Zamanımızda Tatbik Edilen Asrımızın Yesakından(Beşeri Kanunlardan) Bazı Örnekler
HAKKA DAVET FORUMU
 
*
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 19 Kasım 2019, 11:19:26


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


Sayfa: [1]   Aşağı git


Eğer üye iseniz lütfen üye girişinden giriş yapınız.

Eğer üye değilseniz 10 saniyenizi ayırarak üye olabilirsiniz. 

Dosyaları indirebilmek ve de içerikleri görebilmek için

üye olmanız gerekmektedir.


  Yazdır  
Gönderen Konu: Zamanımızda Tatbik Edilen Asrımızın Yesakından(Beşeri Kanunlardan) Bazı Örnekler  (Okunma Sayısı 3462 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Alkame
Yönetici
******
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 820


« : 16 Haziran 2015, 14:21:07 »


İslam’a bağlı olduklarını iddia eden devletlerin kanunlarını ve içindeki küfürleri tek tek sunmaya kalkarsak bu kitap hacim olarak yetmez. Fakat İslam’a nispet edilen bu devletlerin anayasa ve kanunları birbirine çok benzemektedir. Çünkü kanunları birbirinden alınmıştır. Aralarında sadece numara farkı veya kanunun yazılışındaki üslup farkı vardır. İster krallık ister cumhuriyet isterse emirlik sistemi olsun, İslam’a nispet edilen devletlerin tatbik ettikleri beşeri kanunlar küfür bakımından birbirine benzemektedir. Çünkü onlar bu kanunları koyarken aynı kaynaklardan faydalanmışlardır.

Bu kanunların insanlara tatbik edildiği süre içinde yeryüzünde fesad çoğalmış ve İslam’ın bütün kaide, il ve kanunları yok edilmiştir.
Yine bu kanunlar, İslam dininin koruma altına aldığı ırz, neseb, akıl, kan ve malı yok etmektedir.

Şimdi size, bu asrımızın yesaklarından bazı örnekler sunacağım. Bu örnekleri sunmaktaki gayem; hayatımızın her alanına sızmış olan bu sinsi tağutu ortaya çıkarmak ve bu kanunların ne kadar sefih, hakir ve İslam’a zıt olduklarını, yine bu kanunların insanların heva ve heveslerinden çıktığını, şeytanın vahyinden kaynaklandığını, adalet gözetmeden konduğunu ve adaletle hükmetmediğini göstermek, böylece İslam’ı isteyen insanların bu kanunların gerçek yüzünü öğrenmesini, onu ve onun gibi bütün tağutları reddetmesini, onu koyanları, ona bağlı olanları, onunla hükmetme konusunda ısrar edenleri ve böylece insanları buna taptıranları tekfir etmesini, onlara karşı mücadele etmesini sağlamaktır.

İşte ancak bu şekilde onları tağuta tapmaktan sakındırıp sadece Allah-u Teâlâ'ya ibadete yöneltmiş oluruz. İşte ancak bu şekilde onları, beşeri kanunların ve bunları koyanların zulmünden İslam’ın adaletine ve nuruna sevketmiş oluruz.

“Kâfirler istemeseler bile Allah nurunu tamamlayacaktır.” (es-Saff: 8 )

Tabi ki bu amacımızı gerçekleştirmek için örnek alacağımız ve metodunu takip edeceğimiz kişi, önderimiz ve rasulümüz Muhammed sallAllahu aleyhi ve sellem’dir.

Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem, insanlara tebliğci olarak geldiği zaman, onları zamanındaki mevcut bütün şirklerden ve tağutlardan sakındırmıştı. Söz konusu tağutların ve onlara tapanların akıllarının kıt olduğunu, ne kadar sapıklık içinde bulunduklarını, ne kadar sefih ve alçak olduklarını anlatmış, bildirmiş ve açıklamıştı.

İmam Ahmed’in ve başkalarının, Abdullah b. Amr b. As radiyAllahu anh'dan sahih olarak rivayet ettiği hadiste, Kureyş müşriklerinin Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem hakkında şöyle dedikleri haber verilmiştir:

“Akıllarımızın kıt olduğunu söyledi. Babalarımıza sövdü. Dinimizi ayıpladı. Topluluğumuzu ayırdı ve ilahlarımıza sövdü.”   
      
Allah-u Teâlâ müşrikler hakkında şöyle buyurmuştur:

“Küfredenler seni gördükleri zaman, Rahman’ın zikrini inkâr edenler kendileri oldukları halde, seni alaya alırlar ve “sizin ilahlarınızı diline dolayan bu mu?” derler.” (el-Enbiya: 36)

“Sizin ilahlarınızı diline dolayan...” Yani; “bu, bizim ilahlarımıza laf atan ve aklımızın kıt olduğunu söyleyen bir kimsedir,” demektir. Tabiki Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem'in bu konudaki önderi İbrahim Halilurrahman aleyhisselam’dır. Allah-u Teâlâ hem nebimize hem de bize, İbrahim aleyhisselam’in milletine uymamızı ve tevhid davetinde İbrahim aleyhisselam’ı örnek almamızı emretti. Allah-u Teâlâ İbrahim aleyhisselam’ın kavmi hakkında şöyle buyuruyor:

“(İbrahim’in kavmi) dediler ki: “İlahlarımıza bunu kim yaptı? Muhakkakki o, zalimlerden biridir.” Bir kısmı da demişlerdi ki: “Kendisine İbrahim denilen bir gencin onları diline doladığını işitmiştik.” (el-Enbiya: 59-60)

Ayette geçen “diline doladığını işitmiştik...” sözü; “onları ayıpladığını, onları kötülediğini ve alçalttığını işitmiştik” manasındadır.

Başka bir ayette Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:

"İbrahim babasına ve kavmine demişti ki: "Ben, taptıklarınızdan beriyim. Ancak beni yaratan hariç! Muhakkak ki beni doğru yola eriştirecek olan O'dur." (ez-Zuhruf:26-27)

Hakka davet eden davetçilerin durumu her zaman işte böyle olmalıdır! Tağutların her türünü kötülemeleri, onların pisliğini, batıllığını, sahteliğini, sapıklığını, küfrünü bütün insanlara anlatmaları ve insanların bu tağutlardan uzak durmalarının, onları tekfir etmelerinin şart olduğunu bildirmeleri gerekir. Zaten bütün nebilerin daveti de böyleydi. Onları örnek alanlara ve onlara tabi olanlara ne mutlu!

Şimdi Allah-u Teâlâ'nın yardımıyla İslam’a nispet edilen devletlerin küfür olan anayasalarından örnekler vereceğim. Ta ki, helak olan apaçık bir delilden dolayı helak olsun, hidayet bulan da apaçık bir delilden dolayı hidayet bulsun!

Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git


Eğer üye iseniz lütfen üye girişinden giriş yapınız.

Eğer üye değilseniz 10 saniyenizi ayırarak üye olabilirsiniz. 

Dosyaları indirebilmek ve de içerikleri görebilmek için

üye olmanız gerekmektedir.


  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  



.....DAVETULHAK.....HAKKA DAVET FORUMU.....

| Sitemap | Arşiv | Wap | Wap2 | İmode | Rss Haber |