Yardım-Fayda veya zarar-Dua isteme
HAKKA DAVET FORUMU
 
*
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 15 Eylül 2019, 10:50:59


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


Sayfa: [1]   Aşağı git


Eğer üye iseniz lütfen üye girişinden giriş yapınız.

Eğer üye değilseniz 10 saniyenizi ayırarak üye olabilirsiniz. 

Dosyaları indirebilmek ve de içerikleri görebilmek için

üye olmanız gerekmektedir.


  Yazdır  
Gönderen Konu: Yardım-Fayda veya zarar-Dua isteme  (Okunma Sayısı 5410 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Bünyamin19
Aktif Üye
**
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 72


« : 29 Ocak 2016, 21:39:18 »

Birbirlerine yakında ve birbirleriyle alakalı olduğuna kâni olduğum birkaç husu hakkında bazı sorular sormak istiyorum.

Bir cinnin zarar veya fayda verebileceğine inanma durumlarının hükümleri nedir ? Yani caiz, haram veya küfür olması halleri için ayrı olarak izahatını yapar mısınız ? Mesela ''(Allah'ın izniyle) bir insanı dövebileceğine veya bir eşyayı kaybedebileceğine vs. inanmak...''


Yine bir cinden veya müslüman bir cinden yardım etmesini istemek, bunun hükmü ? (başka onlara tapma ibadet etme, kurban verme vs. gibi amel ve sözler olmadan) sadece; ''bir cinden, (veya hüküm ayrımı varsa) müslüman bir cinden yardım istenebileceğine inanma''nın hükmü ve ''bir cinnin (ondan yardım istemeksizin, istemeden (yani istenip istenememesi bahsi hariç tutularak) yardım edebileceğine inanma''nın hükmü nedir, sebebini izah eder misiniz ?

Müslüman cinden (kendisi için) Allah'a dua etmesini istemenin hükmü ? Yine ondan istenmesinin caiz olduğuna inanmanın hükmü ve bunu (yani müslüman bir cinden kendisi için dua etmesinin istenip istenemeceğini) bilmemenin hükmü -yani kişiye bu sorulduğunda bilmiyorum demesi- nedir ? Sebebi ve izahı nedir ?

Bir melekten yardım istemenin (kişinin, kendisini duyduğuna inandığı bir melek) hükmü, sebep ve izahı ?

Bir meleğin (mesela sağ ve sol taraflarımızda bulunan kâtip melekleri) kendisi için dua etmesini istemenin hükmü ? Bunu yapmasa da caiz olabileceğine inanmanın hükmü ? Yine bunu yapmayıp caiz mi küfür mü olup olmadığını bilmemenin hükmü, (hükmün) sebebi ve izahati ?


Bunları mümkün mertebe acilen, kaynaklarıyla beraber cevaplarsanız çok iyi olur.

Bu arada ben şunu da ilave etmek istiyorum:
Ben bir cinnin ''Allah'ın izniyle (vesvese harici) bir zarar/fayda verebileceğine'' inanmanın şirk olduğuna inanıyorum. Sebebi ise Allah c.c. bize böyle bir şey bildirmemiştir. Onlara böyle bir yetki, güç verdiğine dair bir şey bilmiyoruz. Dolayısıyla buna inanan onlara Allah'ın böyle bir güç vermiş olduğuna inandığı için küfre girdiklerine inanıyorum.

Yine herhangi bir cin, melek veya peygamberin, şehidin aleyhimusselâm, ölünün , -Rasullullah  a.s.dan mezarının yanında yardım istemek de dahil- yardım istemenin şirk olduğunu biliyor, böyle inanıyorum.

Kafamı en çok kurcalayan ise bir melekten (seni duyduğunu bildiğin -mesela kiramen katibin-) kendisi için dua etmesini isteme durumu ?
Onlar müslümanlar için dua ederler. Fakat bu Allah'ın emri ve izniyle olur. Onlardan direk (seni işittiğini bilsen bile) dua istemenin şirk olduğunu zannediyorum. Sebebi ise Allah'ın onlara böyle bir yetki verdiğine inanmak. (Yani kendisinden dua istenirse buna icabet edebileceğine ve Allah'a o kişi için dua edebileceğine dair yetkisi olduğu zannından dolayı). Fakat kaçırdığım bir yer var mı bilmiyorum.


Baştaki soruların cevaplarını ve sonra ilave ettiğim yerle ilgili görüşünüzü aciliyetle iletmenizi bekliyorum bi-iznillah.
Kayıtlı
Admin
Yönetici
******
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 344


« Yanıtla #1 : 16 Mart 2016, 16:52:01 »




Soru ) Birbirlerine yakında ve birbirleriyle alakalı olduğuna kâni olduğum birkaç husu hakkında bazı sorular sormak istiyorum.
Bir cinnin zarar veya fayda verebileceğine inanma durumlarının hükümleri nedir ? Yani caiz, haram veya küfür olması halleri için ayrı olarak izahatını yapar mısınız ?

 
Cevap) Cinler de birer mahlûktur, bir takım güçlere sahiptirler ve her mahlûk gibi Allah’ın izniyle zarar da fayda da verebilirler. Bu sebeple bir cinin Allah'ın izniyle zarar veya fayda verebileceğine inanmak caizdir. Bu aynı, yırtıcı bir hayvanın zarar verebileceğine inanmak gibidir. Bu şekilde inanmanın bir sakınca yoktur.

Soru) Mesela ''(Allah'ın izniyle) bir insanı dövebileceğine veya bir eşyayı kaybedebileceğine vs. inanmak...''

Cevap)
Cinler, insanların gözleriyle göremediği bir takım varlıklardır. Bizler, onların mahiyetlerini ve şekillerini bilemeyiz. Allah c.c onlara, insanlardan daha farklı bir takım özellikler vermiştir,  Cinler, bir insanı öldürebilir, bir şeyi alıp saklayabilir, uzun mesafeleri kısa zamanda kat edebilir, insanların taşıyamayacağı şeyleri taşıyabilir, göremediklerini görebilir veya insanların normalde ulaşması mümkün olmayan haberleri insanlara ulaştırabilirler. Cinlerin bu tür şeyleri yapabileceğine inanmakta hiçbir sakınca yoktur. Bu konularla ilgili rivayetler vardır.
Allah cc şöyle buyuruyor:
Süleyman (yanındakilere dönerek) şöyle dedi: “Onlar gelip teslim olmadan önce, hanginiz kraliçenin tahtını bana getirebilir?” Cinlerden bir ifrit dedi ki: Ben onu sana, sen makamından kalkmadan önce getiririm. Bana güvenebilirsin, benim buna gerçekten gücüm yeter.” (Neml 38 - 39)

Soru) Yine bir cinden veya müslüman bir cinden yardım etmesini istemek, bunun hükmü? (başka onlara tapma ibadet etme, kurban verme vs. gibi amel ve sözler olmadan) sadece; ''bir cinden, (veya hüküm ayrımı varsa) müslüman bir cinden yardım istenebileceğine inanma''nın hükmü ve ''bir cinnin (ondan yardım istemeksizin, istemeden (yani istenip istenememesi bahsi hariç tutularak) yardım edebileceğine inanma''nın hükmü nedir, sebebini izah eder misiniz ?
 
Cevap) Müslüman cinlerden yardım istenip istenmeyeceği konusunda âlimler arasında ihtilaf vardır. Bazı âlimler; “tanıdığın Müslüman cin varsa, diğer insan olan Müslümanlardan yardım istediğin gibi, ondan da yardım isteyebilirsin” demişlerdir.
Örneğin; Allah (c.c) cinleri, Süleyman (a.s)’ın emrine vermişti. Cinler, Süleyman (a.s)'a yardım ediyorlardı ve Cinlerden biri, Belkıs’ın tahtını getirme konusunda Süleyman (a.s)’a yardım etmek istedi. Bu konuda cumhurun görüşü ise Müslüman cinler, insanlara yardım da etmezler zarar da vermezler.
Bu konuda önemli olan; cinden istenen şeyin, cinin yapabileceği bir şey olması ve kendisinden bir şey istenen cinin güvenilir olmasıdır.
Müslüman olmayan cinler, kişinin imanını almadan ona yardım etmezler. Çünkü kafir cinlerin asıl gaye ve hedefi; mümin insanları saptırmaktır. Eğer birine yardım ediyorlarsa, bilinmelidir ki aslında bu, yardım ettikleri kişiyi daha kötü duruma sokmak içindir.

Soru)Müslüman cinden (kendisi için) Allah'a dua etmesini istemenin hükmü ? Yine ondan istenmesinin caiz olduğuna inanmanın hükmü ve bunu (yani müslüman bir cinden kendisi için dua etmesinin istenip istenemeceğini)

Cevap)
Bazı âlimlere göre; Müslüman cinlerden, diğer Müslümanlardan istendiği gibi bizim için dua etmeleri istenebilir.

Soru)bilmemenin hükmü -yani kişiye bu sorulduğunda bilmiyorum demesi- nedir ? Sebebi ve izahı nedir ?

Cevap) Kişinin bu konuda bilgisi olmayabilir ve sorulduğunda doğal olarak bilmiyorum diyecektir. Çünkü bunlar, gaybi meselelerdir. İnsan bilmediği bir konuda hüküm veremez. Kişi böyle konularda "bilmiyorum" dediğinde Allah katında sorumlu olmaz.

Soru)bilmemenin hükmü -yani kişiye bu sorulduğunda bilmiyorum demesi- nedir ? Sebebi ve izahı nedir ?


Cevap) Kişinin bu konuda bilgisi olmayabilir ve sorulduğunda doğal olarak bilmiyorum diyecektir. Çünkü bunlar, gaybi meselelerdir. İnsan bilmediği bir konuda hüküm veremez. Kişi böyle konularda "bilmiyorum" dediğinde Allah katında sorumlu olmaz.
 
Soru)Bir melekten yardım istemenin (kişinin, kendisini duyduğuna inandığı bir melek) hükmü, sebep ve izahı ?
 
Cevap) İnsanların, Allah (c.c)’dan yardım istemesi gerekir. Kişi Allah (c.c)’dan yardım istediği zaman, Allah (c.c) hem cinler hem de meleklerle hemde başka kullarıyla insanlara yardım eder.
Eğer bir kişiye melek insan suretinde görünürse ve kişi gördüğü varlığın Melek olduğunu anlarsa, yapabileceği bir konuda ondan yardım isteyebilir.
Kişinin, bir melekten yapabileceği bir konuda yardım istemesi, diğer Müslümanlardan yardım istemesi gibidir ve bu, caizdir.
Rasulullah (s.a.s) Taif'ten dönerken Allah ona, dağlar meleğini gönderdi. Melek; “istersen bu dağı kâfirlerin üzerine yıkayım” dedi. Rasulullah isteseydi, bu konuda o melekten yardım almış olurdu. Bu şekilde yardım istemekte sakınca yoktur. Fakat kişi melek mi cin mi olduğunu bilmeden yardım isterse, bu caiz olmaz.
Şunun da bilinmesi gerekir: İnsanlar melekleri kendi suretlerinde görmeye dayanamayacakları için melekler insanlara, insan suretinde görünürler, asıl suretlerinde görünmezler.

Soru)Bir meleğin (mesela sağ ve sol taraflarımızda bulunan kâtip melekleri) kendisi için dua etmesini istemenin hükmü ? Bunu yapmasa da caiz olabileceğine inanmanın hükmü ?

 
Cevap) İnsanların sağında ve solunda bulunan yazıcı meleklerinin yapacağı görevler bellidir. Onların görevi; kulların sözlerini, hareketlerini ve amellerini gözetleyip yazmaktır.
Mücahid (r.a) şöyle dedi:
"Her insanın sağında ve solunda iki melek vardır. Sağ tarafta bululan melek, yapılan iyi amelleri, sol tarafta bulunan melek ise yapılan kötü amelleri yazar." (Taberî, hasen senetle.)
İşte bu sebeple yazıcı meleklerden yardım istenmez.
Ayrıca Allah (c.c), insanları kötü şeylerden korumaları için hafaza meleklerini görevlendirmiştir. Bu melekler, insanlar yaşadığı müddetçe onları korumakla görevlidirler.
Allah (c.c) şöyle buyuruyor:
“İnsanın önünde ve arkasında takipçiler (melekler) vardır. Allah’ın emriyle onu korurlar.” (Rad:11)
Melekler, Müslümanlara dua ederler fakat melekleri görmeden direk onlardan yardım istemek doğru değildir. Çünkü Rasulullah (sav) ve onun sahabeleri asla böyle bir amel yapmamıştır.

Soru)Yine bunu yapmayıp caiz mi küfür mü olup olmadığını bilmemenin hükmü, (hükmün) sebebi ve izahati ?
Bunları mümkün mertebe acilen, kaynaklarıyla beraber cevaplarsanız çok iyi olur.


Cevap)
Bu konuyu daha iyi anlamak için şu kaideyi hatırlamak ve hiç unutmamak gerekir: “Müslüman bir şeyi istediği zaman, yalnız Allah'tan ister.”
İster cin ister melek ister insan olsun, Allah'ın izin verdiği bir konuda Allah’tan başkasını yardıma çağıran kişi tekfir edilmez. Fakat Allah'ın izin vermediği bir konuda Allah’tan başka varlıklardan yardım istemek duruma göre haram duruma göre şirk olur. İnsanlardan, Allah'ın izniyle yardım istemek caizdir. Kişi, kuvvet sahibi olduğuna inandığı birinden gücü nisbetinde yardım isteyebilir.
Fakat kişinin bir yere gidip hiç görmediği varlıklardan; "ey melekler, ey müslüman cinler yardım edin" diyerek yardım istemesi caiz değildir. Eğer istenen şey, onların yapabileceği bir konuda ise küfür ve şirk olmaz fakat, bidattir, meşru değildir.
Örneğin; "Ey cinler! Allah’ın izniyle bu vadinin şeytanlarından beni koruyun veya bu vadiden geçmeyi bana kolaylaştırın" demek gibi. Böyle söyleyen kişi müşrik olmaz. Çünkü, onların yapabileceği şeyi istemiştir.
Sadece Allah'ın yapabileceği bir konuda onlardan yardım istemeye gelince, bu amel şirktir.
Örneğin; "Ey melekler veya ey müslüman cinler! Bana çocuk verin, rızık verin" demek gibi.

Soru)Bu arada ben şunu da ilave etmek istiyorum: Ben bir cinnin ''Allah'ın izniyle (vesvese harici) bir zarar/fayda verebileceğine'' inanmanın şirk olduğuna inanıyorum.
 
Cevap) Bu inancınız yanlıştır. Cinler, Allah’ın izniyle insana zarar da  fayda da verebilirler, hatta çarpabilirler. Bu konuda ayet vardır.
Allah cc şöyle buyuruyor:
Faiz yiyenler, ancak şeytanın çarptığı kimseler gibi kalkarlar. (Bakara: 275)
Faiz yiyen kişi mezardan, şeytanın çarpmış olduğu kişi gibi çıkacaktır.
Bu ayetten, cinlerin çarpma gücüne sahip oldukları anlaşılmaktadır. Dolayısıyla hastalık ve buna benzer başka zararlar da verebilirler. Sizin sahip olduğunuz inanç, bu ayete muhaliftir. Bir şey hakkında şirk demeden önce, mutlaka çok iyi araştırmak gerekir, aksi halde kişi hataya düşer.

 Soru)Sebebi ise Allah c.c. bize böyle bir şey bildirmemiştir.
Onlara böyle bir yetki, güç verdiğine dair bir şey bilmiyoruz. Dolayısıyla buna inanan onlara Allah'ın böyle bir güç vermiş olduğuna inandığı için küfre girdiklerine inanıyorum

 
Cevap) Sizin bu konudaki bilginiz çok az ve hüküm vermek için yetersizdir. Allah (c.c) Kur’an’da sihirden bahsetmektedir. Sihir ise cinler tarafından yapılan bir şeydir.
Allah (c.c) şöyle buyuruyor:
Şeytanların, Süleyman'ın hükümdarlığı hakkında söylediklerine uydular. Süleyman, kâfir değildi, fakat insanlara sihri öğreten şeytanlar kâfir olmuşlardır. Babil'de melek denilen Harut ve Marut'a bir şey indirilmemişti. Bu ikisi; “Biz sadece imtihan ediyoruz, sakın inkâr etme” demedikçe kimseye bir şey öğretmezlerdi.  (Bakara: 102)

Allah cc şöyle buyuruyor:

Süleyman (yanındakilere dönerek) şöyle dedi: “Onlar gelip teslim olmadan önce, hanginiz kraliçenin tahtını bana getirebilir?” Cinlerden bir ifrit: “Ben onu sana, sen makamından kalkmadan getiririm. Bana güvenebilirsin, benim buna gerçekten gücüm yeter.” dedi. (Neml: 38-39)

Cinler, Süleyman (a.s)'a fayda veriyordu. Bu konuda sabit deliller varken, nasıl Allah bildirmemiş dersiniz? Bu konudaki bilginiz, yanlıştır.

Soru)Yine herhangi bir cin, melek veya peygamberin, şehidin aleyhimusselâm, ölünün , -Rasullullah  a.s.dan mezarının yanında yardım istemek de dahil- yardım istemenin şirk olduğunu biliyor, böyle inanıyorum.

 
Cevap) Siz, meseleleri birbirine karıştırıyorsunuz. Cin, melek, peygamberler ve insanlar farklı şeylerdir. Melekler ölü değildir, cinler de hayatta olan varlıklardır. Rasûller ve şehitler dünya hayatından ayrılmışlar.
Yardım isteme konusundaki genel kaideyi şudur: “Bir kişiden, gücünün yettiği konuda yardım istemek asla şirk değildir.” Şeriat, hangi şeylerin hangi varlıkların gücü dâhilinde olduğunu bildirmiştir. Şeriatın, kulların yapabileceğini bildirdiği bir konuda, bir kuldan yardım istemekte hiçbir sakınca yoktur.
Rasulullah (sav)’den, bir şehidden veya bir ölüden dünya ile ilgili bir şey hakkında yardım istemek, dünyada iken güçlerinin yettiği bir konuda dahi olsa şirktir.
 Dolayısıyla, sadece Allah’ın gücü dâhilinde olan bir şeyi ölüden istemek haliyle şirk olur.
Örneğin, ölüden rızık vermesini istemek, yırtıcı hayvandan korumasını istemek veya bir hastalığı iyileştirmesini istemek şirktir. Hatta canlı olan bir kişiden, sadece Allah’ın gücü dâhilinde olan bir şeyi istemek bile şirktir. İşte bu kaideyi çok iyi anlayıp buna göre hüküm vermek gerekir.
Fakat Rasulullah (s.a.s)'ın mezarına gidip ondan şefaat isteme meselesine gelince. Bu, dört mezhep âlimlerine göre caizdir. Muteber âlimlerden hiçbiri buna büyük şirk hükmü vermemiştir.
Ölü olan salih kişilerden veya şehitlerden şefaat isteyenler ise âlimlerin çoğuna göre, tekfir edilmezler.
Çünkü ölülerin berzah hayatında duyduğu sabittir. Ölüler duyduklarına göre, Müslümanlara dua edebilirler.
Fakat biz, böyle şeylerin bidat olduğuna inanıyoruz, yapan kişiyi ise tekfir etmiyoruz. Çünkü Rasulullah’tan ve sahabelerden böyle yapılabileceğine dair sahih bir haber gelmemiştir. Bu konuda şirk hükmü verenler ise meseleyi bilmeyen ve anlamayan cahil kimselerdir.

Soru)Kafamı en çok kurcalayan ise bir melekten (seni duyduğunu bildiğin -mesela kiramen katibin-) kendisi için dua etmesini isteme durumu ?Onlar müslümanlar için dua ederler. Fakat bu Allah'ın emri ve izniyle olur. Onlardan direk (seni işittiğini bilsen bile) dua istemenin şirk olduğunu zannediyorum. Sebebi ise Allah'ın onlara böyle bir yetki verdiğine inanmak. (Yani kendisinden dua istenirse buna icabet edebileceğine ve Allah'a o kişi için dua edebileceğine dair yetkisi olduğu zannından dolayı). Fakat kaçırdığım bir yer var mı bilmiyorum. Baştaki soruların cevaplarını ve sonra ilave ettiğim yerle ilgili görüşünüzü aciliyetle iletmenizi bekliyorum bi-iznillah.
 
Cevap)“Kiramen kâtibin” olan meleklerin görevi; yukarıda açıkladığı gibi sadece kulların günah ve sevaplarını yazmaktır, bunun dışında başka bir şey yapmazlar. Çünkü her meleğin ayrı bir görevi vardır ve melekler kendi görevlerinden başka bir şeyle uğraşmazlar. Müslümanlara, âlimlere, İslami ders veren ve yapanlara dua eden melekler de vardır. Bunların görevi ise dua etmektir.
Ebu Hureyre ve Ebu Said El Hudri (r.anhuma)’den, Rasulullah (s.a.s) şöyle buyurdu:
“Allah’ı zikreden her topluluğun etrafını melekler kuşatır, üzerlerine sekinet iner ve Allah onları, katında bulunanlar içinde zikreder.” (Tirmizi, sahih senetle rivayet etti.)
Ayrıca İslami ilimleri öğrenmek isteyen talebelerin yolunu kolaylaştırmak için kanatlarını serip onlara mağfiret dilemekle görevli melekler vardır.
Kesir bin Kays (r.a) şöyle dedi:
"Ben, Ebi’d Derda (r.a) ile Dımeşk Mescidi’nde oturuyordum. Bir adam ona geldi ve şöyle dedi: “Ey Eba’d Derda! Muhakkak ki ben sana, bir hadisi sormak için Rasulullah (s.a.s)’in Medine’sinden geldim. Bana, senin onu Rasulullah (s.a.s)’den rivayet ederek anlattığın haberi ulaştı. Ben sana, bundan başka bir ihtiyaç için gelmedim.”
Ebi’d Derda (r.a) şöyle dedi:
"Muhakkak ki ben, Rasulullah (s.a.s)’in şöyle dediğini duydum:
“Kim, bir ilim öğrenmek niyetiyle yola çıkarsa Allah onu, cennete giden yollardan bir yola ulaştırır ve muhakkak ki melekler, (İslam’ı öğrenmek için) ilim talep eden kişiden razı olduklarından dolayı, ona yolunu kolaylaştırmak için kanatlarını yayarlar. Muhakkak suyun içindeki balıklar dâhil, göklerde ve yerde olan herkes âlim için bağışlanma diler. Âlimin abide olan üstünlüğü, bedir gecesindeki ayın, diğer yıldızlara olan üstünlüğü gibidir. Muhakkak ki âlimler, nebilerin varisleridir (mirasçılarıdır). Nebiler ise miras olarak ne dinar ne de dirhem bırakmıştır. Onlar, miras olarak ilim bırakmışlardır. O ilimden ne kadar çok alınırsa, o kadar çok nasip (pay) alınmış olur.”(Ebu Davud, sahih senetle rivayet etti.)

Görevi dua etmek olan meleklerden dua istemek neden şirk olsun? Zaten Allah'ın emri ve izniyle dua etmektedirler, bu şirk olur mu?

Size Önemli bir uyarı:
Şirk konusunda asla "zannediyorum" denilmez.

İnancından emin olan bir kişi, asla, “zannediyorum” sözünü veya buna benzer sözleri kullanmaz. Çünkü şirk ve küfür meselelerinde zanla hüküm verilmez, mutlaka kesin delillerle hüküm vermek gerekir.
Bu sebeple, "Şirk olduğunu zannediyorum" sözü çok yanlış bir sözdür. Bir konuya şirk hükmü verilecekse, kesin bir delil getirmek lazım.
 Kesin delili olan şeyde ise asla şüphe edilmez. Bir meselede kesin delil getirmeden zanla hüküm veren kişi, büyük vebal altındadır, hatta küfre bile girebilir.
Eğer meleklerden veya cinlerden “dua istemek” büyük şirk ise o zaman canlı insanlardan dua  istemek de büyük şirktir. Çünkü aralarında hiçbir fark yoktur.
Bu konunun, yetki ile hiç alakası yoktur. Önemli olan; “söz konusu varlık bu ameli yapabilir mi yapamaz mı” meselesidir. Bir Müslümanın, hayatta olan başka bir Müslüman kardeşinden dua etmesini istemesi ve onun da dua etmesi caiz olduğuna göre, meleklerden ve Müslüman cinlerden dua etmelerini istemekte ve onların da dua etmesinde bir sakınca yoktur, caizdir. Caiz olan bir şeyi istemek neden şirk olsun?
Bir Müslüman, diğer bir Müslümana dua ettiğinde, Allah bu duaya kesin olarak icabet edecektir denilmez. Çünkü hiç kimse Allah (c.c)’ı dualara icabet etmeye zorlayamaz. Allah, dilerse icabet eder, dilerse icabet etmez. Dua etmenin, Allah’ın icabet etmesiyle alakası yoktur.
Bir Müslümanın, başka bir Müslümana dua etmesinin caiz olduğu açık delille sabittir. Eğer bu şirk olsaydı, İslam asla bunu caiz, müstehap kılmazdı.
Allah (c.c) şöyle buyuruyor.
“Onlardan sonra gelenler şöyle derler: “Rabbimiz! Bizi ve bizden önce iman etmiş kardeşlerimizi bağışla!” (Haşr: 10)
Allah (c.c) şöyle buyuruyor:
“Hem kendinin, hem de mü’min erkeklerle mü’min kadınların günahlarının bağışlanmasını dile!” (Muhammed: 19)
Rasulullah (s.a.s) şöyle buyurdu:
“Bir Müslüman, yanında bulunmayan bir din kardeşi için dua ederse, mutlaka melekler ona: “Aynı şeyler sana da verilsin” diye dua eder.” (Müslim, Zikir 86; Ebû Dâvûd, Vitir 29)
Kur’an ve hadisten delillerle görüldüğü gibi, icabet edebilecek varlıklardan dua istemek ve onların da dua etmesi caizdir, asla şirk değildir.
Şirk; ibadetler Allah'tan başkasına yapıldığında veya Allah’a ait hak, sıfat ve yetkiler başka bir varlığa verildiğinde ya da Allah’a zatında, sıfatlarında ve fiillerinde denkler edinildiğinde söz konusu olur.
Bir kuldan, yapabileceği bir konuda yardım istemek nasıl şirk olur? Asla olmaz!
Fakat bu konuda şirk olan ameller şunlardır:
1) Allah'a rağmen bir kişinin şefaat edebileceğine (Allah izin vermediği halde şefaat etme yetkisine sahip olduğuna) inanmak ve bu inançla bir varlıktan şefaat istemek büyük şirktir.

2) Allah'a rağmen, Allah'ı icabet etmeye zorlamak (Allah icabet etmeyi dilemediği halde, belli bir varlık dua ettiğinde ona mutlaka icabet ettiğine inanmak) büyük şirktir.

Sorularınıza, herkesin anlayabileceği şekilde açık ve basit cevaplar vermeye gayret ettik. Fakat hala anlayamadığınız bir şey kalmışsa, her zaman sorabilirsiniz.

Kayıtlı

حسبي الله
Bünyamin19
Aktif Üye
**
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 72


« Yanıtla #2 : 05 Mayıs 2016, 01:36:21 »

Evet gerçekten de üzerinde emek harcadığınızı görmek beni sevindirdi. Gerçekten de tafsilatlı bir surette cevaplar vermişsiniz. Yazının tamamını okudum. Hatam olan yerleri de gördüm. Bazı yerlerde tam olarak benim istediğim cevap verilmemiş olsa da umumi olarak muvafık cevaplar hatta benim beklemediğim faydalı cevaplar da verilmiş.Ve sadece suallere cevap vermeyip hem meseleyi kavramamı sağlayacak hem de benzer suallerin cevabını kendimin bulmasını sağlayacak usül ve kaideleri de söylemeniz bana ziyade faydalı oldu. Çok fazla uzatmak istemiyorum. Yine ilave sualleri ileride sorabilirim lakin şu an aciliyeti yok. 

Kafama takılan nokta şu: Birinin yapabileceği bir şey olup olmaması hususunu anladım. Lakin şunu hala tam olarak anlayamadım. Düşündüğüm zaman bir müslüman cinin de neticede hayat sahibi olduğu için ondan dua istemeyi, bunun caiz olduğunu da anladım yine yapabileceği diğer şeyler gibi. (Her ne kadar vadiden geçerken ey cinler beni koruyun kısmını garip bulsam ve tam anlamasam da (mesela neyden koruyacak ve nasıl koruyacak)). Meleklerden yardım etme kısmına gelince. Bunun hüküm olarak(haram küfr gibi) ne olduğu cevabını alamadım. Yani mesela görevi günahları yazmak olan bir melekten fiili başka bir şey isteme hususu. Yani onun vazifesi o değil. Normalde o melek onu yapmaya muktedir olabilir lakin vazifesi değil (bu arada bütün melekler güçleri benzer midir bilmiyorum. Yani mesela yazıcı bir melek de savaşabilir mi). Işte bu noktada ondan yardım istemek, yani vazifesi olmayan bir hususta, bu Allah ın ona izin vermiş (yardım etmeye) olduğunu kabul etmek manasına gelmiyor mu? Ve gaybi bir şey olduğu için, birinin yetkisi olup olmadığını bilmeden şefaat istemek gibi olmuyor mu? Işte benim netleştiremediğim yer burası. Böyle bir şefaat istendiğinde Allah yok sayılmış olunuyor. Işte aynı şekilde bir melekten istenildeğinde de bu durum geçerli değil mi?(vazifesi başka olup o şeye yetkisinin olup olmadığı bilinmeği için). Hatta vazifesi işte diyelim ki insanları korumak olan melekten dahi(bütün bahs ettiklerim insan suretinde değilken,görünmezken) istemek, evet onun gücünün yettiği yapabileceği bir şey lakin bu sefer de bizim ondan böyle bir şey isteme yetkimiz olup olmadığı ve onun da buna icabet etme yetkisinin olup olmadığı hususunda Allah yok sayılmış olunmuyor mu? Yani bu meçhul bir şey olduğu için gayba taş atma durumu olmuyor mu ? Bunu izah eder misiniz ?

Bir de dua hususunda, aynı şekilde yardım isteme noktasında sorduğum gibi, vazifesi o olmayan bir melekten dua istemek, bunun (birinden şefaat istemekteki gibi kıyaslaması),(Alla ın ondan dua isteme ve onun da buna icabetine izin verme hususunda izin verdiğinin bilinmemesi), hükmü ?
Ve son olarak da eğer vazifesi dua eden bir melek olsa bile aynı şekilde evvelki paragrafta bahs ettiğim gibi, ondan isteme ve onun icabete izni hususlatının bilinmemesi dolayısıyle istenmesinin hükmünü tam anlayamadım. Izah eder misiniz ?

Bu arada bütün bunlardan bahs ederken, elbette en doğru olanın şefaati de yardımı da yalnızca Allah tan istemek olduğunu biliyorum.
Kayıtlı
Bünyamin19
Aktif Üye
**
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 72


« Yanıtla #3 : 05 Mayıs 2016, 02:03:41 »

Mevzu ile alakasız lakin şu sıralar lazzm olan baika bir şey daha sormak istiyorum. Ve bunu sormak için (mevkiniz itibariyle) en münasip kişilerden olduğunuzu zannediyorum.

Ben tefsir ilmini, hadis ilmini, fıkıh ,kelam ilmlerini ve siyer ilmini öğrenmek istiyorum. Hangisinde ne kadar muvaffak olurum Allah bilir ama gayem bu. Işte evvelen de Arapçayı, Kuran arapçasını öğrenmekle başlamamın muvafık düşeceğine kaniyim. Lakin burada nasıl olacağı hususunda harita ve kaynak sıkıntısı çekiyorum. Evvela şunu belirteyim ki, etrafımda bildiğim bu ilmleri alabileceğim müslüman birisi mevcut değil. O sebeple kendi başıma yapmak durumundayım.

 Size soracağım şey; ben Kuran ı bugünkü ilahiyat fakültelerinden mezun olmuş veya şirk tarikatlarında ders alarak hoca olmuş sahte belamlardan daha iyi bir derecede öğrenmek bilmek ve anlamak istiyorum. (Elhamdulillah ki özünü bilmek itibariyle onlardan her halükarda ilerideyim). Yani Kuran okurken, nuzül sebebinden, mevzu bahis ayetlere dair Rasulullah ın a.s. sahabenin hatta sonradan gelen alimlerin tefsirlerini de bilmek hakim olmak istiyorum. Bunun uzun bir yol olduğunu biliyorum. Ama bu yoldan dönmeye hiç de niyetim yok.
I yüzden Kuran ı indiği zamanki manasına muvafık olarak, gramerini olsun kelimeleri olsun aynı şekilde hadisler için öğrenmeye nerden nasıl başlamalıyım. Mesela emsileden bayağı ezberlemiştim lakin sonra nr yapacağımı, bunları nasıl anlayıp uygukayacağımı bilemedim. En çok zorlandığım yer ise kelimeler. Bunları hangi kaynaklardan öğrenmeliyim. Maddi olarak imkanlarım şu an mahdut. O sebepten pek çok kaynağı ve kitabı internetten indirmek suretiyle edinmeye çalışıyorum. Onlar da kısıtlı. Bana bir yol gösterir misiniz ? Hem yol hem kaynaklar olarak.
Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git


Eğer üye iseniz lütfen üye girişinden giriş yapınız.

Eğer üye değilseniz 10 saniyenizi ayırarak üye olabilirsiniz. 

Dosyaları indirebilmek ve de içerikleri görebilmek için

üye olmanız gerekmektedir.


  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  



.....DAVETULHAK.....HAKKA DAVET FORUMU.....

| Sitemap | Arşiv | Wap | Wap2 | İmode | Rss Haber |