İçki Ve Kumar. Bakara-219
HAKKA DAVET FORUMU
 
*
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 18 Kasım 2019, 11:40:11


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


Sayfa: [1]   Aşağı git


Eğer üye iseniz lütfen üye girişinden giriş yapınız.

Eğer üye değilseniz 10 saniyenizi ayırarak üye olabilirsiniz. 

Dosyaları indirebilmek ve de içerikleri görebilmek için

üye olmanız gerekmektedir.


  Yazdır  
Gönderen Konu: İçki Ve Kumar. Bakara-219  (Okunma Sayısı 2982 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Vasat Ümmet
Yönetici
******
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 529



« : 05 Nisan 2017, 16:03:48 »

بســـم الله الرحمن الرحيم

يَسْأَلُونَكَ عَنِ الْخَمْرِ وَالْمَيْسِرِ قُلْ فِيهِمَا إِثْمٌ كَبِيرٌ وَمَنَافِعُ لِلنَّاسِ وَإِثْمُهُمَآ أَكْبَرُ مِن نَّفْعِهِمَا وَيَسْأَلُونَكَ مَاذَا يُنفِقُونَ قُلِ الْعَفْوَ كَذَلِكَ يُبيِّنُ اللّهُ لَكُمُ الآيَاتِ لَعَلَّكُمْ تَتَفَكَّرُونَ


(Ey Muhammed!) Sana hamr (içki) ve meysir (kumar)'den soruyorlar. De ki: “Her ikisinde de hem büyük günah hem de insanlar için (birtakım) faydalar vardır. (Fakat) onların günahları faydalarından daha büyüktür. Ve sana (Allah yolunda) ne infak edeceklerini de soruyorlar. De ki: (Nefsinizin ve ailenizin) ihtiyaçlarından artanı (harcayın). Düşünesiniz diye Allah size ayetlerini böyle açıklıyor.
Bakara-219
     
      Ayette “soruyorlar”dan kasıt müslümanlardır.

Hamr; “örttü” manasına gelen “hamara” kelimesinden türemiştir. İçki aklı örttüğü için ona bu isim verilmiştir.

Meysir; kolay anlamına gelir ve “kumar” demektir.

Bu ayetin nüzul sebebi hakkında şöyle bir rivayet vardır:

Ömer (r.a): “Allah'ım bize, içki hakkında açık bir hüküm indir” diye devamlı Allah'a dua ederdi. Allah (cc) Bakara: 219 ayetini indirince, Ömer (r.a):

“Allah'ım içki hakkında açık bir hüküm indir. Çünkü o hem malı hem de aklı giderir” dedi. Allah (c.c) daha sonra Nisa: 43 ayetini indirdi. Bu ayet Ömer (r.a)'ya okununca, Ömer yine:

“Allah'ım içki hakkında açık bir hüküm indir” diye dua etti. Bundan sonra Maide: 91 ayeti indi. Bu ayet de inince, Ömer (r.a) çağırıldı ona okundu. Ömer (r.a) bu ayeti duyunca:

“Artık içmekten  vazgeçtik ya Rabbi!” dedi.
(Ebu Davud, Tirmizi, Ahmed)

 “De ki: “Her ikisinde de hem büyük günah hem de insanlar için (birtakım) faydalar vardır.”


Ayette geçen “ism”, günah demektir.

İçki içen kişi, Allah'ın vermiş olduğu en büyük nimetlerden olan aklı felce uğratmış olur. Sarhoşluk süresince sağlıklı bir şekilde düşünemez. Bu sebeble, insanlara zarar vermese bile (ki çoğu zaman insanlara zarar verir) en azından kendisine zarar verir. Ayrıca içki hem mala, hem de vücuda zarar verdiği için zararı çoktur.

Kumarda da çok büyük zararlar vardır ve insanlar arasına düşmanlık sokar.

Hem kumar hem de içki çeşitli hastalık, ölüm, ailelerin dağılması ve malın yok olması gibi kötü sonuçların doğmasına birer sebeptir. Hem de kişinin ibadet yapmasına, namaz kılmasına ve Allah'ı zikretmesine de engeldir.

İçki ve kumar bazı insanlara bir takım maddi faydalar sağlayabilir. İçkinin sağladığı fayda, ticaretinden elde edilen kazançtan ibarettir. Kumarın sağladığı fayda ise emek harcamadan elde edilen maddi menfaatten ibarettir.

 “(Fakat) onların günahları faydalarından daha büyüktür.”


Bu ayet inince müslümanların çoğu, zararı faydasından daha büyük olduğu için, içki içmekten vazgeçti fakat bazı müslümanlar, bu ayet içkiyi kesin haram kılmadığı için içki içmeye devam ettiler.

Kadı Ebi Ya'la gibi bazı alimler içkinin bu ayetle haram kılındığını söylemişlerdir.

Alimlerin çoğu ise;
bu ayetin içkiyi kesin haram kılmadığı, sadece içki içmenin iyi olmadığını ifade ettiği görüşündedir. Şayet bu ayetle içki haram kılınsaydı, sahabeler bu ayet indikten sonra içki içmeye devam etmezlerdi. Halbuki bu ayet indikten sonra bile sahabelerin içki içtiklerine dair sahih rivayetler vardır.

Denilebilir ki; Allah (c.c)'nun: “De ki: “Her ikisinde de hem büyük günah hem de insanlar için (birtakım) faydalar vardır.” buyruğundan sonra, nasıl oluyorda müslümanlar hala içki içebiliyorlar?

Buna şöyle cevap verilir:


1 - Bu ayet içki içmekten bahsetmiyor, sadece içki içtikten sonra ortaya çıkan zararlarından bahsediyor.

2 - Müslümanlar bu lafızdan içkinin haram olduğuna değil, içki içme konusunda muhayyer olduklarına dair hüküm çıkarmışlardır.

Ayette Geçen Hamr'dan Kastedilen Nedir?

İmam Ebu Hanife ve Kufe ehline göre; ayette geçen “hamr” dan kasıt; yalnız üzüm suyundan yapılan ve sarhoşluk veren içkidir. Arpa, kuru üzüm, hurma, mısır gibi diğer maddelerden yapılanlar ise hamr değil “nebiz” olarak isimlendirilir. Nebiz ise bu ayetin hükmüne girmez. Hamrın azı da çoğu da haramdır. Fakat, nebizin azı haram değil, ancak sarhoşluk veren bardağı haramdır.

Delilleri:


Üzüm dışında diğer maddelerden yapılan içkilere hamr ismi verilmediğine dair lügattan ve sünnetten deliller vardır:

1-  Lügattan Delil:

Ebu Esved edDueliy, şiirinde hamr kelimesini yalnız üzümden yapılan ve sarhoş edici olan içki anlamında kullanmıştır.

2 - Sünnetten Delil:


Ebu Said El Hudri dedi ki:

“Rasulullah (s.a.s) yanına gelen bir sarhoşa: “Hamr mı içtin?” diye sorunca sarhoş: “Allah ve Rasulü haram ettikten sonra ondan içmedim” dedi. Rasulullah (s.a.s): “Öyleyse ne içtin?” diye sordu. Adam:

“Üzüm, hurma ve diğer meyvaların şıralarından karıştırarak içtim” dedi. Bunun üzerine Rasulullah (s.a.s) onları da haram kıldı.”   
   (Cessas, Ahkamul Kur'an)

Bu hadise göre hamr; sadece üzüm şırasından yapılan içkinin ismidir. Çünkü Rasulullah'ın huzurundaki sarhoş, karışık meyvalardan yapılmış şıraya hamr ismini vermemiş ve Rasulullah da buna itiraz etmemiştir.

İmam Malik, İmam Şafi ve İmam Ahmed'e göre; ayette geçen “hamr”, hangi maddeden yapılırsa yapılsın sarhoşluk veren her içeceğin genel adıdır.

Doğru olan görüş de budur. Çünkü, içki haram kılındığında Medineli müslümanların yaptığı hamrın hepsi üzümden değildi. Bilakis üzümden yapılan içkileri çok azdı. İçkiyi en son haram kılan ayet inince, sahabeler, hem üzümden hem de diğer maddelerden yapılan içkileri ayırdetmeksizin sokağa döktüler ve içmekten vazgeçtiler.

Delilleri:


1 - Enes (r.a) şöyle demiştir: “Hamr haram kılındığı gün Medine'de üzümden yapılan içkiler çok azdı. En çok yaş ve kuru hurmadan yapılan içkilerden vardı.”   (Buhari)

2 - İbni Ömer (r.a)'dan rivayet edilen bir hadiste Rasulullah (s.a.s) şöyle buyurdu:

“Her sarhoşluk veren hamrdır. Her hamr haramdır.”   
(Buhari, Müslim, Ebu Davud)

3 - “Rasulullah (s.a.s) her sarhoşluk veren ve her uyuşturan şeyi haram kılmıştır.”         

4 - İbni Ömer (r.a) şöyle dedi: “Hamrı haram kılan ayet indiği dönemde, hamr beş şeyden yapılmakta idi. Bu beş şey; üzüm, hurma, buğday, arpa ve mısırdır. Muhakkak ki hamr aklı örter.”      (Ebu Davud)

Bu hadisler apaçık gösteriyor ki hamr; hangi maddeden yapılırsa yapılsın,sarhoşluk veren bütün içeceklerin, genel ismidir.

Ayrıca, Rasulullah (s.a.s)'in: “Çoğu sarhoşluk verenin azı da haramdır.” (Ebu Davud, Nesei, İbni Mace, Ahmed, Darimi)

 hadisine göre, hangi maddeden yapılırsa yapılsın, eğer bir içki sarhoşluk veriyorsa, onun azı da çoğu da haramdır ve hamr hükmündedir. Bunun aksini iddia edenlerin sahih bir delili yoktur.

Ebu Hanife ve Kufe ehlinin dayandığı deliller ise hem zayıf hem de sahih delillere muhaliftir. Zaten, Ebu Hanife'nin talebesi İmam Muhammed de, Ebu Hanife'nin bu fetvasını kabul etmemiştir. Hatta Hanefi mezhebinin son alimleri de İmam Muhammed'in görüşüne katılmışlardır. (Daha geniş bilgi Maide: 91 ayetinin tefsirinde geçmektedir.)

Müctehidler İctihadında Hata Yapabilir:

 Şu bilinen bir gerçektir ki; bir müctehid ictihadında hata yapabilir ve verdiği fetva yanlış olsa da sevab alır.

Müctehidin hata yapması değişik sebeblere dayanır. Bunların en önemlisi; fetva vereceği konuda kendisine sahih hadislerin ulaşmamış olmasıdır. Bu durumda ya zayıf hadisle hüküm verir ya da kendi içtihadıyla... Dolayısıyla bu şekilde vermiş olduğu fetvada hata yapabilir.

Müctehidin fetvasında hatalı olduğu, yapılan araştırma ve o konu hakkında bulunan daha sahih hadislerle anlaşıldıktan sonra, Allah(cc)'a; Allah'ın istediği ve Rasullah(s.a.s)'ın gösterdiği şekilde ibadet etmek isteyen bir müslümanın, artık o müctehidi, kafirlerin yaptığı gibi körü körüne taklid etmesi ve ona itaat etmesi düşünülemez.

Müslüman, kim olursa olsun, yanlış fetva veren müctehidin fetvasını hemen terkeder ve o konudaki sahih görüşe bağlanır. Zaten, İmam Ebu Hanife de, hatalı fetva verdiği hamr konusunda sahih hadisleri bilseydi, hemen fetvasından geri dönerdi. Aynı İmam Muhammed ve Hanefi mezhebinin son alimlerinin yaptığı gibi...

Hadisleri daha iyi anlamak için bir müctehidin görüşüne bağlanmak caizdir ve daha efdaldir. Fakat müctehidlerin delilsiz veya sahih hadislere muhalif zayıf hadislere dayanan görüşlerini almak, hangi konuda olursa olsun, caiz değildir.

Bu konuda en kötü şey;
sahih deliller varken, bu sahih delillere zıt fetva vermiş olan müctehidin görüşüne, sırf daha önce o müctehide bağlanılmış olduğundan dolayı tabi olmaktır.

Hamr İlaç Olarak Kullanılabilir mi?

 İçkinin zahiren faydası gözükse de, aslında vücuda faydası değil, zararı vardır.

Tarık İbni Suheyb içki yapma hakkında Rasulullah (s.a.s)'e sordu. Rasulullah (s.a.s) kerih görerek izin vermedi. Tarık İbni Suheyb, Rasulullah'a:

“Ben ilaç olarak yapıyorum” deyince Rasulullah:

“Hamr ilaç değil hastalıktır.” buyurdu. (Müslim)

Bu hadise göre içkinin ilaç olarak içilmesi caiz değildir.

Fakat bazı ilaçlarda, eritici olarak alkol kullanılması hakkında alimler ihtilaf etmişlerdir.

İbni Şihab, içkiyi ilaç olarak kullanmaya cevaz vermiş, Malikiler, bu konuda tereddüt etmiş ve diğer alimler ise cevaz vermemişlerdir. Delilleri ise Rasulullah (s.a.s)' in şu sözüdür:

 “Hamr ilaç değil Hastalıktır” 
(Müslim)                     

 “...meysir (kumar)'den soruyorlar.”


Meysir;
kumar manasına gelir. Taraflardan herhangi birinin kaybetmesinin, diğerinin de kazanmasının söz konusu olduğu her şey kumardır ve haramdır.

Piyango, loto, toto, at yarışları, tavla, satranç, iskambil kağıdı, “Yenen kazanır, yenilen kaybeder” temeline dayanan ve bunlar  gibi olan bütün oyunlar da kumardır ve haram hükmündedir.

 Tavla ve Satranç Oynamanın Hükmü:


Rasulullah (s.a.s) tavla ve satranç hakkında şöyle buyurdu:

“Bu iki kötü oyundan (tavla ve satrançtan) sakının! Çünkü onlar acemlerin (arap olmayanların) kumarıdır.”


(Ahmed, Buhari -El-Edebü'lMüfred, İbni Merdeveyh)

Tavla, bütün alimlerin ittifakıyla, ister para ile ister parasız sırf eğlenmek amacıyla oynansın, haram hükmündedir.

Rasulullah (s.a.s) şöyle  buyurdu:

“Kim tavla oynarsa, Allah'a ve Rasulüne karşı gelmiştir.”   
      (Ebu Davud, İbni Mace, Ahmed, Malik)

Satrancın oynanabilmesi için İmam Şafii (r.a) şunları şart koşmuştur: Para karşılığı oynanmamalı, oynayanlar birbirlerine veya başkalarına kötü sözler söylememeli ve oyun sebebiyle hiçbir vakit namazı kaçırılmamalıdır.

Zekayı veya vücudu geliştirmeye faydası olmayan bir oyun, para karşılığında oynanmasa bile namazdan, ibadetlerden, Allah'ı zikretmekten alıkoyuyor, oynayanlar arasında düşmanlığa ve haktan ayrılmalara sebep oluyorsa, oynanması caiz değildir.

Allah Yolunda İnfak:

“Ve sana (Allah yolunda) ne infak edeceklerini de soruyorlar. De ki: (Nefsinizin ve ailenizin) ihtiyaçlarından artanı (harcayın!)”

Rasulullah (s.a.s) şöyle buyurdu:

“Sadaka vermeye önce nefsinden başla! Sonra ailene (hanımına ve çocuklarına), sonra akrabalarına, kalırsa o zaman şuna şuna (ver)!”
     (Müslim)       

        Bazı alimler bu ayetin zekat ayetiyle nesholunduğunu söylemişlerdir. Fakat, bu ayet zekat ayetiyle nesholunmamıştır. ve zekat dışında infakta bulunmayı tavsiye eden ayetlerdendir.

“Düşünesiniz diye Allah size ayetlerini böyle açık-lıyor.”

İşte Allah (c.c) hükümlerini bu şekilde apaçık bildiriyor ki, insanlar dünyayı ve ahireti iyice düşünsünler. Çünkü asıl kalınacak yurt, dünya değil ahirettir. Dünya sadece bir imtihan alanıdır. Burada imtahanı kazanan ahirette de kazançlı çıkar.

Eğer amaç ahireti kazanmaksa, o zaman dünyada, Allah'ın emrettiği ve istediği şekilde yaşanmalı, Allah için harcama yapılmalıdır. Dünyada yapılan harcama, kişiye her ne kadar maldan eksilme gibi gözükse de, ahirette karşılığı kat kat verilecektir.

Ey insan, işte dünya! Sonunda yok olacaktır. Ahiret ise hesap yeridir ve sonsuza kadar kalıcıdır. Öyleyse düşün ve yaşamını buna göre düzenle!

İşte Allah (cc) ayetlerini böyle açıklıyor!

 

Kayıtlı

"Böylece sizi vasat bir ümmet kıldık ki, insanlara karşı Şahitler olasınız. Peygamber de sizin üzerinize şahit olsun...
// Bakara:143//
Sayfa: [1]   Yukarı git


Eğer üye iseniz lütfen üye girişinden giriş yapınız.

Eğer üye değilseniz 10 saniyenizi ayırarak üye olabilirsiniz. 

Dosyaları indirebilmek ve de içerikleri görebilmek için

üye olmanız gerekmektedir.


  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  



.....DAVETULHAK.....HAKKA DAVET FORUMU.....

| Sitemap | Arşiv | Wap | Wap2 | İmode | Rss Haber |