Büyük Şirkin Türleri
HAKKA DAVET FORUMU
 
*
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 22 Eylül 2019, 23:26:27


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


Sayfa: [1]   Aşağı git


Eğer üye iseniz lütfen üye girişinden giriş yapınız.

Eğer üye değilseniz 10 saniyenizi ayırarak üye olabilirsiniz. 

Dosyaları indirebilmek ve de içerikleri görebilmek için

üye olmanız gerekmektedir.


  Yazdır  
Gönderen Konu: Büyük Şirkin Türleri  (Okunma Sayısı 3443 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Abdurrahman el-muvahhid
Yönetici
******
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 91



« : 13 Haziran 2015, 17:21:48 »

Büyük Şirkin Türleri:

1) Dua Yapmada Şirk:
Dua yalnız Allah-u Teâlâ'ya yapılır. Başkasına yapıldığı zaman şirktir. Ölüden yardım istemek gibi...
Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
“Gemiye bindikleri zaman dini yalnız Allah’a has kılarak O’na yalvarırlar. Ama Allah onları karaya çı-kararak kurtarınca O’na hemen eş koşarlar.”   (el-Ankebut: 65)

2) Niyet ve İstemede Şirk:
Yani; hayırlı bir iş yaparken Allah-u Teâlâ'nın rızasından başka birşey için yapmaktır.
Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
“Dünya hayatını ve güzelliklerini isteyenlere orada işlediklerinin karşılığını eksikliğe uğratmaksızın veririz. İşte onlara ahirette ateşten başka bir şey yoktur. İşledikleri şeyler boşa gitmiştir. Zaten yapmakta oldukları da batıldı.”    (Hud: 15–16)

“İstiyor” sözü; salih ameliyle istiyor demektir. Dola-yısıyla salih olmayan ameller, dünya için yapılan ameller, bunun dışındadır.
Örneğin; bir insan güzel bir ev yapar, onu dünya için güzel yapar ve bu yaptığı amel salih amelden sayılmaz ve bunda bir beis yoktur. Salih amele örnek olarak; namaz, cihad, hac gibi amelleri verebeliriz.

3) İtaatte Şirk:
Allah-u Teâlâ'nın itaat etmeyi yasakladığı bir konuda birisine itaat etmek veya kendisine itaat edilmeyi yasakladığı birisine itaat etmek demektir.

Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
“Onlar, hahamlarını, rahiblerini ve Meryem oğlu Mesih’i Allah’tan başka rabler edindiler. Oysa tek olan Allah’a ibadet etmekle emrolunmuşlardı. O’ndan baş-ka ibadete layık ilah yoktur. O, onların ortak koştukla-rından münezzehtir.”   (et-Tevbe: 31)
Ayetteki “hahamlar”dan kasıt; âlimler” manasındadır.
“Rahipler”den kasıt; ibadetkarlar manasındadır.
“Allah’tan başka rabler”den kasıt; Allah-u Teâlâ'nın haram kıldığını helalleştiren, Allah-u Teâlâ'nın helal kıldığını haramlaştıranlara itaat ettiler. Böylece onları, onların rububiyetlerine itikat etmedikleri halde, rabler edindiler. Bilakis derler ki: “Rabbimiz ve onların rabbi Allah-u Teâlâ’dır.”
O halde âlim olsun, ibadektar olsun veya başkası olsun, her kim Allah-u Teâlâ'nın haram kıldığını helal, helal kıldığını haram kılması konusunda bir kimseye itaat ederse işte o kimse onu rab edinmiştir. Tıpkı “hahamlarını ve rahiplerini Allah-u Teâlâ'dan başka rabler edinenler gibi.”

Birgün Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem bu ayeti kerimeyi okuduğu sırada içeriye daha evvel Hrıstiyan iken İslam’la şereflenen Adiyy İbn Hatem radıyAllahu anh girdi ve bu ayeti kerimeyi duyunca Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem’e:
“Onlara ibadet etmiyorlar ki” dedi.
Bunun üzerine Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem:
“Onlar Allah-u Teâlâ'nın helal kıldığı bir şeyi haram, haram kıldığı bir şeyi helal kıldıkları zaman onlara itaat etmiyorlar mı?” diye sorunca Adiyy b. Hatem:“Evet” diye cevap verdi. Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem de:“İşte böylece onlara ibadet ediyorlar” buyurdu.  (Tirmizi, Ahmed b. Hanbel, İbni Hazm)


İbni Teymiye radıyAllahu anh şöyle dedi:
“Ebu’l Bahteri bu ayet hakkında şöyle dedi:
“Onlar din adamlarına, rahiplerine namaz kılmadılar. Şayet din adamları ve rahipleri, kendileri için rükû ve sec-de yapılmasını onlara emretseydiler elbette bu konuda on-lara itaat etmezlerdi. Fakat Allah-u Teâlâ'nın haramını helal, helalini haram yapmalarını onlara emrettiklerinde bu emre itaat ettiler. İşte onların, din adamlarını ve rahiplerini Allah-u Teâlâ'dan başka rabler edinmeleri böyle olmuştur.”

Rebi b. Enes dedi ki:
 “Ebi Ali’ye’ye dedim ki: “İsrail oğullarında şu rab edinme meselesi nasıldı?” Dedi ki:  “Rab edinme şöyledir: “Onlar Allah-u Teâlâ'nın kendilerine kitaplarında neyi emredip neyi yasakladığını buldular ve dediler ki: “Biz hahamlarımızın hiçbir zaman önüne geçmeyeceğiz. Bize neyi emrederlerse uyarız, neyi de yasaklarlarsa onların sözle-rine karşı çıkmaz, vazgeçmeyiz. Böylece adamlara tabi olup Allah-u Teâlâ'nın kitabını arkalarına attılar. Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem onların, onlara ibadetlerinin; haramı helalleştirmeleri, helali haramlaştırmaları konusunda olduğunu açıklamıştır. Yoksa onlar onlara namaz kılmadılar, onlar için oruç tutmadılar, Allah-u Teâlâ'dan başka onlara dua etmediler. Bu sebeple onların ibadetleri bu meselelerde olmayıp haramı helalleştirme, helali haramlaştırma konusunda idi.”  
(İbni Teymiye, Fetvalar c: 7 s: 76)

4) Sevgide ve muvalatta şirk:
Her kim, sadece Allah-u Teâlâ için sever ve buğzeder, dost ve düşman olursa; Allah-u Teâlâ'nın sevdiğini sever, sevmediğini sevmezse; Allah-u Teâlâ ve rasulüne dost olana dost, düşman olana düşman olursa; Allah-u Teâlâ'nın razı olduğu şeylerden razı olur, buğzettiği şeylere buğzederse, işte o kimse sadece Allah-u Teâlâ'ya kul olmuş ve imanı tamamlanmıştır. Her kim de şekli ve resmi ne olursa olsun Allah-u Teâlâ’dan başkası için sever ve buğzederse veya dostluk ve düşmanlık gösterirse, işte o kimse de ister kabul etsin veya kabul etmesin, bunlara kul olmuş ve ibadet etmiştir.

Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem şöyle demiştir:
“Allah için seven, Allah için buğzeden, Allah için veren, Allah için vermeyen kimsenin imanı tamamlanmıştır.”   (Ebu Davud, sahih senetle)

Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem şöyle demiştir:
“İmanın en sağlam kulpu; Allah için dost olmak, Allah için düşman olmak, Allah için sevmek, Allah için buğzetmektir.”  (Ahmed, sahih senetle)

Allah-u Teâlâ için dost ve düşman olmanın, sevmek ve buğzetmenin imanın en sağlam kulpu olmasının sebebi; Allah-u Teâlâ'ya kulluğun en yüksek mertebesini gösterdiği içindir. Bu sebeple kim, Allah-u Teâlâ’dan başkası için dost veya düşman olursa, o kişiye en yüksek seviyede kulluk ve ibadet etmiş olur.

Zatı için sevilen sadece Allah-u Teâlâ’dır. O’ndan başkaları ise ancak O’nun için sevilirler, O’nunla beraber sevilmezler. Allah-u Teâlâ’dan başkası, şekli ve mertebesi ne olursa olsun, doğruya ister isabet etsin ister isabet etmesin, ister hak ister batıl üzere olsun zatı için veya Allah-u Teâlâ ile beraber sevilirse, onun zatı için dostluk veya düşmanlık gösterilirse Allah-u Teâlâ’dan başka rab ve ilah edinilmiş olur.(1)

Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
“İnsanlardan, Allah’tan başka edindikleri denkleri Allah gibi sevenler vardır. Oysa iman edenlerin Allah’ı sevmeleri daha şiddetlidir. (el-Bakara: 165)

5) Korku şirki:
Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
“Muhakkak ki bu (münafıkların, müşrik askerleriyle sizi korkutması) şeytandandır. Şeytan, sizi kendi dostlarıyla korkutur. Eğer gerçekten (Allah ve Rasulüne) iman etmişseniz, sakın onlardan (müşriklerden) korkmayın (emirlerimi terk etmeyin), yalnız benden korkun (emir ve yasaklarıma uyun)!”   (Âli İmran: 175)

Yalnız Allah-u Teâlâ'nın elinde olan şeyler hakkında Allah-u Teâlâ'dan başkasından korkmak büyük şirklerdendir.
Örneğin; neslini kesebileceği endişesiyle insan veya cinden korkmak gibi... Çünkü bu, sadece Allah-u Teâlâ'nın elindedir.
Hastalık, fakirlik veya sakatlık verebileceği zannıyla in-sanlardan veya cinlerden korkmak da böyledir.

Ölüden veya cansız bir varlıktan zarar geleceği zan-nıyla korkmak büyük şirktir. Velev ki bu, ölünün hayatta iken yapabileceği şeylerden olsun.
Örneğin; bir ölünün kendisini dövebileceğinden kork-ması gibi... Bu, büyük şirktir. Çünkü ölünün bunu yapma-ya kudreti yoktur.
Bir mahlûkattan korktuğundan dolayı ona ibadet etmek büyük şirktir. Örneğin; korktuğundan dolayı bir kişi için kurban kesmek gibi...
Oturacağı yeni bir evde cinler kendisine zarar verme-sinler diye, onların şerrinden korunmak amacıyla cinler için kurban kesmek de büyük şirktendir.

6) Tevekkül şirki:
Tevekkülün şer’i manası; hayrı elde etmek veya şerri defetmek için Allah-u Teâlâ'ya güvenmektir.

Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
“Eğer mü’min iseniz yalnız Allah’a tevekkül edin.”   (el-Maide: 23)

“Kim Allah’a tevekkül ederse Allah ona yeter.”   (et-Talak: 3)
Yalnız Allah-u Teâlâ'ya güvenmek, O’na gönülden bağlanmak, tevhiddir.

Tevekkül aşağıdaki durumlarda büyük şirk olur:

- Sadece Allah-u Teâlâ'nın yapabildiği konularda yaratılanlara güvenmek.
Örneğin; yağmur yağması, rızık elde etmek, çocuk sa-hibi olmak, hastalıktan korunmak ve hastalıktan kurtulmak gibi sadece Allah-u Teâlâ'nın elinde olan meselelerde Allah-u Teâlâ'dan başkasına güvenmek gibi...
- Ölülere ve cansız varlıklara herhangi bir konuda tevekkül etmek, güvenmek.

7) Teşri koyma şirki:
Teşri koymak, helal veya haram, iyilik veya kötülük öl-çülerini tayin etmek sadece Allah-u Teâlâ'ya ait olan uluhiyyetin en önemli özelliklerindendir.

Bu nedenle kim, bu özelliklerden herhangi birisinin kendisinde olduğunu iddia ederse, yani; Allah-u Teâlâ'ya muhalefet ederek teşri koyma, helal (serbest) ve haram (yasak) ölçülerini tayin etme, bir şeye iyi veya kötü deme yetkisinin kendisinde bulunduğunu iddia ederse kendisini ilah ilan etmiş ve Allah-u Teâlâ'ya denk kılmış olur. Her kim de onun bu iddiasını kabul ederek bu yetkiyi ona verir ve ona bağlanırsa onu kendisine ilah edinmiş olur.

Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
“Muhakkak ki hüküm vermek, yalnız Allah’a aittir. Kendisinden başkasına değil, yalnız O’na ibadet etmenizi emretti. Dosdoğru din işte budur! Fakat insanların çoğu (hüküm verme yetkisinin yalnız Allah’a ait olduğunu) bilmez.”   (Yusuf: 40)

“Yoksa onların Allah’ın izin vermediği şeyi kendile-rine dinden bir şeriat koyan ortakları mı vardır?”   (eş-Şura:21)                                            
“(Ey Muhammed!) De ki: “Haber verin bakalım, Allah'ın size rızık olarak yarattıklarından bir kısmını haram, bir kısmını da helal kıldınız. Bunu yapmanız için Allah mı size izin verdi? (Hayır!) Siz ancak Allah'a iftira ediyorsunuz.”   (Yunus: 59)


Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git


Eğer üye iseniz lütfen üye girişinden giriş yapınız.

Eğer üye değilseniz 10 saniyenizi ayırarak üye olabilirsiniz. 

Dosyaları indirebilmek ve de içerikleri görebilmek için

üye olmanız gerekmektedir.


  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  



.....DAVETULHAK.....HAKKA DAVET FORUMU.....

| Sitemap | Arşiv | Wap | Wap2 | İmode | Rss Haber |