Hac Ve Umre. Bakara-196
HAKKA DAVET FORUMU
 
*
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 21 Temmuz 2019, 17:46:04


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


Sayfa: [1]   Aşağı git


Eğer üye iseniz lütfen üye girişinden giriş yapınız.

Eğer üye değilseniz 10 saniyenizi ayırarak üye olabilirsiniz. 

Dosyaları indirebilmek ve de içerikleri görebilmek için

üye olmanız gerekmektedir.


  Yazdır  
Gönderen Konu: Hac Ve Umre. Bakara-196  (Okunma Sayısı 3003 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Vasat Ümmet
Yönetici
******
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 529



« : 11 Eylül 2016, 08:19:39 »

بســـم الله الرحمن الرحيم

وَأَتِمُّواْ الْحَجَّ وَالْعُمْرَةَ لِلّهِ فَإِنْ أُحْصِرْتُمْ فَمَا اسْتَيْسَرَ مِنَ الْهَدْيِ وَلاَ تَحْلِقُواْ رُؤُوسَكُمْ حَتَّى يَبْلُغَ الْهَدْيُ مَحِلَّهُ فَمَن كَانَ مِنكُم مَّرِيضاً أَوْ بِهِ أَذًى مِّن رَّأْسِهِ فَفِدْيَةٌ مِّن صِيَامٍ أَوْ صَدَقَةٍ أَوْ نُسُكٍ فَإِذَا أَمِنتُمْ فَمَن تَمَتَّعَ بِالْعُمْرَةِ إِلَى الْحَجِّ فَمَا اسْتَيْسَرَ مِنَ الْهَدْيِ فَمَن لَّمْ يَجِدْ فَصِيَامُ ثَلاثَةِ أَيَّامٍ فِي الْحَجِّ وَسَبْعَةٍ إِذَا رَجَعْتُمْ تِلْكَ عَشَرَةٌ كَامِلَةٌ ذَلِكَ لِمَن لَّمْ يَكُنْ أَهْلُهُ حَاضِرِي الْمَسْجِدِ الْحَرَامِ وَاتَّقُواْ اللّهَ وَاعْلَمُواْ أَنَّ اللّهَ شَدِيدُ الْعِقَابِ


"Allah için haccı ve umreyi tamamlayın! Fakat alıkonursanız kurbandan kolayınıza geleni gönderin (kesin)! Kurban yerine gelinceye kadar (ihramdan çıkarak) başlarınızı tıraş etmeyin! Artık kim (ihramda iken) hasta olur veya başında (yara, bit gibi) bir eziyet bulunur(da bundan kurtulmak için traş olur)sa, (ona da) oruçtan, sadakadan veya kurbandan fidye (vacib olur). Emin olduğunuzda, kim hacc zamanına kadar umre ile temettu ederse, (ona) kolayına gelen bir kurban (kesmek vacib olur). Fakat (kurban kesme imkanı) bulamazsa hac günlerinde üç, döndüğünüzde yedi gün (olmak üzere) toplam on gün oruç tutsunlar! Bu ailesi Mescidi Haram'da bulunmayanlar içindir. Allah'tan korkun ve bilin ki Allah'ın azabı çok şiddetlidir.
 

   
     
      Hac: Muayyen (belli) zamanda, Allah (c.c)'nun bize öğretmiş olduğu hareketleri yapmak için belli yerleri ibadet kasdıyla ziyaret etmektir.

Umre: Ka'be'yi tavaf etmek ve Safa ve Merve arasında yedi defa sa'y yapmaktır.

Bu ayetin:
“Allah için haccı ve umreyi tamamlayın” kısmından hac ve umreye başlayan kişinin hac ve umreyi sonuna kadar şartlarını ve rükünlerini eda ederek yerine getirmesinin farz olduğu, hac ve umrede yapılması yasak olan şeyleri yapmasının ise haram olduğu anlaşılmaktadır.

Bu hüküm; umreye ve hacca başlayanlar içindir. Bu konuda alimler arasında bir ihtilaf yoktur. Fakat umreye başlamadan önce umrenin farz mı yoksa sünnet mi olduğu konusunda alimler arasında ihtilaf vardır.

 Umrenin Hükmü:


Şafiiler ve Hanbeliler'e göre; umre yapmak hac gibi farzdır.

Delilleri:


1 - Allah(cc) şöyle buyurmaktadır:

“Allah için haccı ve umreyi tamamlayın.”  (Bakara:196)

Bu ayetten umrenin hac gibi farz olduğu hükmü çıkmaktadır.

2 - Rasulullah (s.a.s) sahabelere şöyle buyurdu:

“Kimin bir hedyi (kurbanı) varsa hac ve umre için tekbir ederek niyet etsin!”
       (Müslim)

3 - Rasulullah (s.a.s) şöyle buyurdu:

“Umre kıyamete kadar hacca dahil olmuştur.”   
      (Müslim)

Malikiler ve Hanefiler'e göre; umre yapmak sünnettir.

Delilleri:


1 - Haccın farziyetini gösteren ayetlerde umre zikredilmemektedir.

Örneğin:
“(Beyti tavaf etmeye) gücü yeten kimseye Allah için beyti (Ka'be'yi) haccetmesi gereklidir. Kim inkar ederse doğrusu Allah alemlerden müstağnidir.”  (Al-i İmran: 97)

2 - İslam'ın temellerini bildiren sahih hadislerde umre zikredilmemekte, sadece hac zikredilmektedir.

3 - Rasulullah(s.a.s) şöyle buyurdu:

“Hac cihaddır. Umre sünnettir.”
   (İbni Mace, İbni Ebi Şeybe, Şafi-El Um)

4 - Cabir İbn Abdullah dedi ki: Bir adam Rasulullah (s.a.s)'e:

“Umre farz mıdır, değil midir?” diye sordu. Rasulullah (s.a.s):

“Hayır farz değildir. Fakat umre yapmanız sizin için daha hayırlıdır.” buyurdu.
(Tirmizi rivayet etti ve sahih dedi)

5 - Allah (c.c) şöyle buyuruyor:

“Allah için haccı ve umreyi tamamlayın!” (Bakara: 196)

Bu ayet umrenin hac gibi farz olduğunu değil, umreye başlayan kişi için umreyi tamamlamasının farz olduğunu gösterir.

Haccı Tamamlamaktan Alıkoyan Şeyler:

 “Fakat alıkonursanız kurbandan kolayınıza geleni gönderin (kesin)!”


Haccı tamamlamayı engelleyen birşey vuku bulursa, ihramdan çıkılır ve kurban kesilir. Haccı tamamlamaktan alıkoyan engelin neler olabileceği konusunda alimler ihtilaf etmişlerdir.

Cumhur'a göre; “alıkonmak” sadece düşman engellemesiyle olur.

Delilleri:

1 - “Bu ayet umre yapmak için giderken, Hudeybiye' de müşriklerin Rasulullah'a engel olmaları üzerine inmiştir. Müşrikler, Rasulullah'ın Mekke'ye umre için girmesine engel olunca, Rasulullah ihramdan çıkıp kurbanını kesti.”

2 - Allah (c.c) Bakara 196. ayette “emin olursanız” buyuruyor.
Bu söz “düşmandan emin olursanız” manasındadır.

Bu da ayetteki engelden kastın “düşman korkusu olduğunu” gösterir. Çünkü “emintum” lafzı, düşmandan emin olmayı ifade etmek için kullanılır. Şayet ayetten, hastalıktan emin olmak kastedilseydi o zaman “fe in berittum” yani “eğer iyileşirseniz” sözü kullanılırdı.

İmam Ebu Hanife'ye göre;
“alıkonmak” haccı tamamlamayı engelleyen herşey olabilir.
Bu; düşman engellemesi olabileceği gibi, hastalık, yol emniyetsizliği, paranın bitme korkusu, bineğin kaybolması, kadının yanındaki mahreminin  ölmesi vb. gibi engeller de olabilir.

Delilleri:


1 - “Fakat alıkonursanız kurbandan kolayınıza geleni gönderin!” ayetinin zahiri bunu göstermektedir.

Allah (c.c) ayette “uhsirtum” lafzını kullanmıştır. Bu, hastalık için kullanılan bir sözdür. “Düşman tarafından engellenirseniz” ifadesi ise ancak “Husurtum” kelimesiyle ifade edilir. Fakat, Allah (c.c) ayette bu sözü kullanmamıştır.

2 - İbni Mes'ud şöyle dedi:

“Kimi yılan ısırırsa o ihramdan çıksın. Çünkü o hacdan alıkonmuştur.”
(Tahavi)

3 - Rasulullah (s.a.s) Dubaa binti Zubeyr binti Abdulmuttalib'in evine girdi. O, Rasulullah'a dedi ki:

“Ya RasulAllah! Ben haccetmek istiyorum. Fakat şikayetim var. Hastayım.” Rasulullah (s.a.s) ona:

“Haccet ve şöyle bir şart koş: “Ben nerede hacdan alıkonulmuşsam orada ihramdan çıkarım.”
(Buhari, Müslim)

Bu rivayet gösteriyor ki;
hastalık ihramdan çıkmak için bir sebeptir.

4 - İnsan hastalıktan iyileştiğinde onun için “emintum” kelimesi kullanılabilir. Çünkü insanın hastalıktan iyileşmesi onun için en büyük emandır.

Hacdan Alıkonulduğunda Kesilecek Kurbanın Yeri ve Zamanı:


“Kurbandan kolayınıza geleni gönderin (kesin)! Kurban yerine gelinceye kadar (ihramdan çıkarak) başlarınızı tıraş etmeyin!”

Kesilecek kurban; koyun, koç, keçi ve teke olabileceği gibi deve, inek ve öküz de olabilir.

Umreden ve hacdan alıkonma söz konusu olduğu zaman, kurbanın kesilme yeri hakkında alimler ihtilaf etmişlerdir.

Cumhur'a göre; alıkonma nerede olmuşsa kurban da orada kesilir.

Delilleri:

1 - “Kurban, yerine gelinceye kadar” ayetindeki “yer” den kasıt; ihramdan çıkılan yerdir. Yoksa kastedilen Ka' be (Mescidi Haram) değildir.

2 - Rasulullah (s.a.s) ihramlı iken umreden alıkonunca, ihramdan çıktı ve kurbanını Hudeybiye'de kesti. Mescidi Haram'a göndermedi.

İmam Ebu Hanife'ye göre; kurban ancak Mescidi Haram'da kesilir. Çünkü Allah (c.c) şöyle buyurmuştur:

“Kurbanın yeri Beyti Atik(Ka'be)'dir.”
(Hacc 33)

“Kabeye ulaşacak bir kurban”       (Maide 95)

Bu ayetlere göre; “kurban yerine gelinceye kadar” ayetinden kasıt Ka'be (Mescidi Haram)'dir.

Bu delillere şöyle cevap verilmiştir:
Bu ayetlerde geçen “Kurban'ın Kabe'ye ulaşması” şartı ancak emniyette olanlar için geçerlidir. Ayetlerin manası budur.

Hastalıktan Dolayı Saçını Tıraş Edip İhramdan Çıkana Vacip Olan Fidye:


“Artık kim (ihramda iken) hasta olur veya başında (yara, bit gibi) bir eziyet bulunur(da bundan kurtulmak için traş olur)sa (ona da) oruçtan, sadakadan veya kurbandan fidye (vacib olur).”

Ayetteki “sıyam” dan kasıt; üç gün oruç tutmaktır. “Sadaka” dan kasıt; altı fakire yarımşar sa' yemek yedirmektir. “Nusuk” tan kasıt; bir koyun kurban etmektir.

Bu ayetin nüzul sebebi hakkında şöyle bir rivayet vardır;

Ka'b İbn Ucra (r.a)'den şöyle rivayet olunmuştur:

“Ben Rasulullah (s.a.s)'in yanına gittiğim zaman başımdan ve yüzümden bit fışkırıyordu. Rasulullah beni bu halde görünce dedi ki:

“Ben bu durumda olduğunu bilmiyordum. Kurban edebileceğin bir koyunun var mı?” Ka'b:

“Hayır ya RasulAllah!”  diyerek cevab verdi. Rasulullah (s.a.s):

“O zaman saçını kes ve bundan dolayı ya üç gün oruç tut ya  da altı miskine (yarım sa) yemek yedir.” buyurdu. Bunun üzerine Allah (c.c) yukarıdaki ayeti indirdi. Ka'b:

“Bu ayet benim hakkımda indi fakat hükmü hepimiz için geçerlidir.” dedi. 
        (Buhari, Müslim)

Bu ayetin hükmüne göre;
hac veya umre için ihramda bulunan kişi, başında bir hastalık veya bit gibi eziyet veren birşeye maruz kalırsa ve bu hastalık veya eziyet veren şeyden kurtulmak için saçını kesmesi gerekirse, saçını keserek ihramdan çıkar ve buna karşılık olarak keffaret verir.

Bunun keffareti; ya bir kurban, ya üç gün oruç veya altı miskine yarımşar sa' yemek yedirmektir. Çünkü ihramda saçı kesmek, saçtan birşey almak veya taramak caiz değildir. Haram olan bu amelleri mazeretten dolayı yapan kişi keffaret verir.

Saçını kesen veya kısaltan, tırnaklarını kesen, sürme çeken ve koku süren kişiler de aynı şekilde  fidye verirler.

Temettu Haccı:


“Emin olduğunuzda, kim hacc zamanına kadar umre ile temettu ederse (ona) kolayına gelen bir kurban (kesmek  vacib olur). Fakat (kurban kesme imkanı) bulamazsa hac günlerinde üç, döndüğünüzde yedi gün (olmak üzere) toplam on gün oruç tutsunlar!  Bu ailesi Mescidi Haram'da bulunmayanlar içindir.”

Temettu Haccı:
Bir yolculukta ve hac ayları içinde kişinin, umre yaptıktan sonra umre  ihramından çıkıp sonra tekrar ayrıca hac için ihrama girerek hac ve umreyi birlikte yapmasıdır.

Kıran Haccı:
Bir yolculukta ve hac ayları içinde kişinin, hem haccı, hem umreyi aralarında evine dönmeksizin aynı ihramla yapmasıdır.

Hac ve umre için Ka'be'ye gitmek ve umre yaptıktan sonra hac vakti gelinceye kadar ihramdan çıkmak isteyen yani; temettu haccı yapmak isteyen kimsenin buna keffaret olarak kolayına gelen bir kurban (koyun, keçi, inek, deve olabilir) kesmesi gerekir. Eğer kurban bulamazsa hacda üç gün, hac bittikten sonra evine döndüğünde de yedi gün olmak üzere, toplam on gün oruç tutar.

Hac günlerinde “üç gün” oruç tutma konusunda alimler arasında ihtilaf vardır.

İmam Ebu Hanife'ye göre; Ayetteki “Hac günlerinde” ibaresinden kastedilen; hacda iki ihram arasıdır.

Yani; umre ihramından çıkıp, hac ihramına girinceye kadar geçen vakittir. İki ihram arasında oruç tutmak caizdir. Fakat terviye gününden bir gün önce, terviye günü ve arefe günü oruç tutulması daha efdaldir. (Yani zilhiccenin 7. 8. ve 9. günlerinde.)

İmam Şafii'ye göre;
ancak hac ihramına girildikten sonra üç gün oruç tutmak caizdir. Çünkü Allah (c.c) ayette: “Hac günlerinde” diyor.

Hac günleri ise; hac için ihrama girildiği andan, kurban kesme gününe kadar geçen süredir. Kurban günü ve teşrik günleri (Kurban'ın 2.3.4. günleri) oruç tutmak caiz değildir.

İhtilafların sebebi, ayette geçen “hac günleri” kelimesini İmam Ebu Hanife'nin, “hac ayları” olarak alması, İmam Şafii'nin de, “hac ihramı” olarak almasındandır.

Ayette geçen “yedi gün” oruç tutma konusunda alimler arasında ihtilaf yoktur, fakat bu orucun nerede tutulacağı hakkında ihtilaf vardır.

İmam Şafii'ye göre; kişi kendi vatanına ve ailesine döndüğü zaman oruç tutar.

Çünkü ayette: “Geri döndüğünüzde” buyruluyor.

Rasulullah şöyle buyurdu:

“Kim fidye olarak kesecek bir kurban bulamazsa hacda üç, ailesinin yanına döndüğünde ise yedi gün oruç tutar.” 
    (Müslim)

İmam Ahmed'e göre; eğer haccı bittikten sonra yolda oruç tutarsa caiz olur. Evine ulaşmış olması gerekmez.

İmam Ebu Hanife ve İmam Malik'e göre; hac bitince istenildiği zaman yedi gün oruç tutulabilir.

Ayetteki;
“Döndüğünüzde” kelimesi “haccın rükunları ve amelleri bittiğinde” manasındadır. 

Temettu Haccının Şartları:

 Şafiiler'e göre;
bu şartlar şunlardır:

1 - Önce umreyi sonra haccı yapmak. Eğer önce hac, sonra da umre yapılırsa bu temettu sayılmaz.

2 - Umrenin hac aylarında yapılması gerekir.

3 - Umrenin yapıldığı senede haccın da yapılması gerekir. Çünkü Allah (c.c):

“Allah için haccı ve umreyi tamamlayın.” buyurmuştur.

4 - Mekke ehlinden olunmamalıdır. Çünkü Allah (c.c):

“Bu, ailesi Mescidi Haram'da bulunmayanlar içindir.” buyuruyor.

5 - Hac yapmak için Mekke'de ihrama girilmesi gerekir. Eğer mikat yerine gidilip sonra ihrama girilirse temettu yapılmış olunmaz.

Malikilere göre ise şunlardır;


1 - Umrenin hac ile birlikte yapılması.

2 - Hac ile birlikte yapılan umrenin bir yolculukta, aynı yılda ve hac aylarında olması gerekir. 

3 - Umre hacdan önce yapılmalıdır.

4 - Hac için ihrama girmek ancak umre bittikten sonra olmalıdır.

5 - Umre ve hac tek bir şahıs namına yapılmalıdır.

6 - Mekke ehlinden olmamak gerekir.

Mescidi Haram'da Oturanların Temettu Haccı Yapmaları:

 Bu konuda alimler arasında ihtilaf vardır.

İmam Ebu Hanife'ye göre;
mikat'ın sınırları içinde herkes, “Mescidi Haram'da oturanlar” hükmündedir. Bunlar için temettu haccı veya kıran haccı yapmak caiz değildir. Bunlardan her kim temettu haccı veya kıran haccı yaparsa, yanlış yapmış olur ve keffaret vermesi gerekir.

Çünkü Allah (c.c): “Bu ailesi Mescidi Haram'da bulunmayanlar içindir.” buyurmuştur.

İmam Şafii'ye göre;
“ailesi Mescidi Haram'da bulunmayanlar”dan kasıt; Mescid-i Haram'dan kasır (namazı kısaltma) mesafesinden daha uzun mesafede bulunanlardır.

Malikilere göre;
bu ayette kastedilenler, Mekke ehlinden başkası değildir.

Cumhur'a göre; Mekke'de bulunan kimselerin temettu haccı yapmaları caizdir. Temettu yaparlarsa fidye vermeleri gerekmez.

Çünkü Allah (c.c): “Bu ailesi Mescidi Haram'da bulunmayanlar içindir” buyurmuştur.

Yani; “Ailesi, Mescidi Haram'da bulunanlar temettu haccı yaptıklarında fidye vermezler.” manasındadır. Çünkü, cümledeki atıf en yakın olana olmalıdır.

Bu sebeble ayetteki hüküm “temettü yapmaz” değil, “temettüden dolayı gereken cezaları(keffaretleri) ödemez” manasındadır.

Allah (c.c)'nun kurban bulamayan ve temettu yapanlar için:


“Fakat (kurban) bulamazsa hac günlerinde üç, dönüldüğünde de yedi gün (olmak üzere) toplam on gün oruç tutsunlar.” buyurması, yani; önce üç sonra yedi günü zikrettikten sonra, onların tekrar toplamını zikretmesinin sebebi; üç veya yedi gün olarak anlaşılmaması içindir. Tam olarak on gün ise te'kidi ifade etmektedir.

Bu ayete göre; temettu haccı yapıp da on gün oruç tutan kişi kıran haccı yapan kişinin sevabına eşit sevab almış olur.

“Allah'tan korkun ve bilin ki Allah'ın azabı pek şiddetlidir.”

Allah'ın emirlerini yerine getirip yasaklarından kaçının. Bu hac için olduğu gibi diğer şeyler için de geçerlidir. Biliniz ki, emrettiği şeyleri yerine getirmeyen ve yasakladığı şeyleri yapanlara Allah ceza verecektir. Allah'ın cezası ise şiddetlidir.
 

Kayıtlı

"Böylece sizi vasat bir ümmet kıldık ki, insanlara karşı Şahitler olasınız. Peygamber de sizin üzerinize şahit olsun...
// Bakara:143//
Sayfa: [1]   Yukarı git


Eğer üye iseniz lütfen üye girişinden giriş yapınız.

Eğer üye değilseniz 10 saniyenizi ayırarak üye olabilirsiniz. 

Dosyaları indirebilmek ve de içerikleri görebilmek için

üye olmanız gerekmektedir.


  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  



.....DAVETULHAK.....HAKKA DAVET FORUMU.....

| Sitemap | Arşiv | Wap | Wap2 | İmode | Rss Haber |