İslam’ın Rukunları ise; Namaz Kılmak, Zekât Vermek,oruç tutmak,hacca gitmektir
HAKKA DAVET FORUMU
 
*
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 23 Ekim 2019, 00:51:12


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


Sayfa: [1]   Aşağı git


Eğer üye iseniz lütfen üye girişinden giriş yapınız.

Eğer üye değilseniz 10 saniyenizi ayırarak üye olabilirsiniz. 

Dosyaları indirebilmek ve de içerikleri görebilmek için

üye olmanız gerekmektedir.


  Yazdır  
Gönderen Konu: İslam’ın Rukunları ise; Namaz Kılmak, Zekât Vermek,oruç tutmak,hacca gitmektir  (Okunma Sayısı 3815 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Bismirrahman
Yönetici
******
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 205


قتل الانسان ما اكفره


« : 19 Ekim 2015, 23:43:12 »

İslam’ın 2.ve 3.Rukunları ise; 
Namaz Kılmak, Zekât Vermektir:


Namaz; tevhidden sonra ilk farz kılınan ameldir. Bu sebeple İslam’ın rükunlarından birisidir.
Yine zekât vermek ameli de İslam’ın rükunlarından bir diğeridir.
Namaz ve zekât hakkında Allah-u Teâlâ Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyuruyor:
“Oysa onlar doğruya yönelip her türlü şirkten temizlenmiş olarak Allah’ın dininde O’na kulluk etmek, namazı kılmak ve zekâtı vermekle emrolunmuşlardı. Dosdoğru olan din de budur.”                                            (Beyyine: 5)                                        
                                                                         
Allah-u Teâlâ bu ayet-i kerimede; insanların, yalnızca Allah’a ibadet etmek ve sadece onun kanunlarını kabul etmek, her türlü şirkten ve müşriklerden uzak olmak, namazı dosdoğru kılmak, zekâtı vermekle emrolunduklarını bildiriyor.
Ayetteki; “Dosdoğru olan din de budur” cümlesinde Allah-u Teâlâ ancak yukarıdaki özellikleri şahsında bulunduran kimselerin gerçek iman sahipleri olduğunu bildiriyor.
 
İslam’ın 4. Ruknu ise; Oruç tutmaktır:

Gerek geçmiş ümmetlere, gerekse bu ümmete farz kılınan oruç tutma ameli de İslam’ın rükunlarından birisidir.
Allah-u Teâlâ oruç hakkında şöyle buyuruyor:
“Ey iman edenler! Oruç sizden öncekilere farz kılındığı gibi size de farz kılındı. Ta ki korunasınız.” 
                                                                  (Bakara: 183)
Allah-u Teâlâ bu ümmete sesleniyor ve orucu emrediyor. Oruç, sırf Allah rızası için yemekten, içmekten ve cinsi münasebetten kaçınmaktır. Oruçta ruhun arınması, temizlenmesi, parlatılması, kötü davranışlardan ve fena huylardan uzaklaştırılması söz konusudur. Oruç hicretin ikinci senesinde farz kılınmıştır.
Oruç nasıl Müslümanlara farz kılınmışsa, Müslümanlardan öncekilere de farz kılınmıştır. Geçmiş ümmetler, Müslümanlar için bir örnektir. Öyle ise Müslümanlar bu ibadeti en iyi şekilde yapmaya çalışmalıdırlar.
Oruçta bedenin temizliği ve şeytanın sızabileceği yolların tıkanması vardır. Bu sebeple sahih bir hadiste Rasûlullah sallAllahu aleyhi ve sellem şöyle buyuruyor:
“Ey gençler topluluğu! Sizden kimin evlenmeye gücü yeterse evlensin. Kimin de gücü yetmezse oruç tutsun. O kendisini korur.”                                       (Buhari, Müslim)

İslam’ın 5. Ruknu ise; Hacca Gitmektir:

Yol bulabilen kimse için Allah-u Teâlâ’nın evi Kâbe’yi haccetmesi de İslam’ın rükunlarından birisidir.
Allah-u Teâlâ hac hakkında şöyle buyuruyor:
“Oraya yol bulabilen insana Allah için Kâbe’yi haccetmesi gereklidir. Kim inkâr ederse bilsin ki doğrusu Allah âlemlerden müstağnidir.”                 (A-li İmran: 97)                                             
Allah-u Teâlâ bütün insanlardan İslam dinini kabul edip farzlarını ve emirlerini yerine getirmelerini, mü’minlerin yöneldiği gibi Allah’ın evine hac niyeti ile yönelmelerini istemektedir.
Hac ibadeti ömürde bir keredir. Yol emniyeti ve sefer imkânı müsait olursa ilk güç yettiği zaman hac farz olur. Hac Müslümanların yıllık genel kongresidir.
Müslümanlar, İslam davasının ilk olarak ortaya çıktığı evin etrafında toplanırlar. Hanif dinin ilk toplanma yeri olan, İbrahim aleyhisselam’ın eli ile ilk olarak sırf Allah’a ibadet edilmek için yapılan bu evin civarında karşılaşırlar. Haccın kendisine has apayrı hatıra ve ilhamları vardır. Yüce bir idealin doğduğu muhiti tavaf eden insanlar, yüce yaratıcının huzurunda buluşurlar.
İnsanı insan yapan ruhi bir değer etrafında birleşirler. Zaten insanlar sadece bir mana etrafında toplanmaktadırlar. Tabi ki bu yüce mana etrafında toplanabilmek için onun ilk doğduğu yerde buluşmak ve bu yerleri ziyaret etmek gerekir.

İslam Dininin İkinci Mertebesi; İman’dır:
İmanın şubeleri yetmişten fazladır. En yükseği La ilahe illAllah sözü, en aşağısı ise yoldan eziyet veren şeyleri kaldırmaktır. Utanmak (hayâ) imanın şubelerindendir.
İman, lugat bakımından; doğrulamak, tasdik etmek demektir.
Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
“Biz doğru söyleyenlerden olsak bile sen inanmayacaksın.”                                                                (Yusuf: 17)
İmanın şeri bakımından iki manası vardır: Genel ve has (özel) olan mana.
İman’ın genel manası: İman, İslam’dan ayrı zikredildiğinde genel olan manası kastedilmiştir.
İmanın genel manası ise şöyledir: Dille söylemek, azalarla amel etmek ve kalple inanmaktır. Yani; ister amel olarak, ister inanç olarak İslam dininin tamamına boyun eğip, bütün emirlerini yerine getirmektir.
Selefi salihin imanı tarif ederken en az iki kelime, en çok altı kelime kullanırlar.
İki kelime kullandıklarında iman söz ve ameldir derler. Altı kelime kullandıklarında ise; “iman; söz, amel, inanç, niyet, tâbi olma ve ihlâstır” derler…
İman’ın özel manası: İman, İslam’la beraber zikredildiği zaman has manası kastedilmiştir.
Has manası ise; İslam şeriatının getirdiği her şeyi tasdik edip inanmaktır.
İman İslam’la birlikte zikredildiğinde imandan bâtıni ameller kastedilmektedir. İslam’dan ise zahiri ameller kastedilmektedir.
Kayıtlı

İzzetli yaşamayı arzu edenler; inancı uğruna ölümü bir sevgili bilip mücâdele edenlerdir...
Sayfa: [1]   Yukarı git


Eğer üye iseniz lütfen üye girişinden giriş yapınız.

Eğer üye değilseniz 10 saniyenizi ayırarak üye olabilirsiniz. 

Dosyaları indirebilmek ve de içerikleri görebilmek için

üye olmanız gerekmektedir.


  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  



.....DAVETULHAK.....HAKKA DAVET FORUMU.....

| Sitemap | Arşiv | Wap | Wap2 | İmode | Rss Haber |