HAKKA DAVET FORUMU
 
*
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 17 Ekim 2017, 01:05:03


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


Sayfa: [1]   Aşağı git


Eğer üye iseniz lütfen üye girişinden giriş yapınız.

Eğer üye değilseniz 10 saniyenizi ayırarak üye olabilirsiniz. 

Dosyaları indirebilmek ve de içerikleri görebilmek için

üye olmanız gerekmektedir.


  Yazdır  
Gönderen Konu: Dönüşü Olan Boşanma. Bakara-229  (Okunma Sayısı 400 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Vasat Ümmet
Yönetici
******
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 530



« : 11 Temmuz 2017, 09:00:37 »

بســـم الله الرحمن الرحيم

الطَّلاَقُ مَرَّتَانِ فَإِمْسَاكٌ بِمَعْرُوفٍ أَوْ تَسْرِيحٌ بِإِحْسَانٍ وَلاَ يَحِلُّ لَكُمْ أَن تَأْخُذُواْ مِمَّا آتَيْتُمُوهُنَّ شَيْئًا إِلاَّ أَن يَخَافَا أَلاَّ يُقِيمَا حُدُودَ اللّهِ فَإِنْ خِفْتُمْ أَلاَّ يُقِيمَا حُدُودَ اللّهِ فَلاَ جُنَاحَ عَلَيْهِمَا فِيمَا افْتَدَتْ بِهِ تِلْكَ حُدُودُ اللّهِ فَلاَ تَعْتَدُوهَا وَمَن يَتَعَدَّ حُدُودَ اللّهِ فَأُوْلَئِكَ هُمُ الظَّالِمُونَ


"Boşama iki defadır. (Bu iki boşamadan) sonrası ya iyilikle tutmak ya da güzellikle salmaktır. (Ey kocalar!) Onlara verdiğiniz şeyleri geri almanız sizlere helal değildir. Ancak onlar (karıkoca) Allah'ın sınırlarını (karıkoca haklarını) ayakta tutamayacaklarından korkarlarsa başka... (Ey mü'minler!) Eğer siz de onların (karıkocanın) Allah'ın sınırlarını (karıkoca haklarını) ayakta tutamayacaklarından korkarsanız, o halde (kadının kendisini boşaması için kocasına) fidye vermesinde ikisi üzerine de bir günah yoktur. İşte bunlar Allah'ın sınırlarıdır. Onları (çiğneyip) aşmayın! Kim Allah'ın sınırlarını aşarsa işte onlar zalimlerin ta kendileridir!
 
Bakara-229
   
     
      Bu ayetin nüzul sebebi hakkında şöyle bir rivayet vardır:

Cahiliyye devrinde boşanma sınırlı değildi ve kişi karısını boşar sonra iddeti bitmeden tekrar geri alırdı.

Bir adam karısına zulüm olsun diye:

“Seni himayeme almayacağım, serbest de bırakmayacağım” dedi. Karısı:

“Bunu nasıl yapacaksın?” diye sordu. Adam:

“Seni boşayacağım. İddetinin bitmesine yakın tekrar alacağım.” cevabını verdi. Kadın, bu durumu Rasulullah (s.a.s)'e şikayet etti. Bunun üzerine:

“Boşama iki defadır”
ayeti indi. (Nesei, Malik, Şafi, Beyhaki)

Allah (c.c)'nun, “boşama iki defadır” buyurması; başka birisiyle evlenmeden, dönüşü olabilecek boşanmanın ancak iki defa olduğunu belirtmek içindir. Çünkü üçüncü boşama olduktan sonra artık erkeğin kadını tekrar nikahı altına alma hakkı yoktur. Üçüncü boşamadan sonra kadın, ancak başka bir erkekle evlenir ve bu evlendiği erkek de onu boşarsa, tekrar eski kocasına dönme hakkını elde edebilir.

Boşama (Talak) :
Nikah akdini özel bir sözle, ya şimdiki ya da gelecek zaman kipini kullanarak kaldırmaktır.

 Boşama üç çeşittir:

 1 - Şekil İtibarıyla Boşama:

a - Sünnete Uygun Olan Boşama:
Kişinin, karısını temizlik halinde iken ve cima yapmadan bir defa boşayıp iddeti bitinceye kadar nikahı altına almamasıdır.

b - Bid'at Olan Boşama:
Kişinin, karısını hayızlı veya lohusa iken ya da bir tek sözle üç defa boşamasıdır. Bu boşamalar geçerli olmakla birlikte sünnete muhalif oldukları için mekruhtur.

Mahmud b. Lebid (r.a) şöyle demiştir: Rasulullah'a bir adamın zevcesini bir defada üç talakla boşadığı haber verildi. Bunun üzerine Rasulullah (s.a.s) öfkeli öfkeli ayağa kalktı ve:

“Ben aranızda olduğum halde Allah'ın  kitabı ile nasıl oynuyorsunuz?”  buyurdu. Bu, etrafındakilere öyle tesir etti ki, aralarından biri kalkıp:

“Ya Rasulallah! Böyle yapan adamı öldüreyim mi?” diye bağırdı. 
        (Nesei sahih senetle rivayet etti)

2 - Hüküm İtibarıyla Boşama:

a - Rec'i Boşama: Erkeğin, gerdeğe girip cima yaptığı kadını bir defa boşamasıdır. Üç kuru müddetinin içinde kadının isteğine bağlı olmaksızın, kocası istediği zaman karısını kendisine döndürebilir. Bundan dolayı bu boşamaya rec'i talak ismi verilmiştir.

b - Bain Beynune Suğra: Ya rec'i talakla boşanan kadının iddetinin bitmesiyle veya kadını bain talakla boşamakla olur.

Bain Beynune Sugra şu durumlarda gerçekleşir:

1 - Açık bir şekilde veya sarih olmayan lafızlarla erkeğin hanımını bain beynune sugra niyeti ile boşamasıyla,

2 - Kadını ila ile boşamasıyla,

3 - Muhalea ile boşamasıyla,

4 - Zihar ile boşamasıyla,

5 - Cinsi münasebette bulunmadan boşamasıyla,

6 - Karıkocadan birinin mürted olmasıyla.

Bu boşamadan sonra koca hanımını tekrar döndürmek isterse yeni akid, yeni mehir ve hanımının kabulü şarttır.

c - Bain Beynune Kübra:
Kocanın, hanımını ayrı ayrı üç talakla veya İbni Teymiye hariç cumhura göre; tek sözde  üç talakla boşamasıyla olur.

Bu talakla boşama yapan kocanın, karısını tekrar kendisine döndürmesi, ancak karısının başka bir erkekle evlenip cinsi münasebette bulunması ve evlendiği erkeğin onu tekrar boşamasıyla mümkündür. Fakat kadının rızası şarttır. Kadın istemezse, eski kocasıyla tekrar evlenmeyebilir. Şayet eski kocasına dönmeyi kabul ederse, yeni bir akid ve yeni bir mehir gerekir.

Aişe (r.a) şöyle rivayet etmiştir: Rıfa'a elKurazi'nin zevcesi Rasulullah (s.a.s)'e gelip şöyle dedi:

“Rıfa'a beni tamamen (üç talakla) boşadı. Ben de Abdurrahman b. Zübeyr elKurazi ile evlendim. Fakat onun erkeklik uzvu bir elbise parçası gibi...” Bunun üzerine Rasulullah (s.a.s):

“Belki tekrar Rıfa'a'ya dönmek istiyorsun, fakat bu, olmaz. Abdurrahman ile cimanın tadını hissetmedikçe Rıfa'a'ya dönemezsin” buyurdu.”
(Buhari, Müslim, Ebu Davud, Tirmizi, Nesei)

 3 - Kullanılan Kelime İtibarıyla Boşama:


a - Sarih (açık) Kelimeler: Boşama kelimesinin kapsadığı harflerden meydana gelen ve “kadını boşamak” tan başka bir anlamda kullanılmayan kelimelerdir.

b - Kinayeli Kelimeler:
Hem boşamayı hem de başka manaları ifade eden kelimelerdir.

“(Bu iki boşamadan) sonrası ya iyilikle tutmak ya da güzellikle salmaktır.”


İyilikle Tutmak :
Kocanın, rec'i talakla boşadığı hanımını, iddet müddeti içinde, istediği zaman kendisine döndürme hakkı vardır. Bu süre içinde, kadın kocasına dönüp dönmemede söz sahibi değildir.

İyilikle Salmak :  Koca istemiyorsa, hanımını kendisine döndürmemesi ve zarar vermemek için iddetinin bitiminde hemen salıvermesi gerekir. Kocanın, sırf zarar vermek için, henüz iddeti bitmeden hanımını kendisine döndürmesi doğru değildir.

Fakat koca, rec'i talakla boşadığı karısını, pişman olup tekrar kendisine döndürmek isterse, iddet müddeti içinde bunu yapabilir. Eğer karısını istemediğine karar vermişse, iddeti bitinceye kadar kendisine döndürmez. Fakat bu zaman zarfı içinde ona zarar verecek haraketlerden kaçınmalı ve başka bir kocayla evlene-bilmesi için hak tanımalıdır.

“(Ey kocalar!) Onlara verdiğiniz şeyleri geri almanız sizlere helal değildir. Ancak onlar (karıkoca) Allah'ın sınırlarını (karıkoca haklarını) ayakta tutamayacaklarından korkarlarsa başka... (Ey mü'minler!) Eğer siz de onların (karıkocanın) Allah'ın sınırlarını (karıkoca haklarını) ayakta tutamayacaklarından korkarsanız, o halde (kadının kendisini boşaması için kocasına) fidye vermesinde ikisi üzerine de bir günah yoktur.”

Allah (c.c), hanımlarını boşayan erkeklere şöyle buyuruyor:

“Ey kocalar! Nikahınız altında tutmak istemediğiniz hanımlarınızı, sırf mehir olarak verdiğiniz malları veya daha fazlasını geri almak için, eziyet vererek nikahınız altında tutmayın! Sizden kurtulmak için, mehirlerini ya da daha fazlasını size verme mecburiyetinde de bırakmayın! Bu, doğru değildir.

Ancak, siz eziyet vermediğiniz halde, ayrılmak için kadın-larınız size eziyet veriyor, size itaat etmiyor, sizi sevmiyorlarsa ve evliliği devam ettirmek her iki taraf için günaha sevkedici bir sebep haline gelmişse, o zaman boşama karşılığında kadınlarınızın vermiş olduğu malları alabilirsiniz. Bunda bir sakınca yoktur.”

 Boşama Karşılığında Kocanın Hanımından Para Almasının Hükmü:


 Muhalea :
Kadının, kocasına mal vererek kendisini boşattırmasıdır.

Karı ve koca birbirleriyle geçinemeyip Allah'ın koyduğu sınırları çiğnemekten endişeye düştüklerinde, kadının kocasına fidye vererek kendini boşattırması caizdir.

Koca ancak, hanımı kendisini sevmez, itaatsizlik yapar ve kötü davranarak eziyet verirse, boşama karşılığında karısından mal alabilir. Kocasının hanımından aldığı bu mal mehir kadar olabileceği gibi daha az veya daha fazla da olabilir. Çünkü ayette “ma” kelimesi geçmektedir. “Ma” ismi mevsuldur ve amm'ı (geneli) ifade eder. Buna göre ayetin manası; “istediği kadar fidye verebilir” olur.

Sabit b. Kays'ın hanımı Cemile binti Abdullah (r.a) Rasulullah (s.a.s)'e gelerek:

“Ya Rasulallah! Kocamla bir arada hayat sürmem mümkün değil. Allah'a yemin ederim ki onun ahlak ve dinini beğenmiyor değilim. Fakat, islam'dan sonra küfre dönmek ve kafir olmak istemiyorum. Evimin bahçesinden, kocamın birkaç kişiyle birlikte gelmekte olduğunu gördüm. Onlar içinde rengi en siyah, boyu en kısa ve yüzü en çirkin olarak kocamı gördüm, onu sevemedim” dedi. Bu sırada hanımının konuşmasını dinleyen Sabit b. Kays (r.a):

“Ya Rasulallah! Malımın en iyisi olan bahçemi mehir olarak ona verdim. Eğer beni istemiyorsa, bahçemi geri versin. Ben de onu boşayayım.” dedi. Bunun üzerine Rasulullah (s.a.s) kadına;

“Kocanın sözlerine karşılık ne dersin” diye sordu. O da:

“Evet, boşadığı taktirde bahçesini, dilerse daha fazlasını veririm” dedi. Rasulullah (s.a.s) de bahçeyi kocasına verdirdi ve ikisini birbirinden ayırdı.”   
    (Buhari, Nesei, Taberi)

 Bu, Rasulullah zamanında yapılan ilk muhaleadır.

Muhalea Bir Boşama mı Yoksa  Nikah Akdinin Bozulması mıdır?

 Hanefiler, Malikiler, Hanbeliler ve İmam Şafi'nin son görüşüne göre; muhalea bir boşamadır.

Malik (r.a)'den o da Nafi'den İbni Ömer (r.a)'nun şöyle dediği rivayet olunmuştur:
“Kocasından muhalea yoluyla ayrılan kadının iddeti, boşanan kadının iddeti gibidir.”      (Ebu Davud)

İmam Şafii (r.a)'in eski görüşüne göre; muhalea boşama değil, akdin bozulmasıdır.

Rübeyyi binti Muavviz b. Afra, Rasulullah (s.a.s) zamanında kocasından muhalea yoluyla ayrıldı. Rasulullah (s.a.s) ona iddet olarak bir hayız müddeti beklemesini söyledi.                 

(Ebu Davud, Tirmizi, Dare  Kutni)   (Tirmizi bu hadis için hasengarib dedi.)

Kadının muhalea yoluyla kocasından ayrılması boşama sayılsaydı, Rasulullah (s.a.s) kadına, bir hayız müddeti değil, üç hayız müddeti beklemesini söylerdi.

 Bu İhtilaflardan Doğan Sonuçların Pratik Yönü:


 Eğer muhalea bir boşama olarak ele alınırsa, kocanın hakkı olan iki boşamadan biri eksilmiş olur. Fakat nikah akdinin kesilmesi olarak ele alınırsa, kocanın boşanma hakkında herhangi bir eksilme olmaz.

 “İşte bunlar Allah'ın sınırlarıdır!  Onları (çiğneyip) aşmayın! Kim Allah'ın sınırlarını aşarsa işte onlar zalimlerin ta kendileridir!”


Allah (c.c), insanların hayatlarını düzenlemeleri için bir takım hükümler bildirmiştir. Bunlar insanların hem dünyaları hem de ahiretleri için faydalı hükümlerdir. Onlara Allah'ın istediği şekilde uyun!

Bu hükümlere Allah'ın istediği şekilde uymazsanız, hem kendi nefsinize hem de diğer insanların haklarına tecavüz ederek zulmetmiş ve böylece zalimlerden olmuş olursunuz.

Ayetteki; “Allah'ın sınırlarını (çiğneyerek) aşmayın” dan kasıt; her ne kadar boşamayla ilgili hükümler için olsa da hükmü geneldir. Çünkü ayette ismi mevsul olan “men” (kim) kelimesi vardır. Bu sebeble bu ayeti genel olarak anlamak daha uygundur.

Ayetteki evlilikle ilgili hükümlere uymayan kişi, yaptığının haram olduğuna inanıyor ve pişmanlık duyuyorsa, küfür olmayan zulmü işlemiş olur. Fakat bunları helal sayarak veya pişmanlık duymayarak yaparsa, küfür olan zulmü işlemiş olur.
 
Kayıtlı

"Böylece sizi vasat bir ümmet kıldık ki, insanlara karşı Şahitler olasınız. Peygamber de sizin üzerinize şahit olsun...
// Bakara:143//
Sayfa: [1]   Yukarı git


Eğer üye iseniz lütfen üye girişinden giriş yapınız.

Eğer üye değilseniz 10 saniyenizi ayırarak üye olabilirsiniz. 

Dosyaları indirebilmek ve de içerikleri görebilmek için

üye olmanız gerekmektedir.


  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  



.....DAVETULHAK.....HAKKA DAVET FORUMU.....

| Sitemap | Arşiv | Wap | Wap2 | İmode | Rss Haber |