İslam'a Savaş Açanlarla Savaşmak. Bakara-190
HAKKA DAVET FORUMU
 
*
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 18 Eylül 2019, 06:41:10


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


Sayfa: [1]   Aşağı git


Eğer üye iseniz lütfen üye girişinden giriş yapınız.

Eğer üye değilseniz 10 saniyenizi ayırarak üye olabilirsiniz. 

Dosyaları indirebilmek ve de içerikleri görebilmek için

üye olmanız gerekmektedir.


  Yazdır  
Gönderen Konu: İslam'a Savaş Açanlarla Savaşmak. Bakara-190  (Okunma Sayısı 3554 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Vasat Ümmet
Yönetici
******
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 529



« : 08 Ağustos 2016, 15:39:06 »

بســـم الله الرحمن الرحيم

وَقَاتِلُواْ فِي سَبِيلِ اللّهِ الَّذِينَ يُقَاتِلُونَكُمْ وَلاَ تَعْتَدُواْ إِنَّ اللّهَ لاَ يُحِبِّ الْمُعْتَدِينَ


"Size savaş açanlarla Allah yolunda savaşın ve aşırı gitmeyin! Muhakkak ki Allah aşırı gidenleri sevmez.


 Bakara-190 

     
      Bazı alimler: “Bu ayet mensuhtur demişler fakat, bu ayeti nesheden ayet hakkında ihtilaf etmişlerdir. Bazı alimlere göre bu ayetin mensuh olan kısmı:

“Size savaş açanlara Allah yolunda savaş açın”
bölümü değil “aşırı gitmeyin” bölümüdür.

“Aşırı gitmeyin”
ayetinin manası ise; “savaş için hazırlık yapmayan ve savaşmak istemeyen kişilerle savaşmayın” demektir.

Bazı alimlere göre;
bu ayet mensuh değil muhkemdir. Buna göre ayetin manası şöyle olur: “Size savaş açanlarla Allah yolunda savaşın ve aşırı gitmeyin!

Yani; çocukları, kadınları, yaşlıları, sakatları, manastırlarda kendilerini ibadete adamış rahipleri ve delileri öldürmeyin!” İşte aşırı gitmek, bunları yapmaktır. Doğru olan görüş de budur.

“Size savaş açanlara...”

Savaş açmak; sadece bilfiil silahlarla savaş açmak demek değildir. Müslümanlara eziyet vermek, insanların İslam dinine girmelerine engel olmak ve şeytana uymalarını teşvik etmek de müslümanlara savaş açmak demektir.

Bütün tağuti sistemlerde, yani Allah'ın şeriatinin hakim olmadığı tüm sistemlerde, yukarıda sayılan savaş açma şekilleri muhakkak vuku bulmaktadır.

Bu sistemler, Mekke müşriklerinin Rasulullah'a yaptığı gibi, ya bilfiil İslam'a savaş açarlar ya vatandaşlarının gerçek müslüman olmalarına engel olurlar ya gerçek İslam'a girenlere işkence ve eziyet ederler ya da müslümanları dinlerinden döndürmek için çeşitli faaliyetler yaparlar.

Zamanımızdaki tağutlar da böyle yapmaktadır. Günümüz tağutları meyhaneler, genel evler açarak, kadınları açık gezdirerek, televizyon ve sinamalarda ahlaksız filimler göstererek, müslümanları ve müslüman olmak isteyenleri şeytanın yoluna sevk ederek İslam'a savaş açmışlardır.

Onların bu çalışmalarındaki gaye, insanları Allah'ın hükümlerine tabi olmaktan alıkoymaktır.
İşte bütün bu sistemlere karşı cihad vardır.

Zaten İslam'da cihadın gayesi; bu tür baskıları ortadan kaldırarak ve insanların kendi iradeleriyle  İslam'ı seçip seçmemede serbest bırakmaktır. Yoksa insanlara zorla İslam'ı kabul ettirmek değildir. Cihad, İslam'ın insanlara ulaşmasını engelleyen bütün engelleri ortadan kaldırmak için farz kılınmıştır.

İslam'a karşı en büyük engel, Allah'ın hükümleriyle hükmetmeyen tağuti sistemlerdir. Çünkü taguti sistemler, kendi varlıklarının yok olup, yerine Allah'ın kanunlarının hakim olduğu İslam devletinin kurulmasına asla izin vermezler.

Bu sebeple, tağuti sistemler varoldukça İslam'a karşı savaş açılmış demektir. Tağuti sistemleri yok etmek ve din yalnız Allah'ın oluncaya kadar savaşmak farzdır. İşte ayetin manası budur. Bu manaya göre bu ayet, mensuh değil muhkemdir.

“Allah yolunda savaşın!”

Kur'an'ın neresinde kıtal (savaş) zikrolunsa yanında, “Allah yolunda” lafzı da mutlaka gelmektedir. Çünkü, yalnız Allah'ın şeriatini hakim kılmak için savaşmak Allah yolundadır. Bunun dışında toprak, mal veya dünya için savaşmak asla Allah için savaşmak olarak isimlendirilemez. Bu değerler uğrunda savaşıp ölenler de asla şehid değildir.

Rasulullah (s.a.s) şöyle buyurdu:

“Kim, yalnız Allah'ın şeriati hakim olsun diye cihad ederse, o mücahidin cihadı Allah yolundadır” (Buhari, Müslim)


 “ve aşırı gitmeyin!”


“Aşırı gitmeyin”den kasıt; “çocukları, kadınları, yaşlıları, sakatları, manastırlarda kendilerini ibadete adamış rahipleri, delileri öldürmeyin” demektir. Bu manayı destekleyen bir çok hadisi şerif vardır.

Büreyde (r.a)'den şöyle rivayet edilmiştir: “Rasulullah (s.a.s) bir gazaya gönderdiği askerlere şöyle dedi:

“Allah'ın ismiyle ve Allah için gaza edin! Kafirleri öldürün! Gaza edin! Fakat aşırı gitmeyin! Size saldırmayanlara saldırmayın! Öldürdüğünüz zaman güzel öldürün! Çocukları, kendilerini manastırlara ibadet için kapatan rahipleri öldürmeyin!”                       

(Müslim, Ahmed)


Çocuklar, rahipler, yaşlılar veya sakatlar eğer savaşa katılırlarsa, onlar da öldürülürler. Savaşa katılmak, bilfiil silahla olabileceği gibi, savaşanlara yardım ederek veya İslam'ı yıkmak için bir takım görüşler ileri sürerek de olabilir. Fakat savaşa herhangi bir etkisi olmayan kimseleri öldürmemek gerekir. Savaşa katılmayan ve bilfiil iştirak etmeyen kadınları öldürmemek gerektiğini ifade eden hadisler vardır.

İbni Ömer (r.a) dedi ki: “Rasulullah (s.a.s)'in gazvelerinden birinde öldürülmüş bir kadın bulduk. Rasulullah (s.a.s) kadınların ve çocukların öldürülmesinden hoşlanmadı.” (Buhari, Müslim)    

“Aşırı gitmeyin”
ayetinin bir başka manası da; “Allah'ın yolundan başka yollar ve başka değerler için savaşmayın”dır.

Çünkü Allah (cc) kendisi için savaşmayanları, kendi şeriati dışında başka değerler için savaşanları ve haksız yere insanları, savaşa katılmayan çocukları, kadınları, ihtiyarları, sakatları, delileri, dünyayla ilgili şeylere karışmayan, sırf ibadet için kendilerini manastırlara kapatan rahipleri öldürenleri sevmez.

Ancak rahipler konusunu daha dakik olarak incelememiz gerekir. Zamanımızda ve daha önceki zamanlarda müslümünlara savaş açan ve müslümanlara en çok kin tutan genellikle yahudi ve hıristiyan din adamları olmuştur. Hıristiyan din adamları, kiliselerinde İslamı yoketmek için en ince ayrıntılarına kadar çeşitli planlar kurmuşlardır. Haçlı savaşlarını hala unutmadık...

Yahudi din adamları da böyledir. Onlar bütün yahudilerden daha çok İslam'a kin tutarlar ve İslam'ı yoketmek için tüm güçleriyle çalışırlar.

Böyle kimseler elbette dünyayla ilgisini kesen, hiçbir şeye karışmayan ve ibadet için kendilerini manastırlara kapatanlar gibi değildirler. Böyle kimselerin mutlaka öldürülmeleri gerekir.

“Muhakkak ki Allah aşırı gidenleri sevmez.”

Allah (c.c) bu ayette her ne kadar öldürme konusunda aşırı gidilmemesini emretmiş ise de, aslında her konuda aşırı gitmeyi yasaklamıştır. Allah (c.c), yasakladığı şeyleri yaparak aşırı gidenleri sevmez.
 
Kayıtlı

"Böylece sizi vasat bir ümmet kıldık ki, insanlara karşı Şahitler olasınız. Peygamber de sizin üzerinize şahit olsun...
// Bakara:143//
Sayfa: [1]   Yukarı git


Eğer üye iseniz lütfen üye girişinden giriş yapınız.

Eğer üye değilseniz 10 saniyenizi ayırarak üye olabilirsiniz. 

Dosyaları indirebilmek ve de içerikleri görebilmek için

üye olmanız gerekmektedir.


  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  



.....DAVETULHAK.....HAKKA DAVET FORUMU.....

| Sitemap | Arşiv | Wap | Wap2 | İmode | Rss Haber |