Gaybı Bildiğini İddia Edenlerin Türleri
HAKKA DAVET FORUMU
 
*
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 21 Ağustos 2019, 00:23:02


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


Sayfa: [1]   Aşağı git


Eğer üye iseniz lütfen üye girişinden giriş yapınız.

Eğer üye değilseniz 10 saniyenizi ayırarak üye olabilirsiniz. 

Dosyaları indirebilmek ve de içerikleri görebilmek için

üye olmanız gerekmektedir.


  Yazdır  
Gönderen Konu: Gaybı Bildiğini İddia Edenlerin Türleri  (Okunma Sayısı 2882 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Bismirrahman
Yönetici
******
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 205


قتل الانسان ما اكفره


« : 08 Eylül 2015, 10:08:26 »

Gaybı Bildiğini İddia Edenlerin Türleri

Bunlar; müneccim (yıldız falına bakan), kâhin, arraf, sihirbaz, kum falına bakan veya herhangi bir yol uydurarak gaybı bildiğini iddia edenlerdir.

Bunların hepsi de gaybı bildiklerini iddia etmelerine rağmen aralarındaki fark, kullandıkları metodun farklı olmasıdır.

- Yıldızlara bakarak gaybden haber verenlere "müneccim" ismi verilir.

- Kuma çizgi çizerek gaybtan haber verenlere "rammal" ismi verilir.

- Kuşa bakarak gaybtan haber verenlere "ayyaf" veya "âif" ismi verilir.

- Cin yoluyla gaybtan haber verenlere "kahin", "arraf" ve "sihirbaz" ismi verilir.

Bunlardan "arraf"; çalınmış ve kaybolmuş şeylerin yerlerini cin yoluyla haber verir.

"Kahin"; yine cin yoluyla insanın düşündüklerinden haber verir.

"Sihirbaz" ise; cin yoluyla gaybı bildiğini iddia eder.

Gaybtan Haber Verme Kapsamına Giren Bazı Meseleler

1 - El falına bakmak.
2 - Fincan falına bakmak.
3 - Ateş falına bakmak.

Şöyle ki; ateşten çıkan alevin şekline bakılır. Eğer çekiç veya buna benzer bir şey oluşursa bakan falcı şöyle der; "sana bir musibet isabet edecek onun için yolculuk yapma!" Eğer ağaç ve benzeri şeyler oluşursa "evlen, yolculuk yap." gibi şeyler söyler.
4 - Kitap falına bakmak.
Şöyle ki; Bir kişi evlenmeye niyet ettiğinde mushafı veya herhangi bir kitabı alıp rast gele açar ve sayfanın ilk kelimesine bakar. Eğer rahmet ayeti ise veya güzel manalı bir kelime ise evlenmeye karar verir, eğer değilse evlenmekten vazgeçer. Bunu yapmak kehanettir. Gaybı bildiğini iddia etmektir ve bu küfürdür.
5 - Ruhları hazırlama denilen şey:
Şöyle ki: anlaşılmayan bir takım dua ve sözlerle ölmüş olan bir kişinin suretine giren bir cin getirilmesi.

Şöyle ki; bu cin ölmüş olan bir kişinin kılığına girerek veya bu kişinin sesi gibi ses çıkartarak ya da bu kişinin ruhu olduğunu söyleyerek geçmiş ve gelecekten haber verir.
6 - Cümle hesabı yapmak.
Şöyle ki; bir kimsenin isminin veya bu işe bakan kimsenin isminin harfleri toplanır, sonra çıkan sonuç senenin ay sayısına bölünür. Çıkan sonuç, o işe bakan kimsenin yanında bulunan ve her birinde gelecekle ilgili haberlerin yazıldığı rakamlardan oluşan bir cetvelle karşılaştırılır. Örneğin; eğer bölme işleminin sonucunda on rakamı çıkmışsa cetveldeki on rakamına bakılır ve o rakamdaki yazılı bilgi o kimseye okunur.
7 - Gazete ve dergilerde bulunan burçlar.
Bu, bir çeşit fal türüdür ve bu fal türü müneccimliğe girer. Şöyle ki; mesela "bugün veya bu hafta şu burçta doğanın başına şöyle şöyle şeyler gelecektir" der. Bu da gaybı bildiğini iddia etmektir ve küfürdür.
Gaybtan Haber Vermekten Sayılmayan Bazı Şeyler
1 - Güneşin ve ayın tutulacağı günü ve saati haber vermek:
Bu, bilimsel hesaplara dayandığı için gaybtan haber vermek sayılmaz. Fakat haber verildiği zaman yüzde yüz kesinlik ifade eden bir tarzda söylememek daha efdaldir.
2 - Meteorolojinin hava durumu hakkında verdiği haberler.
Bu da hesaba dayandığı için gaybtan haber verme sayılmaz. Fakat haber verirken kesin ifadeler kullanmayarak Allah-u teala'nın dilemesine bırakmak gerekir.
3 - İlmi aletler kullanarak yer altı kaynakları hakkında bilgi vermek.
4 - Parmak izleri, yoldaki ayak izleri konusunda uzman olan kişinin verdiği haberler.

Gaybı -Bildiğini- İddia Edenlerin ve Onlara Giden Kişilerin Hükümleri

 Gaybı iddia eden kimseler büyük küfür işlemiş ve kafir olmuştur.

Gaybı iddia edenlere gidenlerin hükmü ise şöyledir:
1 - Eğer gaybı bildiğini iddia edenlere inanarak giderse onlar gibi kafir olur. Çünkü böyle yapan kimse Allah'tan başka gaybı bilenlerin de olduğuna inanmıştır.
Oysa Allah-u teala şöyle buyurmuştur.

"De ki: "Göklerde ve yerdeki gaybı Allah'tan başkası bilmez. Onlar ne zaman dirileceklerini hissetmiyorlar."
(Neml: 65)
2 - Gaybı bildiğini iddia edenlere giden kişi onların yaptıklarını sevmez ve gaybı bilmediklerine inanır, fakat dünya ile ilgili hacetini sormak için veya bir ilaç sormak için giderse büyük günah işlemiştir ve kırk gün namazı kabul olmaz.
Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

"Kim bir falcıya bir şey hakkında sormak için giderse kırk gün namazı kabul olmaz."
(Müslim)

Bu hadiste kastedilen; hadiste belirtilen ameli yapanın kırk gün kıldığı namazdan dolayı ecir alamamasıdır. Bu nedenle hadisten, böyle yapan kimsenin kırk gün namazı terk edebileceği anlaşılmamalıdır. Bilakis namazı kılması gerekir. Zira namaz kılmakla farziyet ondan kalkar, ama böyle büyük bir günah işlediği için kırk gün boyunca kıldığı namazının sevabını alamaz.
3 - Gaybı bildiklerini iddia edenlere giden, eğer yaptıklarını sevmez, onların gaybı bilmediklerine inanırsa, sırf bilgi sahibi olmak veya onları seyretmek ya da eğlence olsun diye gitmişse bu da büyük günahtır, aynı şekilde bu kimsenin de kırk gün namazı kabul olmaz.
Falcı ve sihirbazı televizyonda seyretmek de caiz değildir.
Muhammedun Rasulullah'a Şehadetin Manası
Şimdiye kadar sizlere "Lâ ilâhe illAllah'ı" ayetlerle ve hadislerle açıklamaya çalıştık.

Şimdi ise Kelime-i şehadetin ikinci kısmı olan "Muhammedun Rasulullah'ı" açıklamaya çalışalım:
Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem'in Allah-u teala'nın elçisi olduğuna şehadet etmek demek; Rasulullah'ın emrettiği şeylerde ona itaat etmek, haber verdiği şeyleri tasdik etmek, yasakladığı şeylerden kaçınmak ve Allah-u teala'ya onun gösterdiği şekilde ibadet etmektir.
Allah-u teala şöyle buyuruyor:

"Doğrusu sizin içinizden bir rasul size gelmiştir ki sizin sıkıntıya düşmeniz onun ağırına gider, size çok düşkün, mü'minlere karşı çok şefkatli ve pek merhametlidir."
(Tevbe: 128)

Şüphe yok ki Allah'ı sevmek kuru laflarla olmaz. Vicdani bir aşkla da geçekleşmez. Bu dava sadece Allah'ın Rasulüne tabi olmak, hidayeti üzere yaşamak ve hayatta onun nizamını gerçekleştirmekle olur.

İman da şüphesiz ağızlarda gevelenen sözlerden ibaret değildir. Coşturucu şiirler ve dikilmiş alametler hiçbir zaman imanı ifade etmeye muktedir değildir. Fakat iman Allah'a ve Rasulüne itaattir. Rasulullah'ın arzettiği şekilde Allah'ın nizamını yaşamaktır.

Allah-u teala şöyle buyuruyor:

"De ki: "Eğer Allah'ı seviyorsanız bana uyun ki Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın." Allah Gafur'dur, Rahim'dir.

"Allah'a ve Rasulüne itaat edin" de. Şayet yüz çevirirlerse şüphesiz ki Allah kafirleri sevmez."
(Al-i İmran: 31-32)

Yukarıdaki ayet-i kerimelerden birincisi hakkında İbni Kesir şöyle diyor:

"Bu ayetin hükmüne göre, Allah'ı sevdiğini iddia ettiği halde Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem'in yoluna ve onun getirdiği hak dine uymayan kişi davasında yalancıdır.

Nitekim sahih bir hadiste Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem şöyle buyuruyor:

"Kim bizim emrimize uymayan bir iş işlerse onun ameli geçersizdir." (Müslim)

Ayet-i kerimenin devamında Allah-u teala herkese emrederek buyuruyor ki:

"Allah'a ve Rasulüne itaat edin" de. Şayet yüz çevirirlerse (yani onun emrine muhalefet ederlerse) şüphesiz ki Allah kafirleri sevmez."

Bu da gösteriyor ki davranışlarında Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem'e zıt hareket etmek küfürdür. Bu kişiler her ne kadar kendilerini Allah'ı seviyor ve ona yakınlaşıyor zannetse de Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem'e uyuncaya kadar Allah onları asla sevmeyecektir." (İbn-i Kesir tefsiri)

Allah-u teala şöyle buyuruyor:

"Rasul size ne verdiyse onu alın. Size ne yasak ettiyse ondan da sakının. Allah'tan korkun. Çünkü Allah'ın azabı çetindir."
(Haşr: 7)
Kayıtlı

İzzetli yaşamayı arzu edenler; inancı uğruna ölümü bir sevgili bilip mücâdele edenlerdir...
Sayfa: [1]   Yukarı git


Eğer üye iseniz lütfen üye girişinden giriş yapınız.

Eğer üye değilseniz 10 saniyenizi ayırarak üye olabilirsiniz. 

Dosyaları indirebilmek ve de içerikleri görebilmek için

üye olmanız gerekmektedir.


  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  



.....DAVETULHAK.....HAKKA DAVET FORUMU.....

| Sitemap | Arşiv | Wap | Wap2 | İmode | Rss Haber |