Mslmnlara Karşı Kâfrlere Yardm Eden Kişinin Kâfr Oldğuna Dair Kıyastan Deliller
HAKKA DAVET FORUMU
 
*
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 19 Kasım 2019, 10:34:11


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


Sayfa: [1]   Aşağı git


Eğer üye iseniz lütfen üye girişinden giriş yapınız.

Eğer üye değilseniz 10 saniyenizi ayırarak üye olabilirsiniz. 

Dosyaları indirebilmek ve de içerikleri görebilmek için

üye olmanız gerekmektedir.


  Yazdır  
Gönderen Konu: Mslmnlara Karşı Kâfrlere Yardm Eden Kişinin Kâfr Oldğuna Dair Kıyastan Deliller  (Okunma Sayısı 3751 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Malik bin Enes
Yönetici
******
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 391


« : 11 Aralık 2015, 15:03:05 »

ALTINCISI: Müslümanlar Aleyhinde Kâfirlere Yardım Eden Kişinin Kâfir Olduğuna Dair Kıyastan Deliller:
Kayıtlı
Malik bin Enes
Yönetici
******
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 391


« Yanıtla #1 : 11 Aralık 2015, 15:05:21 »

1 - Rasulullah (s.a.s)’ın şöyle dediği rivayet edilmiştir:

“Her kim Allah (c.c) yolunda olan bir gaziyi techiz ederse işte o kimse sanki gaza yapmış gibi olur. Her kim de Allah (c.c) yolunda savaşan bir gazinin ailesine ve çocuklarına güzelce bakarsa işte o kimse de sanki Allah (c.c) yolunda gaza etmiş sayılır.”   (Buhari Müslim)
     
Rasulullah (s.a.s) bu hadiste, oturduğu, savaş etmediği halde Allah (c.c) yolunda bir gaziyi techiz eden kişiye gazaya katılan hükmü vermiştir.

Rasulullah (s.a.s), buna benzer olarak bir başka hadiste şöyle demiştir:

“Allah (c.c) bir okla üç kişiyi cennete sokar. Hayır isteyerek onu yapanı, onu atanı ve atan kimseye vereni.”(Ahmed, Nesei, Tirmizi rivayet etti ve hasen dedi)
           
Bu rivayetler; Allah (c.c) yolunda bir gaziye herhangi bir konuda yardım eden kimsenin onun cihadına iştirak etmiş olduğunu gösteriyor. Bu durumun aksine kıyas yapılacak olursa; müslümanlara karşı savaşan kâfirlere herhangi bir yardımda bulunan kimsenin, tağut yolunda savaşan kâfirlerin yaptığı bir savaşa iştirak ettiğine ve onlar gibi kâfir olduğuna hüküm verilir.
Kayıtlı
Malik bin Enes
Yönetici
******
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 391


« Yanıtla #2 : 11 Aralık 2015, 15:09:52 »

2 - İslam şeriatinde fiili yapan ile fiile yardımcı olanın hükümleri aynıdır. Çünkü fiili yapan ancak kendisine yardım eden vasıtasıyla fiilini yapabilme imkânı bulur.

İbni Teymiyye şöyle diyor:

“Savaş açan hırsızlar bir grup ise, o grupta öldürme fiilini işleyen bir kişidir. Diğerleri ise onun yardımcıdırlar.

Âlimlerden bazılarına göre sadece öldürme filini işleyen kişi ceza olarak öldürülür. Fakat âlimlerin çoğuna göre yüz kişi olsalar bile hepsi ceza olarak öldürülür. Çünkü onları öldürme fiilini işleyenle ona yardım edenin hükmü aynıdır.

Bu hüküm hulefa-i raşidinin verdiği hükümdür. Ömer b. Hattab, savaş açan kimseler için yüksek yerde bulunup gözcülük yapan kimse hakkında savaş açanların hükmünü vererek onu öldürmüştür. Çünkü savaşta öldürme fiilini gerçekleştiren kimse ancak gözcünün yardımıyla bu fiili yapabilir.

Birbiriyle yardımlaşanlar sevap ve günahta ortaktırlar. Tıpkı mücahitlere yardım edenin mücahitler gibi sevap alması gibidir...

Rasulullah (s.a.s)’ın şöyle dediği rivayet edilmiştir:

“Müslümanların kanları eşittir. Onların en düşüğü onların adına söz verebilir. Ve kâfirlere karşı bir el gibidirler. Bir seriyyenin elde ettiği ganimetten o seriyyeye katılmayan, oturan erlere de pay düşer.”
(Ebu Davud, İbni Mace)
                                                       
Bu hadis gösteriyor ki müslüman ordusundan bir grup (seriyye), bir yere gidip oradan ganimet alırsa bütün ordu bu ganimete ortak olur. Çünkü bu seriyyenin ganimet elde etmesi, ordudan aldığı destek ve koruma iledir. Fakat ganimet elde eden seriyyenin dışında kalan ordunun diğer fertlerine verilen pay nefil payıdır. Rasulullah (s.a.s) askerlere ganimetin beşte birinin dörtte birini veriyordu. Aynı şekilde ordu bir ganimet elde ederse seriyyeye de pay verilir. Çünkü seriyye, ordunun menfaati için yola çıkmıştır.
 
Rasulullah (s.a.s) Bedir savaşında elde edilen ganimetten savaşa katılmadıkları halde Talha ve Zübeyr’e pay vermiştir. Çünkü onları ordunun maslahatına olan bir görevle görevlendirmiştir.

Bir taifeye yardım eden o taifenin hükmünü alır ve ondan sayılır. Aynı şekilde hiç bir tevili olmaksızın batıl yolunda çarpışanların yardımcıları da onların hükmünü alır. Tıpkı cahiliyyye âdeti üzere savaşan Yemen ve Kays kabileleri,  ırk için, kabile için savaşanlar gibi...

Cahiliyye adetleri ve ırk ya da kabile için savaşan iki taifenin ikisi de zalimdirler.

Rasulullah (s.a.s)’ın şöyle dediği rivayet olunmuştur:

“İki müslüman, kılıçlarıyla birbirlerine karşı çıkarlarsa öldüren de öldürülen de cehennemdedir.” Sahabeler: “Ya Rasulullah!  Öldüreni anladık. Fakat öldürülene ne oluyor?” diye sordular. Rasulullah (s.a.s) onlara şöyle cevap verdi: “Çünkü o da kendisini öldüreni öldürmek istedi.”         (Buhari, Müslim)
               
Aynı şekilde her grup, faili belli olmasa bile fertlerinin nefse ve mala verdiği zararı tazmin eder. Çünkü bir grup, tıpkı birbirini destekleyen bir şahıs gibidir...”  (Fetvalar  c: 28  s: 533)
                                                         
Aynı şekilde müslümanlara karşı kafirlere yardım eden, onları destekleyen kimsenin hükmü de işte onların hükmü gibidir.
Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git


Eğer üye iseniz lütfen üye girişinden giriş yapınız.

Eğer üye değilseniz 10 saniyenizi ayırarak üye olabilirsiniz. 

Dosyaları indirebilmek ve de içerikleri görebilmek için

üye olmanız gerekmektedir.


  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  



.....DAVETULHAK.....HAKKA DAVET FORUMU.....

| Sitemap | Arşiv | Wap | Wap2 | İmode | Rss Haber |