İrtidat ile ilgili Hükümler
HAKKA DAVET FORUMU
 
*
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 22 Kasım 2019, 05:20:55


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


Sayfa: [1]   Aşağı git


Eğer üye iseniz lütfen üye girişinden giriş yapınız.

Eğer üye değilseniz 10 saniyenizi ayırarak üye olabilirsiniz. 

Dosyaları indirebilmek ve de içerikleri görebilmek için

üye olmanız gerekmektedir.


  Yazdır  
Gönderen Konu: İrtidat ile ilgili Hükümler  (Okunma Sayısı 3934 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Malik bin Enes
Yönetici
******
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 391


« : 05 Ağustos 2015, 23:25:36 »

                                                                           İRTİDATLA İLGİLİ HÜKÜMLER

I - İRTİDATIN TESPİTİ:

İslâm'ı terk yani irtidat; mürtedin itirafı ile veya şahitlerle tespit edilir.

a) Şahitlerin Sayısı:
Dört mezhebe göre irtidatın tespitinde iki adil erkek şahit zorunludur. Ancak bu şahitlerin kişinin irtidatında "bu kâfir oldu" sözü ile yetinilmeyip şahitlerin gördüğü ve duyduğu şeyleri ayrıntılı olarak açıklaması gerekir. (95 )

b) Mürtedlik İle Suçlanan Kişinin Kendine Yapılan Suçlamayı Reddetmesi Hali:
Şafiiler ve Hanbelîlere göre; iki adil erkek şahit tarafından mürted olmakla suçlanan kişi, suçunu kabul etmeyip reddederse; bunun sözüne değil şahitlerin sözüne itibar edilir, mürted hükmü verilerek tevbeye çağırılır, tevbe etmezse öldürülür. (96 )
Hanefilere göre ise; iki adil erkek şahit tarafından mürted olmakla suçlanan kişi suçunu kabul etmeyip reddederse, mürted hükmü verilir. Fakat onun bu reddi yeniden İslam’a dönüş sayılır ve tevbeye çağrılmaz. (97 )

II- MÜRTEDİN TEVBEYE DAVET EDİLMESİ:

a) Mürtedin tevbeye davet edilmesinin hükmü:
Malikiler, Hanefilerden imam Muhammed ve İmam Ebu Yusuf, Şafii ve Hanbelîlerin bir görüşüne göre mürtedin öldürülmeden önce tevbeye davet edilmesi şarttır.(98 )

Delilleri:
Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
"İnkâr edenlere; eğer küfürden vazgeçerlerse geçmişlerinin bağışlanacağını söyle."  (Enfal:38)
Bu ayeti kerimede Allah-u Teâlâ ister mürted ister kâfir olsun bütün küfredenlerle konuşup onları tevbeye davet etmemizi emrediyor.
Cabir radıyAllahu anh'dan; rivayete göre:
"Ümmü Rûman isimli bir kadın mürted oldu. Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem tevbeye çağrılmasını, kabul etmediği takdirde öldürülmesini emretti.(99)
Ebu Musa el-Eşari radıyAllahu anh tarafından gelen bir adam Ömer b. Hattab'ın huzuruna çıkmış ve Ömer radıyAllahu anh ona:
"Mağribe'den bir haber var mı?
"Evet, inandıktan sonra inkâr eden bir adam..."
"Ona ne yaptınız?”
"Onu yakaladık ve boynunu vurduk."
"Keşke üç gün hapsetseydiniz. Her günde bir kuru ekmek verseydiniz, tevbeye çağırsaydınız. Belki tevbe eder tekrar hakka dönerdi."
Daha sonra Ömer radıyAllahu anh:
"Allah'ım ben bu olaya ne şahit oldum ne de duyduklarımdan hoşlandım." dedi. (Muvatta)
Hanefilerin kuvvetli olan görüşü bu olmakla beraber Maliki ve Hanbelîlerin de bir görüşüne göre; mürtedi öldürmeden önce tevbeye çağırmak vacip değil müstehaptır. (100 )

Delilleri:
Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
"Dinini değiştireni öldürün."(101 ) Bu hadisi şerifte Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem mürtedi öldürülmeden önce tevbeye çağrılmayı zikretmiyor.
"Muaz İbn Cebel radıyAllahu anh kadı olarak Yemen'e gönderildiğinde Ebu Musa el-Eşari radıyAllahu anh'a geldi. Orada bağlanmış bir adam gördü.
"Bu nedir?" diye sordu. Ebu Musa El-Eşari radıyAllahu anh: "Bu adam Yahudiyken Müslüman oldu. Sonra tekrar Yahudiliğe döndü." diye cevap verince Muaz radıyAllahu anh:
"Bu adam öldürülmeden oturmam. Allah'ın ve Rasulü'nün hükmü budur" dedi. Ebu Musa el-Eşari:
"Otur” dedi. Muaz radıyAllahu anh ise:
"Bu adam öldürülmeden oturmam. Allah'ın ve Rasulü'nün hükmü budur" dedi ve bunu üç defa tekrarladı. Sonra Ebu Musa el-Eşari radıyAllahu anh onun öldürülmesini emretti."  (Buhari, Müslim)

Burada Muaz ibn Cebel radıyAllahu anh'ın mürtedi tevbeye çağırmayıp hemen öldürülmesini emrettiğini görüyoruz. Eğer tevbeye çağırmak vacip ol-saydı Muaz İbn Cebel radıyAllahu anh'ın bunu bilmesi gerekirdi.

Ömer'in hadisine gelince; Ömer radıyAllahu anh'ın mürtedin tevbeye çağrılmadan öldürülmesini hoş karşılamamasının sebebi; mürtedi tevbeye çağırmanın vacip oluşundan değil, müstehap oluşundandır. Bu kişilerin İslam’a yeni girmiş olmaları nedeniyle kafalarında bir takım şüpheler olabileceği ihtimali olduğundan bunların tevbeye çağrılmadan öldürülmesini hoş karşılamamıştır.( 102)

b) Mürtedin Tevbeye Davet Edilmesinin Müddeti:
Malikiler, Hanefiler, Hanbelîler ve Şafii'nin bir görüşüne göre; mürted üç gün tevbeye davet edilir, tevbe etmezse öldürülür. (103 )
Delilleri:
Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
"Buna rağmen onu (Salih aleyhi selam'ın devesini) kesip devirdiler. O zaman Salih: ‘Yurdunuzda üç gün daha kalın. Bu yalanlanamayacak bir sözdür.’ dedi."  (Hud:65)

Allah-u Teâlâ; Salih aleyhi selam'ın kavmine ilâhi azap gelmeden önce üç gün mühlet vermiştir.
İkinci delil ise daha önce zikrettiğimiz İmam Malik'in rivayet ettiği Ömer'in hadisidir.
İmam Şafii'nin diğer görüşüne göre; mürted olan kişi hemen tevbeye çağrılır. Tevbe etmezse bekletilmeden öldürülür. (104 )
Delili:
Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
"Müşrikleri nerede bulursanız öldürün." (Tevbe:5)

Süleyman İbni Musa'nın haber verdiğine göre:
"Osman radıyAllahu anh'ın hilafeti zamanında bir kişi imanından sonra mürted oldu. Osman radıyAllahu anh onu üç defa İslam’a davet etti. Kabul etmeyince öldürdü.(105 )
Bu rivayete göre; Osman radıyAllahu anh'ın mürtedi aynı mecliste üç defa tevbeye davet ettiği anlaşılıyor.

Cabir radıyAllahu anh'dan rivayete göre;
"Ümmü Rûman isimli bir kadın mürted oldu. Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem tevbeye çağrılmasını, kabul etmediği takdirde öldürülmesini emretti."                              (Dare kutni, Beyhaki)

c)Mürtedin Tekrar İslam'a Dönüşü:
Dört mezhebe göre; mürtedin tevbesi ancak inkâr ettiği şeyden vazgeçmesi ile geçerli olur. Yalnız şehadeti söylemesi yetmez. İslâm'ı tamamen terk ederek mürted olan kişi; İslam’dan başka bütün dinleri reddettiğini söyler ve kelime-i şehadet getirirse tevbesi geçerlidir. (106 )

d) Tekrar Tekrar İslâm'ı Terk edenin Tevbesi:
Hanefiler, Şafiiler ve Malikilere göre ikinci ve üçüncüde tevbesi kabul edilir. Dör¬düncüde ise nasuh bir tevbe ile tevbe ettiği anlaşılıncaya kadar hapsedilir. (107 )
Delilleri:
Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
"Hürmetli aylar çıkınca müşrikleri bulduğunuz yerde öldürün. Onları yakalayıp hapsedin. Her gözetleme yerinde onları bekleyin. Eğer tevbe eder, namaz kılar ve zekât verirlerse serbest bırakın. Doğrusu Allah bağışlar ve merhamet eder."  (Tevbe: 5)

"İnkâr edenlere de ki: İnkârlarına son verirlerse geçmiş haramlarının hepsi affolunur."  (Enfal:38)

Hanbelîlere göre birkaç defa İslâm'ı terk edip tevbe edenin tevbesi kabul edilmez öldürülür. (108 )

Delilleri:
Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
"İnandıktan sonra inkâr edenler, sonra inkâr-da ileri gidenler yok mu? Onların tevbeleri asla kabul edilmeyecektir."  (Al-i İmran: 90)
"Doğrusu inanıp sonra inkâr edenleri sonra inanıp tekrar inkâr edenleri sonra da inkârları artmış olanları Allah bağışlamaz. Onları doğru yola eriştirmez."                                          (Nisa: 137)

Esrem, Zabyan b. İmare'ye isnad edilerek şöyle rivayet olunmuştur; Beni Sa'd'dan bir zat, Beni Hanife mescidine uğradı ve gördü ki; onlar Müseyleme'nin safsatasını okuyorlar. Bunun üzerine İbn Mes’ud'a gitti ve durumu ona anlattı. İbni Mes’ud radıyAllahu anh bir adam göndererek onları getirtti ve hemen tevbeye davet etti. Onlar da tevbe ettiler, İbn Nevehâ denilen biri müstesna diğerlerini bıraktılar. Dedi ki: "Seni bir defa daha getirtmiştim, tevbe ettiğini iddia etmiştin. Görüyorum ki yine geldin." Bu şekilde İbn Mes'ud onu öldürdü.
Tekrar tekrar mürted olan kişinin tevbesinin kabul edilmemesinin bir başka nedeni de kişinin İslâm inancının bozuk olduğunu ve de İslâm’a olan bağının ve ilgisinin az olduğunu göstermesindendir. (109 )

e) Tevbesi Kabul Edilmeyenler:
Dört mezhebe göre Rasulullah'a söven kişinin tevbesi kabul edilmeyip öldürülür.
Hanefiler, Hanbelîler ve Malikilere göre sihirbaz ve zındığın tevbesi kabul edilmeyip öldürülür.
Şafiilere göre zındığın ve sihirbazın tevbesi kabul edilir.(110 )
Zındık: Kendini Müslüman olduğunu gösterip küfrünü gizleyen kişidir.

III - MÜRTEDİN CEZALANDIRILMASI:

a) Mürted Erkeğin Öldürülmesi:
Dört mezhebe göre mürted erkek, irtidatında ısrar ederse, devlet reisi ya da onun görevlendirdiği yetkili bir kişi tarafından, eziyet çektirmeden kılıçla öldürülür. Bunların dışında üçüncü bir şahıs tarafından öldürülmesi halinde mürtedin kanı helâl olduğundan dolayı bu kişiden diyet alınmaz fakat devlet reisinin hakkına tecavüz ettiğinden kendisi ta’zir ve te’dip edilir.
Ancak mürted, kâfirlerin elçisi olursa öldürülmez. Çünkü Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem Müseyleme'nin elçisini öldürmemiştir. ( 111)

b) Mürted Kadının Öldürülmesi:
Şafiiler, Hanbelîler ve Malikiler tevbe etmediği takdirde mürted kadın öldürüleceği görüşündedirler.
Malikilere göre kadın hayızlı ise temizlendikten sonra öldürülür, emzikli ise çocuğun emeceği başka bir kadın bulununcaya kadar öldürülmez.
İmam Şafii ve İmam Ahmed'e göre çocuğunu doğurmadıkça hamile kadın öldürülmez. Doğurduktan sonra tevbe etmediği takdirde öldürülür.(112 )

Delilleri:
1 - Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: 'Kim dinini değiştirirse öldürün." ( 113) Bu hadiste kadın-erkek diye belirtilmemiş olup hadis her ikisini de içine almaktadır.
2 - İbn Mes'ud radıyAllahu anh'dan; Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
"La ilahe illAllah Muhammedun Rasulullah'a şehadet eden Müslümanın canı üç şeyden biri ile mübah olur: Allah'ın öldürmeyi haram kıldığı bir nefsi öldürmek, evli olduğu halde zina etmek, islâm cemaatini bırakıp dininden dönerek mürted olmak…"  (Buhari, Müslim)
Kadın ve erkek hadler konusunda eşittirler. Bekâr olan bir kadın zina ederse, zina eden bekâr bir erkek kadar değnek cezası verilir. Evli olan bir kadın zina ederse, zina eden evli erkek gibi taşla recmedilerek öldürülür. Diğer hadlerde kadın erkek eşit olduğuna göre irtidatın haddinde de kadın erkeğin eşit olması gerekir.
3 - Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem Muaz b. Cebel radıyAllahu anh'ı Yemen'e vali olarak gönderirken ona şöyle dedi:
"İslâm'ı terk eden hangi erkek olursa onu tekrar İslam'a davet et. Dönmezse boynunu vur. İslâm'ı terk eden hangi kadın olursa olsun onu tekrar İslam’a davet et. Dönmezse boynunu vur." (114 )
4 - Cabir radıyAllahu anh'dan;
Ümmü Mervan denilen bir kadın mürted oldu. Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem tevbeye çağrılmasını, tevbe etmediği takdirde öldürülmesini emretti." (115 )
5 - Aişe radıyAllahu anha dedi ki:
"Uhud savaşında bir kadın mürted oldu. Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem tevbeye çağrılmasını tevbe etmediği takdirde öldürülmesini emretti."(116 )
6-"Ümmü Kurfe adında bir kadın mürted oldu. Ebu Bekr radıyAllahu anh onu tevbeye çağırdı. Tevbe etmediği için öldürttü.(117 )
Hanefilere göre mürted kadın tevbe etmezse öldürülmez. Tevbe edinceye kadar hapsedilir ve dövülür. Eğer kadın kâfirlerin önde gelen, savaşçı ve söz sahiplerinden biri ise öldürülür. (118 )

Delilleri:
1-Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem bir savaşta bir şey etrafında toplanan insanları gördüğünde niçin toplanıldığı hakkında sormuş ve cevap olarak kendisine öldürülmüş bir kadına baktıklarını söylemişlerdir. Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem birisine "Halid b. Velid'e yetiş ve de ki: Katiyyen savaşa katılmayanları ve çocukları öldürmesin." (Müslim)
2 -İbn Abbas radıyAllahu anh'dan Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem ölmüş bir kadını gördüğünde:
Bunu kim öldürdü?" dedi. Bir kişi:
"Ben, Ey Allah'ın Rasulü. Onu bineğime bindirdim. Beni öldürmek için kılıcıma sarıldı. Ben de onu öldürdüm.
Bunun üzerine Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem:
"Kadınları öldürmek de ne oluyor! Onu defnet ve bir daha yapma." buyurdu.  (Müslim)
3-Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem Mekke' nin fethinde öldürülmüş bir kadın görünce şöyle buyurdu:
"Bu kadın savaşmıyordu ki..."' (Muvatta)

Cumhurun bu hadisler hakkındaki görüşleri şöyledir: "Bu hadisler savaşta, savaşa katılmayan kadınların öldürülmemesi gerektiğini bildiriyor. Biz zaten bunu kabul ediyoruz. Bu hadisler; mürted olan kadının öldürülmemesi için delil değildir."

Mürted Öldürülünce Ne Yapılır?
Mürted tevbe etmez sonra öldürülür ya da mürted iken ölürse yıkanmaz, namazı kılınmaz, Müslümanlarla beraber gömülmez. Çünkü o kâfirdir. Ona saygı gösterilmez. (119 ) 


95-(İbni Kudame-El-Mugni 9/20) , (Aliş-ŞerhuMinehu’l Celil 4/465) ,  (Mevahib-ul Celil 6/280) , (Nihayetu’l Muhtaç 7/397)
96-(Mugni’l Muhtaç 4/138) , (İbni Kudame-El-Mugni9/20)
97 (İbn Abidin-Duraru’l Muhtar 4/246) , (El-Bahru’r Raik 5/137)
98- (Fethu’l Kadir 4/385) , (El-Mebsut 10/98) , (El-Bahru’r Raik 5/135) , (El-Huraşi-Haşiyetu’l Huraşi 8/65) (Mevahibu’l Celil 6/281) (İbni Kudame, El-Mugni 9/4) (Nevevi-El-Mecmu’ 18/11) (Nihayetu’l Muhtac 7/399)
99-(Dare Kutni, Beyhaki)
100-(Fethu’l Kadir 4/385) , (El-Bahru’r Raik 5/135) , (Nihayetu’l Muhtac 7/399) , (Keşşafu’l Kına’ 6/178) , (El-Mebsut 10/99)
101 -(Buhari, Ebu Davud, Tirmizi, Nesei, İbni Mace)
102- (El-Mebsut 10/99)
103- (El-Bahru’r Raik 5/135) , (El-Huraşi-Haşiyetu’l Huraşi 8/65) (Mevahibu’l Celil 6/281) , (İbni Kudame-El-Mugni 9/4-5)
104-(Nevevi-El-Mecmu’ 18/12)
105-(Abdurrezzak rivayat etti.)
106-(İbni Kudame-El-Mugni10/100) , (El-Mebsut 10/112) , (Fet-hu’l Kadir 4/387) , (Merdavi-El-Insaf 1/335) , (Makdisi-El-İkna 4/303) ,  (Nevevi-El-Mecmu 18/13)
107- (Fethu’l Kadir 4/387) ,(El-Mebsut 10/99-100) , (Mevahibu’l Celil 6/282) , (Nevevi, El-Mecmu’ 18/13)
108- (Keşşafu’l Kına 6/177) , (İbni Kudame-El-Mugni 8/543)
109-(İbni Kudame-El-Mugni9/7) , Keşşafu’l Kına 6/177)
110- (Haşiyet-İbni Abidin s:232-233) , (Haşiyetu’l Huraşi 8/70) (Nihayetu’l Muhtaç 7/399) , (İbni Kudame, El-Mugni 9/31) , (Haşiyetu’d Desûki 4/354) , (Nihayetu’l Muhtaç 7/399) , (Keşşa-fu’l Kına’ 6/177)
111-(İbni Kudame-El-Kafi 3/161),(İbni Müflih El-Füru' 2/159) (İbni Neccar-Munteha’l İradat 2/305)
112-(Haşiyetu’d Desûki 4/357) , (Mevahibu’l Celil 6/281) , (El-Mecmu’ Şerhu’l Muhazzeb-Nevevi 18/10) , (Nihayetu’l Muhtac 7/399) , (El-Umm, Şafi 6/159) , (El-Mugni-İbni Kudame 9/3-4) , (Keşsafu’l Kına’ 6/174)
113-(Buhari, Müslim, Ebu Davud, Tirmizi
114- (Taberani rivayet etti.)(İmam İbni Hacer bu hadis için "sene-di hasendir" dedi.)
115- (Dare Kutni, Beyhaki) (Hafız İbni Hacer el-Askalani "bu hadi-sin senedi zayıftır" dedi.) , (Neyl-il Evtar 7/218)
116-(Beyhaki rivayet etti ve "zayıf" dedi.)
117- (Dare Kutni, Beyhaki)
118- (El-Mebsut 10/110) , (Fethu’l Kadir-İbni Hemmam 4/388-389)   , (Merginani-El-Hidaye 2/122)
119- (El-Mebsut 10/109-110) , (Fethu’l Kadir 4/388-389) , (El-Mugni 2/230)

Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git


Eğer üye iseniz lütfen üye girişinden giriş yapınız.

Eğer üye değilseniz 10 saniyenizi ayırarak üye olabilirsiniz. 

Dosyaları indirebilmek ve de içerikleri görebilmek için

üye olmanız gerekmektedir.


  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  



.....DAVETULHAK.....HAKKA DAVET FORUMU.....

| Sitemap | Arşiv | Wap | Wap2 | İmode | Rss Haber |