HAKKA DAVET FORUMU
 
*
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 17 Ekim 2017, 00:54:23


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


Sayfa: [1]   Aşağı git


Eğer üye iseniz lütfen üye girişinden giriş yapınız.

Eğer üye değilseniz 10 saniyenizi ayırarak üye olabilirsiniz. 

Dosyaları indirebilmek ve de içerikleri görebilmek için

üye olmanız gerekmektedir.


  Yazdır  
Gönderen Konu: Lağv Yemini. Bakara-225  (Okunma Sayısı 287 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Vasat Ümmet
Yönetici
******
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 530



« : 11 Haziran 2017, 17:50:45 »

بســـم الله الرحمن الرحيم

لاَّ يُؤَاخِذُكُمُ اللّهُ بِاللَّغْوِ فِيَ أَيْمَانِكُمْ وَلَكِن يُؤَاخِذُكُم بِمَا كَسَبَتْ قُلُوبُكُمْ وَاللّهُ غَفُورٌ حَلِيمٌ


Allah sizi yeminlerinizdeki “lağv”dan dolayı sorumlu tutmaz. Ancak kalblerinizin kazandığından (bilerek yaptığınız yeminlerinizden) dolayı sizi sorumlu tutar. Allah Gafur'dur, Halim'dir.

 
 Bakara-225
     
      Allah (c.c) bu ayetinde lağv olarak yapılan yeminden dolayı kişiyi sorumlu tutmadığını, ona bir günah olmadığını ve bu yeminden dolayı keffaret gerekmediğini, ancak bilerek yapılan yeminlerden kişiyi sorumlu tuttuğunu ve bilerek yaptığı yemini daha sonra bozan kişinin keffaret vermesi gerektiğini belirtiyor.

Alimler yemindeki lağv konusunda değişik görüşler zikretmişlerdir:

İmam Şafi ve İmam Ahmed'e göre yeminde lağv;
insanın yemin kastı olmaksızın konuşurken diline gelen, ve ağzından düşünmeden ve istemeyerek çıkan sözdür.

Aişe (r.a)'ya: “Allah sizi yeminlerinizdeki lağvdan dolayı sorumlu tutmaz” ayetindeki lağv hakkında soruldu. Aişe (r.a):

“Lağv” bir kimsenin düşünmeden, “hayır vallahi”, “evet vallahi” demesi gibidir.” dedi.     
    (Buhari)

İmam Ebu Hanife ve İmam Malik'e göre yemindeki lağv; kişinin bir konu hakkında, doğru zannederek yemin etmesidir. Bu şekilde yemin ettikten sonra, o şey zannedildiği gibi çıkmazsa, kişiye bir günah ve keffaret yoktur.

İmam Malik şöyle demiştir:
“Lağv yemini  konusunda en uygun ve güzel olan görüş, kişinin bir şeyi yakından biliyormuş gibi yemin etmesi ve daha sonra o şeyin zannettiği gibi olmadığını görmesidir. İşte bu şekilde yapılan yemine keffaret yoktur.  [/color]        (Muvatta)

En doğru olan görüş ayetteki: “Lağv” kelimesinin bu iki manayı da kapsamış olmasıdır.

Yani “lağv”; kişinin istemediği halde ağzından yemin sözünü çıkarması veya birşeyin doğru olduğunu zannederek o konuda yemin etmesidir. Böyle yapan kişilerin keffaret vermeleri gerekmez. Bu yemin her ne kadar keffareti gerektirmiyorsa da müslümanların dillerini yemine alıştırmamaları ve kesin bilmedikleri veya zannettikleri konularda yemin etmemeleri gerekir.

Bazı alimlere göre; “Lağv yemini; kızgınlık anında yapılan yemindir.”

İbni Abbas (r.a)'dan Rasulullah (s.a.s)'in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir:

     “Kızgınlık anında yapılan yemin geçersizdir.”
(Müslim)

Bu görüş doğru değildir. Çünkü Buhari ve Müslim'de Rasulullah (s.a.s)'in kızgınlığından dolayı Eş'arilere binek olarak deve vermemeye dair yemin edip, daha sonra onları çağırarak istedikleri develeri  ve ettiği yemininin de keffaretini verdiğine dair rivayet vardır.

Bazı alimlere göre; “Lağv”dan kasıt, günah işlemek için yapılan yemindir. Günah işlemek için yemin eden kişi günah işlemezse yemininden dolayı keffaret vermesi gerekmez.

Rasulullah (s.a.s) şöyle buyurdu:

“Herhangi bir konuda yemin edip de sonra bu konunun terkedilmesinin daha hayırlı olduğuna kanaat eden kimse, yeminini yerine getirmesin! Çünkü hayırsız olan şeyleri terketmek o yeminin keffaretidir.”    (İbni Mace)

Bu görüş de doğru değildir. Günah işlemek için yemin eden kişi zaten bu yemini etmekle günah işlemiştir. Bu sebeple ona şöyle denir: “Bu günahı işleme ve yeminini bozup keffaret ver.” Eğer kişi yemin ettiği için günah işlerse yeminini yerine getirmiş, fakat işlediği günahın vebalini de hak etmiş olur.

Rasulullah (s.a.s) şöyle buyurdu:

“Kim bir konuda yemin eder, sonra bundan daha hayırlı birşeyle karşılaşırsa yeminini bozsun ve keffaretini versin!”
    (Buhari, Müslim, Ebu Davud, Tirmizi, Nesei)

Bilerek Yapılan Yemin:

“Ancak kalblerinizin kazandığından (bilerek yaptığınız yeminlerinizden) dolayı sizi sorumlu tutar.”

Allah (c.c)'nun kişiyi sorumlu tuttuğu yemin bilerek yapılan yemindir. Fakat bilerek bir konu hakkında yemin edilir ve daha sonra ondan daha hayırlı birşey görülürse hayırlı görülen iş yapılır ve yemin bozularak keffareti verilir.

Bilerek yapılan yeminlerin keffareti; bir köle azad etmek veya on fakiri yedirmek veya giydirmek, ya da üç gün oruç tutmaktır.

Yalan yere yemin etmek bu konuya girmez. Yalan yere yemin etmek büyük günahtır ve bu günahı keffaret silmez.
Ancak; tevbe etmek, Allah'tan mağfiret dilemek ve eğer bu yeminle bir kimsenin her hangi bir hakkına tecavüz edilmişse, onu sahibine iade etmekle affolunur. Kişiye zor kullanılarak yaptırılan yemin de lağv yemini hükmündedir. Yani keffaret gerekmez ve kişi sorumlu tutulmaz.

“Allah Gafur'dur, Halim'dir.”

Gafur : Tevbe eden kullarının günahlarını bağışlayan, demektir.

Halim : Hilim sahibi olan, demektir.

Allah Gafur'dur. Yani; bağışlayandır. Günah işleyen, sonra tevbe eden, önce yemin edip sonra bozan ve keffaretlerini verenleri affeder.
O Halim'dir; insanların maslahatını en iyi bilen, dünyada ve ahirette onları mutlu edecek emirler veren hikmet sahibidir. Allah (c.c) kullarının iyiliğini gözeten, onlara zarar vermeyendir. Gerektiği zaman dünyada tevbe etsinler diye işledikleri günahın cezasını vermede acele etmeyendir.
 
Kayıtlı

"Böylece sizi vasat bir ümmet kıldık ki, insanlara karşı Şahitler olasınız. Peygamber de sizin üzerinize şahit olsun...
// Bakara:143//
Sayfa: [1]   Yukarı git


Eğer üye iseniz lütfen üye girişinden giriş yapınız.

Eğer üye değilseniz 10 saniyenizi ayırarak üye olabilirsiniz. 

Dosyaları indirebilmek ve de içerikleri görebilmek için

üye olmanız gerekmektedir.


  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  



.....DAVETULHAK.....HAKKA DAVET FORUMU.....

| Sitemap | Arşiv | Wap | Wap2 | İmode | Rss Haber |