İrtidatın bölümlerinden ikincisi; Sözlü irtidat
HAKKA DAVET FORUMU
 
*
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 18 Kasım 2019, 06:31:33


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


Sayfa: [1]   Aşağı git


Eğer üye iseniz lütfen üye girişinden giriş yapınız.

Eğer üye değilseniz 10 saniyenizi ayırarak üye olabilirsiniz. 

Dosyaları indirebilmek ve de içerikleri görebilmek için

üye olmanız gerekmektedir.


  Yazdır  
Gönderen Konu: İrtidatın bölümlerinden ikincisi; Sözlü irtidat  (Okunma Sayısı 3274 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Malik bin Enes
Yönetici
******
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 391


« : 08 Temmuz 2015, 20:44:34 »

                                                                                                 SÖZLÜ İRTİDAT

1) Allah (C.C)'A SÖVMENİN HÜKMÜ:

Gerek şaka gerek ciddi gerekse alay şeklinde Allah'a söven kişinin küfre girdiği hususunda alimler ittifak etmişlerdir. Bunların delilleri ise şu ayet’i ke-rimedir:

Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
"Onlara niçin alay ettiklerini sorarsan: "Biz sadece lafa dalmış şakalaşıyorduk" derler. Onlara de ki: 'Allah, ayetleri ve rasulü ile mi alay ediyorsunuz? Özür beyan etmeyin. Çünkü iman ettikten sonra küfre girdiniz."   (Tevbe: 65-66)

Hanefiler, Şafiiler ve Malikilere göre; Allah'a söven kişinin, küfre girdikten sonra tekrar iman ederse imanı kabul edilir ve o kişi öldürülmez. Hanbelîlere göre ise, üç defa tekrarlamamak şartıyla sövdükten sonra tevbe edip iman ederse imanı kabul edilir, aynı zamanda ta'zir ve te’dip edilir. Fakat bu suçu üç kere işlerse bu kez tevbesi kabul edilmez ve öldürülür.(39 )

2- RASULULLAH (S.A.S)'A SÖVMENİN HÜKMÜ:

Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem'e söven, onunla alay eden, ona iftira eden veya ona kara derili, kısa boylu diyen veya yanılmak unutmak gibi noksan sıfatlar izafe eden veya kadınlara meyilli olduğunu söyleyen, Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem'in şânını düşürecek herhangi bir söz söyleyen, hareket veya sözü ile Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem'in sözünü reddetmeyi kasteden kişi dört mezhebe göre kâfir olur, tevbesi kabul edilmeden öldürülür. Tevbe etmezse mürted olarak, tevbe ederse had cezası olarak öldürülür.
Tevbesinin kabul edilmeyip öldürülmesinin nedenine gelince, Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem'i ve dolayısıyla ümmetini incitme esası olmasına dayanmaktadır. Tevbe ancak Allah'ın hakkı olan yerde kabul edilir. Fakat kul hakkı olan yerde tevbenin geçerli olabilmesi o kulun hayatta iken rızasına bağlıdır. Nitekim Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem İslam’ın yeni yayıldığı zamanlarda hikmet ve maslahat icabı birçoğunu affetmiştir
.(40 )

Delilleri:
Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
"İkiyüzlülerin içinde o (Rasulullah kastediliyor) her şeye kulak kesiliyor" diyerek peygamberi incitenler vardır. De ki: O kulak Allah'a inanan ve mü'minlere inanan, sizin için hayırlı olan içinizden inanan kimselere rahmet olan bir kulaktır. Allah'ın rasulunü incitenlere can yakıcı azap vardır."    (Tevbe:61)                                                      

"Allah'a ve rasulüne karşı koymaya kalkışan için ebedi kalacağı cehennem ateşi bulunduğunu bilmezler mi? Büyük rezillik budur."  ( Tevbe:63)

"Allah'a ve rasulüne karşı gelenler işte onlar en alçak kimselerle beraberdirler."  (Mücadele: 20)

“Onlara niçin alay ettiklerini sorarsan: “Biz sadece lafa dalmış şakalaşıyorduk" derler. Onlara de ki: "Allah, ayetleri ve Rasulü ile mi alay ediyorsunuz? Özür beyan etmeyin. Çünkü iman ettikten sonra küfre girdiniz."  (Tevbe: 65-66)

"Allah ve rasulü'nü incitenlere, Allah dünyada da ahirette de lanet eder. Onlara alçaltıcı bir azap hazırlar." (Ahzab:57)

Muhammed İbn Sehl'den demiştir ki:
"Ali İbn el-Mediniy'in şöyle dediğini duydum: Mü'minlerin emirinin huzuruna gelince bana dedi ki:
"Rasulullah'a söven kişinin öldürülmesi gerektiğine dair senedi sağlam bir hadis biliyor musun?"
"Evet" dedim. Ve şunu naklettim: Abdur-rezzak'tan o da Muammer'den o da Semmek ibn Fadl'dan o da Urve ibn Muhammed'den o da Belkın'dan bir adamın şöyle dediğini söylemişlerdir:
"Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem'e söven bir adam vardı. Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem dedi ki:
“Kim beni bu düşmandan kurtaracak?” Halid ibn Velid:
"Ben" dedi. Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem Halid b. Velid'i göndererek o adamı öldürttü. Ali ibn el-Mediniy dedi ki:
“Bu rivayet müsnet değildir. Hadisi rivayet eden kişi bu isimle (Belkın'dan bir adam ismiyle) tanınır. O adam Rasulullah'a geldi. O'na biat edip Müslüman oldu. Sahabeler arasında tanınmış bir kişiydi." Böyle deyince mü'minlerin emiri bana bin dinar verdi."
( 41)

3- DİĞER PEYGAMBERLERDEN BİRİNE SÖVMENİN HÜKMÜ:

Dört mezhebe göre; peygamberimize söven kişi kâfir olduğu gibi peygamberliği kesinleşmiş olan bir peygambere söven de kâfirdir. Tevbesi kabul edil-meden öldürülür. Fakat peygamberliği kesin olmamış ise ona söven kişi öldürülmez, te’dip ve işkence etmek gerekir. (42)

Delilleri:
Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
"Allah'ı ve Rasulullerini inkâr eden, Allah'la rasulleri arasını ayırmak isteyen  "Bir kısmına inanır bir kısmını inkâr ederiz" diyerek ikisi arasında bir yol tutmak isteyenler, işte onlar gerçekten kâfir olanlardır. Kâfirlere ağır bir azap hazırlamışızdır."  ( Nisa: 150-151)

"Allah'a, bize gönderilene, İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakup’a ve torunlarına gönderilene, Musa'ya ve İsa'ya verilene, Rableri tarafından peygamberlere verilene, onları birbirinden ayırt etmeyerek inandık. Biz, O'na teslim olanlarız" deyin.
" (Bakara:136)

4- RASULULLAH (S.A.S)'IN HANIMLARINA SÖVMENİN HÜKMÜ:

a) Aişe (r.a)'a sövmenin hükmü:
Aişe radıyAllahu anha'nın Allah tarafından temize çıkarıldığı halde "zina etti" diyerek o’na iftira eden kişi dört mezhebe göre kâfirdir ve öldürülmesi gerekir.(43)

Delilleri:
Allah-u Teâlâ ifk hadisesinde Aişe radıyAllahu anha 'yı temize çıkardıktan sonra şöyle buyuruyor:
"Allah sizi ikaz ediyor. O hadisenin benzerine bile asla dönmeyesiniz. Eğer mü'min iseniz."  (Nur:17)
Yani "her kim dönerse mü'min değildir." demektir.

Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
"Kötü kadınlar kötü erkeklere, kötü erkekler kötü kadınlara yakışırlar. İyi kadınlar iyi erkeklere, iyi erkekler de iyi kadınlara yakışırlar. Bunlar onların söylediklerinden uzaktırlar. İşte bunlara mağfiret ve cömertçe verilmiş rızık vardır."  (Nur:26)

Bu ayet-i kerime Aişe radıyAllahu anha hakkındaki ifk hadisesinde nazil olmuştur.

b) Rasulullah (s.a.s) 'ın diğer hanımlarına sövmenin hükmü:

1-Hanbelîlere ve Malikilerin bir görüşüne göre; Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem'in diğer hanımlarına zina iftirasında bulunan kişinin Aişe radıyAllahu anha'ya zina iftirasında bulunan kişinin hükmüne girip kâfir olduğunu ve öldürülmesi gerektiğini söylemişlerdir.
(44)

Delilleri:
Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem'e sağlığında da vefatından sonra da saygı göstermemiz gerekir. Hatta Rasulullah’ın vefatından sonra ona yapılacak hakaretin cezası sağlığında yapılan hakaretin cezasından daha şiddetlidir. Çünkü Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem'in sağlığında iken o kişiyi affetme ihtimali vardır. Fakat O’nun ölümüyle bu durum ortadan kalkmıştır.
Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem'in temiz ve iffetli hanımlarına zina iftirasında bulunmak; Allah-u Teâlâ bunu yasakladığı halde bu durum Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem'in vefatından sonra O’nun hanımlarıyla evlenmekten daha çok incitir ve böyle yapan kişi kâfir olup öldürülür.

Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
"Kötü kadınlar kötü erkeklere, kötü erkekler kötü kadınlara yakışırlar. İyi kadınlar iyi erkeklere, iyi erkekler iyi kadınlara yakışırlar. Bunlar onların söylediklerinden uzaktırlar. İşte bunlara mağfiret ve cömertçe verilmiş rızık vardır." (Nur:26)

Bu ayet-i kerimeye göre; Rasulullah'ın hanımlarından birine kötü diyen kişi Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem'e de kötü demiş sayılacağından kâfir olur ve öldürülür.

2- Hanefiler, Malikiler ve bir rivayete göre; Hanbelîler ve Şafiilere göre, Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem'in Aişe radıyAllahu anha dışındaki diğer hanımlarına zina iftirasında bulunan kişi kâfir olmayıp Müslümanların lanetini ve cezalandırılmayı hak eder.

Delilleri:
"Aişe radıyAllahu anha'ya zina iftirasında bulunan kişinin kâfir olacağı hakkında kesin delil vardır. Fakat Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem'in diğer ha-nımlarına zina iftirasında bulunan kişinin kâfir olduğuna dair kesin delil olmadığından bu kişiye kâfir denilmez." demişlerdir.
Bu görüşe sahip olanlar; Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem'in diğer hanımlarına iftira olayının onun vefatından önce veya sonra olması arasında fark görmüşlerdir. Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem'in sağlığında Aişe radıyAllahu anha dışındaki hanımlarına zina iftirasında bulunmak Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem'e eziyet veya O'nu insanlar arasında küçük düşürmek gibi maksatlarla yapılmış olabilir. Fakat Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem'in vefatından sonra O'nun hanımlarına zina iftirasında bulunmak O'na bir küçüklük getirmez.

5- RASULULLAH (S.A.S)'IN SAHABELERİNE SÖVMENİN HÜKMÜ:

a)  Ebu Bekr (r.a) ve Ömer (r.a)'a sövmenin hükmü:
Dört mezhebe göre; Ebu Bekr ve Ömer 'in sahabeliğini veya İslamlığını inkar eden ya da onlara söven kişi kâfir olup tevbe etmezse öldürülür.
(45)

Delilleri:
Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
"Muhammed'e yardım etmezseniz bilin ki inkâr edenler O'nu Mekke'den çıkardıklarında mağarada bulunan iki kişiden biri olarak Allah O'na yardım etmiştir. Arkadaşına  (Ebu Bekir'e): "Üzülme! Allah bizimledir." diyordu..." (Tevbe:40)

Ebu Bekr radıyAllahu anh dedi ki: Gar'da (mağarada) Rasulullah ile beraber bulunduğumuzda ona dedim ki: "Kâfirlerden herhangi biri ayağına bakarsa bizi görebilir." Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem buyurdu ki: "Ey Ebu Bekir! Üçüncüleri Allah olan iki kişinin durumuna ne dersin?"(46 )
Ebu Bekr’in sahabeliğini inkâr eden kişi yukarıdaki ayeti kerime ve hadisi şerifi inkâr etmiş olacağından kâfir olur.

b) Diğer sahabelere sövmenin hükmü:
Şafiiler, Hanefiler ile Maliki ve Hanbelîlerin bir görüşüne göre; sahabelere söven kişi kâfir olmayıp fasık olur, şehadeti kabul edilmez ve kendisine dayak cezası uygulanır.(47 )

Delilleri:
Ali radıyAllahu anh’dan; Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
“Nebilere söven öldürülür. Benim sahabelerime sövene dayak cezası uygulanır.”(48 )

Ömer b. Hattab’dan rivayet ediliyor ki:
“Ubeydullah ibn Ömer, Miktad ibn Esved’e sövdüğü için Ömer ibn Hattab, Ubeydullah ibn Ömer’in dilini kesti. Bu hususta kendisine müracâat edildiğinde: Bırakın beni, onun dilini keseyim ki bir daha Rasulullah’ın ashabına dil uzatmasın.”dedi.[
color=red](49 )


Malikiler ve Hanbelîlerin diğer bir görüşüne göre ise; sahabelere söven kişi kâfir olur.(50)

"Benim ashabıma sövmeyin. Ahir zamanda ashabıma söven kişiler ortaya çıkacaktır. Onlarla namaz da kılmayın. Onlara kız vermeyin. Onların kızlarını da almayın. Onlarla oturmayın. Hastalandıklarında onları ziyaret etmeyin."
(Buhari, Müslim)

6-MÜSLÜMANA KAFİR DEMENİN HÜKMÜ:

Dört mezhebe göre müslümana tevilsiz ya da imanından dolayı "kâfir" demek küfürdür. Çünkü söyleyen kişi İslamı küfür olarak vasıflandırmıştır.

İbn Ömer radıyAllahu anh'dan Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
"Bir kimse bir müslümanı kâfir diye çağırır veya ona Allah’ın düşmanı derse ve o adam da böyle değilse mutlaka (o sıfat)kendisine döner."
(Buhari, Müslim)


Bir müslümanın bir müslümana “Ey kâfir!” veya “Ey Allah’ın düşmanı!” diye hitap etmesi ile İslamı küfür olarak adlandırmak suretiyle onu tekfir etmeyi düşünmemiş ve bu sözden yalnızca mücerred sövgüyü kastetmiş ise bu küfrü gerektirmez.
Yukarıdaki hadise göre niyete bağlı olarak söylediği söz kendisine ait olur. Eğer sadece sövgü kastıyla söylemişse küfür işlememiş fakat haram işlemiş olur.

Diğer bir hadiste Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem şöyle buyuruyor:
“Bir mü’mini küfür ile itham etmek onu öldürmek gibidir.”
(51 )

Müslüman diğer bir müslümana dinsiz diye hitap ettiğinde, eğer ikinci şahsın üzerinde bulunduğu dinin din olmadığını kastediyorsa kâfir olur. Tevbe etmediği takdirde öldürülür. Şayet muamelatta ve diğer hususlarda dinsizce hareket ettiğini kastetmiş ise kâfir olmaz.(52 )

Yine Şafîilerden Subki; sözleriyle milleti şaşırtan, saptıran kimsenin kâfir olduğunu ve bunun sözlü irtidattan sayıldığını belirtmiştir.(53 )

  39- (Seyfu’l Meşhur Muhyiddin yazma eser yaprak: 2, Şerhu’l Hu-reşi-El-Hureşi 8/74 - El-Mugni-İbn Kudame 8/565, El-Furu -İbni Muflih yazma eseri 2/160, Es-Sarimu’l-Meslul İbni Teymiye s:550)
  40- (Eş-Şifa-Kadi İyaz 2/474, Haşiyetu Reddu’l Muhtar 4/232-233 El-Bahru’r Raik 5/135, Mevahibu’l Celil 6/285-288, El-Hureşi 8/70-77, Subki-Es-Seyfu’l Meslul yazma eser yaprak: 4, Muhyid-din-Es-Seyf-ul Meşhur yazma eser yaprak: 2, Behram Eş-Şamil yazma eser 2/171, İbni Dayvan Menaru’s-Sebil 2/409, İbni Tey-miye-Es-Sarimu’l Meslul s:22)
 41- (Ebu Muhammed bu hadis için “Senedi sahihtir” dedi.)
 42- (Muhyiddin-Seyfu’l Meşhur yazma eser yaprak: 2, Behram Eş-Şamil yazma eser c:2 y: 171, İbni Teymiye-Es-Sarimu’l Meslul s:570, El-Hısni-Kifayetu’l Ahyar 3/200)
 43-(El-Fetavayı Hindiye 2/26, Haşiyet- İbni Abidin 4/237, Meva-hibu’l Celil 6/286, Esna’l Metalib4/117, Es-Sarimu’l Meslul s:57, Metalibu Uli’n-Nuha 6/285 – Keşşafu’l Kına’ 6/170)
 44-  (Metalibu Uli’n-Nuha 6/286, Es-Sarimu’l Meslul s:571, Meva-hibu’l Celil 6/286 – 415)
 45- (El-Fetavayı Hindiye 2/239, El-Bahru’r Raik 5/136, Şerhu’l Hureşi 8/73-74, Tuhfetu’l Hureşi 9/89, Keşşafu’l Muhtac 6/171–172, Metalibu Uli’n-Nuha 6/281, El-İnsaf 10/323-324, Es-Sarimu’l Meslul s:580 )
 46 -(Ahmed b. Hanbel sahih senedle rivayet etti)
 47-(Haşiyet-İbn Abidin 4/2367, Esna’l Metalib 4/11/8) (Mevahi-bu’l Celil-El-Huraşi 8/73, Keşşafu’l Kına’ 6/172)
 48-(Taberani Rivayet etti.)
 49- (Subki Feteva 2/581)
 50-(Haşiyet-İbn Abidin 4/236, Esna’l Metalib 4/118, Mevahibu’l Celil-El-Huraşi
 51-(Buhari, Müslim, İbni Heysemi-El-İ’lam bi Kavaidi’l İslam 2/617) (İbni Hacer-Ez-Zevacir 2/188, Semerkandi-Tuhfe 3/231)
 52- (İbn Hacer-El-İ'lam bi Kavaidi’l İslâm 2/23)
 53-(Subki-Fetava 2/577)

Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git


Eğer üye iseniz lütfen üye girişinden giriş yapınız.

Eğer üye değilseniz 10 saniyenizi ayırarak üye olabilirsiniz. 

Dosyaları indirebilmek ve de içerikleri görebilmek için

üye olmanız gerekmektedir.


  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  



.....DAVETULHAK.....HAKKA DAVET FORUMU.....

| Sitemap | Arşiv | Wap | Wap2 | İmode | Rss Haber |