HAKKA DAVET FORUMU
 
*
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 19 Ekim 2017, 00:59:44


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


Sayfa: [1]   Aşağı git


Eğer üye iseniz lütfen üye girişinden giriş yapınız.

Eğer üye değilseniz 10 saniyenizi ayırarak üye olabilirsiniz. 

Dosyaları indirebilmek ve de içerikleri görebilmek için

üye olmanız gerekmektedir.


  Yazdır  
Gönderen Konu: HADİS-İ ŞERİFLERDEN KONU İLE İLGİLİ BAZI DELİLLER  (Okunma Sayısı 6091 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Bismirrahman
Yönetici
******
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 205


قتل الانسان ما اكفره


« : 05 Aralık 2016, 22:09:56 »

HADİS-İ ŞERİFLERDEN KONU İLE İLGİLİ BAZI DELİLLER

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyuruyor:
“Kişi sevdiği ile beraberdir.”              (Buhari, Müslim)

İbn-i Mes’ud radıyallahu anh’dan Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in şöyle buyurduğu rivayet edildi:
“Mü’minlerden başkasını dost edinme! Allah’tan korkanlardan başkasına da yemeğini yedirme!”
                                          (İbni Hibban, sahih senedle)
Ali radıyallahu anh’dan Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir:
“Kişi kimi severse onunla beraber haşrolunur.”
                                              (Taberani, sahih senedle)
Aişe radıyallahu anh’dan Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir:
“Din; Allah için sevmek, Allah için buğzetmekten ibarettir.”                              (Ahmet, Hakim, sahih senedle)
İbn-i Abbas radıyallahu anh diyor ki:
“Sevdiğini Allah için seven, darıldığına Allah için darılan, dostuna Allah için dost olan, düşmanına Allah için düşman olan kimse işte ancak bu tutumuyladır ki Allah’ın sevgisine ve himayesine erişir. Kişi böyle yapmadıkça namazı ve orucu çok olsa bile imanın tadına varamaz. İnsanların dostlukları genellikle dünya ile ilgili konulara dayanır oldu. Bu da onlara birşey kazandırmayacaktır.”                    (İbn-i Cerir, Taberi)                     
                                                       
Bera b. Azib radıyallahu anh’dan Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir:
“İmanın kopmak bilmeyen düğümü Allah için sevmek Allah için buğzetmektir.”                (Ahmed, sahih senedle)
                                                 
Bureyde radıyallahu anh’dan Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’ in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir:
“Münafıklara “efendi” demeyin. Eğer o “efendi” değilse Allah’ı kızdırmış olursunuz.”      
                                    (Ebu Davud, Nesei, sahih senedle)

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyuruyor:
“Kişi münafığa: “Ey efendim!” derse Allah’ı kızdırmış olur.”                                                  (Hakim, sahih senedle)
İbn-i Mes’ud radıyallahu anh’dan Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir:
“Allah-u Teâlâ bir nebiye: “Falan abide (ibadet eden kişiye) söyle, dünyalıklarla uğraşmaman nefsini rahat ettirmen içindir. Başka hiçbir şeyle meşgul olmadan bana ibadet etmen sana izzet kazandırdı. Benim senin üzerindeki hakkımı yerine getirdin mi?” Adam dedi ki:
“Ey Rabbim! Üzerimde olan hakkın nedir?” Allah şöyle buyurdu: “Benim dostumu dost edindin mi? Benim düşmanımı düşman edindin mi? İşte bu, benim senin üzerindeki hakkımdır.” 
              (Ebu Nail, sahih senedle)
İbn-i Cerir radıyallahu anh şöyle rivayet etmiştir:
“Ebu Kuhafe (Ebu Bekir radıyallahu anh’ün babası) Müslüman olmadan önce Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e sövdü. Ebu Bekir radıyallahu anh bunu duyar duymaz hemen babasına öyle bir tokat attı ki babası yere düştü. Bu olay Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e bildirilince Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Ebu Bekir radıyallahu anh’e: “Gerçekten böyle yaptın mı?” diye sordu. Ebu Bekir radıyallahu anh ise şöyle cevap verdi:
“Allah’a yemin ederim ki o anda kılıcım yanımda olsaydı onunla vururdum.” Bu olay üzerine: “Allah’a ve ahiret gününe inanan bir milletin...” (Mücadele: 22) ayeti nazil oldu.”                                                               (İbn-i El Münzir)
Ebu Hureyre radıyallahu anh’dan Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir:
“Sizden biri kiminle dostluk bağı kurduğuna dikkat etsin. Zira kişi dostunun dini üzerindedir.”    (Ebu Davud)           


Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
“Kim müşriklerin topluluğuna girer ve orada yerleşirse o da onlar gibidir.”                           (Ebu Davud)
İbn-i Mes’ud radıyallahu anh şöyle rivayet etmiştir:
“Ebu Musa el-Eşari radıyallahu anh Ömer b. Hattab’a olan borcunu verdi. Ömer radıyallahu anh onun dikkatli ve ince hesabını beğenerek şöyle dedi:
“Muhasebecini çağır da nasıl hesap yaptığını insanlara söylesin.” Ebu Musa el-Eşari radıyallahu anh:
“Mescide girmiyor” dedi. Ömer b. el-Hattab:
“Niçin? Cünüp mü?” diye sorunca Ebu Musa el-Eşari: “Hayır. O Hıristiyandır” dedi. Ömer b. el-Hattab bunu du-yunca Ebu Musa el-Eşari’yi azarladı ve ona şöyle dedi:
“Onları Allah uzaklaştırmışken sen yaklaştırma. Allah onları alçaltmışken sen onların değerlerini yükseltme. Allah onların güvenilir olmadıklarını bildirdikten sonra onlara güvenme!”   
                                                          (Ebu Davud)
Kur’an ve sünnette bu konuyla ilgili daha birçok delil mevcuttur. Fakat burada zikredilen deliller, hakkı ve Allah’ın hidayetini isteyen kimseler için yeterlidir. Ancak, hakkı ve hidayeti istemeyen kimseler için ne kadar çok delil getirilse de onlar asla iman etmezler.
Allah-u Teâlâ bu kimseler hakkında şöyle buyuruyor:
“Üzerlerine Rabbinin hükmü hak olanlar iman etmezler. Onlara her türlü delil gelse de can yakıcı azabı görmedikçe iman etmezler.”                        (Yunus: 96-97)                                                        
                                                               
Cenabı Allah’tan Müslüman olarak yaşamayı, Müslüman olarak ölmeyi ve salihlerle birlikte haşrolunmayı dileriz. Allah kime hidayet ederse onu saptıracak, kimi de İslam’dan başka bir yola saptırırsa ona hidayet edecek kimse yoktur.

Hamd, âlemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur. Bütün işlerin sonu O’na döndürülür.



Kayıtlı

İzzetli yaşamayı arzu edenler; inancı uğruna ölümü bir sevgili bilip mücâdele edenlerdir...
Sayfa: [1]   Yukarı git


Eğer üye iseniz lütfen üye girişinden giriş yapınız.

Eğer üye değilseniz 10 saniyenizi ayırarak üye olabilirsiniz. 

Dosyaları indirebilmek ve de içerikleri görebilmek için

üye olmanız gerekmektedir.


  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  



.....DAVETULHAK.....HAKKA DAVET FORUMU.....

| Sitemap | Arşiv | Wap | Wap2 | İmode | Rss Haber |