Hudaybi İslam Ümmetinin Âlimlerine İftira Atıyor!
HAKKA DAVET FORUMU
 
*
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 20 Ekim 2019, 00:51:36


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


Sayfa: [1]   Aşağı git


Eğer üye iseniz lütfen üye girişinden giriş yapınız.

Eğer üye değilseniz 10 saniyenizi ayırarak üye olabilirsiniz. 

Dosyaları indirebilmek ve de içerikleri görebilmek için

üye olmanız gerekmektedir.


  Yazdır  
Gönderen Konu: Hudaybi İslam Ümmetinin Âlimlerine İftira Atıyor!  (Okunma Sayısı 3531 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Bismirrahman
Yönetici
******
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 205


قتل الانسان ما اكفره


« : 14 Ekim 2015, 21:35:22 »

Hudaybi, Rasulullah (s.a.s)’i tasdik etmemenin küfür olduğunu, şehadeti söylemeyenlerin hükmünü ve insanların yeniden dirileceğini bilmeyen kimselerin müslüman ve mü’min olduğunu, böylelerinin cennete gireceğini ve bu konuda âlimlerin icma ettiğini söyleyerek İslam ümmetinin âlimlerine iftira atmıştır.

Hudaybi şöyle demiştir:

     “Yeryüzünün çok uzak bir bölgesinde yaşayan ve kendisine sadece Allah (c.c)’ın, Muhammed İbni Abdullah adında bir rasul gönderdiği, bu rasulün insanları La ilahe illAllah Muhammedun Rasulullah’a ve kendisinin Allah’ın rasulü olduğunu söyleyip buna imana çağırdığı ve getirdiği şeyler bilinmese bile bunların hak olduğuna imana çağıran rasulün haberi ulaştığında, bu kişi bu haberlere kalbiyle inanmış ve hatta diliyle bu şehadeti söylemiş sonra başka bilgiler kendisine ulaşmadan ölmüştür. Ölürken, Rasulullah’a inanmayanların, şehadeti söylemeyenlerin hükmünü bilmiyor ve bunların hükmü konusunda kafasını da yormamış, düşünmemiştir. Yine ona, insanlar öldükten sonra Allah (c.c)’ın, ahirette onları başka bir dünya için dirilteceği haberi de ulaşmamıştır. Ayrıca Allah’ın bir melaike yarattığı ve Rasulullah’tan önce rasuller gönderdiği, kitaplar indirdiği haberi de ulaşmamıştır. Yine Allah’ın bazı şeyleri haram, bazılarını helal kıldığı veya farzlar bildirdiği, hadler koyduğu ilmi de ona ulaşmamıştır. Bu konularda hiçbir ilmi yoktur. İşte bu kişi bütün âlimlerin icmaıyla Müslümandır, mümindir, İslam ve iman üzerine ölmüştür. Kesinlikle cennet ahalisindendir.” (Duatun La Kuda s: 93-94)

Allah’ın yardımıyla şöyle diyorum:


“Bu sözler İslam ümmetinin âlimlerine bir iftiradır ve kati naslara zıttır. Allah’ın yardımıyla daha önceki bölümlerde ispat ettik ki bir insana Müslüman hükmünü vermek için onda belli şartlar tahakkuk etmelidir. Bu şartları bize Allah ve rasulü bildirmiştir. Daha önceki bölümlerde bunları açıklamıştık.
Buna ek olarak diyoruz ki durumundan şirk ve şirk ehlinden beri olmadığı, tevhidi anlamadığı ve onu ikrar etmediği belli olan, Rasulullah’ı yalanlayanın hükmünü bilmeyen, Allah’ın Müslümanları mükâfatlandıracağına, kâfir ve rasulü yalanlayanlara ise ceza vereceğine inanmayan kişi kalbiyle, Allah (c.c)’ın, Muhammed İbni Abdullah isminde bir rasul gönderdiğine, bu rasulün insanları La ilahe illAllah’a ve getirdiği herşeye iman etmeye çağırdığına inanıp şehadeti telaffuz etse bile biz ona zahiren Müslüman ve cennete gireceği hükmünü veremeyiz. Çünkü bu kişi anlamadığı şeyi tasdik etmiştir. Tasdik ettiği şeyi anlasaydı şirk ve şirk ehlinden uzak durur, onlardan beri olurdu. Yine söylediği şeyleri anlasaydı, rasulü yalanlayanın kâfir olduğunu da anlardı. Allah’ı ve rasulü yalanlayan kişiye ise Allah’ın ceza vereceğini, ona hesap soracağını da bilirdi ve böylece insanların rasule iman edip etmeme konusunda serbest olmadığını anlardı. Böyle bir kişinin hükmü dünyada Müslüman olmadığıdır. Bu, dünyadaki hükümdür. Fakat ahirette azap edilip edilmeyeceği, cennete girip girmeyeceği konusu Allah’a aittir. Bu konuda bazı âlimler genel bir kaideyi zikretmişlerdir.

İmam Muhammed Şeybani’nin “Şerhus Siyeri Kebir” adlı kitabında, c: 1 s: 150’de şöyle geçmektedir:

“Kişinin şehadeti ikrar etmesi, üzerinde bulunduğu bütün sapık küfür ve inançları reddetmeye yeterli ise ancak bu durumda şehadeti ikrar etmesi geçerli olur. Aksi halde, şehadeti ikrar etmesi bulunduğu batıl inançları reddetmeye yeterli değilse (yani şirk işlediği halde şehadeti söylüyorsa) sadece şehadeti ikrarı Müslüman olması için yetmez. Bununla birlikte üzerinde bulunduğu batıl inancı da reddetmesi gerekir.”

İbni Kayyım (r.a) şöyle dedi:

“İslam; Allah’ı birlemek, sadece O’na ibadet etmek, hiçbir şeyi O’na eş koşmamak, Allah’a ve rasulüne iman etmek ve Rasulullah’ın bütün getirdiklerine tabi olmaktır. Kul bunu yerine getirmezse Müslüman sayılmaz. Eğer inatçı kâfir değilse, cahil kâfir olur.” (Tarıkul Hicreteyn s: 382)

Dr. Muhammed Naim Yasin şöyle dedi:

“Allah’ın hikmeti gereği ve kullara mihnet ederek kolaylık olsun diye, onlardan ilk olarak imana girmeleri için çok tafsilatlı şeyler istenmemektedir. Mesela; insanların ilk olarak İslam’a girmeleri için dilleriyle ve kalpleriyle; Allah (c.c)’ın yegâne rableri ve yegâne hak mabutları olduğunu, ibadeti sadece ona has kılmaları gerektiğini, Muhammed (a.s)’ın Allah’ın rasulü olduğunu, Allah’tan getirdiği her-şeyin hak ve doğru olduğunu, onunla amel etmenin hak ve vacip olduğunu ikrar etmeleri gerekir. Bu manaya ise mü-barek La ilahe illAllah Muhammedun Rasulullah sözünün delalet ettiğini bildirmiştir. Kim bu kelimeyi diliyle söyler ve kalbiyle tasdik ederken ona zıt olan, onu bozan bir söz veya bir amel veya bir inanç işlemezse Allah’ın dinine girmiş ve üzerinde bulunduğu küfründen ayrılmış olur.”  (İmanın Rükunları, Hakikatı ve Onu Bozan Şeyler s: 221) ( 8 )

Sayfa 227’de şöyle demektedir:

“İki şehadeti söyleyip onlara inanan kimseyi, bu şehadetlerin cehennemden kurtarması, iman ve İslam’a girmede yeterli olabilmesi için, kişide söylediği sözle beraber, bu iki şehadeti bozan herhangi birşey olmaması gerekir.”

Dipnot: ( 8 ) Dr. Muhammed Naim Yasin’in sözünü nakletmem seni aldatmasın. Bu şahsın hayatını iyi bilen kişi, onun bu yazdığı şeyleri hayatında uygulamadığını da iyi bilir. Çünkü bu şahıs, La ilahe illAllah’ı bozan amelleri işlemektedir. Buna rağmen onun sözünü nakletmemdeki sebep; söylediği hak olduğu içindir. Bu sözleri hak ehlinden nakletmiştir. Bu sözü nakletmemin ikinci sebebi ise; söz konusu bu kitabın ihvan derslerinde okutuluyor olmasıdır.
Kayıtlı

İzzetli yaşamayı arzu edenler; inancı uğruna ölümü bir sevgili bilip mücâdele edenlerdir...
Sayfa: [1]   Yukarı git


Eğer üye iseniz lütfen üye girişinden giriş yapınız.

Eğer üye değilseniz 10 saniyenizi ayırarak üye olabilirsiniz. 

Dosyaları indirebilmek ve de içerikleri görebilmek için

üye olmanız gerekmektedir.


  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  



.....DAVETULHAK.....HAKKA DAVET FORUMU.....

| Sitemap | Arşiv | Wap | Wap2 | İmode | Rss Haber |