Soru 3 - İslam’ın aslı nasıl bilinir
HAKKA DAVET FORUMU
 
*
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 23 Ekim 2019, 00:04:11


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


Sayfa: [1]   Aşağı git


Eğer üye iseniz lütfen üye girişinden giriş yapınız.

Eğer üye değilseniz 10 saniyenizi ayırarak üye olabilirsiniz. 

Dosyaları indirebilmek ve de içerikleri görebilmek için

üye olmanız gerekmektedir.


  Yazdır  
Gönderen Konu: Soru 3 - İslam’ın aslı nasıl bilinir  (Okunma Sayısı 3228 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Admin
Yönetici
******
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 344


« : 30 Mayıs 2015, 12:59:08 »

Soru 3) İslam’ın aslı nasıl  bilinir?

Cevap 3) İslam’ın aslı şunlardan bilinir:

1 - Allah katından gelen bütün dinlerin bu konu üzerinde ittifak etmesinden bilinir.

Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
“Senden önce hiçbir rasul göndermiş olmayalım ki ona: “Benden başka ibadete layık ilah yoktur, yalnız bana kulluk edin” diye vahyetmiş olmayalım.” (Enbiya: 25)
                                               
“Sizin için, dinden Nuh'a tavsiye ettiğini ve sana vahyettiğimizi, İbrahim'e, Musa'ya ve İsa'ya tavsiye ettiğimizi; “dini ikame edin ve onda ayrılığa düşmeyin” diye bir teşri (kanun) kıldı.” (Şura: 13)

“(Nuh dedi ki:) “Eğer yüz çevirirseniz, ben sizden bir ücret istemedim. Benim ücretim ancak Allah’a aittir. Ve ben, Müslümanlardan olmakla emrolundum.”
(Yunus:  72)                                                         
                                                                   
Allah-u Teâlâ İbrahim aleyhisselam hakkında şöyle buyurdu:
“Hani Rabbi ona (İbrahim’e): “Teslim ol (kalp ve amellerinle bana boyun eğ)” deyince o: “Ben alemlerin Rabbine teslim oldum (kalp ve hareketlerimle boyun eğdim)” demişti.” (Bakara: 131)
                                     
İbrahim  aleyhisselam ve Yakup aleyhisselam çocuklarına şunu tavsiye ettiler:
“İbrahim, oğullarına da (İslam’ı defalarca) tavsiye etmişti. Yakub da (oğullarına defalarca tavsiye etmişti)... (Onlara şöyle vasiyet etmişlerdi:) “Ey oğullarım! Allah size (kendisine bağlanıp uymanız için) tek bir din seçti. (Bu sebeple) sizler ancak Müslümanlar olarak ölünüz.” (Bakara: 132) 
                                                                 
Allah-u Teâlâ Musa aleyhisselam hakkında şöyle dedi:
“Musa dedi ki: "Ey kavmim! Siz Allah’a iman ettiyseniz (sadece) O’na tevekkül edin. Eğer (gerçekten) Müslüman olduysanız (böyle yapın)...” (Yunus: 84)         

Havariler İsa aleyhisselam’a şöyle dediler:
“İsa onlardaki (İsrail oğullarındaki) küfrü hissedince dedi ki: “Allah’a (giden yolda) benim yardımcılarım kimlerdir?” Havariler dediler ki: “Biz Allah’ın (dininin) yardımcılarıyız. Allah’a iman ettik ve bizim Müslüman oldğumuza şahid ol.” (Ali İmran: 52)                   

İbni Teymiye şöyle dedi:
“İslam dini bütün nebilerin, rasullerin ve onlara tabi olan ümmetlerinin dinidir. Allah-u Teâlâ Kur’an’ı Kerim’ de çok değişik yerlerde bunu haber vermiştir. Allah-u Teâlâ Nuh’un, İbrahim’in, Yakub’un (İsrail) Müslüman olduklarını haber verdi. Aynı şekilde Musa ve İsa’ya tabi olanların ve diğer nebilere tabi olanların da Müslüman olduklarını haber verdi.

İslam sadece Allah’a teslim olmaktır. Başkasına değil sadece Allah’a ibadet etmek ve O’na hiç bir şeyi ortak koşmamaktır. Sadece O’na tevekkül etmek, sadece onun rızasını istemek, sadece O’ndan korkmak, tam bir manayla sadece Allah’ı sevmek, hiçbir yaratılmışı Allah-u Teâlâ'nın sevilmesi gibi sevmemektir.
Her kim sadece Allah’a ibadet edilmesi konusunda kibirlenir ya da Allah’la beraber bir başkasına ibadet ederse o kimse Müslüman olmaz.”   (Kitabu’n-Nübüvvet s: 127)
 
2 - Mükellefin üzerine farz olan ilk şey olmasından bilinir.
 İbni Abbas radıyAllahu anh şöyle rivayet ediyor:
Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem Muaz bin Cebel radıyAllahu anh’ı Yemen’e gönderdiği zaman O’na şöyle dedi:
“Sen ehli kitaptan bir topluluğa gidiyorsun. Onlara ilk davet edeceğin şey  “La ilahe illAllah” olsun.”

Bir başka rivayette:
“İlk olarak davet edeceğin şey tevhid olacaktır. Tevhidi kabul ederlerse.......”   (Buhari, Müslim)             

3 - Mükelleften istenilen ilk şey olmasından bilinir.
Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem şöyle demiştir:
“La ilahe illAllah Muhammeden Rasulullah’a şahadet edinceye kadar insanlarla savaşmakla emrolundum.” (Buhari, Müslim)                                                 

4 - İslam’da emredilen ilk şey olmasından bilinir.
Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem'e ilk verilen emirlerdendir.

Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
“Ey örtüye bürünen! Kalk artık uyar. Ve Rabbini (tevhidle) yücelt. Elbiseni temizle. Kötü şeyler (her türlü şirk)den sakın.” (Müddesir: 1–5)

5 - Mekke döneminde üzerinde durulan tek mesele ve Habeşistana hicret edenlerin üzerinde bulunduğu hal olmasından bilinir.

İbni Teymiye şöyle dedi: 
“Bütün nebiler fahşayı, şirki, zulmü emretmemek ve Allah hakkında bilmeden konuşmamak hakkında ittifak etmişlerdir.” (Kitabu’n-Nübüvvet s: 430)     
                     
Bir başka yerde şöyle diyor:

“Haram kılınan öyle meseleler vardır ki gerek zaruret hallerinde ve gerekse zaruret dışı hallerde asla helal kılınmamıştır. Bunlar; şirk, fahşa, Allah hakkında bilmeden konuşmak ve zulüm gibi hallerdir. Bu dört şeyi Allah-u Teâlâ şu ayette zikretmiştir:
“De ki: “Muhakkak ki Rabbim; kötülükleri, onlardan açık olanları ve gizli olanları, günahı, haksız yere isyanı, hakkında bir delil indirmediği birşeyi Allah’a şirk koşmanızı ve bilmediğiniz şeyleri Allah’a karşı söylemenizi haram kıldı.” (Araf: 33)
Zikri geçen bu meseleler bütün şeriatlerde haramdır. Allah-u Teâlâ bütün rasulleri bunları yasaklamak için gönderdi ve hiç bir durumda bunlardan hiç bir tanesini dahi mübah kılmadı. İşte bu sebeple bu Mekki surede zikredilmiştir.” (Fetvalar c: 14 s: 470–471)        
                   
Bütün siyer âlimleri ve başka âlimler Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem'in Mekke’de kalıp, 13 sene boyunca tevhide davet ettiği konusunda icma etmişlerdir. Aynı şekilde bütün Mekki surelerde İslam dininin aslı (olan tevhid ve risalet) zikredilmiştir.

6 - Kabirde ilk sorulan şey olmasından bilinir.
Bera b. Azib radıyAllahu anh'dan Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem'in şöyle dediği rivayet edilmiştir:

“Allah-u Teâlâ şöyle buyurdu:
“Allah, dünya hayatında da ahiret hayatında da iman eden kimseleri sabit (ve sapasağlam) bir söz ile sabitleştirir.” (İbrahim: 27)                                               
Bu ayet kabir azabı hakkında inmiştir. Kişiye kabirde: “Rabbin kimdir?” diye sorulur. “Rabbim Allah’tır” diye karşılık verir. “Nebin kimdir?” diye sorulur. “Muhammed” diye karşılık verir.” (Buhari, Müslim)

7 - Onu bozacak hareket ve sözlerin hiç bir zaman hiç bir şeriatte mübah kılınmamış olmasından bilinir.
Bunun aksi hiç bir zaman mümkün değildir. İmkânsız olan şeyler sadece şeriatin hükümlerinden öğrenilmez. Selim fıtrat ve selim akıl da bunu kötü görür.

8 - Sabit olup hiç bir zaman değişmez olmasından bilinir.

Kayıtlı

حسبي الله
Sayfa: [1]   Yukarı git


Eğer üye iseniz lütfen üye girişinden giriş yapınız.

Eğer üye değilseniz 10 saniyenizi ayırarak üye olabilirsiniz. 

Dosyaları indirebilmek ve de içerikleri görebilmek için

üye olmanız gerekmektedir.


  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  



.....DAVETULHAK.....HAKKA DAVET FORUMU.....

| Sitemap | Arşiv | Wap | Wap2 | İmode | Rss Haber |