Soru 49) - bir kaç manaya gelen sözleri ... söyleyen bir kimsenin durumu
HAKKA DAVET FORUMU
 
*
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 12 Kasım 2019, 01:49:07


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


Sayfa: [1]   Aşağı git


Eğer üye iseniz lütfen üye girişinden giriş yapınız.

Eğer üye değilseniz 10 saniyenizi ayırarak üye olabilirsiniz. 

Dosyaları indirebilmek ve de içerikleri görebilmek için

üye olmanız gerekmektedir.


  Yazdır  
Gönderen Konu: Soru 49) - bir kaç manaya gelen sözleri ... söyleyen bir kimsenin durumu  (Okunma Sayısı 3779 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Admin
Yönetici
******
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 344


« : 06 Şubat 2016, 21:00:54 »

Soru 49) Açık olmayan lafızlardan manasını bilmeden bir söz söyleyen veya bir kaç manaya gelen sözleri iyi manayı kasdederek söyleyen bir kimsenin cehaletinden dolayı mazeretli olduğuna ve sorumlu olmayacağına dair deliller nelerdir?

Cevap 49) Bununla ilgili deliller çoktur. Bunlardan bazıları şöyledir:
1 - Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
“Rabbimiz! Unutmuş, yahut hata yapmışsak (bu yüzden) bizi sorumlu tutma.” (Bakara: 286)   
               
2 – Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
“Kendisinde hata yaptıklarınızda üzerinize bir günah yoktur. Fakat kalplerinizin kastettiğinde (günah var)dir. Şüphesiz ki Allah Gafur’dur, Rahim’dir.” (Ahzab: 5)

3 - Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
“Allah sizi yeminlerinizdeki “lağv”dan dolayı sorumlu tutmaz. Ancak kalplerinizin kazandığından (bilerek yaptığınız yeminlerinizden) dolayı sizi sorumlu tutar. Allah Gafur’dur, Rahim’dir.” (Bakara 225)
 
4 - Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem şöyle demiştir:
“Allah-u Teâlâ ümmetimi hataen ve unutarak işledikleri sebebiyle sorumlu tutmaz.” (İbni Hibban, Hakim rivayet etti ve  sahih dedi.)

5 - Kaybettiği bineğini bulduğunda aşırı sevinç sebebiyle:
“Ey Allah’ım! Ben senin rabbinim, sen benim kulumsun” dediği halde bu sözün manasını kastetmediği için sorumlu tutulmayan kişi hakkındaki rivayet. Bu rivayet Müslim’de geçmektedir.

İbni Teymiye şöyle demiştir:
“Kişinin kasıtlı olmadan, dil sürçmesinden veya sevinçten dolayı şaşırarak Allah hakkında: “Ben senin rabbinim sen benim kulumsun” demesi gibi...”
(Bekri’ye karşı yazdığı reddiye S:244)

6 - Hamza radıyAllahu anh içki haram olmadan önce içki içip sarhoş olduğunda Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem'e ve onunla beraber olanlara:
“Siz ancak benim ve babamın kölelerisiniz” dedi.
(Buhari)               
Hamza radıyAllahu anh söylediği bu sözü sarhoş değilken söylese idi küfre girerdi.

İbni Kayyım bu konuda şöyle demiştir:
“Hamza radıyAllahu anh sarhoşken söylediği sözü sarhoş değilken söylese idi mürted ve kâfir olurdu. Fakat Hamza radıyAllahu anh söylemiş olduğu bu sözü sarhoşken söylediğinden dolayı sorumlu tutulmadı.” (El-Hedy)                                             

7 - Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem şöyle demiştir:
“Kızgınlıktan dolayı ne dediğini bilmeyen bir kişinin bu haldeyken yaptığı boşama ve köle azat etmesi geçersizdir.”
(Ebu Davud, Ahmed)                                      

8 - Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem şöyle demiştir:
“Kalem üç kişiden kaldırıldı. İyileşinceye kadar deliden, uyanıncaya kadar uykuda olandan ve büluğa erinceye kadar çocuktan.”
(Ebu Davud, İbni Hibban)      
 
9 - Veki, İbni Ebi Leyla’dan, o Hakim b. Uteybe’ den, o da Hayseme b. Abdurrahman’dan şöyle dediğini rivayet etmiştir:
“Bir kadın kocasına:
“Bana bir isim tak” dedi. Adam:
“Sana Ceylan ismini veriyorum” dedi. Kadın:
“Hayır, bu ismi istemiyorum” dedi. Erkek:
“O zaman sana ne isim takayım sen söyle?” dedi.
Kadın: “Haliye boştur ismini bana ver” dedi.
Adam: “Tamam sen haliye boşsun” dedi. Bunun üzerine kadın mü’minlerin halifesi olan Ömer radıyAllahu anh’a gelerek:
“Kocam beni boşadı” dedi. Bunun üzerine kocası Ömer radıyAllahu anh’a gelerek olayı ona anlattı. Bunun üzerine Ömer radıyAllahu anh boşanmanın geçersiz olduğuna hüküm verdi ve kadını kocasına iade etti.”

İbni Kayyım bu hadisi zikrederek şöyle demiştir:
“Mü’minlerin emiri Ömer radıyAllahu anh'ın boşanmayı geçersiz saymasının sebebi; adamın söylediği sözde boşanmayı kasdetmemiş olmasındandır. Adam söylediği sözde boşanmayı değil, başka bir şey kastetmiştir.”
İbni Kayyım kitabında; lafzın manasını bilen fakat hükmünü kastetmeyen ile lafzın manasını bilmeyen, manasını da kastetmeyen kişi arasında fark olduğunu söyledi.
(El-Hedy)                                                                
İbni Teymiye şöyle demiştir:
“Bir kişi bir şeye inandığı gibi yemin ederse sonra bu şeyin yemin ettiği gibi olmadığı ortaya çıkarsa bu kişi sözünde hatalıdır. Fakat Allah katında sorumlu değildir. Âlimler bu konuda ittifak etmişlerdir.”
(Fetvalar c: 19 s: 210)

İmam el-Behuti mürtedler babında “Tevrat’a Sövenler Hakkında” şöyle demiştir:
“Eğer Tevrat’a (ki bu bir kaç manaya gelebilen açık olmayan bir sözdür) söverken tahrif edilmiş Tevrat’ı kastediyorsa ona herhangi birşey yoktur (suçlu değildir). Eğer Allah’ın indirdiği Tevrat’ı kastetmişse öldürülür ve tevbesi kabul edilmez. Aynı şekilde Yahudilerin dinine lanet ederse, eğer inandıkları tahrif edilmiş dini kastetmişse ona herhangi birşey yoktur.”
(Keşşafu’l Gına’  c: 6 s: 171)
Kayıtlı

حسبي الله
Sayfa: [1]   Yukarı git


Eğer üye iseniz lütfen üye girişinden giriş yapınız.

Eğer üye değilseniz 10 saniyenizi ayırarak üye olabilirsiniz. 

Dosyaları indirebilmek ve de içerikleri görebilmek için

üye olmanız gerekmektedir.


  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  



.....DAVETULHAK.....HAKKA DAVET FORUMU.....

| Sitemap | Arşiv | Wap | Wap2 | İmode | Rss Haber |