ÜMİT VE KORKU
HAKKA DAVET FORUMU
 
*
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 21 Ağustos 2019, 16:45:52


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


Sayfa: [1]   Aşağı git


Eğer üye iseniz lütfen üye girişinden giriş yapınız.

Eğer üye değilseniz 10 saniyenizi ayırarak üye olabilirsiniz. 

Dosyaları indirebilmek ve de içerikleri görebilmek için

üye olmanız gerekmektedir.


  Yazdır  
Gönderen Konu: ÜMİT VE KORKU  (Okunma Sayısı 4557 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Vasat Ümmet
Yönetici
******
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 529



« : 28 Şubat 2016, 13:18:43 »


عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ رضي الله عنه ، قَالَ : سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ ، صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ ، يَقُولُ : " لَوْ يَعْلَمُ الْكَافِرُ بِكُلِّ الَّذِي عِنْدَ اللَّهِ مِنَ الرَّحْمَةِ ؛ لَمْ يَيْئَسْ مِنَ الْجَنَّةِ ، وَلَوْ يَعْلَمُ الْمُؤْمِنُ بِكُلِّ الَّذِي عِنْدَ اللَّهِ مِنَ الرَّحْمَةِ ؛ لَمْ يَيْئَسْ مِنَ الْجَنَّةِ ، وَلَوْ يَعْلَمُ الْمُؤْمِنُ بِكُلِّ الَّذِي عِنْدَ اللَّهِ مِنَ الْعَذَابِ ؛ لَمْ يَأْمَنْ مِنَ النَّارِ ."

37 - Ebû Hureyre radiyAllahu anh’dan şöyle dediği rivâyet olunmuştur:
Rasûlullah sallAllahu aleyhi ve sellem’in şöyle buyurduğunu işittim:
“Allah’ın rahmet deryasındaki bunca genişliği kâfirler bilseydi, cennetten ümitlerini kesmezlerdi. Eğer mü’minler de Allah’ın azabını bilselerdi, cehennem azabından emin olmazlardı.”                                                                         
(Buhârî-Müslim)

HADİSTEN NE İSTİFADE EDERİZ


—Allah-u Teâlâ, mü’minlerin ümit ve korku arasında bir durumda bulunmalarını emretmiştir. Allah’tan hakkıyla korkan bir kişinin, O’nun rahmetinden ümit kesmesi asla düşünülemez. Allah’ın azabından emin olmak da aynen böyledir. Peki, nedir korku ve ümit arası bulunmak? Mü’min kulun bu duygusu sağlamasının yegâne yolu işlediği hata ve haramlar nedeniyle Allah’tan korkması ve Allah’ın emirlerini yerine getirip yasaklarından kaçınması karşılığında da Allah’ın rahmetini ümit etmesidir.
İnsanı Allah’ın rahmetinden ümit kesmeye sevkeden iki neden vardır:
a) İnsan, nefsine uyarak, Allah’ın haram kıldığı amelleri işlemesi ve yaptığı haramlarda ısrar etmesi sonucu, içinde  bulunduğu halden dolayı Allah’ın kendisini affetmeyeceğini düşünerek, O’nun rahmetinden ümit kesebilir. Hatta haram işlemeye devam ederek, artık Allah’ın kendisini affetmeyeceği düşüncesini kafasında sabitleştirir. Zaten şeytanın istediği de budur. Bu durumdaki kişilerin hidayetleri ya da haramları terk etmeleri her geçen an zorlaşır.
b) Kişi işlediği haramdan dolayı aşırı korkarak Allah’ın af ve merhametinin ne kadar geniş olduğunu bilmemesi veya unutması sonucu, Allah’ın rahmetinden ümit kesebilir. “Benim işlediğim haram o kadar büyüktür ki tevbe etsem bile Allah-u Teâlâ beni affetmez” diye düşünebilir. Onu bu derin ümitsizliğe sevkeden yegâne faktör cahil oluşu ve Rabbini iyice tanımamasıdır. Eğer Rahim ve Rahman olan Allah’ı iyice tanımış olsaydı, tembellik yapmaz ve Allah’a yaklaşmak için işleyeceği en küçük amelin bile, O’nun katında karşılıksız kalmayacağını bilir, O’nun rızasını kazanmak için bütün gücüyle çalışırdı.
İnsanı Allah’ın azabından emin olmaya sevk eden sebepler de ikidir:
a) Allah’ın kulları üzerindeki hakkını, kulların da Rablerine karşı olan görevlerini ve İslâm dinini öğrenmek için bir çaba göstermeyip dini meseleleri hafife almak, insanın Allah’ın emirlerini terkine ve yasakladıklarını işlemesine neden olur. Allah korkusu azala azala nihayet kalpte korkunun bitmesiyle iman da kalmaz. Çünkü iman kişiyi; Allah’tan ve O’nun dünya ve ahirette vereceği azaptan korkmaya sevkeden yegâne faktördür.
b) Cahil fakat çok ibadet eden bir kişi sonunda şeytanın vesveselerine aldanıp yaptığı ibadetleri çok görerek: “Ben Allah’a yaklaşmak için diğer insanlardan daha çok ibadet ediyorum. Allah-u Teâlâ bana muhakkak ki azap etmez. Çünkü yaptığım ibadetlerden dolayı Allah katında yüksek bir derecem var” diye düşünmeye başlar. Ve bu düşünce kalbindeki Allah korkusunu yavaş yavaş azaltır. Nihayet Allah’ın azabından emin olur ve derin bir sapıklığa sapar.
Kayıtlı

"Böylece sizi vasat bir ümmet kıldık ki, insanlara karşı Şahitler olasınız. Peygamber de sizin üzerinize şahit olsun...
// Bakara:143//
Sayfa: [1]   Yukarı git


Eğer üye iseniz lütfen üye girişinden giriş yapınız.

Eğer üye değilseniz 10 saniyenizi ayırarak üye olabilirsiniz. 

Dosyaları indirebilmek ve de içerikleri görebilmek için

üye olmanız gerekmektedir.


  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  



.....DAVETULHAK.....HAKKA DAVET FORUMU.....

| Sitemap | Arşiv | Wap | Wap2 | İmode | Rss Haber |