Soru 50 - Açık bir söz hakkında kastı aramak ve hükmünü bilmemek
HAKKA DAVET FORUMU
 
*
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 17 Eylül 2019, 13:54:10


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


Sayfa: [1]   Aşağı git


Eğer üye iseniz lütfen üye girişinden giriş yapınız.

Eğer üye değilseniz 10 saniyenizi ayırarak üye olabilirsiniz. 

Dosyaları indirebilmek ve de içerikleri görebilmek için

üye olmanız gerekmektedir.


  Yazdır  
Gönderen Konu: Soru 50 - Açık bir söz hakkında kastı aramak ve hükmünü bilmemek  (Okunma Sayısı 3145 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Admin
Yönetici
******
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 344


« : 13 Şubat 2016, 15:38:03 »


Soru 50) Açık bir söz söylediği halde; “ben bu sözün manasını kasdetmedim ve bu sözün hükmünü bilmiyorum” diyen kişinin hükmü nedir?

Cevap 50) Açık sözler söyleyen kişi her ne kadar o sö-zün hükmünü bilmediğini veya o sözün manasını kastet-mediğini iddia etse bile söylediği sözün gerektirdiği hükmü alır.
Bunun delili ise şöyledir:
“(Küfür kelimesini) söylemediklerine Allah’a yemin ederler. Oysa küfür kelimesini söylediler ve İslamlarından sonra kâfir oldular.” (Tevbe: 74)                                         
“Şayet onlara sorarsan: “Muhakkak ki biz eğlenip, oynuyorduk” derler. De ki: “Allah’la, ayetleriyle ve rasulüyle mi alay ediyorsunuz? Özür beyan etmeyin. Siz imanınızdan sonra küfre girdiniz.” (Tevbe: 65-66)                                                             

İbni Teymiye şöyle demiştir:
“Allah-u Teâlâ şöyle buyurdu:
“Şayet onlara sorarsan: “Muhakkak ki biz eğlenip, oynuyorduk” derler. De ki: “Allah’la, ayetleriyle ve rasulüyle mi alay ediyorsunuz?” (Tevbe: 65)               
Bu ayete göre onlar söyledikleri sözü itiraf edip Rasululah’a mazeretlerini belirttiler. Buna rağmen Allah-u Teâlâ onlar hakkında şöyle buyurdu:
“Özür beyan etmeyin. Öyle ki siz imanınızdan sonra küfre girdiniz.” (Tevbe: 66)                                             
Bu gösteriyor ki; bu kişiler o sözü söylerken küfre gir-diklerini bilmemekte, bilakis o sözün küfür olmadığını zannetmekteydiler. Bu demektir ki; Allah’la, ayetleriyle, rasulüyle alay etmek küfürdür. Kişi inanmadan yapsa bile kâfir olur. Bu kimseler zayıf imanlı kimselerdir. Onlar bu ameli işlerken onun haram olduğunu zannederek işlediler. Bunu yaptıklarında küfre gireceklerini ise zannetmediler. Oysa işlemiş oldukları bu amel küfür idi. Her ne kadar caiz olmadığına inansalar ve küfür kastı ile söylemeseler bile işledikleri bu amel sebebiyle küfre girdiler.”
(Fetvalar c: 7 s: 273)
                                                     
İbni Teymiyye bir başka yerde şöyle demiştir:
“Kim küfür sözü söyler ve küfür ameli işlerse bunu kâfir olma niyetiyle işlemezse bile kâfir olur. Çünkü Allah’ın dilediği dışında hiçkimse küfre girme niyetiyle bir amel işlemez.” (Es-sârim El-Meslul s: 177)                     
Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
“İşlemiş olduklarınızdan başkasıyla mı cezalandırılırsınız?” (Neml: 90)                                                         
Abdullatif şöyle demiştir:
“Fıkıh âlimleri ve diğer âlimlere göre; irtidatla ilgili ve diğer konularda açık sözler söyleyen bir kimse söylediği sözün manasını değil, başka bir şeyi kastettiğini söylese bile, o kimseye söylediği sözün hükmü uygulanır. Âlimlerin sözlerini okuyan bir kişi bu hükmü muhakkak görür ve bilir.” (El-Minhac s: 134)
                                     
Şeyh Abdurrahman b. Hasan ale’ş-Şeyh şöyle demiştir:
“Âlimler (Allah onlara rahmet etsin) doğru yolda yürüyerek mürtedin hükmünü belirtmişlerdir. Mürtedin hükmünü belirtirlerken onlardan hiçbirisi: “Bir kimse şehadeti bozan küfür bir sözü veya küfür bir ameli cehaleti sebebiyle işlese kâfir olmaz” diye söylememiştir. Allah-u Teâlâ Kur’an’ı kerimde müşriklerin bazılarının cahil ve taklitçi olduklarını, buna rağmen azaba uğradıklarını, cehaletleri sebebiyle mazeretli sayılmayıp azaptan kurtulamadıklarını haber vermiştir.
Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
“İnsanlardan kimi, Allah hakkında bilgisi olmaksızın tartışır durur ve her azgın şeytana tabi olur. Muhakkak ona (şeytana) dost olanı, (şeytanın) saptıracağı ve alevli bir azaba ulaştıracağı yazılmıştır.”
(Hac: 3-4) (Ed-Dürerü’s-Seniyye c: 11 s: 478–479)
Kayıtlı

حسبي الله
Sayfa: [1]   Yukarı git


Eğer üye iseniz lütfen üye girişinden giriş yapınız.

Eğer üye değilseniz 10 saniyenizi ayırarak üye olabilirsiniz. 

Dosyaları indirebilmek ve de içerikleri görebilmek için

üye olmanız gerekmektedir.


  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  



.....DAVETULHAK.....HAKKA DAVET FORUMU.....

| Sitemap | Arşiv | Wap | Wap2 | İmode | Rss Haber |