Mürtedin mallarının durumu
HAKKA DAVET FORUMU
 
*
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 20 Ağustos 2019, 23:49:31


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


Sayfa: [1]   Aşağı git


Eğer üye iseniz lütfen üye girişinden giriş yapınız.

Eğer üye değilseniz 10 saniyenizi ayırarak üye olabilirsiniz. 

Dosyaları indirebilmek ve de içerikleri görebilmek için

üye olmanız gerekmektedir.


  Yazdır  
Gönderen Konu: Mürtedin mallarının durumu  (Okunma Sayısı 3134 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Malik bin Enes
Yönetici
******
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 391


« : 16 Eylül 2015, 19:16:39 »

                                                                                                 MÜRTEDİN MALLARININ DURUMU

I - Mürtedin Mal Ve Mülkünün Ölmeden Veya Öldürülmeden Önceki Durumu:

Ebu Hanife'ye, İmam Şafii'ye, Malikilere ve Hanbelîler'in kuvvetli olan görüşüne göre; mürtedin ölmeden veya öldürülmeden önceki mal ve mülküne el konularak bekletilir. Tekrar İslam'a dönerse mal ve mülkü kendisine geri verilir.(164 )

Delilleri:
Mürted olan kişi harbidir, öldürülmesi gerekir. Mal ve mülkünde de tasarruf hakkı yoktur. Fakat tekrar İslam'a dönme ihtimali olduğundan tevbe edinceye kadar mal ve mülküne el konularak bekletilir. Tevbe ederse mal ve mülkü kendisine iade edilir. Tevbe etmezse öldürülür ve malı alınır.
Hanefi'lerden İmam Muhammed ve Ebu Yusuf a, Şafiiler'den İmam Müzeni'ye göre; mürtedin irtidatından dolayı mülkiyet hakkı elinden alınmaz.(165 )

Delilleri:
Mürtedin irtidatından dolayı mülkiyeti elinden alınmaz. Çünkü kanını helâl kılan sebepten başka bir sebep mevcut değildir. Bu da katil olması ve zina etmesi gibi malının mülkiyetinin elinden çıkmasını gerektirmez.
İmam Ahmed'in bir görüşüne göre ve Hanbelilerden Ebu Bekir'in görüşüne göre; mürtedin irtidatından hemen sonra mülkiyet hakkı elinden alınır.(166 )

Delilleri:
Ebu Bekir mürtedlere karşı zafer kazandığında onlara şöyle demiştir:
"Seçin! Ya kahredici bir savaş ya da aşağılayıcı bir barış... Onlar şöyle dediler:
"Kahredici savaşı gördük. Aşağılayıcı barış nedir? Ebu Bekir şöyle dedi:
"Siz bizim ölülerimizin diyetini vereceksiniz. Biz sizin ölülerinizin diyetini vermeyeceğiz. Bizim ölülerimizin cennete, sizin ölülerinizin cehenneme gireceğine şehadet edeceksiniz. Siz bizden aldığınızı bize geri vereceksiniz. Biz ise sizden aldığımızı size geri vermeyeceğiz. Bütün silahlarınız sizden alınacak, atlara binmek size yasak olacak, Müslümanların emirinin ve Müslümanların sizin hakkınızdaki kararı değişinceye kadar Müslümanların içinde aşağılanmış olarak yaşayacaksınız." Onlar:
"Bunu kabul ediyoruz Ey Rasulullah'ın halifesi" dediler. Ömer b. Hattab dedi ki:
"Ey Rasulullah'ın halifesi! Bütün dediklerini kabul ediyorum. Ancak bizim ölülerimizin diyetini vermelerini kabul etmiyorum. Çünkü ölenlerimiz Allah yolunda öldürülüp şehit oldular ve sevapları Allah'a aittir." Bütün sahabeler de Ömer radıyAllahu anh'ın görüşünü kabul ettiler.(167 )

Başka görüşte olan âlimlerin bu delile karşı olan görüşleri şöyledir:
Ebu Bekir radıyAllahu anh mürtedlerin bütün mal-larına el koymadı, sadece ganimet olarak elde ettiği mallara el koydu.

Hanefilere göre mürted kadın öldürülmediği için mürted kadının irtidatından dolayı mülkiyet hakkı elinden alınmaz. (168 )

Diğer âlimlerin mürted kadının malı hakkında verdikleri hüküm mürted erkeğin malı hakkında verdikleri hükmün aynısıdır.

II - Mürtedin Öldükten Veya Öldürül¬dükten Sonraki Mal ve Mülkünün Durumu:

a) Müslümanın kâfirden miras alması:
Dört mezhep, Müslümanın kâfirden, kâfirin de Müslümandan miras alamayacağı konusunda ittifak etmişlerdir.(169 )

Delilleri:
1 -Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor: "Kâfirler birbirlerinin velileridirler." (Enfal: 73)
Velayet mirası da içine aldığından Müslüman kâfirden miras alamaz.

2 - Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
"Ne kâfir Müslümandan miras alır ne de Müslüman kâfirden miras alır." (170 )

3 - Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
"Dini ayrı olan iki kişi birbirine mirasçı olamaz." (171 )

4 - İmam Malik şöyle rivayet etti:
Muhammed İbni'l Eshas'ın Yahudi veya Hıristiyan bir halası ölmüştü. Bunu Ömer b. Hattab'a haber vererek:
"Buna kim mirasçı olur." diye sordu. Ömer b. Hattab:
"Onun dinine bağlı olanlar..."cevabını verdi. (172 )

b) Müslümanın Mürtedten Miras Alması:
İmam Malik, İmam Şafii ve İmam Ahmed'in kuvvetli olan görüşüne göre; mürtedin malı Müslüman varislerine kalmaz, bütün malı ganimet olarak beyt’ul mala kalır.(173 )

Delilleri:
1)Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor: "Kâfirler birbirlerinin velileridirler."(Enfal: 73)
Velayet mirası da içine aldığından, Müslüman kâfirden miras alamaz. Ayetteki "kâfirler" sözü âmm bir söz olup mürtedleri de kapsar. Dolayısıyla Müslüman mürtetten de miras alamaz.

2) Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
"Ne kâfir Müslümandan miras alır ne de Müslüman kâfirden miras alır."(174 )

3) Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
"Dini ayrı olan iki kişi birbirine mirasçı olamaz."(175 )

4) Bera ibni Azib şöyle dedi:
"Dayım Ebu Burde elinde sancak olduğu halde yanımdan geçti "nereye gidiyorsun?" diye sordum. Dedi ki: "Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem beni babasının hanımı ile evlenen birini öldürüp malını almam için gönderdi."(176 )

5) Muaviye radıyAllahu anh, Zeyd İbni Sabit ve İbn Abbas radıyAllahu anh'a mektup göndererek mürtedin malı hakkında soru sordu. Onlar "Mürtedin malı beyt’ulmala verilir." şeklinde cevap verdiler. (177 )

Hanefilerden İmam Muhammed ve Ebu Yusuf a göre mürtedin malı Müslüman varislerine kalır. Müslümanken veya mürtedken kazandığı mallar arasında bir fark gözetilmez. (178 )

Delilleri:
1)Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
"Allah'ın kitabına göre rahim sahipleri (akrabalar) birbirlerine (varis olmaya) daha uygundurlar. Şüphesiz ki Allah her şeyi hakkıyla bilendir."  (Enfal: 75)
Bu ayete göre Müslüman ile mürted arasındaki kan bağı irtidat ile bozulmayıp devam ettiğine göre mürtedin malını Müslüman akrabası alır.

2) Zeyd İbni Sabit radıyAllahu anh şöyle rivayet etti:  Ebu Bekir radıyAllahu anh mürtedler hakkında şöyle dedi:

"Onların (ölen mürtedlerin) malını Müslüman varislerine dağıt."(179 )

3) El-Ameş, Şeybani'nin şöyle dediğini rivayet etti:
Hristiyanken Müslüman olup sonra mürted olan yaşlı bir adamı Ali b. Ebi Talib'e getirdiler. Ali radıyAllahu anh ona şöyle dedi:
"Herhalde sen Hıristiyan akrabalarının mirasını alıp sonra tekrar Müslüman olmak düşüncesiyle bunu yaptın. "Adam "hayır" dedi. Ali radıyAllahu anh:
"Herhalde sen onlardan bir kız nişanlamak istedin vermediler. O kızla evlenip sonra Müslüman olmak için böyle yaptın." Adam "Hayır" dedi.
Ali ibn Ebi Talib: "O halde İslam'a dön." dedi. Adam: "Hayır, İsa'ya kavuşuncaya kadar İslam'a dönmeyeceğim." dedi. O zaman Ali İbn Ebi Talib onun kellesinin kesilmesi için emir verdi ve malını Müslüman çocuklarına dağıttı. (180 )
Ebu Hanife'ye göre mürtedin Müslümanken kazandıkları, Müslüman varislerine, mürtedken kazandığı beyt ‘ulmala aittir.(181 )
Delili:
Mürtedin mürted iken kazandığı mal, sahibi olmayan mal hükmündedir. Onun için beyt’ulmala verilmesi gerekir. Fakat Müslümanken kazandığı mal Müslüman mirasçısına verilir.(182 )

c) Mürted dar’ul-harbe kaçarsa geride bıraktığı mal ve mülkün durumu:
Hanefilere göre kadı mürtedin dar'ul harbe kaçtığına hüküm verirse, Müslüman devlette bıraktığı mal Müslüman varislerine verilir. Kadı hüküm vermemişse, malına el konularak bekletilir. Eğer mürted kaçtıktan sonra malıyla beraber yakalanırsa, yakalanan malı beyt’ulmala verilir. Eğer mürted, kadı dar’ul-harbe kaçtığına hüküm vermeden önce Müslüman olursa, malı geri verilir. Kadının hükmünden sonra Müslüman olursa malı geri verilmez. (183 )

Malikiler, Şafiiler ve Hanbelîlere göre mürted dar'ul harbe kaçtığında öldüğü öğrenilinceye kadar malına el konularak bekletilir. Tekrar İslam'a dönerse malı kendisine geri verilir. Mürted olarak öldüğü öğrenildiğinde malı beyt’ulmala verilir.(184 )

d) Mürtedin miras alması:
Bütün âlimlere göre mürted tekrar İslam'a dönmediği takdirde öldürülmesi gerektiğinden ne Müslüman akrabasından ne girmiş olduğu dine bağlı akrabasından ne de kendisi gibi mürted olan akrabasından miras alabilir.(185 )

e) Mürtedin İslam'a döndükten sonra miras alma durumu:
Dört mezhebe göre miras bırakan kişinin vefatından sonra Müslüman olan mürted, ister mirası paylaşılmadan önce ister mirası paylaşıldıktan sonra Müslüman olsun, miras alamaz.(186 )

Delilleri:
Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
"Siz, hanımlarınızın bıraktığının yarısını alırsınız."    (Nisa: 12)

"Bir kimse ölür, çocuğu olmaz bir kız kardeşi olursa kız kardeş onun bıraktığının yarısını alır."   (Nisa: 174)

Bu ayetlerde; ölümün meydana gelmesiyle, paylaştırma şart koşulmaksızın kız kardeş ve koca için, mirasın yarısını alabileceklerine dair hüküm vardır. Ancak mevcut malın bölüştürülmesi gerekir. Mirasa hak kazanmada bölüştürmenin bir rolü yoktur. Çünkü bölüştürme mülk varsa yapılır. Durum böyle olunca, oğlunun mürted olduktan sonra Müslüman olmasıyla kızkardeşinin hakkının kaybolmaması gerekir.(187 )
"Müslüman bir adam öldükten sonra, daha mirası paylaştırılmadan, önceden mürted olan oğlu Müslüman olduğunda Ali ibn Ebi Talib bunun mirastan pay alamayacağına hükmetti.(188 )

f) Mürted Kadının Malları:
Hanefîlere göre mürted kadının malının mülkiyeti elinden çıkmaz. Malında yaptığı tasarruf caizdir. Çünkü öldürülmez. (189 )
Diğer âlimlere göre mürted olan erkek ve kadın arasında hüküm yönünden fark yoktur.

g)Mürtede Ait Mali Hükümler:

1-Mürtedin Borçları:
Dört mezhebe göre mürted ister Müslümanken ister mürtedken borçlansın, kendi kabul ettiği borcu veya ispat edilen borcunu öder.
Ebu Hanife, diğer âlimlerden farklı olarak mürtedin borcunu, mürdetken kazandığı paradan ödemesini şart koşmuştur. Eğer bu para borcunu karşılamazsa Müslümanken kazandığı paradan tamamlar.(190 )

2- Mürtedin Alacakları:
Mürtedin hemen ödenmesi gereken alacakları hemen, vadeli alacakları ise vadesi geldiğinde alınarak malına katılır. Ve âlimlerin mürtedin malı hakkında verdikleri hüküm alacağı hakkında da aynen uygulanır.

164-  (Fethu’l Kadir 4/390) , (El-İnsaf 10/33) , (El-Umm-İmam Şafii 6/151) ,( Mevahibu’l Celil 6/282)
165-  (Fethu’l Kadir 4/390, (El-Mecmu’ Şerhu’l Muhazzeb 18/16)
166-  (El-Mecmu’ Şerhu’l Muhazzeb 18/16–17 , (İbni Kudame-El-Mugni9/9)
167-  (Beyhaki, El-Barkani Buhari'nin şartlarına göre riva¬yet etti.)
168-  (Bedaiu’s Senai 7/137)
169-  (Neylu’l Evtar 6/83) , (El-Mugni-İbni Kudame 7/175) , (Se-rahsi-el-Mebsut 10/30)
170-  (Müslim, İbni Mace, Ebu Davud, Tirmizi)
171  (Ahmed b. Hanbel, Ebu Davud, Tirmizi, İbn Mace)
172-  (İmam Malik, Muvatta)
173-  (El-Umm, İmamŞafii 6/63) , (İbni Kudame-El-Mugni6/372)  (El-Mecmu’ Şerhu’l Muhazzeb 18/19) , (Minehu’l Celil-Aliş 4/466)
174-  (Müslim, İbni Mace, Ebu Davud, Tirmizi)
175-  (Ahmed b. Hanbel, Ebu Davud, Tirmizi, İbn Mace)
176-  (Ebu Davud, Tirmizi, Nesei, Cessas Tefsiri 2/103)
177-  (El-Umm-Şafii 6/164)
178-  (El-Mugni-İbni Kudame 6/372)
179-  (Tahavi Şerhi-Meani’l Asar 3/266)
180-  (El-Muhalla- İbni Hazm 10/197) , (İmam Ahmet b. Hanbel ve Beyhaki bu rivayetin senedi kesik olduğundan dolayı, bu hadis için zayıf dediler.)
181-  (Bedaiu’s Senai’ 7/372)  , (El-Mugni-İbni Kudame 6/372)
182-  (Bedaiu’s Senai’ 7/138)
183-  (Es-Siyeru’l Kebir 5/1923) ,(El-Mecmu’ Şerhu’l Muhazzeb 18/19) (El-Bahru’r Raik 5/146) , (El-Mebsut-Serahsi 1/102)
184-  (El-Mudevvene’l Kubra 8/96)  , (El-Mugni - İbni Kudame 9/9)(El-İkna-Makdisi 4/305)
185-  (Mugni’l Muhtac 3/25)
186-  (Ahkâm-u’l Kur'an-Cessas 2/104) , (El-Mugni-İbni Kudame 6/244–245)
187-  (Meânil Asar-Tahavi 3/266)
188-  (Ahkâm-u’l Kur’an, Cessas 2/103)
189-  (Bedaiu’s Senai’ 7/138)  ,(El-Hidaye-Merginani 2/132)
190-  (Bedaiu’s Senai’ 7/139)  , (El-Mebsut 10/106-107)  , (İmam Şafii-El-Umm 6/153)  , (İbni Kudame, El-Mugni9/9)


Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git


Eğer üye iseniz lütfen üye girişinden giriş yapınız.

Eğer üye değilseniz 10 saniyenizi ayırarak üye olabilirsiniz. 

Dosyaları indirebilmek ve de içerikleri görebilmek için

üye olmanız gerekmektedir.


  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  



.....DAVETULHAK.....HAKKA DAVET FORUMU.....

| Sitemap | Arşiv | Wap | Wap2 | İmode | Rss Haber |