Soru 36 - Risalet konusunda muhalefet eden ve nübüvveti yalanlayanlar kaç türdür
HAKKA DAVET FORUMU
 
*
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 19 Ağustos 2019, 02:20:18


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


Sayfa: [1]   Aşağı git


Eğer üye iseniz lütfen üye girişinden giriş yapınız.

Eğer üye değilseniz 10 saniyenizi ayırarak üye olabilirsiniz. 

Dosyaları indirebilmek ve de içerikleri görebilmek için

üye olmanız gerekmektedir.


  Yazdır  
Gönderen Konu: Soru 36 - Risalet konusunda muhalefet eden ve nübüvveti yalanlayanlar kaç türdür  (Okunma Sayısı 3132 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Admin
Yönetici
******
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 344


« : 12 Eylül 2015, 11:27:02 »

Soru 36) Risalet konusunda muhalefet eden ve  nübüvveti yalanlayanlar kaç türlüdür?

Cevap 36) Risalet konusunda muhalefet eden ve nübüvveti yalanlayanların türleri başlıca şunlardır:
1 - Muhammed sallAllahu aleyhi ve sellem’e bağlı olmaksızın yalan yere nebilik iddia edenler.
2 - Kendilerinin nebilikte Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem'e ortak olduklarını iddia edenler.
3 - Nebilik iddiasında bulunanları doğrulayanlar.
4 - Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem'den sonra nebiliğin caiz olduğunu iddia edenler.
5 - Nebiliğin çalışmakla kazanılabileceğini söyleyenler.
6 - Nebilik iddia etmeksizin kendisine vahiy geldiğini iddia edenler.
7 - Muhammed sallAllahu aleyhi ve sellem'in son nebi ve son rasul olduğunu kabul etmeyenler.
8 - Uykuda Allah tarafından kendisiyle konuşulduğunu iddia edenler.

Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
“Şeytanların kendisine indiği kimseyi size haber vereyim mi? Onlar, çok yalancı (iftiracı ve) günahkâr (olan) herkese inerler. Onlar (şeytanlara) kulak verirler ve onların çoğu yalancıdır.”  (Şuara: 221–223)                

“Allah’a karşı yalan yere iftira atandan veya kendisine hiçbirşey vahyedilmediği halde: “Bana da vahyolundu” diyenden ve: “Allah’ın indirdiğinin benzerini ben de indireceğim” diyenden daha zalim kim vardır?  (En’am: 93)                                                    
 
İbni Teymiyye şöyle demiştir:
“Doğru söyleyen rasulümüzün seviyesine çıktığını iddia edenler, Allah’a iftira atmak suretiyle ya rasulün söylediğini söyleyerek: “Allah beni gönderdi. Allah bana şunu indirdi” der ya da kim tarafından vahyedildiğini söylemeden sadece kendisine vahiy geldiğini iddia ederler. “Bana söylendi, çağrıldım, benimle konuşuldu” şeklinde söylemeleri gibi... Bu kimseler söyledikleri bu sözlerinde yalancıdır.  Böyle bir iddiada asıl faili gizlemişlerdir.

Bazıları ise yukardaki iddialardan hiçbirini ortaya atmaksızın şöyle derler: “Ben de rasulün getirdiğinin benzerini getirebilirim.”

Söz konusu olan bu kimselerin her biri, ya Allah’a, ya nefsine nispet ederek ya da hiçbirisine nisbet etmeyerek rasulün getirdiğini getirebileceğini iddia eder.

Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
“Allah’a karşı yalan yere iftira atandan veya kendisine hiçbirşey vahyedilmediği halde: “Bana da vahyolundu” diyenden ve: “Allah’ın indirdiğinin benzerini ben de indireceğim” diyenden daha zalim kim vardır?  (En’am: 93)
(Fetvalar-İbni Teymiye c: 35 s: 143)                                                

Muhammed b. Abdulvehhab mürtedlerin fırkaları hakkında şöyle demiştir:
“Bunlardan bir kısmı Rasulullah’ı yalanladılar ve putlara ibadete geri döndüler. Bazıları ise Rasulullah’ın nübüvvet konusunda Müseyleme’yi kendisine ortak kıldığını zannederek Müseyleme’yi nebi olarak kabul edip ona tabi oldular. Çünkü Müseyleme, Rasulullah’ın kendisini nübüvvetine ortak kıldığına dair yalancı şahitler getirdi. Bu yalancı şahitler, Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem'in nebilik konusunda Müseyleme’yi ortak edindiğine insanların huzurunda şehadet ettiler. Bu sebeple Müslümanlardan çok kişi onlara inandı ve Müseyleme’nin nebiliğini kabul ederek ona tabi oldular. Böyle yaptıkları için bütün âlimler cehaletlerine rağmen onlara mürted hükmü verdiler ve onların irtidadında şüphe edenlerinde kâfir olduklarını söylediler.”
(Ed-Düreru’s-Seniyye   c: 8  s: 118)                

 İbni Teymiyye şöyle demiştir:
“Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem şöyle dedi: “Her biri kendisinin Allah’ın rasulü olduğunu iddia eden otuz deccal çıkmadıkça kıyamet kopmayacaktır.” Rasulullah ayrıca şöyle dedi:
“Dünyanın sonu yaklaştığında yalancı deccaller çıkacak ve ne sizin ne de babalarınızın bilmediği, duymadığı şeyleri sizlere söyleyeceklerdir. Onlardan sakının ve uzak durun.”

  Şeytanların kendilerine indiği ve vahyettiği kimseler işte bunlardır. Tıpkı Allah-u Teâlâ'nın şu ayetinde buyurduğu gibi:
“Şeytanların kendisine indiği kimseyi size haber vereyim mi? Onlar, çok yalancı (iftiracı ve) günahkâr (olan) herkese inerler. Onlar (şeytanlara) kulak verirler ve onların çoğu yalancıdır.” (Şuara: 221–223)                  
 
Bu kimselerden ilk olarak ortaya çıkan kimse El-Muhtar b. Ebi Ubeyd’dir.” (Fetvalar c:  25 s: 315)            

İbni Teymiyye bir başka yerde şöyle demiştir:
“Müseyleme’nin, kendisine inen ve ona vahyeden bir şeytanı vardı.”  (Fetvalar c: 25 s: 315)          
                    
İbni Teymiyye bir başka yerde sihirbazlar hakkında şöyle demiştir:
“Onlar havada uçarlar. Aslında onları uçuran şeytandır. Bazıları insanları bayıltır. Aslında onları bayıltan şeytandır.  Bazıları yemek, çorba getirir, ibriği havadan suyla doldurur. Aslında bunları yapanlar şeytanlardır. Fakat cahiller, gördükleri bu gibi şeylerin Allah’tan korkan evliyanın kerametinden olduğunu zannederler. Hâlbuki bu gibi şeyler sihirbazların, kâhinlerin ve bunlar gibi kimselerin yaptıkları işlerdendir. Kim rahmani haller ile nefsanî haller arasındaki farkı bilmezse hak ile batılı karıştırır. Allah, her kimin kalbini imanın hakikatleriyle ve Kur’an’a tabi olmakla nurlandırmazsa işte o kimse hak ile batıl yolunu bilmez, böylece hak ile batılı karıştırır. Tıpkı Yemame’de çıkan Müseyleme ve onun gibi yalancılara kanan insanlar gibi olur...

Birçok insan Müseyleme ve onun gibi nebilik iddia eden yalancılara kanmıştır. Oysa Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem şöyle demişti:
“Her biri kendisinin Allah’ın rasulü olduğunu iddia eden otuz deccal çıkmadıkça kıyamet kopmayacaktır.”

İşte bu, büyük deccalin halidir. Ondan başka küçük deccaller çoktur. Onlardan bazıları nebilik iddia eder, bazıları ise nebilik iddia etmeden yalan söyler.

Tıpkı Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem'in aşağıdaki hadiste haber verdiği gibi:
“Dünyanın sonu yaklaştığında yalancı deccaller çıkacak ve ne sizin ne de babalarınızın bilmediği, duymadığı şeyleri sizlere söyleyeceklerdir. Onlardan sakının ve uzak durun.”
(Fetvalar  c: 11  s: 280)                

İbni Teymiyye bir başka yerde şöyle diyor:
“Yalancı Müseyleme de böyleydi. O’nun şeytanları vardı. Gaybi şeyleri ona haber verir, bazı işlerinde ona yardımcı olurlardı. Onun gibi kişiler çoktur. Abdulmelik b. Mervan zamanında Şam’da çıkan El-Haris Ed-Dımeşki onlardandır. Bu kişi nebilik iddia etmiştir.  Şeytanları onun ayaklarını zincirden çıkartırlar ve silahın onu etkilemesini ve vücuduna girmesini engellerlerdi. Balgamı eliyle sürdüğü zaman tesbih ederdi. İnsanlar, havada atın üzerine binmiş vaziyette ve atsız olarak havada yürüyen erkekler görmüşlerdi. Onlar hakkında: “Bunlar meleklerdir” derlerdi. Hâlbuki bunların hepsi cindi. Müslümanlar Haris’i öldürmek için yakaladıklarında bir Müslüman ona mızrak sapladı. Fakat mızrak vücuduna girmedi. Bunun üzerine Abdulmelik onu vuran kişiye: “Sen Allah’ın ismini zikretmedin. Bu yüzden mızrak vücuduna girmedi” dedi. Bunun üzerine adam Allah’ın ismini zikrederek mızrağı Haris’e sapladı. Mızrak vücudunu deldi ve onu öldürdü.”
İşte şeytani hallere sahip olanların durumu böyledir. Şeytanları kovan ayetler zikredildiğinde şeytan bunlardan kaçar.” (Fetvalar c: 11 s: 285)                                

Nebilik iddia edenlerden bazıları şunlardır:
El-Esved el-Ansi,  Sicah,  Mekhul el-Halebî, Baba er-Rumi.

Günümüzde bazıları ise:
Bahaiyye veya Babiyye taifesini kuran Merze Ali Rida el Şirazi: Bu adam yalan yere nebilik iddia etmiştir. Bu taife nebilerin sona ermediğine inanmaktadırlar.

Kadıyanilik (Ahmediyye) taifesini kuran yalancı peygamber olan Merze Ahmed. Bazı Rafiziler.
Kayıtlı

حسبي الله
Sayfa: [1]   Yukarı git


Eğer üye iseniz lütfen üye girişinden giriş yapınız.

Eğer üye değilseniz 10 saniyenizi ayırarak üye olabilirsiniz. 

Dosyaları indirebilmek ve de içerikleri görebilmek için

üye olmanız gerekmektedir.


  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  



.....DAVETULHAK.....HAKKA DAVET FORUMU.....

| Sitemap | Arşiv | Wap | Wap2 | İmode | Rss Haber |