارًا لَّتَعْتَدُواْ وَمَن يَفْعَلْ ذَلِكَ فَقَدْ ظَلَمَ نَفْسَهُ وَلاَ تَتَّخِذُوَاْ آيَاتِ اللّهِ هُزُوًا وَاذْكُرُواْ نِعْمَتَ اللّهِ عَلَيْكُمْ وَمَا أَنزَلَ عَلَيْكُمْ مِّنَ الْكِتَابِ وَالْحِكْمَةِ يَعِظُكُم بِهِ وَاتَّقُواْ اللّهَ وَاعْلَمُواْ أَنَّ اللّهَ بِكُلِّ شَيْءٍ عَلِيمٌ


"Kadınları boşadığınızda iddetlerinin sonuna ulaştıklarında artık onları ya iyilikle tutun ya da iyilikle bırakın! Sırf zarar vermek  için onları  (nikah altında) tutmayın! Kim böyle yaparsa, kendine zulmetmiş olur. Allah'ın ayetlerini alaya almayın. Allah'ın üzerinizdeki nimetini ve size öğüt vermek için indirdiği kitab(Kur'an)'ı ve hikmet (sünnet)'i hatırlayın! Allah'tan korkun ve şunu iyi bilinki muhakkak Allah herşeyi en iyi bilendir!
 Bakara-231
   
     
      Allah (c.c) bu ayette, hanımlarını rec'i talakla boşayan erkeklere; iddetleri sona ermek üzereyken, ya zarar ve eziyet vermeden hanımlarını geri döndürmelerini ya da iddetleri dolana kadar bırakmalarını emrediyor.

Allah (c.c) boşanmayı helal kılmıştır. Fakat boşanma Allah'ın en sevmediği helaldir.

İbni Ömer (r.a)'dan rivayet olunduğuna göre Rasulullah (s.a.s) şöyle buyurmuştur:

“Helallerin Allah'a en sevimsiz olanı boşanmadır.      (Ebu Davud, İbni Mace, Hakim)

Şeytanın ise tam aksine, en çok sevdiği şey yuva yıkmaktır.

Cabir İbni Abdullah (r.a)'dan rivayete göre Rasulullah (s.a.s) şöyle buyurdu:

“Şüphesiz İblis, tahtını suyun üzerine koyar sonra askerlerini (insanların içine) salar. Onun makamına en yakın olan, ona göre en büyük kötülük yapmış olan şeytanlardan birisi gelir: “Şöyle şöyle yaptım” der. İblis:

“Sen mühim bir iş yapmadın” der. Bir başkası gelir:

“Falan adamla karısının arasını açıncaya kadar onları bırakmadım” der. İblis onu yanına yanaştırır ve ona:

“Sen ne güzelsin (en büyük işi sen yaptın) der.”
(Müslim, Ahmed)

 “Sırf zarar vermek  için onları  (nikah altında) tutmayın! Kim böyle yaparsa, kendine zulmetmiş olur.”


Allah (c.c) ayetin bu kısmında; sırf vermiş olduğu mehri veya daha fazlasını alabilmek için eziyet vererek, hanımına muhalea yoluyla boşamayı ima etmenin caiz olmadığını bildiriyor.

Erkeğin bu yola başvurarak, boşama karşılığında hanımından aldığı para veya mal haramdır. Kim böyle yaparsa, kendisine zulmetmiş olur.

Aynı şekilde, sırf başkasıyla evlenebilmek için kadının, kocasından muhalea yoluyla boşanmayı istemesi de haramdır.

Bununla ilgili olarak Rasululullah (s.a.s) şöyle buyuruyor:

“Kendisine hiç bir zarar vermediği halde, kocasından boşanmak isteyen kadına cennetin kokusu haram olur.”      (Ebu Davud, İbni Mace, Ahmed)

Kadın ancak, kocası çok eziyet veriyor veya kocasını hiç sevmiyorsa, boşanmayı isteyebilir.

 Boşanma Yetkisi Erkeğin Elindedir:


 Allah (c.c): “sırf zarar vermek  için onları (kadınları nikah altında) tutmayın” buyuruyor. Bu ayetten, boşama yetkisinin erkeğin elinde olduğu anlaşılmaktadır.

Allah (cc) “tutmayın” derken erkeklere hitab etmektedir. İşte bu, boşama yetkisinin erkeklerin elinde olduğunu gösterir.

Boşama yetkisinin erkeğe verilmesinin bir hikmeti de şudur:
Erkekler, genellikle düşünerek, kadınlar ise duygularıyla hareket ederler. Şayet boşama yetkisi kadına verilmiş olsaydı, her kızdıkça, belki de günde yüz defa kocasını boşardı. Bu sebeple yuvayı kurma ve devam ettirme yetkisi erkeğe verilmiştir.

Bu bizim bilebildiğimiz hikmetlerdendir. Bunun dışında, Allah'ın bildiği, bizim bilemediğimiz hikmetler de olabilir.

Allah (c.c) boşama yetkisini kesin olarak erkeğe vermiş fakat, bu yetkiyi suistimal etmemesi için birtakım sınırlar çizmiştir. Bu sınırları muhafaza etme sorumluluğu Allah'la kendisi arasındadır. Erkeğin bu hakkı suistimal ederek, sırf zarar vermek kasdıyla hanımını boşaması, her ne kadar dünyada geçerli olsa da, Allah (c.c), verdiği zarardan muhakkak onu sorumlu tutacaktır.

Bu sebeple erkek, kendisine verilen hakkı, sadece, mukaddes olan evlilik müessesesinin Allah'ın rızasına uygun olarak devam etmeyeceğine kanaat getirdiğinde kullanmalıdır.

Kadın boşama yetkisine ancak, kocasının ona vermesiyle sahip olur. Koca hanımına, istediği zaman ve istediği şekilde boşama yetkisi verebilir. Kadın da, eğer isterse, bu yetkiden yararlanarak kendisini boşattırabilir.

Boşama yetkisinin erkeğe verilmiş olması, kafirlerin dedikleri gibi; kadınları küçük düşürmek veya onların haklarını ellerinden almak için değildir.

İslam'da aile çok önemlidir. Ailenin sıhhatli olması ve Allah'ın istediği şekilde devam etmesi arzulanan birşeydir. Bunun gerçekleşmesi için de bir takım hükümler bildirilmiştir. Bildiğimiz veya bilmediğimiz bazı hikmetlerden dolayı boşanma yetkisinin erkeğe verilmesi de bunlardan biridir. Bu, ailenin devamlılığı ve mutluluğu için daha hayırlıdır.

Kafirlerin dedikleri gibi, boşamanın erkeğe ait olması kadını hiçe saymak olsaydı, kocasından eziyet gördüğünde veya kocasında kendisini mutlu etmeye engel bir eksiklik olduğunda, kadına boşanma hakkı verilmezdi. Fakat, böyle durumlarda kadı veya halifeye şikayette bulunan kadına, İslam boşanma hakkı tanımıştır.

Allah (c.c) boşama yetkisini erkeğe verdiği halde sırf kadın ve erkek eşit olsun diye, bu yetkiyi eşler arasında paylaştırmak ve “ancak her ikisi de kabul ederse boşanma olur” diye kanun koymak, hem Allah'ın hükmüne zıt bir hüküm vermek hem de Allah'ın hükmü eksik veya beğenilmiyor demektir ki bu, her halukarda küfürdür.

Böyle, Allah'ın kanunlarına muhalif kanunlar koyan ve onlara bu konuda itaat eden herkes kafirdir. Allah'ın, hakkında hüküm bildirdiği böyle meselelerde, başka hükümler veren taguti mahkemelere başvurmak da küfürdür.

Buna bağlı olarak şunu da belirtmekte fayda vardır: İslam'a muhalif hükümleri kabul eden ve evlenme akdini buna göre düzenleyen kurumların yaptığı nikahı, müslümanlar için geçerli olan evlenme akdi olarak kabul etmek de küfürdür.

“Allah'ın ayetlerini alaya almayın!”

Bu ayetten kastedilen; hem Allah'ın ayetlerini genel olarak küçümsemek hem de hükümlerine uymamak ve şaka yollu eğlenmektir.

Fakat ayette asıl belirtilmek istenen; Allah'ın, boşanma ve muhalea konusunda verdiği hükümleri, sırf eğlenme niyetiyle, gayri ciddi olarak uygulamaktır.

Mesela; Allah (c.c) boşanmayı üç defa ile sınırlandırmış ve ayrı ayrı yapılmasını emretmiştir. Buna rağmen tek sözde üç talakla veya daha fazla sayıda boşamak veya boşama niyeti olmadığı halde, sarih lafızlar kullanarak kadını boşamak, Allah'ın ayetlerini eğlence edinmek gibidir.

Allah'a karşı gelmemek niyetiyle bu amelleri yapan, haram işlemiş olur ve ceza olarak yaptığı boşama geçerli sayılır.

İbni Abbas'a bir adam:

“Ben hanımımı yüz defa boşadım. Ne yapmam lazım?” dedi. İbni Abbas da ona:

“Sen hanımını üç defa boşamış ve Allah'ın ayetleriyle de doksan yedi defa alay etmiş oldun” dedi.                       (Muvatta)

Aynı şekilde Allah'a karşı gelme niyeti olmaksızın kocanın, hanımını muhalea yoluyla boşanmaya sevketmesi de, Allah'ın ayetleriyle alay gibidir ve haramdır.

Fakat, ayetin genel manasına göre; Allah'ın ayetlerini küçümseyen, onları hafife alan ve reddettiği için bu hükümlere uymayan, haram değil küfür işlemiş olur.

 “Allah'ın üzerinizdeki nimetini ve size öğüt vermek için indirdiği kitab (Kur'an)'ı ve hikmet (sünnet)'i hatırlayın!  Allah'tan korkun ve bilin ki Allah herşeyi en iyi bilendir.”

Allah (c.c) müslümanlara hitab ederek buyuruyor ki: “Ey müslümanlar! Sizler kafir iken Allah (c.c) size, müslüman olmanız ve öğüt almanız için, Muhammed (s.a.s) ile birlikte Kur'an'ı ve sünneti gönderdi. Bunlara bağlanırsanız dünyada ve ahirette mutlu olursunuz.

Bu nimetler gelmeden önce sapıklıkta ve şaşkınlıktaydınız. Onların kıymetini bilin, onlara sımsıkı sarılın ve gerektiği gibi tabi olun! Allah'ın hükümlerini hafife alarak eğlenmeyin! Böyle yaparsanız, kaybeden siz olursunuz. Böyle yapan ancak kendi nefsine zulmetmiş olur.

 “Allah'tan korkun ve bilin ki, Allah herşeyi en iyi bilendir!”

Öyleyse Allah'ın emirlerine uyun ve Allah'tan korkun. Şunu iyi bilin ki: Allah yapmakta olduğunuz gizli ve açık herşeyi en ince noktasına kadar bilir.”
 
Kayıtlı

"Böylece sizi vasat bir ümmet kıldık ki, insanlara karşı Şahitler olasınız. Peygamber de sizin üzerinize şahit olsun...
// Bakara:143//
Sayfa: [1]   Yukarı git


Eğer üye iseniz lütfen üye girişinden giriş yapınız.

Eğer üye değilseniz 10 saniyenizi ayırarak üye olabilirsiniz. 

Dosyaları indirebilmek ve de içerikleri görebilmek için

üye olmanız gerekmektedir.


  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  



.....DAVETULHAK.....HAKKA DAVET FORUMU.....

| Sitemap | Arşiv | Wap | Wap2 | İmode | Rss Haber |