Alimlerin Sözlerini Doğru Anlamayan Kimseler
HAKKA DAVET FORUMU
 
*
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 18 Kasım 2019, 01:35:28


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


Sayfa: [1]   Aşağı git


Eğer üye iseniz lütfen üye girişinden giriş yapınız.

Eğer üye değilseniz 10 saniyenizi ayırarak üye olabilirsiniz. 

Dosyaları indirebilmek ve de içerikleri görebilmek için

üye olmanız gerekmektedir.


  Yazdır  
Gönderen Konu: Alimlerin Sözlerini Doğru Anlamayan Kimseler  (Okunma Sayısı 3289 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Malik bin Enes
Yönetici
******
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 391


« : 17 Temmuz 2015, 14:24:37 »

İşte bu sebeple alimlerin sözlerine doğru anlamayan kimseler bir çok yanlış sonuçlar çıkarabilirler.

Bu söylenilenlerin özeti olarak bu meseleyle ilgili şu sonuçlar çıkmaktadır:

Birincisi: Bu meselede haklarında soru sorulan kişilerin yaptıkları fiil dinin aslıyla alakalı değildir ve bu konuda cehalet mazerettir. Zira yaptıkları amel, ihtimalli bir ameldir. Ama bu meseleyle ilgili olarak aglabuzzanla hüküm verilecek olsa zahiren küfür hükmü verilecektir. Fakat azabı hak eden küfür hükmü verilecekse işte o zaman meseleyi araştırmak ve huccet ikame etmek gerekir.


İkincisi: Bu kimselerin yaptıkları amel zahiren küfür olan ve imana ters olan bir ameldir. Çünkü bu kimseler zahiren kafirlere dostluk göstermektedirler. Buna rağmen böyle bir ameli yapan kimseye huccet ikame edilmeden tekfir söz konusu olmaz.

Üçüncüsü: Bu gibi amelleri bilmeden yapan kimse mürted olmaz ve ta ki durumu araştırılıncaya kadar azabı hakeden kafir hükmü verilmez. Ancak bu amelin hükmünü öğrenmek için çaba göstermediğinden kendisine fasık hükmü verilir ve tazir edilerek cezalandırılır. Zira kafir devletin bayrağını asmak küfürdür, ancak bizatihi küfür değildir. Bu sebeple cehalet mazeret sayılır ve kişi onu yücelttiğini bilmeyebilir.

Örneğin; hacca gitmiş müslüman bir kişi orada grubu belli olsun diye kendi ülkesinin bayrağını göğsüne asarsa bundan dolayı tekfir edilmez. Zira bayrak asmak bigayrihi küfür olan bir ameldir. Şayet bu kimse bayrağın hükmünü bilmiyor, bu sebeple ameli işlemiş ve amacı o gruba bağlı olduğunu göstermek ise her ne kadar yaptığı küfür olsa bile kendisine huccet ikame etmeden tekfir edilmez. Bununla birlikte azarlamayı hakeder.

Bu sebeple bir dine bağlı olduğunu göstermek ile bayrağı asmak arasında çokca fark vardır. Bu iki mesele arasındaki farkı görmeyen kimse cahil olan, hiçbir şeyi bilmeyen bir kimsedir. Çünkü kafirlerin dinine bağlı olduğunu göstermek bizatihi küfür olan bir fiildir. Fakat bir devlete bağlılığını göstermek için bayrak asmak ise bigayrihi küfürdür. Şayet bir kimse bayrak asmanın bizatihi küfür olduğunu iddia ediyorsa bu konuda bir delil ortaya koyması gerekir. Oysa bayrak asmanın bizatihi küfür olduğuna dair ne bir ayet ne de bir hadis vardır. Üstelik bayrak asmak bir kaç manalı bir ameldir. Kişi bir dine bağlı olduğunu göstermek için de asabilir, o devlete bağlı olduğunu göstermek için de asabilir veya tanınmak ya da bir menfaat elde etmek için de asabilir. O halde bu şekilde bir kaç manalı bir amel söz konusu olduğunda mutlaka niyet sormak gerekir. Şayet araştırma sonucunda kişi; “ben bu dine bağlıyım” derse mutlaka kafir olur. Zira bu söz tek manalı bir sözdür. Ama o kişi: “Ben bu devlete bağlıyım” derse bu söz bir kaç manalıdır ne kastettiğini sormak gerekir. Bu sebeple El-Yemeni’nin fetvasındaki bağlılık (tebaiyet) yani; o devletin vatandaşı olduğunu göstermek içindir. Yoksa o devletin dinine bağlılığını göstermek için değildir.
Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git


Eğer üye iseniz lütfen üye girişinden giriş yapınız.

Eğer üye değilseniz 10 saniyenizi ayırarak üye olabilirsiniz. 

Dosyaları indirebilmek ve de içerikleri görebilmek için

üye olmanız gerekmektedir.


  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  



.....DAVETULHAK.....HAKKA DAVET FORUMU.....

| Sitemap | Arşiv | Wap | Wap2 | İmode | Rss Haber |