MÜNECCİMLİK
HAKKA DAVET FORUMU
 
*
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 12 Kasım 2019, 01:18:21


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


Sayfa: [1]   Aşağı git


Eğer üye iseniz lütfen üye girişinden giriş yapınız.

Eğer üye değilseniz 10 saniyenizi ayırarak üye olabilirsiniz. 

Dosyaları indirebilmek ve de içerikleri görebilmek için

üye olmanız gerekmektedir.


  Yazdır  
Gönderen Konu: MÜNECCİMLİK  (Okunma Sayısı 3753 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Bismirrahman
Yönetici
******
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 205


قتل الانسان ما اكفره


« : 15 Ağustos 2016, 19:15:51 »


                                                                      MÜNECCİMLİK

Rasûlullah sAllahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
“Kim yıldızlara bakarak bir şey olacağını söylerse sihir yapmıştır”(Ahmed, Ebu Davud, İbn Mace, Nevevi Riyazü's-Salihin'de rivayet etti ve Sahih dedi, İbn Teymiye Fetvalar'da bu hadis için senedi Sahih dedi.)
Katade radıyAllahu anh şöyle diyor:
“Allah-u Teâlâ bu yıldızları şu üç şey için yaratmıştır:
1 - Gökyüzünü güzelleştirmek için.
2 - Şeytanları kovalamak için.
3 - Geceleyin yol bulmak ve hesap işlerinde yararlanmak için.
Bunların dışında, yıldızlara bakarak manalar çıkarmaya çalışan kimse yanılır, hataya düşer, boşuna vakit kaybeder ve hakkında hiçbir şey bilmediği halde lüzumsuz zahmete katlanmış olur.”
(Buhari muallak olarak rivayet etti)                
Rivayette bildirildiği üzere, Allah yıldızları şu üç şey için yaratmıştır.
1 - Gökyüzünü güzelleştirmek için.
Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
“Gerçek şu ki, dünya semasını kandillerle süsledik...”                                                           
(Mülk: 5)
2 - Şeytanları kovalamak için.
Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
“...ve o kandilleri şeytanlar için taşlamalar kıldık; onlar için alevli ateş azabı hazırladık.”                    (Mülk: 5)
“Oysa biz önceden, göğün haberlerini dinlemek için onun oturulacak yerlerine otururduk; şimdi ise, kim dinlemek isterse, kendisini gözleyen bir alev buluyor.”         
                                                                                (Cin: 9)
3 - Geceleyin yol bulmak ve hesap işlerinde yararlanmak için.
Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor: 
“Yeryüzünde sizi sarsılmaktan koruması için sabit dağlar, yolunuzu bulmanız için de nehirler ve yollar yaratmıştır. Yine bir takım alametleri de yaratan O’dur. Nitekim insanlar, yıldızla da doğru yolu bulurlar.”                                                     
(Nahl: 15-16)
Allah-u Teâlâ bu ayette insanların yolunu bulabilmesi için iki türlü alamet zikretmiştir.
1 - Yeryüzünde bulunan alametler: Dağlar, nehirler, yol-lar, vadiler v.b.
2 - Gökyüzünde bulunanlar: Yıldızlar.
Ebu Malik el-Eş’ari radıyAllahu anh’dan Rasûlullah sallAllahu aleyhi ve sellem’in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir:
“Ümmetim cahiliyet adetlerinden şu dört şeyi bırakması gerektiği halde bırakmıyor: (Yani Rasûlullah’tan sonra Müslümanlardan bilerek veya bilmeyerek böyle davrananlar bulunacak.) Soy ve asalet ile övünmek. Başkalarının soyunu küçümsemek, dil uzatmak. Yağmurlara yıldızların sebep olduğunu zannetmek. Cenaze arkasından ağıt tutmak.”                                                                   (Müslim)
Zeyd b. Halid radıyAllahu anh diyor ki: Rasûlullah sallAllahu aleyhi ve sellem Hudeybiye’de sabah namazını kıldırdı. O gece de yağmur yağmıştı. Namazdan sonra yüzünü cemaate dönerek:
“Rabbiniz ne buyurdu? Biliyor musunuz?” dedi. Sahabeler: “Allah ve rasûlü daha iyi bilir” dediler. Rasûlullah sallAllahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
“Allah-u Teâlâ buyurdu ki: “Kullarımdan bir kısmı bana inanmış, bir kısmı da beni inkâr etmiş olduğu halde sabahladılar. “Yağmur Allah’ın lütfu ve keremi ile yağdı” diyenler bana inananlardır. Fakat: “Yağmuru şu veya şu yıldızlar yağdırdı” diyenler beni inkâr edip yıldızlara inananlardır.”   
                                  (Buhari, Müslim)
İbn-i Abbas radıyAllahu anh diyor ki:
Rasûlullah sallAllahu aleyhi ve sellem zamanında yağmur yağdı. Rasûlullah sallAllahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
“İnsanlardan bazıları şükreden, bazıları da kâfir olarak sabahladı. Şükredenler dediler ki: “Bu Allah’ın rahmetidir.” Küfre girenler ise: “Falan falan yıldız sözünde durdu, yağmuru yağdırdı” dediler.”

Allah-u Teâlâ bunun üzerine şu ayeti kerimeyi indirdi:
“Yıldızların mevkilerine yemin ederim ki eğer bilirseniz bu, büyük bir yemindir. Muhakkak ki indirdiğimiz bu kitap Kur’an-ı Kerim’dir. O Levh-il Mahfuz’da korunmuştur. O’na tertemiz olanlardan başkası el süremez. O, Alemlerin Rabbi olan Allah tarafından indirilmiştir. Şimdi siz bu sözü hor mu görüyorsunuz? Rızkınıza şükür olarak Allah’tan geleni mi yalanlıyorsunuz?”
(Vakıa: 75-81)   (Buhari, Müslim)

Müneccimlik: Yıldız ilmini öğrenmek veya yıldızların insan üzerinde etkileri olduğuna inanmaktır.
Yıldız ilmi iki kısma ayrılır:
1 - İlmut te’sir.( Te’sir ilmi)
2 - İlmut tesyir.( Tesyir ilmi)


1 - Te’sir ilmi üç kısma ayrılır:
a - Yıldızların insanlar ve olaylar üzerinde etkisi olduğuna inanmak: Bu, yıldızların olaylar ve kötü hadiseler yarattığına inanmaktır. Bu büyük şirktir. Çünkü bu şekildeki bir inanç Allah’la beraber başka bir yaratıcı olduğuna inanmak manasına gelir. Bu nedenle böyle inanan kişi müşrik olur.
b - Yıldızların gaybı bilmek için bir sebep olduğunu iddia etmek: Bu, yıldızların hareketleriyle şekillerinin değişmelerini delil alarak bazı şeyler olacağını iddia etmektir.
Örneğin; “Bu insan hayatında mutsuz olacak, çünkü filan yıldız doğmuştur” demek veya “şu insan hayatında mutlu olacak, çünkü filan yıldız doğmuştur” demek gibi.
Böyle yapan kişi yıldızların ilmini gaybı bildiğini iddia etmede vesile edinmiştir. Gaybı bildiğini iddia etmek küfürdür, insanı İslam milletinden çıkarır.
Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
“De ki: “Göklerde ve yerdeki gaybı Allah’tan başkası bilmez. Onlar ne zaman dirileceklerini hissetmiyorlar.”                                               
(Neml: 65)
Kim gaybı bildiğini iddia ederse Kur'anı yalanlamış olur.
c - Yıldızların hayır ve şerrin meydana gelmesine sebep olduğuna inanmak: Bu; hayır olsun şer olsun, bulunulan zaman içinde meydana gelmiş bir olayın, yıldızlar sebebiyle meydana geldiğine inanmaktır. Meydana gelen olaylarda yıldızları sebep görmek, küçük şirktir. Çünkü Allah’ın sebep olarak bildirmediği bir şey sebep olarak görülmüştür.
Şöyle denilebilir; Rasûlullah sallAllahu aleyhi ve sellem küsuf (güneş tutulması) hakkında şöyle buyurmuştur.
“Güneş ve ay Allah’ın ayetlerinden birer ayettir. Allah bunların tutulmasıyla kullarını korkutuyor.”   
                                                          (Buhari,  Müslim)
Bu hadisin zahirine göre; “güneş ve ayın tutulması, kötü hadiselerin geleceğine bir alamettir”. Buna şöyle cevap verilir.
1 - Güneş veya ay tutulmasının, yeryüzünde kulları cezalandırmak için meydana gelen kıtlık ve savaş gibi olaylarla ilgisi olmadığı sabittir. Onun için Rasûlullah şöyle buyurdu:
“Güneş ve ay, bir kişinin ölümü veya doğması sebebiyle tutulmaz.”                                              (Buhari, Müslim)
Bu hadis gösteriyor ki güneş ve ay; ne geçmişte ne gelecekte, bir kişinin ölümünden veya doğumundan dolayı tutulmaz.
Hadisin manası şudur: Allah, tevbe etsinler ve günahlarından dönsünler diye, güneş ve ayın tutulması ile kullarını korkutur.


2 - Güneş ve ay tutulmasının olaylara etkisi olduğu kabul edilse bile bu, sadece güneş ve ay tutulması ile sınırlıdır. Bu hadisten, yıldızların doğması veya batmasının olaylar üzerinde etkisi olduğu anlamı çıkmaz.
Fakat birinci açıklama daha doğrudur. Çünkü bu hadis, güneş ve ayın olaylar üzerinde etkisi olduğu anlayışına delil olması için değil, korkutma için zikredilmiştir. Hadiste korkutan, Allah’tır. Kendisiyle korkutulan ise Allah’ın cezasıdır. Allah’ın azabının gelmesinin, ay veya güneş tutulmasıyla alakası yoktur. Güneş ve ayın tutulması, azap için birer alamettirler.
2 - Tesyir ilimi:
İki kısma ayrılır.
a -
Yıldızların hareketine bakarak din ile ilgili bazı bilgiler edinmek: Örneğin; kıblenin yönünü tayin etmek gibi... Mesela; “filan yıldız gecenin üçte birinde kıble yönünü gösterir” veya “filan yıldız gecenin dörtte birinde kıble yönünü gösterir” demek gibi... Yıldızların hareketine bakarak bu şekilde bilgiler edinmekte büyük faydalar vardır. Bu ilmi öğrenmek vacibtir.
b - Yıldızların hareketine bakarak dünya ile ilgili faydalar sağlamak: Bu ilmin bir sakıncası yoktur. Bu ilim iki türlüdür.
1 - Yıldızların hareketine bakarak yönleri tayin etmek. Bu caizdir.
Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
“Yine bir takım alametleri de yaratan O’dur. Nitekim insanlar, yıldızla da doğru yolu bulurlar.”         (Nahl: 16)                
                                                                       
2 - Yıldızların hareketine bakarak mevsimleri tayin etmek. Bu da mübahtır.
Zamanımızda gazete ve dergilerde “burç falı” denilen yaygın bir fal türü vardır. Senenin ayları aslan burcu, akrep burcu, boğa burcu gibi bir takım burç isimleriyle ifade edilmekte, bu burçlarının resimleri çizilip, her birinin yanına o burçta doğanların başlarına neler geleceğini, ileride onlarla ilgili ne olaylar olacağı vs. yazılmaktadır. Bu, asla caiz değildir. Zira bu, gaybı bildiğini iddia ederek kehanette bulunma kavramı içine girer. Bir şirk türü olan bu davranışı reddetmek ve bu tür yazıları okumamak gerekir.
Eğer bir kimse bu burçlara;  “bana ne olacakmış bir bakayım “ diyerek bakar, fakat yazılanlara inanmazsa, aynen kahine gidip ondan bir şey soran kişi gibi olur ve kırk gün namazı kabul olmaz. Eğer okuduğuna inanırsa küfre girer.
Kim yıldızlar sebebiyle yağmur yağdığına inanırsa, küçük küfür işlemiş olur. Çünkü böyle inanmakla, Allah’ın sebep kılmadığı bir şeyi sebep görmüş olmaktadır.
Kim yağmuru asıl yağdıranın yıldızlar olduğuna inanırsa, ittifakla büyük küfür işlemiş olur.


Kayıtlı

İzzetli yaşamayı arzu edenler; inancı uğruna ölümü bir sevgili bilip mücâdele edenlerdir...
Sayfa: [1]   Yukarı git


Eğer üye iseniz lütfen üye girişinden giriş yapınız.

Eğer üye değilseniz 10 saniyenizi ayırarak üye olabilirsiniz. 

Dosyaları indirebilmek ve de içerikleri görebilmek için

üye olmanız gerekmektedir.


  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  



.....DAVETULHAK.....HAKKA DAVET FORUMU.....

| Sitemap | Arşiv | Wap | Wap2 | İmode | Rss Haber |