Önsöz
HAKKA DAVET FORUMU
 
*
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 18 Kasım 2019, 06:33:03


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


Sayfa: [1]   Aşağı git


Eğer üye iseniz lütfen üye girişinden giriş yapınız.

Eğer üye değilseniz 10 saniyenizi ayırarak üye olabilirsiniz. 

Dosyaları indirebilmek ve de içerikleri görebilmek için

üye olmanız gerekmektedir.


  Yazdır  
Gönderen Konu: Önsöz  (Okunma Sayısı 3632 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Abdurrahman el-muvahhid
Yönetici
******
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 91



« : 13 Haziran 2015, 16:12:39 »

ÖNSÖZ

Allah-u Teâlâ’ya hamdolsun. O’ndan yardım diler, O’nun bağışlamasını isteriz. Nefislerimizin şerrinden ve amellerimizin kötülüklerinden Allah-u Teâlâ’ya sığınırız. Allah-u Teâlâ her kime hideyet ederse onu saptıracak yoktur. Her kimi de saptırırsa ona hidayet edecek yoktur. Şehadet ederim ki Allah-u Teâlâ'dan başka ibadete layık ilah yoktur ve yine şehadet ederim ki Muhammed aleyhisselam O’nun kulu ve rasulüdür.
Sözlerin en doğrusu Allah-u Teâlâ'nın kitabıdır. Hidayetin en hayırlısıysa Muhammed sallAllahu aleyhi ve sellem’in hidayetidir. İşlerin en şerlisi sonradan ortaya konulanlardır. Ve her sonradan ortaya konulan bid’attir, her bid’at ise sapıklıktır. Her sapıklık ise ateştedir.

Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:

“İnsanların elleriyle kazandıkları sebebiyle karada ve denizde fesat ortaya çıktı.”                      (er-Rum: 41)
Bizler İslam’ın garipliğinin ve fitnelerin karanlığının şiddetlendiği, iyiliğin kötülük, kötülüğün iyilik olarak or-taya konduğu, tagutların mü’min kişinin elbisesini giydiği, zındıkların takvalı salih kimselerin elbisesine büründüğü, bid’at ehlinin sünnet ehli elbisesiyle ortaya çıktığı, fasıkla-rın ve suçluların adalet ve takva elbisesine büründüğü, kendilerine İslam davetçisi diyenlerden bile şirkin her çe-şidini işittiğimiz bir zamanda yaşamaktayız.  

Öyle ki İslam, “La ilahe illAllah Muhammedun Rasulul-lah’ın” manasını, onu bozan amelleri, şirkten kaçınmayı, tagutları tekfir etmeyi ve böylece Allah-u Teâlâ'yı birleyip O’na hiçbir şeyi ortak koşmamayı bilmeksizin sadece dille telaffuz etmekten ibaret basit bir kavram haline gelmiştir.
Bu sapık fikir sebebiyle yeryüzü şirkle ve müşrikle dol-muş, cehalet yayılmıştır. Hatta bundan dolayı asılların aslı olan tevhid yok olacak hale gelmiştir.

Üstelik tagut âlimlerinin gerek mescidlerde, gerek şeri-at fakültelerinde, gerekse her yerde tagutların da desteğini alarak insanlar arasında yaymak istedikleri yaygın olan fi-kir; manasını bilmeden sadece şehadeti söyleyen kimse, onunla amel etmese, şirkten temizlenip ondan beri olmasa bile sırf bu sözü söylüyor diye Müslüman olacağı fikridir.

İşte bu sebeple, ta ki güvenilir bir âlimin hücceti ikame edip bütün özürlerini ve şüphelerini ortadan kaldırıncaya kadar cehaleti sebebiyle büyük şirk işleyen kimsenin özür sahibi olup kendisine müşrik hükmü verilemeyeceği anla-yışının ortaya çıktığı bir duruma gelinmiştir.

Böyle bir inanç ve düşünce ise; “Cehalet ilimden daha hayırlıdır” sonucunu meydana getirir. Çünkü bir kimse şehadeti telaffuz etmekle birlikte, bu şehadetinden itibaren onu ameliyle yalanlar, Allah-u Teâlâ'nın şeriati dışında hüküm verenleri destekler, onlara dost olup kendilerini destekleme sözü verir, onlara karşı ihlâs göstereceğine, onların anayasalarına bağlı kalıp onu koruyacağına dair Allah-u Teâlâ adına yemin eder, fakat buna rağmen hala Müslüman kalır. Zira böyle bir kimse her ne kadar küfür ve şirk işlerse işlesin, her ne kadar küfür ve şirk işleyenleri desteklerse desteklesin ya da her ne kadar Allah-u Teâlâ'nın şeriatı dışındaki şeriatlara muhakeme olursa olsun cehaleti sebebiyle mazeretli olup bu hal üzere ölmesi halinde cehaleti sebebiyle yine de Müslüman hükmünü hakeder ve cennete girer.

İşte böyle bir inancın getirdiği sonuç budur. Böyle bir kimse ancak hüccetin kendisine ikame edilmesi, ilmin ona gelmesi ve cehaletin ortadan kalkması sonucunda ona uy-maması halinde müşrik sıfatını alıp bu hal üzere ölmesi durumunda cennet kendisine haram olur.

Bilinen şudur ki; insanların çoğu zaten cahildir ve ken-dilerine hüccet ikame edildiğinde uymayacaklardır. Bu durumda cehalet ilimden daha çok tercih edilir olacaktır. Çünkü insan, kendisine hüccet ikame edildikten sonra ce-henneme, hüccet ikame edilmeden önce her ne kadar şirk işlese bile cennete girmeyi hakediyorsa, bu durumda gelen ilmi kabul etmediği müddetçe cehenneme gireceği için ca-hil kalması daha iyi olacaktır. Zira ilim onu cehenneme sokacaktır.

İşte bu nedenle tevhidi öğrenmemesi, kendisine ikame-i hüccet yapılmaması onun için daha hayırlıdır. Zira böyle bir durumda cahil kalmak insanlar için daha hayırlıdır.
Böyle bir anlayış sebebiyledir ki kendisini tevhid da-vetçisi zanneden kimseler tevhidi tebliğ etmeme, insanlara hücceti ikame etmeme durumuna gelmişlerdir. Çünkü huc-cet ikame edildiği zaman, insanların birçoğu kabul etme-yecek ve bu durum onları cehenneme sokma sebebi olacaktır.

İşte bu sapık fikrin ve akidenin sonucu sadece bu olmuş olsaydı yine de bu inancın ne büyük bir sapıklık olduğunu ve sıratı mustakimden ne kadar uzak olduğunu ipat etmeye yeterdi.
Bu kitabı Allah-u Teâlâ'nın yardımı ve fazlıyla işte bu maksatla ve bu mesele hakkında yazdım. O halde bu kitap; “müşrik cehaletinden dolayı mazeretli midir” meselesi hakkındadır.

Bu kitapta Allah-u Teâlâ'nın yardımıyla bu meseleyi baştan sona kadar sadece Kur’an ve sünnetten ve selefi salihin anlayışıyla ispat etmeye çalıştım ve bu konudaki şüphelerin yanlışlığını yine bu yolla ispat ettim.

Elbette ki ben hatadan masum olduğumu iddia etmiyo-rum. Ancak Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem masumdur. Bu sebeple bu kitabın içerisindeki hak ve doğrular tamamen Allah-u Teâlâ’nın yardımıyla meydana gelmiştir. Şayet kitabın içerisinde bir hata söz konusuysa bu benden ve şeytandan olup Allah-u Teâlâ ve rasulü ondan beridir.

Allah-u Teâlâ'dan bu kitabı benim hasenat defterime yazılmış bir hasene kılmasını, ancak ve ancak kendi rızasını kazanmak için yazmış olduğumu kabul etmesini temenni ederim.

Allah-u Teâlâ'nın rasulüne, onun sahabelerine salât ve selam olsun.
Son duamız Âlemlerin rabbi olan Allah’a hamd olsun.
Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git


Eğer üye iseniz lütfen üye girişinden giriş yapınız.

Eğer üye değilseniz 10 saniyenizi ayırarak üye olabilirsiniz. 

Dosyaları indirebilmek ve de içerikleri görebilmek için

üye olmanız gerekmektedir.


  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  



.....DAVETULHAK.....HAKKA DAVET FORUMU.....

| Sitemap | Arşiv | Wap | Wap2 | İmode | Rss Haber |