Akıl Baliğ Olan Her Müslümanın Bilmesi Gerekenler:
HAKKA DAVET FORUMU
 
*
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 15 Kasım 2019, 13:04:16


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


Sayfa: [1]   Aşağı git


Eğer üye iseniz lütfen üye girişinden giriş yapınız.

Eğer üye değilseniz 10 saniyenizi ayırarak üye olabilirsiniz. 

Dosyaları indirebilmek ve de içerikleri görebilmek için

üye olmanız gerekmektedir.


  Yazdır  
Gönderen Konu: Akıl Baliğ Olan Her Müslümanın Bilmesi Gerekenler:  (Okunma Sayısı 3562 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Bismirrahman
Yönetici
******
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 205


قتل الانسان ما اكفره


« : 22 Aralık 2015, 07:49:52 »

Akıl Baliğ Olan Her Müslümanın Bilmesi Gerekenler:
Akıl baliğ olan her Müslüman kadın ve erkeğin şu dört şeyi bilmesi gerekir:
1-İlim: Allah’ı, Rasûlullah’ı ve İslam dinini delille bilmektir.
2-Amel: Bu ilimle amel etmektir.
3-Davet: İnsanları; Allah’ı, Rasûlullah’ı ve İslam dinini delille bilmeye ve bu ilimle amel etmeye davet etmek.
4-Sabır: Davet sırasında görülen eziyetlere sabretmek.
Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
“Asra yemin olsun ki insan hiç şüphesiz hüsrandadır. Ancak inanıp yararlı iş işleyenler ve birbirlerine hakkı ve sabrı tavsiye edenler bundan müstesnadır.”      (Asr: 1–3)
Allah-u Teâlâ bu surede “asr”a yemin ediyor. Asr ise zamandır. Allah-u Teâlâ zamana yemin ederek her insanın, malı çocuğu, şerefi ve değeri çok yüksek olsa bile bu surede sayılan sıfatlara haiz olmadıkça hüsran içinde olduğunu bildiriyor.
Bu surede sayılan sıfatlar; iman, salih amel, hakkı tavsiye etmek ve sabrı tavsiye etmek. Bu sıfatlara haiz olmayan insan hüsran ve kayıp içindedir.
Asr suresi yukarıda saydığımız dört farz olan şeye delâlet eder.
İmam Buhari rahmetullahi aleyh:
“Ey Muhammed! Bil ki! Allah’tan başka ibadete layık hiçbir ilah yoktur. Kendinin, inanmış erkek ve kadınların günahlarının bağışlanmasını dile.” (Muhammed: 19) ayetini zikrettikten sonra şöyle dedi:
“İlim amelden öncedir. Çünkü Allah-u Teâlâ bu ayeti kerimede ilim yapmayı amel ve tebliğ etmekten önce söyledi. Yani yapılan amellerin bilerek ve şuurlu olarak yapılması gerekir.”
İlim ile amel arasında bağlantı vardır. İlimsiz amel olmaz. Amelsiz de ilim yoktur.

Bu gerçeğe Allah-u Teâlâ’nın şu sözü delâlet etmektedir:
“المغضوب عليهم” (gazaba uğrayanlar)
Bu ayetteki “gazaba uğrayanlar”dan kasıt; ilim sahibi olmalarına rağmen ilimleriyle amel etmeyen Yahudilerdir.

“الضالين” (sapanlar)
Bu ayetteki “sapanlar” ise; ilim sahibi olmamalarına rağmen, çokça amel işleyen Hıristiyanlardır.

Davet ile amel arasında bir bağlantı söz konusu değildir. Mesela; “amel etmeyen kimse davet etmemiş sayılır” ama “davet etmeyen kimse ilim sahibi olamaz” diye bir şey yoktur. İnsan yaptığı ve yaşadığı şeylere davet ettiği gibi yapmadığı şeylere de davet edebilir. Bu nedenle bir kimse, bir amelin haram olduğunu bildiği halde onu işlese bile yine de başkalarını o amelden sakındırmalıdır. Zira o haram ameli işlemesi ona sadece bir günah kazandırır, ama başkalarını o amelden sakındırmasına engel olmaz. Fakat hem haram ameli işler, hem de başkasını ondan sakındırmazsa, bu durumda hem o haramı işlediği hem de o haramdan insanları sakındırmadığı için iki günah işlemiş olur.
İlim dört kısma ayrılır:
1 - Farz olan ilim: Bu; tevhidle, akaidle, farz olan rükunlarla, farz olan ibadetlerle, kişinin ticaret gibi hak-hukukların söz konusu olduğu dünveyi meselelerde kendisine farz olan konularla, haram ve helaller vs. gibi şeylerle ilgili yapılan ilimdir.
2 - Müstehap olan ilim: Bu, müstehap olan meselelerle ilgili yapılan ilimdir. Tabi ki bu, fertler tek tek söz konusu olduğunda müstehap hükmünü alır. Fakat ümmet söz konusu olduğunda müstehap olan ilimler farz-ı kifaye hükmünü alır. Çünkü bununla din korunur.
3 - Farz-ı kifaye olan ilim: Bu, mübah olan ve Müslümanlara faydalı olan ilimlerdir. Faydalı ilimlerin hepsini öğrenmek Müslümanlara farzı kifayedir. Tıp, sanaatler, diller gibi... 
4 - Haram olan ilim: Bu, haram olan ve kişiyi harama sevkeden meselelerle ilgili yapılan ilimdir. Sihri öğrenmek, müzik öğrenmek gibi...
Akıl baliğ olan ve okuma yazma bilip delilleri anlayabilen her Müslümana tevhidi ve İslam’ın rükunlarını delille bilmek farz-ı ayndır. Bu konuda taklit yapmaları caiz değildir. Fakat okuma-yazmayı bilmeyen, delilleri anlayamayan kimselerin; Allah’ın birliğine, Muhammed aleyhisselam’ın rasûllüğüne, öldükten sonra dirilmeye, cennete ve cehenneme, yaşadığı ortamda yapılan bütün şirklerin batıl ve sapık olduğuna kesin olarak, şeksiz şüphesiz inanmaları farzdır. Böylece bu kimseler delilleri öğrenmeseler, delillerle konuşamasalar bile Müslüman sayılırlar. Zira avam olan kimselerin çoğu, kendilerine delil söylense bile, söylenen delillerin manasını anlamazlar.
Kayıtlı

İzzetli yaşamayı arzu edenler; inancı uğruna ölümü bir sevgili bilip mücâdele edenlerdir...
Sayfa: [1]   Yukarı git


Eğer üye iseniz lütfen üye girişinden giriş yapınız.

Eğer üye değilseniz 10 saniyenizi ayırarak üye olabilirsiniz. 

Dosyaları indirebilmek ve de içerikleri görebilmek için

üye olmanız gerekmektedir.


  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  



.....DAVETULHAK.....HAKKA DAVET FORUMU.....

| Sitemap | Arşiv | Wap | Wap2 | İmode | Rss Haber |