İslam Dininin Üçüncü Mertebesi; “İhsan”dır:
HAKKA DAVET FORUMU
 
*
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 13 Kasım 2019, 23:18:56


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


Sayfa: [1]   Aşağı git


Eğer üye iseniz lütfen üye girişinden giriş yapınız.

Eğer üye değilseniz 10 saniyenizi ayırarak üye olabilirsiniz. 

Dosyaları indirebilmek ve de içerikleri görebilmek için

üye olmanız gerekmektedir.


  Yazdır  
Gönderen Konu: İslam Dininin Üçüncü Mertebesi; “İhsan”dır:  (Okunma Sayısı 3235 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Bismirrahman
Yönetici
******
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 205


قتل الانسان ما اكفره


« : 16 Kasım 2015, 18:05:29 »

İslam Dininin Üçüncü Mertebesi; “İhsan”dır:
İhsanın şeri manası; zahiri ve batıni olarak en güzel şekilde Allah-u Teâlâ’ya yönelmektir. Yani; İslam’ı ve İman’ı en iyi bir şekilde yerine getirmektir. Bu, İslam dinin en yüksek mertebesidir. İnsan İslam’ı ve İman’ı en güzel bir şekilde yerine getirirse muhsinlerden olur. İhsanın bir rüknu vardır; o da Allah-u Teâlâ’yı görüyormuş gibi ona ibadet etmektir. Allah-u Teâlâ’ya güzel bir şekilde ibadet etmek demektir. Allah’a ibadet etmek demek; zahiri ve batıni amellerle tam teslimiyetle itaat etmek demektir.

Bu ruknun iki mertebesi vadır:
a - İstihdar mertebesi: Allah-u Teâlâ’yı görüyormuş gibi ibadet etmektir. Yani; ibadetin Allah-u Teâlâ’nın huzurunda yapıldığını hissetmektir

b - Ittıla’ mertebesi: Allah-u Teâlâ tarafından görüldüğünü düşünerek O’na ibadet etmektir. Zira Allah-u Teâlâ görülmemesine rağmen, O herkesi görmektedir. Yani; ibadet esnasında Allah-u Teâlâ’nın görülmemesine rağmen, ibadet yapan kimseyi gördüğünü, gözetliyor olduğunu hissetmektir. Bu ise, ibadet yapan kimseyi, daha güzel ibadet yapmaya sevkeder.
Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
“Allah şüphesiz muttakiler ve ihsan edenlerle beraberdir.”                                                                 (Nahl: 128)
Ayetteki “muttakiler” Allah’a hiçbir şeyi şirk koşmayıp iman eden ve haramlardan kaçınanlardır.

“İhsan edenler” ise; Allah’a itaat olan işleri en güzel şekilde yapanlardır. İşte Allah bunları koruyacak, onlara yardım edecek, onları destekleyecek, düşmanlarına ve muhaliflerine karşı onları zafere erdirecektir. Allah’ın onlarla beraber olması bu şekildedir.

Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
“Ey Muhammed! Senin kalkıp namaz kılanlar arasında bulunduğunu gören, güçlü ve merhametli olan Allah’a güven. Doğrusu O, işitir ve bilir.”             (Şuara: 217-219)                                  
Ayetteki; “senin kalkıp namaz kılanlar arasında bulunduğunu gören” lafzı; seni gözeten, manasındadır.
Bu his insanı hem İslam’da, hem imanda ihsan mertebesini elde etmeye sevkeder.

Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
“Ey Muhammed! Ne iş yaparsan yap ve ona dair Kur’an’dan ne okursan oku; ey insanlar! Ne yaparsanız yaptıklarınıza daldığınız anda, mutlaka biz sizi görürüz. Yerde ve gökte hiçbir zerre Rabbinden gizli değildir. Bundan daha küçüğü ve daha büyüğü şüphesiz apaçık bir kitaptadır.”                                                          (Yunus: 61)
Ömer b. Hattab meşhur hadisinde şöyle rivayet eder:
“Rasûlullah sallAllahu aleyhi ve sellem’in yanında otururken bembeyaz elbiseli, simsiyah saçlı, üzerinde yolculuk alametleri olmayan, içimizden kimsenin tanımadığı bir adam Rasûlullah sallAllahu aleyhi ve sellem’in yanına geldi ve oturdu. Sonra dizlerini onun dizlerine yaklaştırdı. Avuçlarını da onun bacaklarının üzerine koyduktan sonra şöyle dedi:
“Ey Muhammed! İslam nedir?” Rasûlullah sallAllahu aleyhi ve sellem:
“Allah’tan başka hakkıyla ibadete layık ilah olmadığına ve Muhammed aleyhisselam’ın onun elçisi olduğuna şahitlik etmen, namaz kılman, zekât vermen, Ramazanda oruç tutman, gücün yeterse hacca gitmendir.” Adam:
“Doğru söyledin” dedi. Biz ona şaştık. Hem soruyor hem de doğruluyordu. Sonra:
“İman nedir?” dedi. Rasûlullah sallAllahu aleyhi ve sellem:
“Allah’a, meleklerine, kitaplarına, nebi ve rasûllerine, ahiret gününe, kaderin, hayır ve şerrin Allah’tan olduğuna iman etmektir” dedi. Adam:
“İhsan nedir?” diye sordu. Rasûlullah sallAllahu aleyhi ve sellem:
“Allah’ı görüyormuş gibi O’na ibadet etmendir. Sen O’nu görmesen de O, seni görür.” dedi. Adam:
“Kıyametin vakti ne zaman?” diye sordu.
Rasûlullah sallAllahu aleyhi ve sellem:
“Sorulan bu konuda sorandan daha bilgili değildir.”  dedi. Adam:
“Kıyametin alametleri nedir?” diye sordu.
Rasûlullah sallAllahu aleyhi ve sellem:
“Kadının hanımefendisini doğurması (yani annesine hizmetçi muamelesi yapan çocukların bulunması), yalınayak ve çıplak çobanların binaları yükseltmesidir.”
Ömer radıyAllahu anh diyor ki: Adam gitti. Bir süre sonra Rasûlullah sallAllahu aleyhi ve sellem dedi ki:
“Ey Ömer! Soranın kim olduğunu biliyor musunuz?”
Biz de: “Allah ve rasûlü daha iyi bilir” dedik.
 Rasûlullah sallAllahu aleyhi ve sellem:
“Bu Cibril’dir. Size dininizi öğretmek için geldi “ dedi.   
                                             
                                                            (Buhari, Müslim)
Kayıtlı

İzzetli yaşamayı arzu edenler; inancı uğruna ölümü bir sevgili bilip mücâdele edenlerdir...
Sayfa: [1]   Yukarı git


Eğer üye iseniz lütfen üye girişinden giriş yapınız.

Eğer üye değilseniz 10 saniyenizi ayırarak üye olabilirsiniz. 

Dosyaları indirebilmek ve de içerikleri görebilmek için

üye olmanız gerekmektedir.


  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  



.....DAVETULHAK.....HAKKA DAVET FORUMU.....

| Sitemap | Arşiv | Wap | Wap2 | İmode | Rss Haber |