Önsöz - İslam davetçilerine öğütler
HAKKA DAVET FORUMU
 
*
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 17 Haziran 2019, 23:50:31


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


Sayfa: [1]   Aşağı git


Eğer üye iseniz lütfen üye girişinden giriş yapınız.

Eğer üye değilseniz 10 saniyenizi ayırarak üye olabilirsiniz. 

Dosyaları indirebilmek ve de içerikleri görebilmek için

üye olmanız gerekmektedir.


  Yazdır  
Gönderen Konu: Önsöz - İslam davetçilerine öğütler  (Okunma Sayısı 4615 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Vasat Ümmet
Yönetici
******
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 529



« : 27 Mayıs 2015, 02:41:10 »

بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم



Alemlerin yegane Rabbi ve ilahı, her türlü noksanlıktan münezzeh sıfat ve isimlerin yegane sahibi, inananlara hidayet kaynağı, inkarcılara bir uyarı ve öğüt olarak Yüce Kitab'ı indiren Allah'a, O'nun razı olduğu şekilde hamdederiz. Şüphesiz biz, O'na ibadet için varız ve O'na döndürüleceğiz. «O» ne güzel dost, «O» ne güzel yardımcıdır.

Salat ve selamın en güzeli, şeriatıyla bizlere en mükemmel dini, en mükemmel ameli, en mükemmel hayat sistemini, en mükemmel mücadeleyi bildiren; vahyi hakkıyla tebliğ eden, vahyi hakkıyla anlayan, vahye hakkıyla iman eden, vahyi hakkıyla yaşayan muvahhid önder Muhammed (s.a.s)'in üzerine olsun. Allah'ın pisliklerden arındırdığı ehli beyte ve tevhid mücadelesinin saadet erleri olan sahabelere de selam ederiz.

Korkunç bir dönemde yaşıyoruz... Şirkin ve zulmün karanlığı, dünyanın her yerine, herbir karış toprak üzerine en yoğun haliyle çökmüş; insanlar fert fert olduğu kadar, toptan ve milletler olarak da Allah'ın dininden yüz çevirmiş; toplumlarda ahlaki bozukluk doruk noktasına ulaşmış ve insanlar manevi çöküntünün bütün çeşitlerini nefislerinde hisseder olmuşlar... Tarih adeta tekerrür etmekte ve Mekke'deki cahiliyye dönemi, tüm çarpıklıkları ve tüm şahsiyetleri ile yeniden yaşanmakta. Bugün insanlar, düştükleri şirkin karanlığında bir kurtarıcı, bir yol gösterici ışık arıyorlar. Oysa bu kurtarıcı ve aydınlatıcı nur burunlarının dibinde bütün haşmetiyle durmakta... islam... Allah'ın mübarek dini, insanları düştükleri şirk ve sefalet bataklığından kurtarıp «Yalnız Allah'a ibadet» yüceliğine eriştirecek yegane sistem... Bu hakikat onların gözlerinin önünde duruyor... Evet, duruyor. Fakat onlar bunu göremiyorlar. Çünkü onlar içinde yetiştikleri cahiliyye sisteminin maddeci düşüncesinin ve atalarından, babalarından kendilerine kalmış, şirk ve bid'atlere bulandınlmış bir din anlayışının doğal bir sonucu olarak hakkı göremez, algılayamaz hale gelmişler. Görmedikleri hakkı araştırmayarak da şirklerini ve gafletlerini katmerleştirmişler. Şirkin karanlık denizine düşüşlerinden sonra, her geçen saniye daha derine, daha karanlığa batmışlar ve suyun üstündeki aydınlıktan her an uzaklaşıp onu hiç göremez olmuşlar...

İşte kurtarıcı! işte Kur'an! işte sünnet!

Her türlü bulanıklıktan, her türlü ihtilaftan, her türlü tezattan münezzeh ve uzak, Rabb'den geldiği halini her an muhafaza etmiş hidayet ve doğruluk kaynağı vahiy... Evet, insanlar buna yönelip herşeyleriyle Rabbe teslim olmadıkça, kendilerine uzanmış olan Hakkın kurtarıcı eline yapışmadıkça, akıllarını, kalplerini, yaşantılarını bu dinin emir ve yasaklarına göre düzenlemedikçe asla kurtuluşa eremeyeceklerdir.

Peki ama, insanlar hakkı nasıl görecekler? Hidayete karşı kör olan gözlerinin, sağır olan kulaklarının yeniden işler hale gelmesine ne vesile olacaktır? Kafalardaki batıl din anlayışını yıkıp tüm saflığıyla onlara bu dini kim ulaştıracaktır?

İşte, kendisini cahiliyyenin tüm pisliklerinden sıyırıp yüzünü ihlasla Rabbe yöneltmiş olan; düşüncelerini, hislerini ve amellerini ancak Rabbin emrettiği gibi şekillendiren, tüm benliğini bu dinin yoluna adamış mü'minlerin, islam davetçilerinin görevi... La ilahe illAllah inancından fersah fersah uzaklaşmış insanları yeniden bu ilahi hakikate muhatab kılmak. Şahıslarda başlayan Tevhid mücadelesini, tüm toplumlara ve tüm dünyaya yaymak, fertlerin kalplerinde ve akıllarında olduğu kadar, sosyal yaşantılarında da Allah'ın hakimiyetini her yönüyle tesis etmek için bütün gücünü sarfetmek. Şunu da unutmamak gerekir ki, Allah (c.c)'nun mübarek kitabının yürürlükten kaldırıldığı, O'nun mübarek dininin ve mü'min kullarının baskı altında tutulmaya çalışıldığı şu hassas dönemde, her mü' minin özellikle La ilahe illAllah davasını ve davetini yüklenen îslam davetçilerinin, her konuda karşılarına çıkabilecek sorunlara cevap verebilmeleri için sahih kaynaklara yönelip inanç yapılarını olduğu kadar hareket ve teşkilat yapılarını da bu sahih kaynaklar doğrultusunda şekillendirmeleri mutlaka gereklidir.

İşte bu kitabı kaleme almamın yegane sebebi de budur. Hadislerin fıkhi yönlerini ve îslam alimlerinin o hususlardaki ihtilaflarını ele almadan, doğrudan doğruya çağımızın davet ve inanç problemlerine cevap olacak bir yaklaşımla yazmaya çalıştığım bu eser, islam'ın ve Kelimetullah'ın yücelmesi hususunda az da olsa bir katkıda bulunursa gayeme ulaşmış olacağım. Eğer hata ettiysem bu bendendir, şayet isabet ettiysem bu da Rabbimin keremindendir.

Kur'an'a ve sünnete tabi olanlara selam olsun !
Kayıtlı

"Böylece sizi vasat bir ümmet kıldık ki, insanlara karşı Şahitler olasınız. Peygamber de sizin üzerinize şahit olsun...
// Bakara:143//
Sayfa: [1]   Yukarı git


Eğer üye iseniz lütfen üye girişinden giriş yapınız.

Eğer üye değilseniz 10 saniyenizi ayırarak üye olabilirsiniz. 

Dosyaları indirebilmek ve de içerikleri görebilmek için

üye olmanız gerekmektedir.


  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  



.....DAVETULHAK.....HAKKA DAVET FORUMU.....

| Sitemap | Arşiv | Wap | Wap2 | İmode | Rss Haber |