Soru 51 - Belli bir şahsa hüküm vermek ve ameline hüküm vermenin arasında fark..
HAKKA DAVET FORUMU
 
*
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 18 Ekim 2019, 11:21:43


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


Sayfa: [1]   Aşağı git


Eğer üye iseniz lütfen üye girişinden giriş yapınız.

Eğer üye değilseniz 10 saniyenizi ayırarak üye olabilirsiniz. 

Dosyaları indirebilmek ve de içerikleri görebilmek için

üye olmanız gerekmektedir.


  Yazdır  
Gönderen Konu: Soru 51 - Belli bir şahsa hüküm vermek ve ameline hüküm vermenin arasında fark..  (Okunma Sayısı 3181 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Admin
Yönetici
******
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 344


« : 20 Şubat 2016, 20:35:49 »

Soru 51) Belli bir şahsa hüküm vererek onu tekfir etmek ile şahsa değil de yaptığı amele küfür hükmünü vermek arasında fark var mıdır?
Cevap 51)Evet belli şahısları tekfir etmek ile şahsa değil yapılan fiile küfür hükmü vermek arasında fark vardır. Çünkü belli şahsa bizzat küfür hükmü vermek için o şahsın durumunu iyi bilmek gerekir. Onun için şahsı tekfir etmenin belli şartları vardır. Söz küfürse söze küfür hükmü verilir fakat o sözü söyleyen kişinin ne şekilde söylediği, gerçekten söyleyip söylemediği bilinmeden şahsa hüküm verilmez. Şahsa hüküm vermek için şahsın durumunu kesin olarak bilmek gerekir. O şahsa kâfir hükmünü vermek için şartların tahakkuk etmesi ve engellerin kalkması gerekir. Onun için belli şahsa hüküm verirken şahsın durumunu iyi bilmek gerekir. Fakat kâfir olduğu, küfre girdiği sabit olunca hiç tereddüt etmeden o kimseyi tekfir etmek gerekir. Bir kimsenin açık bir küfür işlediği sabit olunca o kimseyi tereddüt etmeden, duraklamadan mutlaka tekfir etmek gerekir.
Örneğin; Allah’tan başkasına ibadet eden veya Allah’tan başkasına ibadet etmenin küfür olmadığını söyleyen kişinin küfrü konusunda şüphe etmemek, duraklamamak gerekir.

Allah’tan başkasına ibadet secdesi yapmak da küfürdür. Her kim bunun küfür olduğunu bilmez veya “Allah’tan başkasına ibadet secdesi yapmak küfür değildir” derse muhakkak o kimse kâfir olur.
Allah’tan başkasına kurban kesmek de küfürdür. Kim bunu bilmez veya “Allah’tan başkasına kurban kesmek küfür değildir” derse kâfir olur.
Allah’ın şeriatinden başka kanunlara muhakeme olmak da küfürdür. Allah’ın şeriatinden başka kanunlara muhakeme olmanın küfür olduğunu bilmeyen veya Allah’ın şeriatinden başka kanunlara muhakeme olmanın küfür olmadığını söyleyen kimse kâfir olur.
Herhangi bir konuda Allah’ın kanunlarını terkedip beşeri kanunlarla hükmetmek de küfürdür. Kim bunu bilmezse veya bunun küfür olmadığını söylerse kâfir olur.

İşte, bu sayılanların hepsi işlenen fiilin hükmünü bilmemektedirler. Oysa bu konuda cehalet mazeret değildir.
Fiilin hükmünü bilmemek ile şahsın durumunu bilmediğinden dolayı şahsa ne hüküm vereceğini bilememek arasında fark vardır. Bu sebeple bir kimse; “Sen bu şahıs hakkında; “Allah’tan başkasına kurban kesti”  veya “Allah’tan başkasına ibadet secdesi yaptı” veya “Allah’ın şeriatinden başka kanunlara muhakeme oldu” veya “Allah’ın kanunlarını terkedip beşeri kanunlarla hükmetti” diyorsun. Ben, şahsın böyle yaptığını kesin delillerle bilmiyorum. Bunun için ben onu tekfir etmiyorum. Fakat yukarda söylediklerinin herhangi birisini yaptığı sabit olursa kâfir olur, tereddüt etmeden onu tekfir ederim” derse böyle bir kişi tekfir edilmez. Çünkü bu kişi fiilin hükmünü değil, şahsın durumunu bilmiyor. Dolayısıyla bu kimse hükmün cahili değil, belli şahsın durumunun cahilidir. Bu ikisi arasında fark vardır.

Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
“Şayet onlara sorarsan: “Muhakkak ki biz eğlenip, oynuyorduk” derler. De ki: “Allah’la, ayetleriyle ve rasulüyle mi alay ediyorsunuz? Özür beyan etmeyin. Öyle ki siz imanınızdan sonra küfre girdiniz.” (Tevbe: 65-66)                                                       
“Allah sizi yeminlerinizdeki “lağv”dan dolayı sorumlu tutmaz. Ancak kalplerinizin kazandığından (bilerek yaptığınız yeminlerinizden) dolayı sizi sorumlu tutar. Allah Gafur’dur, Halim’dir.” (Bakara: 225)         
                         
“Rabbimiz! Unutmuş yahut hata yapmışsak (bu yüzden) bizi sorumlu tutma.” (Bakara: 286)                   

Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
“Allah-u Teâlâ ümmetimi hataen ve unutarak işledikleri sebebiyle sorumlu tutmaz.” (İbni Hibban, Hakim rivayet etti ve  sahih dedi)

Muhammed b. Abdulvahhab şöyle demiştir:
“Bir kimse açık olan küfür sözü söyler, fakat bunun küfür olduğunu bilmezse bu konuda mazeretli olmaz. Çünkü Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
“Özür beyan etmeyin. Öyle ki siz imanınızdan sonra inkâr ettiniz.” (Tevbe: 66)
                                                 
  Bu ayette küfür sözü söyleyenler Rasulullah’a, bu sözü küfür kastı ile söylemediklerini söylediler. Fakat buna rağmen tekfir edildiler. (Necd Tarihi s: 452)                     

Bu meseleyi bitirmeden önce bazı önemli bilgiler vermek istiyorum:
1 – Bir kimsenin halini bilmeme durumu ancak şahit olunmayan kimselerde söz konusu olur. Fakat şahit olunan veya sözü duyulan kimse hakkında; “halini bilmiyorum” diye söylenilmez.

Örneğin; gözünün önünde Allah’tan başkasına kurban kesen veya Kuran’ı bilerek yırtıp pisliğe atan veya apaçık bir şekilde dinle ve dindarlarla alay eden veya apaçık bir şekilde Allah’la beraber veya Allah’ın dışında teşri hakkına sahip olduğunu iddia eden veya Allah’ın şeriatinden başka kanunlara muhakeme olmanın küfür olmadığını söyleyen veya ikrahsız tağuta muhakeme olan kimseleri gördüğünde o kimseler hakkında: “Bu kimseleri asla tekfir edemem. Çünkü durumlarını bilemiyorum” diyemezsin.

2 - Şahsın halinin bilinmemesi; şahsın halinin öğrenilmesi ve bu konudaki şüphelerin giderilmesiyle bilinmezlikten çıkar. O kimsenin hali şayet herkes tarafından biliniyorsa, böyle bir durumda o kimse için bilinmemezlik durumu sözkonusu değildir.

Örneğin; Allah’ın şeriatini bir kenara atarak beşeri kanunları uygulayan zamanımızdaki hâkimlerin durumları hakkında cehalet mazeret değildir. Çünkü onların küfrü artık herkesin gözü önünde apaçık ve yayılmış bir vaziyettedir.

Kayıtlı

حسبي الله
Sayfa: [1]   Yukarı git


Eğer üye iseniz lütfen üye girişinden giriş yapınız.

Eğer üye değilseniz 10 saniyenizi ayırarak üye olabilirsiniz. 

Dosyaları indirebilmek ve de içerikleri görebilmek için

üye olmanız gerekmektedir.


  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  



.....DAVETULHAK.....HAKKA DAVET FORUMU.....

| Sitemap | Arşiv | Wap | Wap2 | İmode | Rss Haber |