Mürtedin işlediği suçlar
HAKKA DAVET FORUMU
 
*
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 20 Ağustos 2019, 23:13:05


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


Sayfa: [1]   Aşağı git


Eğer üye iseniz lütfen üye girişinden giriş yapınız.

Eğer üye değilseniz 10 saniyenizi ayırarak üye olabilirsiniz. 

Dosyaları indirebilmek ve de içerikleri görebilmek için

üye olmanız gerekmektedir.


  Yazdır  
Gönderen Konu: Mürtedin işlediği suçlar  (Okunma Sayısı 2967 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Malik bin Enes
Yönetici
******
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 391


« : 09 Eylül 2015, 19:44:54 »

                                                                                          MÜRTEDİN İŞLEDİĞİ SUÇLAR

I - Mürtedin Bir Şahsı Öldürmesi:
a) Bir mürtedin bir Müslümanı kasten öldürmesi:

Dört mezhebe göre dar’ul-İslâmda bir mürted bir Müslümanı öldürürse mürted İslâm'a dönse bile kısas gerekir. (142 )

Delilleri:
Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
"Haklı bir sebep olmadıkça Allah'ın haram kıldığı bir cana kıymayın. Bir kimse zulmen öldürülürse onun velisine (mirasçısına hakkını alması için) yetki verdik. Ancak bu veli de kısasta ileri gitmesin. Zaten (kendisine bu yetki vermekle) o yardıma mazhar olmuştur." (İsra: 33)

"Ey iman edenler! Öldürülenler hakkında size kısas farz kılındı."   (Bakara: 178)

İhn Ebi Leylâ'dan; Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
"Bir mü'mini kasten öldüren kişinin öldürülenin velisi affetmedikçe öldürülmesi gerekir. Kim engel olursa Allah'ın gazabı ve laneti üzerinedir. Ve yaptığı hiçbir amel kabul edilmez. (143 )

b ) Bir mürtedin yanlışlıkla bir Müslümanı veya bir zımmiyi ya da Müslümanlarla sulh halinde olan kâfir bir devletin ferdini öldürmesi:

Dört mezhebin imamları bir mürted bir Müslümanı veya bir zımmiyi ya da Müslümanlarla sulh halinde olan kâfir bir devletin ferdini yanlışlıkla öldürürse, Nisa:92 ayetine göre, kısas gerekmeyip diyet alınacağı konusunda ittifak etmişlerdir. Ancak diyetin mürtedin Müslümanken kazandığı malından mı, bütün kazandığı mallardan mı yoksa beytul malden mi alınacağı konusunda ihtilaf etmişlerdir.

Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
'Yanlışlıkla bir mü'mini öldüren kimsenin, mü'min bir köle azad etmesi ve ölenin ailesine teslim edilecek bir diyet vermesi gereklidir. Meğerki ölünün ailesi o diyeti bağışlamış ola. (Bu takdirde diyet vermez.) Eğer ölen mü'min olduğu halde, size düşman olan bir toplumdan ise, mü'min bir köle azad etmek lâzımdır. Eğer kendileriyle aranızda antlaşma bulunan bir toplumdan ise, ailesine teslim edilecek bir diyet ve bir mü'min köleyi azad etmek gerekir."   (Nisa:92)

İmam Ebu Hanife'ye göre diyet yalnız Müslümanken kazandığı parasından alınır.
Şafiiler, Hanbelîler, Ebu Yusuf ve Ebu Muhammed'e göre diyet mürtedin bütün malından da alınabilir.
Malikilere göre; diyet Müslüman devletin beyt’ul malından ödenir. (144 )

c) Mürtedin kasten bir zımmiyi ya da Müslümanlarla sulh halinde olan kâfir devletin ferdini öldürmesi:

Hanefiler, Hanbelîler ve Şafîilerin tercih edilen görüşüne göre mürted tekrar İslam’a dönse de kısas yapılarak öldürülür. (145 )

Malikiler ve Şafiilerin bir görüşüne göre kısas gerekmeyip diyet ödenir. (146 )

II-Mürtedin Başkalarını Yaralaması:

a) Mürtedin bir Müslümanı kasten yaralaması:
Dört mezhep imamlarına göre; mürted, bir Müslümanı kasten bıçaklar veya yaralarsa, bu olay kısas uygulanabilecek bir hadisede ise kısas yapılır; eğer kısas uygulanmayacak bir hadisede ise diyet vermesi gerekir.
Mesela; mürted, bir Müslümanın gözünü çıkarır ya da elini veya kulağını keserse aynı şekilde kısas yapılır. Fakat mürted, bir Müslümanın karnını bıçaklarsa bunun ne kadar derin olduğu tam olarak anlaşılmayacağından kısas uygulanmaz, diyet vermesi gerekir. (147 )

Delilleri:
Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
'Tevrat'ta onlara şöyle yazdık: Cana can, göze göz, buruna burun, kulağa kulak, dişe diş, yaralar da kısastır. (Her yaralama misli ile cezalandırılır.) Kim bunu (kısası) bağışlarsa kendisi için o kefaret olur. Kim Allah'ın indirdiği ile hükmetmezse işte onlar zalimlerdir." (Maide: 45)

b) Mürtedin bir zımmiyi ya da sulh halinde olunan bir kâfir devletin ferdini yaralaması:

Dört mezhebe göre mürted, bir zımmiyi ya da sulh halinde olunan bir kâfir devletin ferdini yaraladığında diyet vermesi gerekir. Mürted dar’ul-harbe kaçsa da Müslüman devlette bulunan malından diyet verilir. (148 )

III - Mürtedin Irza Tecâvüzü:

a)Zina:
Dört mezhebe göre bekâr olan bir mürted Müslüman devlette zina yaparsa yüz değnek ceza verilmesi gerekir.

Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
"Zina eden kadın ve erkeğin her birine yüzer değnek vurun. Allah'a ve ahiret gününe inanıyorsanız Allah'ın dini konusunda o ikisine acımayın."  (Nur: 2)                                                                 

Evli bir mürtedin zina yapması durumunda âlimler ihtilaf etmişlerdir.
Hanefiler ve Malikilere göre zina eden bir mürtede recm cezası verilebilmesi için ihsan şartlarına sahip olması gerekir. Malikiler ve Hanefiler İslam olmayı ihsan şartlarından biri saydıklarından dolayı zina eden evli bir mürtedin, muhsan olmadığı için recm cezası uygulanmaz, yalnız sopa cezası verilir, derler. (149 )

Delilleri:
İbn Ömer radıyAllahu anh şöyle demiştir: "Allah'a şirk koşan muhsan (korunmuş) değildir." (150 )

Şafiiler ve Hanbelîler de; İslamı ihsanın şartlarından biri olarak kabul etmedikleri için evli olup zina eden mürtede recm cezası veril¬mesi gerektiği görüşündedirler. (151 )

Delilleri:
İbn Ömer radıyAllahu anh'dan;
"Yahudiler Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem'e geldiler ve kendilerinden bir kadınla bir erkeğin zina ettiğini haber verdiler. Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem onlara şöyle dedi:
"Kitabınızda bununla ilgili ne buluyorsunuz?" Onlar Tevrat'ta şu hükmün olduğunu söylediler:
"Onları utandırmak için yüzleri siyaha boyanıp şehrin her yanında dolaştırılır." Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
"Yalan söylüyorsunuz. Tevrat'ta recm cezası vardır. Eğer doğru söylüyorsanız Tevrat'ı getirin okuyalım."
Tevrat’ı ve onu okuyabilen bir adam getirdiler. Adam Tevrat'ı okumaya başladı ve bir yere gelince eliyle kitabın bir yerini kapatıp okumaya devam etti. Ona şöyle denildi:
"Elini kaldır." Elini kaldırınca recm ayeti gözüktü. Yahudiler dediler ki:
"Tevrat'ta recm ayeti vardır. Fakat biz bunu aramızda gizliyorduk."
Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem onlara zina yapan kadın ve erkeğin recmedilmesini emretti.

İbn Ömer radıyAllahu anh şöyle dedi:
"Zina eden erkeğin, zina eden kadını korumak için ona eğildiğini gördüm." (Buhari, Müslim)

İbn Kudame şöyle dedi:
"Eğer bu delile itiraz edilerek: "Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem onlara Tevrat'ta bulunan hükmü tatbik etti." denilirse onlara şöyle deriz: "Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem onlara İslam'ın hükmünü tatbik etti.
Çünkü Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:

"Ey Muhammed! Kur'an'ı, önce gelen kitabı doğrulayarak ve ona şahit olarak gerçekle sana indirdik. Allah'ın indirdiği ile aralarında hükmet. Gerçek olan sana gelmiş bulunduğuna göre onların heveslerine uyma! Her birinize bir şeriat ve bir yol verdik. Allah dileseydi, sizleri bir tek ümmet yapardı. Fakat size verdiğinde (yol ve şeriatlarda) sizi denemek için (böyle yaptı)."  (Maide: 48)

Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem için İslam kanunlarından başka kanunlarla hükmetmek caiz değildir. O’na caiz olsaydı ümmetine de caiz olurdu. Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem'in Tevrat’ı getirtip ondaki hükmün okunmasını istemesinin sebebi; vereceği hükmün Tevrat'a da uygun olduğunu ve Yahudilerin Tevrat'ın emirlerine sırt çevirip muhalefet ettiğini göstermek içindir.

Eğer İslam, ihsan şartlarından biri olsaydı, Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem zina eden Yahudilere recm cezası verilmesini emretmezdi. (152 )

Mürted Zina EttiktenSonra Müslüman Olursa, Zina Cezası Tatbik Edilip Edilmemesi Konusunda Âlimler Arasında İhtilaf Vardır:
Hanefiler ve Malikilere göre zina haddi tatbik edilmez. (153 )
Şafiiler ve Hanbelîlere göre zina haddi tatbik edilmesi gerekir. (154 )

b) Mürtedin bir Müslümanın namusuna iftirada bulunması (kazf):

Dört mezhebe göre Müslümanın namusuna iftira eden kişiye, ister Müslüman iken iftira edip sonra mürted olsun, isterse ister mürted iken iftira edip sonra Müslüman olsun veya isterse de mürted iken iftira edip dar’ul-harbe kaçsın, iftira cezası (seksen değnek) verilmesi gerekir. (155 )

Eğer mürted dar’ul-harbe kaçtıktan sonra, orada Müslümanın namusuna iftira edip sonra Müslüman olursa iftira cezasının tatbik edilip edilemeyeceği konusunda âlimler ihtilaf etmişlerdir.

Malikiler ve Hanefilere göre iftira cezası tatbik edilmez. Çünkü dar’ul-harpte işlenen suçlara, işleyen kişi sonradan İslam’a dönerse ceza verilmez. (156 )
Şafiiler ve Hanbelîlere göre iftira cezası tatbik edilir. (157 )

IV - Mürtedin Müslümanın Malına Zarar Vermesi:

a) Mürtedin savaş hali dışında Müslümanın malına zarar vermesi:
Dört mezhep; mürtedin dar’ul-İslamda ve savaş hali dışında bir kimsenin malına zarar vermesi hâlinde zararın mürtede ödettirilmesi konusunda ittifak etmişlerdir. (158 )

b) Mürtedin savaş halinde bir Müslümanın malına zarar vermesi:
Hanbelîlerin ve Şafiilerin tercih edilen görüşüne göre; mürted savaş halinde bir kimsenin malına zarar verirse, zarar mürtede ödettirilmez.(159 )

Delilleri:
1-Ebu Bekir radıyAllahu anh zamanında mürtedlerin savaş sırasında Müslümanlara verdikleri zararlar ödettirilmemiştir.

2-Tulayha el-Esediy mürted iken, Ukkâşe İbn Muhsin Esediy'i ve Sabit İbn Erkam'ı öldürdü. Ve kendisine bunların diyeti ödettirilmedi.

Beni Hanife'ye mürted iken, Yemame Savaşı'nda öldürdükleri Müslümanların diyetleri ödettirilmedi. (160 )
Şafiilerle ve Hanbelîlerin bir görüşüne göre; mürted savaş halinde iken, bir Müslümanın malına zarar verirse, zarar mürtede ödettirilir. (161 )

c)Mürtedin Müslümanın Malını Çalması Veya Yolunu Kesmesi:
Hanefi ve Malikilere göre bir mürted hırsızlık yaptıktan sonra Müslüman olursa had tatbik edilmez (eli kesilmez.) Fakat çaldığı malın karşılığı ödettirilir. Aynı şekilde mürtedin yol kesmesi halinde, sonradan Müslüman olursa, yol kesme haddi tatbik edilmez. Fakat yaptığı zarar ödettirilir. (162 )

Şafiiler ve Hanbelîlere göre; bir mürted hırsızlık yaptıktan sonra Müslüman olsa bile eli kesilir. Mürted yol keserse sonradan Müslüman olsa bile yol kesme haddi tatbik edilir.(163 )

Yol kesme suçu hakkında Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
"Allah'a ve rasulüne karşı savaşanların ve yeryüzünde bozgunculukla uğraşanların cezası öldürülmek veya asılmak veya el ve ayakları çapraz kesilmek ya da yerlerinden sürülmektir. Bu onlara dünyada bir rezilliktir. Onlara ahirette büyük azap vardır."  (Maide: 33)


142- (El-Umm-İmam Şafii 6/153) , (El-Umm-İmam Şafii 4/290) , (İbn Kudame-El-Mugni8/255/554) , (Makdisi-El-Ikna 4/306) , (Âliş-Şerhu Minehi’l Celil 4/467) , ( Şerhu’l Huraşi 8/4)
143- (İmam Şafii rivayet etti-El-Umm 6/4)
144- (Mugni’l Muhtac 4/17) , (El-Bahru’r Raik 5/147) , (El-Umm- İmam Şafii 6/48) , (Serahsi, El-Mebsut 1/108) , (Makdisi-El-İkna 4/306) , (Şerh-ul Huraşi 8/66) ,(İmam Kaşani-Bedaiu’s Senai’  7/252) (Makdisi-El-İkna 4/33) , (El Mebsut-İmam Muhammed'in el yazması y: 142)
145- (Mugni’l Muhtac 4/17) , (İbni Kudame-El-Mugni8/277) (Makdisi-El-İkna 4/33) , (El Mebsut-İmam Muhammed'in el yazması y: 142)
146- (Huraşi 8/66) ,(Esna’l Metalib4/123)
147- (El-Umm-İmam Şafiî 6/154), (İbni Kudame-El-Mugni3/163), (Kalvazani-El-Hidaye -el yazması-sy:20), (Aliş-Minehu’l Celil 4/467)
148- (El-Umm-İmam Şafii 6/48) , (Cevahiru’l İklil 2/279) , (El-Bahru’r Raik 5/148)
149- (Semerkandi-Tuhfetu’l Fukaha 3/215) , (Aliş-Şerhu Minehu’l Celil 4/472) , (Şerhu’l Huraşi 8/68) , (İbni Kudame-El-Mugni 9/40-41)
150- (İshak İbni Rahaveyh müsnedinde rivayet etti.), (İbni Kuda-me-El-Mugni9/40-41) , (Kifayetu’l Ahyar 2/179) , (Merdavi - El-İnsaf 10/337)
151- (İbn Kudame-El-Mugni9/40-41) ,  (Kifayetu’l Ahyar 2/179) (Merdavi-El-İnsaf 10/337)
152- (İbni Kudame-El-Mugni9/40-41)
153- (El-Bahru’r Raik 5/135) , (Mevahibu’l Celil 6/281-288)
154- (İbn Kudame-El-Mugni9/27)
155- (El-Bahru’r Raik 5/138) , (Şerhu’l Huraşi 8/66) , (Esna’l Metalib4/123) , (El-Mugni-İbn Kudame 9/278)
156- (El-Bahru’r Raik 5/138) , (Şerhu’l Huraşi 8/66)
157- (İbni Kudame-El-Mugni9/27)
158- (El-Bahru’r Raik 6/147) , (Ibni Kudame-El-Kâfı 3/163), (Kal-vazani- El-Hidaye “elyazması y:202”) ,(Şerhu’l Huraşi 8/66) (Aliş-Şerhu Minehu’l Celil 4/467)
159- (İbni Kudame, El-Mugni8/539-540)
160- (İbni Kudame -El-Mugni8/539-54)
161- (El-Mecmu’ Şerhu’l Muhazzeb 18/20)
162- (El-Bahru’r Raik 5/198) , (Mevahibu’l Celil 6/281-282)
163- (İbni Kudame -El-Mugni9/27)

Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git


Eğer üye iseniz lütfen üye girişinden giriş yapınız.

Eğer üye değilseniz 10 saniyenizi ayırarak üye olabilirsiniz. 

Dosyaları indirebilmek ve de içerikleri görebilmek için

üye olmanız gerekmektedir.


  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  



.....DAVETULHAK.....HAKKA DAVET FORUMU.....

| Sitemap | Arşiv | Wap | Wap2 | İmode | Rss Haber |