2. Heva ve Heves
HAKKA DAVET FORUMU
 
*
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 16 Kasım 2019, 01:56:29


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


Sayfa: [1]   Aşağı git


Eğer üye iseniz lütfen üye girişinden giriş yapınız.

Eğer üye değilseniz 10 saniyenizi ayırarak üye olabilirsiniz. 

Dosyaları indirebilmek ve de içerikleri görebilmek için

üye olmanız gerekmektedir.


  Yazdır  
Gönderen Konu: 2. Heva ve Heves  (Okunma Sayısı 3383 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Abdurrahman el-muvahhid
Yönetici
******
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 91



« : 13 Ağustos 2015, 22:16:16 »


2. Heva ve Heves


Heva; meyletmek, sevmek, aşık olmak manasına geldiği gibi birşeyi istemek veya temenni etmek manalarına da gelir.

Nefsin hevası; nefsin istekleridir.

Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:

"Nefsini hevadan sakındırdı." (Naziat: 40)       

Yani; nefsinin istediği şehvetlere uymaktan ve Allah-u Teâlâ'ya isyan konusunda çağırdığı şeylere uymaktan kendisini korudu, demektir.

Heva ve heves mutlak olarak kullanıldığı zaman kötü mana kastedilir. Fakat, bu kelimeler ile kötü bir mana kastedilmiyorsa, o zaman bu kelimelerle birlikte başka kelimeler de kullanılmalıdır. "İyi heva" gibi... "Bu heva doğruya uygundur" gibi... ("Lisan’ul Arab"a bak...)
 
 
Kur’an, heva ve hevesi, kötüleyerek zikretmiştir. Allah-u Teâlâ'ya isyan konusunda heva ve hevese itaat edilip bağlanıldığında, Allah-u Teâlâ'nın şeriatine ters düşse bile heva ve hevesin hak gördüğü hak, batıl gördüğü batıl görülerek eşyalar üzerinde hüküm verici kaynak tayin edildiğinde heva, Allah-u Teâlâ'dan başka ibadet edilen bir tagut olmuş olur.

Heva ve hevese göre dostluk ve düşmanlık yapmak, yaptığı İslam şeriatine ters düşse bile sevdiği kimseyi dost, sevmediğini düşman görmek de aynı şekilde heva ve hevesi, Allah-u Teâlâ'dan başka ibadet edilen ilah edinmek olur. Çünkü heva ve hevesine, şeriate muhalif olsa bile uyan, onu hüküm verici tayin eden kimse, bu hareketiyle heva ve hevesine ibadet etmiş, onu Allah-u Teâlâ'dan başka bir ilah edinmiş ve Allah-u Teâlâ'ya denk kılmıştır.

Allah-u Teâlâ'nın şu ayetlerde buyurduğu gibi:

"Kalbini bizi zikretmekten gafil kıldığımız, hevasına uyan ve işi aşırılık olan kimseye itaat etme!" (Kehf: 28)

"(Ey Muhammed!) Hevasını ilah edineni gördün mü? Ona sen mi vekil olacaksın?" (Furkan: 43)

"Hevasını ilah edinen, Allah’ın kendi ilmi dahilinde saptırdığı kimseyi gördün mü?" (Casiye: 23)
 
 
İbni Teymiye şöyle dedi:
 
"Heva ve hevesine ibadet eden kimse, heva ve hevesini ilah edinmiştir. Bu kimsenin ilahı heva ve hevesleridir. Bu sebeble, ilahlığı gerçekten hakedeni ilah edinmez. Onun ilah edindiği sadece ve sadece heva ve hevesidir.

İşte heva ve hevesini ilah edinen bu kimse aynen müşriklerin ilahlarını sevmeleri veya buzağıya ibadet edenlerin buzağıyı sevmeleri gibi heva ve hevesini sever. Bu sevgi Allah-u Teâlâ’la beraber olan bir sevgidir. Yoksa Allah-u Teâlâ için olan sevgi değildir. Bu ise şirk ehlinin sevgisidir.

Nefisler Allah-u Teâlâ'yı sevdiğini iddia edebilir. Bununla beraber heva hevesin sevdiğini de sever. İşte bu, sevgi de şirktir. Zira heva ve hevesin sevgisini Allah-u Teâlâ'nın sevgisiyle bir yapmış, dolayısıyla sevgide şirk işlemiştir." (Fetvalar c: 8 s. 359)
Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git


Eğer üye iseniz lütfen üye girişinden giriş yapınız.

Eğer üye değilseniz 10 saniyenizi ayırarak üye olabilirsiniz. 

Dosyaları indirebilmek ve de içerikleri görebilmek için

üye olmanız gerekmektedir.


  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  



.....DAVETULHAK.....HAKKA DAVET FORUMU.....

| Sitemap | Arşiv | Wap | Wap2 | İmode | Rss Haber |