''küfrüm varsa'' sözü
HAKKA DAVET FORUMU
 
*
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 19 Kasım 2019, 00:23:45


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


Sayfa: [1]   Aşağı git


Eğer üye iseniz lütfen üye girişinden giriş yapınız.

Eğer üye değilseniz 10 saniyenizi ayırarak üye olabilirsiniz. 

Dosyaları indirebilmek ve de içerikleri görebilmek için

üye olmanız gerekmektedir.


  Yazdır  
Gönderen Konu: ''küfrüm varsa'' sözü  (Okunma Sayısı 8209 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Bünyamin19
Aktif Üye
**
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 72


« : 08 Şubat 2016, 13:49:07 »

bir müslüman  hem hiçbir şüphe etmemekle beraber (müslüman olup, imanın bütün şartlarını yerine getirdiğine dair) bununla birlikte (misalen daha önce küfre düşmüş ise, yani müslüman olduğunu zannederken küfür idiyse ve bilahare bunu farkedip ondan tevbe etmiş ve müslüman olmuş ise) ;

''Allah c.c. eğer herhangi bir küfrüm varsa temizlesin'' sözünü söylerse ve (bunu söylerken) müslüman olduğunu kesinen bilip şüphe etmezken böyle dua ederse, bun bir tezad mıdır ? Yani bu sözü (şüphe etmeden) söylemek ile yine de tezatta olup (küfrüm var mı diye şüpheli olduğu manasına geldiği için, müslümanlığından şüphede olduğu için) küfre mi girmiş olur ?

hızla cevaplar mısınız ?
Kayıtlı
Malik bin Enes
Yönetici
******
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 391


« Yanıtla #1 : 09 Haziran 2016, 19:54:28 »

Cevap: Bir kişi Müslüman olabilmek için bütün şirkleri (büyük şirkleri) mutlaka bilmesi gerekir. İnsanı, İslam dininden çıkartan şirkleri (büyük şirkleri) bilmeyen bir kişide asla Müslüman değildir. Bu yüzden bir Müslüman eğerki böyle bir dua ediyor ise bu Müslümanın buradaki kastı ya hataen; yani unutarak, fark etmeden, dalgınlıkla, dil sürçmesi ile söyleyeceği şirkten veya gizli şirk ve küçük şirkten Allah-u Teala’ya sığınıyor, Allah'tan mağfiret istiyordur. Bu sebepten böyle bir dua eden kişi küfre girmez çünkü bu dua caiz olan bir duadır.
 
Rasulullah (s.a.s)’ın şöyle bir duası vardır:
 
اللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ أَنْ أُشْرِكَ بِكَ وَأَنَا أَعْلَمُ، وَأَسْتَغْفِرُكَ لِمَا لاَ أَعْلَمُ
 
"Ey rabbimiz! Bildiğimiz bir şirki işlemekten sana sığınırız. Bilmediğimiz şirkten mağfiret dileriz"
 
İşte burada insanı islam dininden çıkaran şirki bilmemekle alakası yok. Çünkü insanı islam dininden çıkaran şirkleri bilmesi islamın ilk şartlarından bir tanesidir. O yüzden buradaki bilmediğimiz şirklerden kasıt; Müslüman olan bir kişi büyük şirkleri; yani insanı islam dininden çıkaran şirkleri bilir, fakat küçük şirkleri ve gizli şirklerin hepsini bilmeyebilir. O yüzden bu duada Müslüman olan bir kişi gizli şirk ve küçük şirk işlemekten Allah'a sığınıp, Allah’tan mağfiret dilemektedir. Allah’tan bağışlanma istemektedir.
 
Bildiğimiz şirklerden kasıt ise; insan hataen; yani unutarak, fark etmeden, dil sürçmesi ile şirk veya küfür olan bir söz söyleyebilir. İşte bu gibi olan şirk ve küfürlerden Allah'a sığınırız ve Allah’tan istiğfar dileriz. Bildiğimiz şirkleri işlemekten Allah'a sığınmak işte böyledir.
Kayıtlı
Bünyamin19
Aktif Üye
**
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 72


« Yanıtla #2 : 18 Haziran 2016, 21:39:54 »

peki kişinin büyük şirki kastederek ve hataen, yanılma ile olmayarak dil sürçmesi vs. gibi şekillerde şirk veya küfür sözü söylemesi değil de hakikatte büyük şirk olan fakat yaparken (şirk olduğunu) bilmedi veya fark etmediği büyük şirk için söylemesi nasıl olur ?
Kayıtlı
İmam Tahavi
Girişimci Üye
***
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 124


« Yanıtla #3 : 30 Haziran 2016, 00:20:48 »

Teymullah! Rasullah s.a.s kendisimi yapmış bu duayı yoksa Hz. Ebu Bekir'e mi (Allah ondan razı olsun) öğretmiş?
Kayıtlı
DARİMİ
Yönetici
******
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1021


« Yanıtla #4 : 01 Temmuz 2016, 11:47:37 »

peki kişinin büyük şirki kastederek ve hataen, yanılma ile olmayarak dil sürçmesi vs. gibi şekillerde şirk veya küfür sözü söylemesi değil de hakikatte büyük şirk olan fakat yaparken (şirk olduğunu) bilmedi veya fark etmediği büyük şirk için söylemesi nasıl olur ?

İnsanların çoğu büyük şirk işledikleri halde bunun şirk olduğuna inanmıyorlar, buna rağmen müşrik sıfatını almaktan kurtulmazlar. Şeyh Ziyaeddin El- Kutsi bu mevzuyu “Büyük şirkte cehalet mazeret değildir” kitabında detaylı bir şekilde açıklamıştır. Hak yayınlarından temin edebilirsiniz.
Kayıtlı
Malik bin Enes
Yönetici
******
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 391


« Yanıtla #5 : 06 Temmuz 2016, 13:54:08 »

Soru: peki kişinin büyük şirki kastederek ve hataen, yanılma ile olmayarak dil sürçmesi vs. gibi şekillerde şirk veya küfür sözü söylemesi değil de hakikatte büyük şirk olan fakat yaparken (şirk olduğunu) bilmedi veya fark etmediği büyük şirk için söylemesi nasıl olur ?
 
Cevap: Kişinin şirk olan bu ameli bilmemesi onun için asla mazeret değildir. Kişi büyük şirk olan bir ameli büyük şirkmidir değilmidir diye bilmeden işliyorsa bu kişi daha Müslüman olmamış bir kişidir. Bilmeden büyük şirk olan bir ameli işleyen kişi için bilmemesi asla mazeret değildir.
 
Fark etmeden yapması ise iki türlüdür.

Birincisi; Kişi şirk olan ameli bilmiyor ve bu yüzden, büyük şirkmidir değilmidir diye bilmediği için farkında olmadan büyük şirk olan ameli işliyor ise bu kişi için asla mazeret söz konusu değildir. Bu kişi Müslüman olmamış bir kişidir.
 
İkincisi ise; kişi büyük şirk olan amelin ne olduğunu biliyor fakat söylediği sözü fark etmeden, kasıtsız olarak söylüyor ise bu kişi büyük şirki bilmeyen kişi gibi değildir. Bu kişi büyük şirki biliyor fakat hataen söyleyen kişi gibidir. Bu kişiye sen bu sözü söyledin denildiğinde hemen söylediği sözü reddeder ve hemen bu amelden dolayı Allah’tan mağfiret diler.
Kayıtlı
Malik bin Enes
Yönetici
******
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 391


« Yanıtla #6 : 06 Temmuz 2016, 13:56:16 »

Soru: Rasullah s.a.s kendisimi yapmış bu duayı yoksa Hz. Ebu Bekir'e mi (Allah ondan razı olsun) öğretmiş?
 
Cevap: Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem şöyle buyuruyor:

"Bu ümmetin şirki karanlık bir gecede dümdüz bir kayanın üzerinde yürüyen siyah bir karıncanın ayak sesinden daha gizlidir."

Bunun üzerine Ebu Bekir radiyAllahu anh Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem'e:

"Bundan nasıl kurtulabiliriz?" dedi.

Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem:

"Şu duayı okursan ondan kurtulursun:

"Allah'ım! Bildiğim şeylerde şirk koşmaktan sana sığınırım. Bilmediğim şirkten de senin affını dilerim" de."
buyurdu. (Hakim, Ebi hatim sahih senedle rivayet etti)
Kayıtlı
Malik bin Enes
Yönetici
******
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 391


« Yanıtla #7 : 17 Temmuz 2016, 11:16:42 »

Soru: Yukarıdaki Duada şirkten Allaha sığınan Peygamberimizmi?
 
Öncelikle şunu bilmekte çok büyük bir fayda vardır; Bütün nebi ve rasuller ismet sıfatına sahiptirler.

İsmet (korunma) sıfatı: nebi ve rasulleri hayır işlemeye ve şerden uzaklaşmaya sevk eden, Allah (c.c) tarafından verilmiş bir lütuftur. Bu lütuf; onları küfürden, şirkten, büyük günahlardan, yüz kızartıcı ve alçaltıcı amellerden korur. Fakat meleklerde olduğu gibi, itaate zorlayıcı, günah işleme iradesini kaldırıcı, imtihana ve musibete maruz kalmayı engelleyici değildir.

Nebi ve rasuller; hem nebi ve rasul olmadan önce hem de nebi ve rasul olduktan sonra, küfür ve şirk işlemekten korunmuşlardır. Bu konuda alimler icma etmiştir.
 
İmam Cürcani şöyle dedi:

“Küfre gelince, bütün ümmet; nübüvvetten önce de sonra da rasullerin bundan korunmuş olduklarında icma etmiştir. Ümmetten hiçbir alim, bunun zıttı olan bir şey söylemiş değildir.” (Şerhul Mevakif: s134)
 
Er-Razi Şöyle dedi:
“İslam ümmeti; nebi ve rasullerin, küfür ve bidat işlemekten korunmuş olduklarında icma etmiştir.” (Er Razi: İsmetul Enbiya, s18)
 
El-Amidi şöyle dedi:
“İslam ümmeti içende; nebi ve rasullerin, küfür olan günahlardan korunmuş olduklarının zıttına bir şey söyleyeni bilmiyoruz.” (El Amidi: El Ahkam, c1, s170)
 
Alimlerin çoğuna göre nebi ve rasuller; hem nebi ve rasul olmadan önce hem de nebi ve rasul olduktan sonra, bilerek büyük günah işlemekten korunmuşlardır.
 
Sehven (unutarak) büyük günah işleme konusuna gelince, alimlerin çoğuna göre nebi ve rasuller bundan korunmuş değillerdir, bunu yapabilirler. Fakat Allah onları hemen uyarıp düzeltir.
 
İbni Teymiyye şöyle dedi:
“Muhakkak ki nebilerin, küçük günahlar dışındaki büyük günahlardan korunmuş olduklarına dair görüş, İslam alimlerinin çoğunun ve bütün İslami fırkaların, hatta kelam alimlerinin çoğunun görüşüdür. Ebu Hasan El Amidi’nin dediği gibi bu, Eşarilerin çoğunun da görüşüdür. Aynı şekilde bu; tefsir, hadis ve fıkıh alimlerinin çoğunun da görüşüdür. Bu görüşün zıddına, ne seleften ne imamlardan ne sahabeden ne tabiinden ne de tabi tabiinden bir görüş nakledilmiş değildir. Aksine, onlardan nakledilen görüşler, bu görüşü desteklemektedir ve buna muvafıktır.” (İbni Teymiyye: Mecmaul Feteva, c1, s363)
 
Soruya Cevap: Bütün nebi ve rasuller, nebi ve rasul olmalarına rağmen Allah (c.c)’a en çok ibadet eden, Allah (c.c)’tan en çok korkan, Allah (c.c)’a her durumda en çok sığınan Allah (c.c)’ın seçkin kullarıdır. Allah (c.c) onları şirkten korumuş olmasına rağmen yine de Allah (c.c)’a bu konuda da sığınabilirler. Onların Allah (c.c)’a sığınmaları onların değerini asla düşürmez ya da onların şirk işleyeceği ya da şirk işlediği anlamına gelmez. Onlar şirki asla işlemeyeceklerine rağmen, şirkten dahi Allah (c.c)’a sığınmaları onların Allah (c.c)’tan ne kadar çok korktuklarını göstermektedir. Ve aynı şekilde icabet ümmetine nasıl dua edilmesini de öğretmektedir.
 
Allah (c.c) şöyle buyuruyor;

وَإِذْ قَالَ إِبْرَاهِيمُ رَبِّ اجْعَلْ هَذَا الْبَلَدَ آمِنًا وَاجْنُبْنِي وَبَنِيَّ أَن نَّعْبُدَ الأَصْنَامَ


Hani İbrahim demişti ki: “Rabbim! Bu şehri güvenli kıl, beni ve oğullarımı putlara tapmaktan uzak tut.” (İbrahim: 35)
 
Bu ayette İbrahim (a.s) kendisini putlara tapmaktan uzak tutması için Allah’a dua ediyor. Halbuki İbrahim (a.s) ve onun oğulları İsmail (a.s) ve İshak (a.s) şirkten korunmuşlardır. Ne nebi ve rasul olmadan önce nede olduktan sonra asla şirk işlememişlerdir. İbrahim (a.s)'ın bu duası onların asla şirk işleyeceği yada işlediği anlamına gelmez. Ve bu dua asla onların değerini de düşürmez.
 
Allah (c.c) yine Rasulu (s.a.s)’ne indirdiği ayete göre;

وَثِيَابَكَ فَطَهِّرْ

"Elbiseni temizle."  (Müddesir: 4)
 
Burada Rasûlullah'a emredilen, zahiri manadaki elbisesini temizlemek değildir. Çünkü Rasûlullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem'in elbisesi zaten temizdi.

Arap dilinde elbiseyi temizlemek; "kalbi, ahlâkı ve ameli kötü şeylerden temizlemek manasında kinaye olarak da kullanılır."

Burada Rasûlullah'a emredilen; "kalbini, amellerini ve düşüncelerini şirkten koruması, ilerde Allah'a şirk koşmaktan sakınmasıdır."

Rasûlullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem o zamana kadar Allah'a şirk koşmamıştı. Bundan sonra da Rasulullah (s.a.s) şirk koşmayacak olmasına rağmen Allah (c.c) Ona şirk koşmamasını emretmektedir.

Buradan da anlaşılıyor ki; Allah (c.c), Rasulu aracılığı ile ona icabet eden veya icabet edecek ümmetine öğütler vermektedir. Aynı şekilde rasul ve nebilerinde yapmış olduğu bu dualarda hem icabet eden ümmete hem de icabet edecek ümmete birer örnek teşkil etmektedir. Onların etmiş oldukları bu gibi dualar onların değerini asla düşürmez. Onların etmiş oldukları dualar, asla onların şirk işlediğini veya işleyeceğini göstermez ve böyle bir düşünceye de asla sevk etmez.
Kayıtlı
Bünyamin19
Aktif Üye
**
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 72


« Yanıtla #8 : 25 Temmuz 2016, 18:36:14 »

peki küçük günahlar işleyebileceklerine delil nedir ve hangi alimlerdendir ? Onlar (yani nebi ve rasuller) ismet sıfatı sebebiyle, masum oldukları için günahsız değiller midir ? Keza Allah c.c. Rasulullah'ın a.s. gelmiş geçmiş bütün günahlarını bağışlamış değil midir ? Bildiğim üzere peygamberlerin sadece zelle denilen küçük hataları vardır. Yoksa bunlar haram ve günah kategorisine dahil olabilir mi ? Ve dahası bu onların masumluğuna halel getirmez mi ve son olarak bu onların (şirk küfür ve büyük günah harici) risaletten evvel mi yoksa sonra mı yoksa hem önce hem de sonra (küçük günah/haram) işleyebilecekleri manasına mı gelir ?

Rasulullah'ın a.s. gençliğinde iki defa harama 'meyl'den başka hiçbir zaman günaha meyl etmediğine dair olan hadisini de bu babda değerlendirir misiniz ?
Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git


Eğer üye iseniz lütfen üye girişinden giriş yapınız.

Eğer üye değilseniz 10 saniyenizi ayırarak üye olabilirsiniz. 

Dosyaları indirebilmek ve de içerikleri görebilmek için

üye olmanız gerekmektedir.


  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  



.....DAVETULHAK.....HAKKA DAVET FORUMU.....

| Sitemap | Arşiv | Wap | Wap2 | İmode | Rss Haber |