İrtidatın bölümlerinden üçüncüsü; Ameli irtidat
HAKKA DAVET FORUMU
 
*
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 22 Eylül 2019, 23:19:17


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


Sayfa: [1]   Aşağı git


Eğer üye iseniz lütfen üye girişinden giriş yapınız.

Eğer üye değilseniz 10 saniyenizi ayırarak üye olabilirsiniz. 

Dosyaları indirebilmek ve de içerikleri görebilmek için

üye olmanız gerekmektedir.


  Yazdır  
Gönderen Konu: İrtidatın bölümlerinden üçüncüsü; Ameli irtidat  (Okunma Sayısı 3904 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Malik bin Enes
Yönetici
******
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 391


« : 15 Temmuz 2015, 20:34:38 »

                                                                                          AMELİ İRTİDAT

Ameli irtidatı iki bölümde inceleyebiliriz:
Birincisi: Amelin işlenmesiyle meydana gelen irtidat
İkincisi: Amelin terkiyle meydana gelen irtidat

BİRİNCİSİ: AMELİN İŞLENMESİYLE MEYDANA GELEN İRTİDAT

Kur'an-ı kerimin tamamını veya herhangi bir parçasını ya da hadisi kudsi ve hadisi şerifleri çöpe atmak, ona hakaret etmek, küfre rıza göstermek veya başkasının kâfir olmasından haz duymak, buna sevinmek, İslâmı ve ehlini küçük görüp, küfrü ve ehlini yüceltmek, güneşe veya aya secde etmek veya dinle alay tarzında açık bir söz ya da harekette bulunmak, kendi isteğiyle harp diyarına kaçmak ve Müslümanlara karşı savaşmak, Rasululllah sallAllahu aleyhi ve sellem'in kesin hükmüne boyun eğmemek dört mezhebe göre küfürdür.

Deliller:
Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
"Onlara de ki: "Allah, ayetleri ve Rasulü ile mi alay ediyordunuz? Özür beyan etmeyin. Çünkü iman ettikten sona küfre girdiniz."(54 )
Başka bir ayeti kerimede Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
"Eğer antlaşmalarından sonra yeminlerini bozarlar, dininize dil uzatırlarsa, inkârda önde gidenlerle savaşın. Çünkü onların yeminleri sayılmaz. Belki vazgeçerler."  (Tevbe: 12)

İKİNCİSİ: AMELİN TERKİYLE MEYDANA GELEN İRTİDAT

A-NAMAZIN TERKİ:

Namazın farziyetini inkâr ederek terk eden kimse dört mezhebe göre mürteddir. Bu kişi tevbeye çağrılır, tevbe ederse bırakılır, etmezse öldürülür. Diğer farzları inkâr eden de böyledir. Fakat tembellik sebebiyle namazı terkeden kimse hakkında dört mezhep arasında ihtilaf vardır.

Hanbelîlere göre; namazı terk eden kâfir ve mürteddir. Malı, Müslüman devletin hazinesine verilir ve Müslüman olmayanların mezarlığına defnedilir. Namazı inkâr ederek terk etmesi ile tembellik yüzünden terk etmesi arasında fark yoktur.
Aynı şekilde Şafiilerden Mansurul Fakih, Malikilerden İbn Habib de bu görüştedirler.
(55)

Deliller:
Cabir radıyAllahu anh'dan Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
"İnsan ile şirk ve küfür arasındaki engel namazın terkidir."(56 )

Büreyde radıyAllahu anh'dan; Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
"Kâfirlerle bizim aramızdaki ahid namazdır. Bunun için kim namazı terkederse muhakkak kâfir olmuştur."(57)

Şakik'in oğlu Abdullah radıyAllahu anh şöyle demiştir:
"Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem'in ashabı namazdan başka hiçbir ibadetin terkini küfür saymazlardı."  (Tirmizi)                                                

Ömer İbn Hattab radıyAllahu anh şöyle demiştir:
"Namazı terk eden kişide İslâm’dan bir şey yoktur."

Ali b. Ebi Talib radıyAllahu anh şöyle diyor:
"Namaz kılmayan kişi kâfirdir."

İbn Mesud radıyAllahu anh şöyle diyor:
"Namazı kılmayanın dini yoktur."(58)

Hanefilere göre namazı inkâr eden değil, tembelliğinden dolayı terk eden kimse küfre girmez ve öldürülmez. Fakat namaz kılıncaya kadar hapsedilip kan akıncaya kadar dövülür.(59)

Delilleri:
Ebu Hureyre radıyAllahu anh'dan; Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
"Müşriklere karşı "Lailahe illAllah" deyinceye kadar savaşmakla emrolundum. Bunu söylediklerinde Allah'ın hakkı müstesna kanlarını ve mallarını benden korumuş olurlar."  (Buhari, Müslim)

İbn Mes'ud radıyAllahu anh'dan; Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
"Lailahe illAllah Muhammedun Rasulullah'a şehadet eden müslümanın canı üç şeyden biri ile mubah olur:
Allah'ın öldürmeyi haram kıldığı bir nefsi öldürmek.
Evli olduğu halde zina etmek.
İslâm cemaatini bırakıp dininden dönerek mürted olmak.   (Buhari, Müslim)

Ubade b. Samid radıyAllahu anh'dan Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem'in şöyle dediği rivayet edilmiştir:
"Kim Lailahe illAllah’a şehadet edip, Allah'ın tek olduğuna ve ibadette hiçbir ortağı bulunmadığına, Muhammed sallAllahu aleyhi ve sellem'in O'nun kulu ve rasulü olduğuna, İsa aleyhisselam'ın Allah'ın kulu, rasulü ve O'ndan bir ruh olduğuna, "Ol" kelimesinin Meryem aleyhisselam'a yöneltildiğine, cennet ve cehennemin hak olduğuna şehadet ederse ne yaparsa yapsın, Allah onu cennete sokar."  (Buhari, Müslim)

 Muaz İbni Cebel şöyle rivayet ediyor:
Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem eşek üzerinde idi. Ben de onun arkasına binmiştim. Bana şöyle buyurdu:
"Ey Muaz! Allah'ın kulları üzerindeki ve kulların Allah üzerindeki hakkı nedir biliyor musun?" Dedim ki:
"Allah ve Rasulü daha iyi bilir. " Buyurdu ki:
"Allah'ın kulları üzerindeki hakkı yalnız O'na ibadet etmeleri ve O'na hiçbir şeyi ortak koşmamalarıdır. Kulların Allah üzerindeki hakkı ise kendisine hiçbir şeyi ortak koşmayan kullarına azap etmemesidir. Dedim ki:
"Ya RasulAllah! Bunu insanlara müjdeleyeyim mi?”
Buyurdular ki:
"Hayır müjdeleme! O zaman buna güvenirler."     (Buhari, Müslim)


Şafiiler ve Malikiler'e göre; bir vakit namazını terk eden ve onu vaktinden yani zaruret vaktinden çıkaran kimse tevbeye çağrılır. Terk üzerinde ısrar ederse kâfir olarak değil hadden öldürülür. (60)

Delilleri:
Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
"Haram aylar çıkınca müşrikleri bulduğunuz yerde öldürün; onları yakalayıp hapsedin her gözetleme yerinde onları bekleyin. Eğer tevbe eder, namaz kılar ve zekât verirlerse yollarını serbest bırakın. Doğrusu Allah bağışlar ve merhamet eder."    (Tevbe: 5)

Müseyleme radıyAllahu anh'dan; Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
"Başınıza bir takım devlet reisi getirilecektir. Beğendiğiniz (İslam’a uygun) ve beğenmediğiniz şeyleri yapacaklar. Beğenmediğiniz şeyleri reddeden kimse selâmete ermiştir. Fakat beğenmediğinizi (İslam’a uygun olmayan) şeylerde onlara razı olup tabi olursanız iyi yapmış olmazsınız. Dediler ki:
“Ya Rasulullah! Onlara karşı savaşalım mı?” Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem:
“Namaz kıldıkları müddetçe hayır” buyurdu.   (Müslim)

Ebu Hureyre radıyAllahu anh'dan rivayet olunduğuna göre Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
"Lailahe illAllah Muhammedun Rasulullah" deyip, namaz kılıp, zekât verinceye kadar insanlara karşı savaşmakla emrolundum. Bunları yaparlarsa canları ve malları bana haram olur ve hesapları Allah’a aittir."(61 )

Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
"Her kim Lailahe illAllah Muhammedun Rasulullah'a kalbiyle tasdik ederek şehadet ederse Allah ona cehennemi haram kılar."  (Buhari, Müslm)

Ubade b. Samit radıyAllahu anh'dan Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
"Kim Lailahe illAllah'a şehadet edip, Allah'ın tek olup ibadette O'nun hiçbir ortağı olmadığına, Muhammed sallAllahu aleyhi ve sellem'in O'nun kulu, rasulü olduğuna, İsa' aleyhisselam’ın O'nun kulu, rasulü ve O'ndan bir ruh olduğuna, "Ol" kelimesinin Meryem aleyhisselam'a yöneltildiğine, cennet ve cehennemin hak olduğuna şehadet ederse ne yaparsa yapsın Allah onu cennete sokar." (Buhari, Müslim)

Enes radıyAllahu anh'dan Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
"La ilahe illAllah diyen ve kalbinde onunla tartılacak kadar hayır olan kişi cehennemden çıkar."  ( Buhari, Müslim)
Şafiiler ve Malikilere göre; "İnsan ile şirk ve küfür arasındaki engel namazın terkidir." "Kim namazı terk ederse muhakkak kâfir olmuştur." Şeklindeki hadisi şeriflerde küfür kelimesi İslâm’dan çıkma anlamında kullanılmamıştır. Buradaki küfür kelimesi namazın terkinin ne kadar büyük haram olduğunu ve namazı terk edenin kâfirlere benzediğini anlatmak için kullanılmıştır.

B - ZEKÂT VERMEME:

Hanefiler, Malikiler ve Şafiilere göre ze¬kâtın farziyetini inkâr etmeyerek zekât vermeyen Müslümanlardan zekât zorla alınır. Gerekirse bunlara savaş açılır (62 )
Hanbelîlerin bir görüşüne göre farziyetini inkâr etmeyerek zekât vermeyen kâfir olur. Diğer bir görüşüne göre ise farziyetini inkâr etmeyerek zekât vermeyen kâfir olmaz. Ancak zekâtla birlikte malının yarısı zorla alınır.(63 ) 

Delilleri:
Ebu Hureyre radıyAllahu anh'dan şöyle dediği rivayet edilmiştir:
“Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem'in vefatı üzerine Ebu Bekr-i Sıddık halife olup Arap kabilelerinden mürted olanlara karşı ordu göndermeye başladı. Ömer radıyAllahu anh:
"Ey mü'minlerin halifesi! Bunlara karşı nasıl harb açarsınız? Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem:
"Biz müslümanlar "Lailahe illAllah" diyene kadar şirk ehli ile çarpışmakla emrolunduk. Kim ki bu şehadet kelimesini söylerse (kısası gerektiren bir haram müstesna) malını, canını korumuş olur. (Gizli) küfür ve haramların hesabı Allah'a aittir." Ebu Bekr cevaben:
“VAllahi her kim namazla zekâtı aynı görmezse onunla harb ederim. Çünkü zekât malın hakkıdır. Allah'a yemin ederim ki bunlar Rasulullah'a verdikleri bir keçi yavrusunu dahi benden esirgerlerse bundan dolayı muhakkak onların boynunu vururum." buyurdu. Bunun üzerine Ömer radıyAllahu anh:
“VAllahi bildim ki mürted olanların öldürülmesi hakkındaki halifenin bu hükmü, Cenab-ı hakkın Ebu Bekr'in gönlünde yarattığı genişliğin eseridir. Bu sayede onlarla çarpışmanın hak olduğunu öğrendim." diye Ebu Bekir'i doğruladı.”   (Buhari, Müslim)

Behz bin Hakim'den o da babasından, o da dedesinden rivayet ettiklerine göre:
Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem:
"Otlakta olan her kırk devede üç yaşında bir dişi deve zekât vardır. Sevap isteyerek kim malının zekâtını verirse develer (zayıf da olsa kuvvetli de olsa) hesabından ayrılmaz. "İbn Alâ dedi ki: (Onunla ecir talep ederse ona mükâfat verilir.) Kim zekâtı vermezse biz zekâtı ve onunla birlikte malının yarısını da alırız.(Bunu) Aziz ve Celil olan Rabbimizin kat-i emirlerinden bir emir olarak (alırız), Muhammed'in ailesine bundan bir şey yoktur." buyurdu."(64 )


C - ORUCU TUTMAMAK:

Dört mezhebe göre; farziyetini inkâr etmeyerek orucu kasten terk eden kişi kâfir olmayıp hapsedilir, ona yemek ve su verilmez.(65 )

Delilleri:
Ebu Said Hudri radıyAllahu anh'dan Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem'in şöyle dediği rivayet edilmiştir:
"Sizden bir münkeri gören kimse, onu eli ile değiştirsin. Gücü yetmezse dili ile buna da gücü yetmezse kalbi ile ki bu (sonuncusu) imanın en zayıfıdır."  (Müslim)


D - HACCI TERKETMEK:

Dört mezhebe göre; farziyetine inanarak haccı terk eden kişi kâfir olmaz.(66 )

 54-(Muhyiddin-Es-Seyfu’l Meşhur yazma eser yaprak:2) (Muhyid-din-İkametu’d Delil Ve’l-Burhan s: 139) (İbni Deyyan-Menaru’s-Sebil 2/404) (İbni Hacer-El-İ’lam bi Kavaidi’l islâm 2/38) (Husni Kifayetu’l Ahyar 2/201) (Aliş-Şerhu Minehu’l-Celil 4/461) (Mer-davi-El-İnsaf 10/326) (İbneTeymiye-Es-Sarimu’l Meslûl s: 39)
 55- (İbni Kudame-El-Mugni 8/547) , (Merdavi-El-İnsaf 10/327) (Makdisi-El-İkna 1/71) , (Eş-Şerhu’s Sagir 1/238)
 56- (Müslim, Ebu Davud, Tirmizi, Nesei)
 57 (Ebu Davud, Tirmizi, Nesei, İbni Mace, Hakim, İbni Hibban) (Nesei bu hadis için sahih dedi. )
 58-(Neylu’l Evtar 1/343)
 59-(Reddu’l Muhtar Haşiyesi 1/62)
 60- (El-Bahru’z-Zahhar 2/150) (Kalyubi ve Umeyr 1/313) (Ayni Umdetu’l Kadri 24/81, Kıfayetu’t Talip 2/251)
 61-(Ahmed b. Hanbel ve İbni Huzeyme)
 62-(Eş-Şerhu’s Sagir l/239;679) , (Kifayetu’t Talib 2/252) , (El-Mecmu’ 5/356)
 63- (El-Mugni 2/427-428)
 64-(Ebu Davud, Nesei, Ahmed b. Hanbel)(Hakim ve Ahmed b. Hanbel bu hadis için "sahih" dediler.)
 65-(Eş-Şerhu’s Sagir 1/239) , (Kıfayetu’t Talib 2/252) , (El-Mugni 2/408)
 66-(El-Mugni-İbn Kudame 2/408)
Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git


Eğer üye iseniz lütfen üye girişinden giriş yapınız.

Eğer üye değilseniz 10 saniyenizi ayırarak üye olabilirsiniz. 

Dosyaları indirebilmek ve de içerikleri görebilmek için

üye olmanız gerekmektedir.


  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  



.....DAVETULHAK.....HAKKA DAVET FORUMU.....

| Sitemap | Arşiv | Wap | Wap2 | İmode | Rss Haber |