Tevhidin faziletleri
HAKKA DAVET FORUMU
 
*
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 15 Kasım 2019, 13:04:27


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


Sayfa: [1]   Aşağı git


Eğer üye iseniz lütfen üye girişinden giriş yapınız.

Eğer üye değilseniz 10 saniyenizi ayırarak üye olabilirsiniz. 

Dosyaları indirebilmek ve de içerikleri görebilmek için

üye olmanız gerekmektedir.


  Yazdır  
Gönderen Konu: Tevhidin faziletleri  (Okunma Sayısı 4046 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Bismirrahman
Yönetici
******
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 205


قتل الانسان ما اكفره


« : 14 Mart 2016, 21:32:10 »

Tevhidin faziletleri

Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
“İman edenler ve imanlarına zulüm (şirk) karıştırmayanlar işte güvenlik onlar içindir ve onlar hidayete ermişlerdir.”                                                                 (En’am: 82)

“İman edenler.”
 Ayetteki iman edenlerden kasıt; ibadetleri ihlâslı bir şekilde Allah-u Teâlâ’ya yapan ve ibadette hiçbir şeyi Allah-u Teâlâ’ya eş koşmayanlardır.

Zulüm:
“ve imanlarına zulüm (şirk) karıştırmayanlar...”
Ayetin bu kısmında geçen “zulüm” imanın karşıtıdır, yani; her çeşidiyle şirktir.
Zulüm; adaletin tersidir ve hakkı hak sahibine vermemek demektir. Bu sebeple; sadece Allah’ın hakkı olan, ibadete layık olması hakkını ve tek ilah olması hakkını O’ndan alıp bir başkasına vermek veya O’nunla birlikte bir başkasına vermek, ayette de bildirildiği gibi imana zulüm, yani; şirk karıştırmaktır.
Bu ayeti kerimeden apaçık anlıyoruz ki; kıyamet gününde kurtuluşa erecek olan kimseler, ibadetlerini yalnız Allah için yapıp O’na hiçbir şeyi ortak koşmayan kimselerdir.
Abdullah b. Ömer radıyAllahu anh diyor ki:
“İman edenler ve imanlarına zulüm karıştırmayanlar işte güvenlik onlar içindir ve onlar hidayete ermişlerdir.” Ayeti nazil olunca sahabelere bu ayet ağır geldi ve Rasûlullah sallAllahu aleyhi ve sellem’e dediler ki:
“Ya RasûlAllah! İçimizden nefsine zulmetmeyen kim vardır?”
Rasûlullah sallAllahu aleyhi ve sellem dedi ki:
“Ayetteki zulüm anladığınız gibi değildir. Salih kul Lokman’ın:

“Ey oğulcuğum! Allah’a şirk koşma! Muhakkak ki şirk en büyük zulümdür.” Lokman: 13) dediğini işitmediniz mi? Ayette geçen zulüm, şirktir.”                                     
                                                            (Buhari, Müslim)

Zulmün Türleri:
1 - En büyük zulüm; şirk, yani Allah-u Teâlâ’ya ortak koşmaktır.
2 - İnsanın kendi nefsine, hakkını vermemesi sebebiyle zulmetmesidir. Örneğin; iftar etmeksizin oruç tutmak, uyumaksızın devamlı ibadet yapmak gibi...
3 - Kişinin kendisinden başka kişilere zulmetmesidir. Örneğin; haksız yere başkasını dövmek, öldürmek veya malını almak gibi…

Eminlik, Güvenlik (Emn) (الأمن):

“işte güvenlik onlar içindir.”                             
Allah-u Teâlâ, ayetin bu kısmında güvenlik (Emn ) (الأمن ) in ancak imanlarına zulüm, yani; şirk karıştırmayanlar için olacağını haber veriyor.
“Emn” ya mutlak güvende olmaktır ya da yapılan zulme karşılık güvende olmaktır. Zira zulüm ortadan kalkarsa emn gerçekleşir. Fakat acaba bu oluşan emn tam olan bir emn midir? Buna şöyle cevap verilir:
Eğer iman kamil ise ve ona bir günah bulaşmamışsa işte o zaman mutlak ve kamil emn (güvenlik) oluşur. Eğer bu imana günah karışmışsa eksik ve tam olmayan emn oluşur. Örneğin; büyük günah işleyen bir muvahhid cehennemde sonsuza kadar kalmayacağından güvenlik içindedir, emindir. Fakat azaba uğramayacağından emin değildir. Bu Allah-u Teâlâ’nın dilemesine bağlıdır.
Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
“Allah kendisine şirk koşulmasını asla bağışlamaz. Bundan başkasını dilediğine bağışlar. Allah’a şirk koşan kimse derin bir sapıklığa sapmış olur.”             (Nisa: 116)                   
                                                                       
Buna göre eminlik iki kısma ayrılır.
1 - Mutlak eminlik (güvenlik): Büyük günah işlemeyen veya işlediği günahta ısrar etmeyip ölmeden önce tevbe eden ve tevhid üzerinde ölen kişinin sahip olduğu eminliktir. Böyle bir kişi ahiret gününde tam emniyettedir.
2 - Tam olmayan, sınırlı olan eminlik (güvenlik): Büyük günah işleyen fakat o günahlardan ölünceye kadar tevbe etmeyen ve tevhid üzere ölen kişinin sahip olacağı emniyettir. Bu emniyet kişiyi sadece cehennemde sonsuza dek kalmaktan emin kılar.
“ve onlar hidayete ermişlerdir.”                             
Ayetin bu kısmında; Allah’a iman edip, imanlarına şirk karıştırmayan ve böylece ilim ve amelle Allah’ın şeriatına uyarak imanlarını muhafaza eden kimselerin gerçek hidayete erenler olduğu haber verilmektedir.
Bu ayetin tamamı tevhidin faziletini anlatmaktadır. Tevhidin en önemli fazileti; tevhidi, hiçbir şirk bulaştırmadan sağlayan muvahhidi güven içinde kılmasıdır.
Bu ayete göre her kim Allah-u Teâlâ’yı tevhid eder, bu tevhide herhangi bir büyük şirk karıştırmaz ve bu şekilde ölürse, onun için eminlik olacaktır. O, Allah-u Teâlâ’nın müşriklere, sonsuza kadar içinde kalacaklarını vaadettiği cehennem ateşinden ve azabından emin kalacaktır.
Her kim de Allah-u Teâlâ’yı tevhid eder, büyük şirk işlemez, bununla birlikte küçük şirk veya büyük günah işler ve ölmeden önce tevbe etmezse, işte o kimsenin işlediği küçük şirk ve günah nispetinde eminliği kaybolur fakat sadece azapta sonsuza kadar kalmama konusunda emin olur.

Kayıtlı

İzzetli yaşamayı arzu edenler; inancı uğruna ölümü bir sevgili bilip mücâdele edenlerdir...
Sayfa: [1]   Yukarı git


Eğer üye iseniz lütfen üye girişinden giriş yapınız.

Eğer üye değilseniz 10 saniyenizi ayırarak üye olabilirsiniz. 

Dosyaları indirebilmek ve de içerikleri görebilmek için

üye olmanız gerekmektedir.


  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  



.....DAVETULHAK.....HAKKA DAVET FORUMU.....

| Sitemap | Arşiv | Wap | Wap2 | İmode | Rss Haber |