RASÛLLER VE TEVHİD AKİDESİ-
HAKKA DAVET FORUMU
 
*
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 19 Kasım 2019, 23:26:41


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


Sayfa: [1]   Aşağı git


Eğer üye iseniz lütfen üye girişinden giriş yapınız.

Eğer üye değilseniz 10 saniyenizi ayırarak üye olabilirsiniz. 

Dosyaları indirebilmek ve de içerikleri görebilmek için

üye olmanız gerekmektedir.


  Yazdır  
Gönderen Konu: RASÛLLER VE TEVHİD AKİDESİ-  (Okunma Sayısı 3194 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Bismirrahman
Yönetici
******
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 205


قتل الانسان ما اكفره


« : 07 Mart 2016, 22:48:42 »

RASÛLLER VE TEVHİD AKİDESİ

Allah-u Teâlâ her ümmete muhakkak bir rasûl göndermiştir. Allah’ın yeryüzü halkına gönderdiği ilk Rasûl olan Nuh aleyhisselam’ın kavminde şirk meydana gelmesinden, son Rasûl olan Muhammed aleyhisselam’a kadar geçen her nesil ve gruba rasûller gönderilmiştir. Bütün rasûllerin bir tek gönderiliş gayesi vardı: İnsanları yalnız Allah’a ibadet etmeye ve tâguttan kaçınmaya davet etmek.
Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
“Muhakkak ki her ümmete; “Allah’a ibadet edin ve tâguttan kaçının” (desinler) diye bir Rasûl gönderdik. Böylelikle onlardan kimine Allah hidayet verdi. Onlardan kiminin üzerine de sapıklık hak oldu. Artık yeryüzünde dolaşın da yalanlayanların uğradıkları sonu görün.”                                                                        (Nahl: 36)
Ayette geçen; “ümmetten” kasıt, insanlardan bir taifedir.
Bu ayet; Allah-u Teâlâ’nın, Nuh aleyhisselam’dan Muhammed sallAllahu aleyhi ve sellem’e kadar gelmiş olan her ümmete bir Rasûl gönderdiğini ortaya koymaktadır.
Ayette geçen “Ve tâguttan kaçının” lafzından kasıt; tâguttan, o bir yanda siz ise başka bir yanda olacak şekilde tamamen uzaklaşın, demektir. Bu ayet gösteriyor ki; bütün rasûller ilk olarak tevhide davet ederler ve bu gayeyle gönderilmişlerdir.
Yine bu ayet gösteriyor ki; tâgutu reddetmeden Allah-u Teâlâ’ya ibadet, gerçek manada gerçekleşmez. Buna göre kim Allah-u Teâlâ’ya ibadet eder, fakat tâgutu reddetmezse muvahhid değildir. Maalesef zamanımızda Müslüman olduğunu iddia eden birçok kişi bu gerçeği bilmemektedir.


 Rasûllerin gönderilme hikmeti

Rasûllerin insanlara gönderilme hikmetleri şunlardır:
1 - Hucceti ikame etmek.
Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
“İnsanların Allah’a karşı bir delili olmaması için cennetle müjdeleyici ve cehennemle korkutucu rasûller gönderdik.”                                                                 (Nisa: 165)
2 - Âlemlere rahmet etmek.
Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
“Seni bütün alemlere yalnızca bir rahmet olarak gönderdik.”                                                            (Enbiya: 107)
3 - Allah-u Teâlâ’ya ulaştıran yolu beyan etmek.
Çünkü insan, Allah-u Teâlâ için yapılması gereken şeyleri tafsilatlı bir şekilde, ancak Rasûller vasıtasıyla bilebilir.

Üzerinde Rasûlullah’ın Mührü Bulunan Vasiyeti:
İbni Mes’ud radıyAllahu anh diyor ki: “Üzerinde Rasûlullah sallAllahu aleyhi ve sellem’in mührü bulunan vasiyetini görmek isteyen şu ayeti okusun:
“De ki: “Gelin size Rabbinizin neleri haram kıldığını söyleyeyim. O’na hiçbir şeyi ortak koşmayın. Ana babaya iyilik yapın...”                                              (En’am: 151) ()
Şimdi En’am: 151 ayetini inceleyelim:
“De ki: “Gelin size Rabbinizin neleri haram kıldığını söyleyeyim.”
Allah-u Teâlâ ayetin bu kısmında, Muhammed aleyhisselam’a hitap ederek şöyle buyuruyor:
“Ey Muhammed! Allah’tan başkasına ibadet eden, Allah’ ın verdiği rızıkları kendilerine haram kılan ve çocuklarını öldüren o müşriklere söyle; onların bütün bu yaptıkları, kendi görüşleri ve şeytanların onları aldatmasıyladır. Öyleyse onlara de ki: Gelin (zan, iftira ve yalan olarak değil, gerçek bir şekilde Allah tarafından bir vahiy ve bir emir olarak) Rabbinizin neleri haram kıldığını anlatıp size haber vereyim. Rabbiniz size, şunları ve şunları haram kılmıştır… Şüphesiz ki helal ve haram sınırlarını tayin etme yetkisi sadece ve sadece, yegâne Rab ve tek ilah olan Allah’a aittir. Bu sınırları, O’ndan başka hiç kimse belirleme hakkına sahip değildir.”
“O’na hiçbir şeyi ortak koşmayın.”
Allah-u Teâlâ ayetin bu kısmında, haram kıldığı şeyleri saymaya başlıyor ve şöyle buyuruyor:
“Size ilk haram kılınan şey, her çeşidiyle Allah’a ibadette ortak koşmanızdır. Allah’ın asla affetmediği ve sahibini ebedi hüsrana uğratacak olan şirki asla işlemeyin.”
İslam’da ilk yasaklanan şey; her çeşidiyle şirktir. Diğer bütün yasaklar ondan sonra gelir. İnsanlar öncelikle ilah ve Rab olarak sadece Allah’ı benimseyip O’na hiçbir şeyi eş koşmamalı, Allah’tan başka hüküm ve kanun koyucu olmadığını kabul etmelidirler. Ancak böylece vicdanlar ve kalpler şirkin pisliğinden, akıl da hurafelerden ve batıl inançlardan temizlenir. İşte ancak bu şekilde toplumlar cahiliyet geleneklerinden sıyrılır, insanlar kullara kulluk etmekten kurtulurlar.
Şirkin pisliklerinden tümüyle temizlenmeden, tevhid akidesi hayat pratiğine hakim olamaz.
Bu ayeti kerimede bahsedilen şirk; insanların hüküm koyma ve hakimiyet konusunda Allah’tan başkasına yetki tanımaları konusundaki şirktir.


Kayıtlı

İzzetli yaşamayı arzu edenler; inancı uğruna ölümü bir sevgili bilip mücâdele edenlerdir...
Sayfa: [1]   Yukarı git


Eğer üye iseniz lütfen üye girişinden giriş yapınız.

Eğer üye değilseniz 10 saniyenizi ayırarak üye olabilirsiniz. 

Dosyaları indirebilmek ve de içerikleri görebilmek için

üye olmanız gerekmektedir.


  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  



.....DAVETULHAK.....HAKKA DAVET FORUMU.....

| Sitemap | Arşiv | Wap | Wap2 | İmode | Rss Haber |